{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ...<br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t\t: 2...<br>KARAR TARİHİ\t: ...<br><br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>DAVALI\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Banka Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 13/11/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 13/11/2023<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü: <br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili,  kredi alacağının tahsili amacıyla başlatılan ... 17.icra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyadaki takibe davalı borçlunun haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili, görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu, dava konusu icra takibin ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibi olduğunu, İİK m. 50 gereğince icra takibinde yetkili yerin borçlunun yerleşim yeri olup müvekkilin Bozüyük ilçesinde ikamet ettiğinden davaya konu icra takibinde Bozüyük İcra Müdürlüğünün yetkili olduğunu, usulüne uygun başlatılmış olan bir icra takibi bulunmadığını, müvekkilinin borcu bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.         <br>  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, davacı vekilinin 05/12/2022 tarihli dilekçesindeki beyanında davadan feragat ettiğini bildirdiği gerekçesiyle, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf talebinde bulunan davacı vekili, takibe konu ipotekli taşınmazların başka bir icra dosyasından satılmış olması nedeniyle eldeki davanın konusuz kaldığını,  05/12/2022 tarihinde  feragat beyanında bulunmuş ise de esasen beyanda hata olduğunu, davanın konusuz kalmış olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı yönünde talepte bulunulmak istenirken hatalı beyanda bulunulduğunu, 18/11/2022 ihale bedeli reddiyat tarihi ve 05/12/2022 tarihli feragat beyanı arasında 10 iş günü gibi kısa süre olduğu, borçlunun ödememe konusundaki kötü niyeti, sürekli olarak dava yoluna başvurmak suretiyle bankanın alacağına kavuşmasını engelleme kastı nazara alındığında feragat beyanının sehven/hataen gönderildiğinin kabul edilerek esas hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, feragat beyanından dönülmesinin mümkün olmadığını, davacının feragat beyanı ile bağlı olduğunu belirterek istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir. <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; <br>Dava, itirazın iptali talebine ilişkin olup mahkemece,  davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olup davacı vekilince karara karşı süresi içerisinde istinaf talebinde bulunulmuştur.<br>6100 sayılı HMK'nın 307 ve devamı maddelerinde düzenlenen ve davaya son veren taraf işlemlerinden biri olan feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragatin  geçerli olması için kayıtsız ve şartsız olması gerekli olup hüküm kesinleşinceye kadar her zaman davadan feragat edilmesi mümkündür.  <br>Davacının davasından feragat etmesi ile dava konusu uyuşmazlık sona erer; feragat kesin hükmün hukuksal sonuçlarını doğurur. Bu nedenle mahkeme henüz feragat nedeniyle davanın reddine karar vermemiş olsa bile davacı feragatten dönemez (rücu edemez); feragat ile bağlıdır. Ancak, feragatle ortaya çıkan sonucun buna sebep olan rızayı ifsad eden bir nedenle malul olduğu kanıtlanırsa, doğurduğu netice bakımından hileye, hataya maruz kalan kimseye talep hakkı bahşedeceği kuşkusuzdur. Öte yandan; diğer maddî hukuk işlemlerinde olduğu gibi hata, hile veya ikrah nedeniyle feragatın feshi (iptali) için dava açılabileceği gibi feragatın hata, hile veya ikrah nedeniyle geçersiz olduğu aynı davada da savunma yoluyla ileri sürebilir.<br>Nitekim 6100 sayılı HMK m. 311(1) hükmünün 2. cümlesi \"İrade bozukluğu hallerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.\" düzenlemesini âmirdir. HMK m. 311 hükmünün gerekçesi de aynen \"Feragat ve kabule ilişkin irade beyanları, hata, hile veya ikrah sebeplerinden biriyle sakatlanmış ise beyanda bulunan taraf, borçlar hukuku kuralları çerçevesinde, iradeyi sakatlayan sebebi ispat etmek şartıyla, feragat veya kabulün iptali için dava açabilir.\" şeklindedir. Dolayısıyla, feragatin feshi (iptali) taleplerinin, maddedeki açık gerekçe uyarınca 6098 sayılı TBK m. 30 vd. (818 sayılı mülga BK m. 23 vd.) hükümlerindeki koşullara tabi olduğu hususunda tereddüt yoktur. <br>Bu bilgilere göre somut olay değerlendirildiğinde; davacı vekilinin feragatin geçersiz olduğunu, zira feragat beyanının hataen gönderildiğini ileri sürerek istinaf isteminde bulunduğu görülmekte olup feragatin hata, hile, ikrah sebebiyle geçersiz olduğu iddiasının aynı davada veya feragatin feshi için açılacak ayrı bir dava da ileri sürülebilecektir. Davacı vekili feragatin geçersiz olduğunu iddia ettiğinden buna dair delilleri toplanıp davacının feragat beyanının hukuki sonuç doğurup doğurmayacağı tartışılarak  sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. \t<br><br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;    <br>1-) Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararının 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-a-6 hükmü uyarınca  KALDIRILMASINA,<br>2-)\tGerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>3-) 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan istinaf karar ve ilâm harcının istinaf eden tarafa talep halinde ilk derce mahkemesince iadesine,<br>4-)\tİstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince  yeniden yapılacak yargılamada verilecek hükümle birlikte değerlendirimesine,<br>5-)\tKararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a hükmü gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/11/2023<br><br>\t\t\t\t<br>..<br>Başkan<br>...<br> e-imza<br>...<br>Üye<br>...<br> e-imza<br>...<br>Üye<br>...<br> e-imza<br>...<br>Katip<br>...<br> e-imza<br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"af8d2215c4a69d67","SID":"836a5fe01acebeda"}}