{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO:2021/1771 <br>KARAR NO:2025/558<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:23/06/2021<br>NUMARASI:2019/870 (E) - 2021/661 (K)<br>DAVANIN KONUSU:Maddi ve Manevi Tazminat<br>KARAR TARİHİ:27/03/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;   <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesiyle sigortalı, işleten davalı Bakırköy Belediye Başkanlığına ait, davalı...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan müvekkillerinin desteği müteveffa ...'un meydana gelen trafik kazasında vefat ettiğini, davacı ... için 500 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 50.000 TL manevi tazminatın, davacı ... için 500 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 70.000 TL manevi tazminatın, davacı ... için 500 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 50.000 TL manevi tazminatın, davacı ... için 500 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 50.000 TL manevi tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş; 10/06/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle davacı ... için 340.788,78 TL, davacı ... için 44.788,47 TL, davacı ... için 20.001,56 TL, davacı ... için 5.928,06 TL destekten yoksun kalma tazminatının (sigorta şirketi yönünden poliçede yer alan limitleri aşmamak koşuluyla kaza tarihi olan 17/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalı ...AŞ vekili ile davalı... vekili cevap dilekçelerinde, davanın reddini savunmuşlardır. Davalı Bakırköy Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde, davaya konu kazaya karışan otobüsün ... firması ile yapılan ihale kapsamında temin edildiğini ve alt yüklenici ... Ticaret Limited Şirketine ait olduğunu, husumet yönünden itirazları bulunduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davacıların maddi tazminat taleplerinin kabulü ile ... için 340.788,78 TL, ... için 44.788,47 TL, ... için 20.001,56 TL, ... için 5.928,06 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 09/04/2019 tarihinden itibaren sigorta poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olarak, diğer davalılardan kaza tarihi olan 17/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine; davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile ... için 35.000, TL, ... için 25.000 TL, .. için 25.000 TL, ... için 25.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar Bakırköy Belediye Başkanlığı ve...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Adli Tıp Kurumunun (ATK) ceza dosyasında yer alan 03/04/2019 tarihli raporu ile Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/962 (E) sayılı aynı trafik kazasına ilişkin hukuk dava dosyasında yer alan 09/11/2020 tarihli raporu birbiriyle örtüşmekte olup her iki raporda da davaya konu trafik kazası neticesinde müteveffa ...'un vefat etmesinde davalı sürücünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğunun sabit olduğunu, manevi tazminat tutarının son derece düşük olduğunu, avans faizinin uygulanması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı Bakırköy Belediye Başkanlığı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mazeret dilekçesinin reddinin hatalı olduğunu, davaya konu trafik kazasına karışan aracın müvekkili idare tarafından Hizmet Alım İhalesi ile kiralanmış olup işbu zararlardan yüklenici ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin sorumlu olduğunu, müvekkili idare yönünden davanın reddedilmesi gerektiğini, kusur tespiti için dosyanın ATK'ya gönderilmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ...AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 97. maddesi uyarınca müvekkili şirkete Kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğinden davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplamasında TRH-2010 mortalite tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınması gerektiğini, müvekkil şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, kusur raporu alınmaksızın kurulan hükmün hatalı olduğunu, dosyanın ATK'ya gönderilmesi ve müterafik kusur araştırması yapılması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat  istemine ilişkindir.Davacı tarafça başvuru şartının yerine getirildiği sabit olup eksik belge ile müraacat yapılmış olsa dahi başvuru koşulunun yerine geldiğinin kabulü gerekeceğinden bu yöndeki istinaf itirazının reddi gerekmiştir.Somut uyuşmazlıkta davacıların desteğinin tek taraflı kaza yapan otobüste yolcu konumunda bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmakla kusurun tespiti yolcu olan destek için sonuca etkili değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince kusur raporu alınmamış olması eksiklik oluşturmadığından ve dosya kapsamından müterafik kusurun varlığına ilişkin bir hususunda olmadığı anlaşıldığından bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir.Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararı ile \"Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinin “...bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.” bölümünde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi, ikinci cümlesinde yer alan “...ve genel şartlarda...” ibaresinin, b) Kanun’un 92. maddesinin (i) bendi “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” ibaresinin, Anayasa’nın 5, 13, 17, 35 ve 48. maddelerine aykırı olduğundan oy çokluğu ile iptallerine karar vermiştir. Yargıtay 17. (Kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin yukarıda bahsedilen kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6135 E. ve 2022/10604 K., 2021/16078 E. ve 2022/10550 K., 2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin  2020/2598 E. ve 2021/34 K.,  2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları). İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 16/04/2021 tarihli ek bilirkişi raporunda yapılan tazminat hesabı TRH 2010 yaşam tablosuna ve progresif rant yöntemine göre düzenlenmiş, dosya içeriğine uygun, denetim ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Ancak kazaya sebebiyet veren araç ticari nitelikte otobüs olmasına ve dava dilekçesinde avans faizi talep edilmesine göre avans faize hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi hatalı olmuştur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 56. maddesinin 1. fıkrasına göre hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.Bir kimsenin, hukuka aykırı bir fiil yüzünden çektiği, bedeni acılarla ruhsal üzüntüye manevi zarar denir. Manevi zarar, gerçek anlamda zarar değildir; zira malvarlığında bir azalmayı ifade etmez. Bir acının veya üzüntünün maddi zarar gibi parayla ölçülmesine olanak bulunmamaktadır. Paranın manevi zararları karşılamak üzere kullanılabilmesi, hiçbir zaman manevi kaygı geri getirip yerine koyduğu veya manevi varlığın bir bölümünün onunla değiştirilebildiği anlamını taşımaz. Paranın bu anlamda gördüğü iş, kişilik hakları ve yararları zedelenen kimsenin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatıp yatıştırmakta; bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmekte; bir teselli, bir avunma, bir ruhsal tatmin aracı olmaktan ibarettir.Hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı olan manevi tazminatın miktarı adalete uygun olmalıdır. Zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan ve özgün bir nitelik taşıyan  hükmedilecek bu para, bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/6/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23/6/2004 gün ve 13/291-370 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminatın miktarını takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken; olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı, bu nedenle tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş biçimi ve tarafların kusur durumları göz önünde tutularak, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde belirtildiği gibi, hukuka ve hakkaniyete uygun sonuca varılmalıdır.Bu durumda, genç yaşında vefat eden davacıların desteğinin eşi ve çocukları için takdir edilen manevi tazminat tutarının, kazanın gerçekleşme biçimi, ortaya çıkan zararın ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi nazara alındığında yetersiz kaldığı görülmektedir. O halde, TBK'nin 56. maddesi uyarınca somut olayın özellikleri nazara alınarak davacılar tarafından talep edilen tazminat tutarları hak ve nasafete göre makul ve kabul edilebilir olduğu sonuç ve kanaatiyle manevi tazminat davasının tam kabulüne karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A-Davalı Bakırköy Belediye Başkanlığı vekili ile davalı ...AŞ vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurularının, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, B-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davacıların maddi tazminat taleplerinin kabulü ile davacı ... için 340.788,78 TL, davacı ... için 44.788,47 TL, davacı ... için 20.001,56 TL, davacı ... için 5.928,06 TL maddi tazminatın davalı ...AŞ'den temerrüt tarihi olan 09/04/2019 tarihinden itibaren ve sigorta poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olarak, davalılar Bakırköy Belediye Başkanlığı ile...'tan kaza tarihi olan 17/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adları geçen davacılara verilmesine, 2-Davacıların manevi tazminat taleplerinin kabulü ile davacı ... için 70.000 TL, davacı ... için 50.000 TL, davacı ... için 50.000 TL, davacı ... için 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılar Bakırköy Belediye Başkanlığı ve...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 3-Harçlar Kanununa göre maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 28.110,03 TL ilam harcından, peşin alınan 352,88 TL ile tamamlama harcı olarak alınan 1.399 TL harcın mahsubu ile bakiye 26.358,15‬ TL harcın davalılardan (davalı ...AŞ'nin 23.058,99 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Harçlar Kanununa göre manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 15.028,2‬0 TL ilam harcından peşin alınan 405,37 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.622,83‬ TL harcın davalı... ve Bakırköy Belediye Başkanlığından müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 44,40 TL başvurma harcı, 758,25‬ TL peşin harç, 1.399,00‬ TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.201,65 TL'nin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, 6-Davacı tarafından sarf edilen 1.474,50‬ TL yargılama giderinin davalılardan (davalı ...AŞ'nin 840,56 TL ile sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacılara verilmesine, 7-İlk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan maddi tazminat davası yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca hesaplanan 37.255,48 TL vekâlet ücretinin, davalılardan alınarak, kendisini vekille temsil ettiren davacılara verilmesine, 8-Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca manevi tazminat davası yönünden belirlenen 30.000 TL vekâlet ücretinin davalılar Bakırköy Belediye Başkanlığı ve...'tan alınarak, kendisini vekille temsil ettiren davacı ...'a verilmesine, 9-Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca manevi tazminat davası yönünden belirlenen 30.000 TL vekâlet ücretinin davalılar Bakırköy Belediye Başkanlığı ve...'tan alınarak, kendisini vekille temsil ettiren davacı ...'a verilmesine,10-Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca manevi tazminat davası yönünden belirlenen 30.000 TL vekâlet ücretinin davalılar Bakırköy Belediye Başkanlığı ve...'tan alınarak, kendisini vekille temsil ettiren davacı ...'a verilmesine, 11-Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca manevi tazminat davası yönünden belirlenen 30.000 TL vekâlet ücretinin davalılar Bakırköy Belediye Başkanlığı ve...'tan alınarak, kendisini vekille temsil ettiren davacı Derya Aksoy'a verilmesine, 12-Arabuluculuk ücreti olan 1.320 TL'nin davalılardan alınarak Hazineye gelir kaydına,13-Davalı Bakırköy Belediye Başkanlığı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istem halinde davalı Bakırköy Belediye Başkanlığına iadesine,14-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde HMK'nin 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,C-İstinaf İncelemesi Bakımından:1-Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 35.624,13 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 6.610 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 29.014,13‬‬ TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ...AŞ'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 35.624,13 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 8.907 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 26.717,13‬ TL istinaf karar ve ilam harcının davalı Bakırköy Belediye Başkanlığından tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan 93 TL posta ve tebligat gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davalılar ...AŞ ve Bakırköy Belediye Başkanlığından müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, 5-Davalılar ...AŞ ve Bakırköy Belediye Başkanlığının istinaf kanun yolu başvuruları nedeniyle harcadıkları yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-İstinaf için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran taraflara iadesine,Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"10a0a1aa8b850cdf","SID":"d56ec294d78ce4a9"}}