{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO:2021/1944 <br>KARAR NO:2025/448 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:30/03/2021<br>NUMARASI:2018/237 (E) - 2021/240 (K)<br>DAVANIN KONUSU:Maddi Tazminat<br>KARAR TARİHİ:13/03/2025<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sürücüsü tespit edilemeyen ... plakalı aracın seyir halinde iken direksiyon hakimiyetinin kaybedilmesi neticesinde meydana gelen ölümlü ve yaralamalı trafik kazasında ...'nın hayatını kaybettiğini, trafik ekiplerince düzenlenen Kaza Tespit Tutanağına göre ... plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 52/1-b maddesini ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğunu, meydana gelen kaza ile ilgili davalı Güvence hesabına başvurulmuş ise de davalı tarafından 12.067 TL ödeme yapılabileceğinin belirtildiğini, tazminat miktarının çok daha yüksek olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirlenemeyen destekten yoksun kalma tazminatının toplanacak delillere göre uzman bilirkişiye hesaplattırılarak harcı tamamlandıktan sonra ve kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş; 16/05/2019 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 38.528,83 TL'ye yükseltmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; davacı ...'nın destekten yoksun kalma tazminat davasının kısmen kabulü ile 12.696,05 TL destekten yoksun kalma tazminatının 13/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı ...'ya velayeten ...'nın destekten yoksun kalma tazminat davasının kısmen kabulü ile 18.127,02 TL destekten yoksun kalma tazminatının 13/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kaza anında... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesinin olup olmadığı araştırılıp var ise davanın ilgili sigorta şirketine yöneltilmesi gerektiğini, davacı tarafından başvuru şartının yerine getirilmemesi nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, kazaya karışan araçta yolcu olarak bulunan ... hatır için taşınmakta olup hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacının savcılık aşamasında kazadan dolayı kimseden şikayetçi olmadığını, hükme esas alınan aktüer raporunda destek sürelerinin hatalı hesaplandığını, müvekkili aleyhine hükmedilecek bir tazminat var ise teknik faiz ve TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, kaza tarihi itibariyle müvekkili kurumun temerrüde düşmediğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava; ölümlü trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.Dava tarihi itibariyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup davacı tarafça dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvurulduğu hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır.Ancak davalı taraf eksik belge olduğu yönünde cevap vermiştir. Davacı tarafça başvuru şartının yerine getirildiği sabit olup, eksik belge ile müraacat yapılmış olsa dahi başvuru koşulunun yerine geldiğinin kabulü gerekeceğinden bu yöndeki istinaf itirazının reddi gerekmiştir. Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararı ile \"Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinin “...bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.” bölümünde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi, ikinci cümlesinde yer alan “...ve genel şartlarda...” ibaresinin, b) Kanun’un 92. maddesinin (i) bendi “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” ibaresinin, Anayasa’nın 5, 13, 17, 35 ve 48. maddelerine aykırı olduğundan oy çokluğu ile iptallerine karar vermiştir.Yargıtay 17. (Kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda bahsedilen kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"...\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6135 E. ve 2022/10604 K., 2021/16078 E. ve 2022/10550 K., 2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin  2020/2598 E. ve 2021/34 K.,  2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları). İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 25/01/2021 tarihli ek bilirkişi raporunda yapılan tazminat hesabı PMF 1931 yaşam tablosuna ve progresif rant yöntemine göre düzenlenmiştir. Mahkemece hükme  esas alınan bilirkişi raporunda, kaza tarihinden sonraki muhtemel yaşam süresinin belirlenmesinde PMF 1931 yaşam tablosuna göre hesaplama yapılması doğru değil ise de PMF 1931 tablosunun TRH 2010 tablosundan daha kısa ömür süresi belirlemesi ve davalı lehine olması nedeniyle davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunda hukuki yararı bulunmamaktadır. Aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 25/01/2021 tarihli tazminat hesap ek raporunun dosya içeriğine uygun, denetim ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir.Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın  yararına olmalıdır. Mahkemece, taşımanın hatır için olduğu değerlendirilerek tazminattan hatır indirimi yapılabilmesi için davalının bu yönde savunma getirmesi ve taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartlarını ortaya koyması gerekmektedir.Eldeki davada; dosya kapsamından davacıların desteğinin yolcu olarak bulunduğu araçta eşi ve arkadaşları ile müzik dinlemeye giderken kazanın olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır.Hatır taşımasının varlığından bahsedilmek için bu taşımanın sadece taşınanın yararına olması gerektiği göz önüne alındığında, davacıların desteği yönünden hatır taşımasının olmadığına ilişkin Mahkemenin kararı yerindedir.Kaza tarihi itibariyle zorunlu trafik sigortası olmayan davacıların desteğinin yolcu olduğu araç için davacı tarafça 01/02/2018 tarihinde davalı Güvence Hesabına başvuruda bulunulduğu, davalının sekiz iş günü sonrası olan 13/02/2018 tarihinden itibaren temerrüde düştüğü gözetilerek bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi yerindedir.<br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.105,52 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan toplam 526,38‬ TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 1.579,14‬ TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davalının istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından,vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın,HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.13/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f17dd9f56f3890da","SID":"3a90db24d65cc895"}}