{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>24. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/341 <br>KARAR NO\t\t: 2025/254<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06.02.2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/7 Esas 2024/88 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t:  El Atmanın Önlenmesi ve Ecrimisil <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03.03.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 03.03.2025<br><br>Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/7 Esas, 2024/88 Karar sayılı dava dosyasında verilen el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinin reddi kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, dosyanın yapılan incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:<br>İDDİA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin ... ili ... ilçesi ... Mah. ... ada ... parselde bulunan taşınmazın maliki olduğunu, davalı ...'nun işyeri ise müvekkilinin parselinin hemen ön tarafında ... ada ... parselde bulunduğunu, davalı, ..., iş bu işyerinin elektriğini  müvekkilinin arsasında bulunan ve mülkiyeti müvekkiline ait olan ... özel trafodan kendi adına olan 6201283 nolu tesisattan enerji aldığını, bahsi geçen 6201283 nolu tesisatın sayacı da müvekkilinin taşınmazında olduğunu, müvekkilinin kendi mülkiyeti içerisinde bulunan ve mülkiyeti yine kendisine ait olan ... özel trafodan kendi adına abonelik almak istemiş ise de davalı ....ın yeni bağlantı anlaşması, yeni trafo gibi bir sürü şartlar ileri koyarak aboneliğin ... tarafından yapılmaması için engeller koyduğunu, bu nedenle müvekkilinin kendi mülkiyetinde bulunan ve kendisine ait olan trafodan yararlanmak amacıyla davalılara taşınmazına tecavüz edilen hat ve bağlantıların sonlanması için Muğla 1.Noterliğinin 20.09.2022 tarih ve 11544 yv.sayılı ihtarname ile haksız tecavüzün önlenmesi için tebliğden itibaren 7 günlük süre verdiğini, iş bu ihtarname davalı ....ın kep adresine 20.09.2022 diğer davalı ...'ya ise 23.09.2022 tarihinde bizzat tebliğ edildiğini, ne varki 7 günlük süre zarfında haksız tecavüzü önlemeyerek iş bu davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, bu nedenlerle mülkiyeti müvekkiline ait olan taşınmaz ve ... enerji hattı üzerindeki 6201283 nolu tesisat ve bağlantıları ile enerjisinin kesilmesi için işbu davayı açmak zarureti hasıl olduğunu, davanın kabulüne, davalı tarafın ... ili ... ilçesi ... Mah. ... ada ... parselde bulunan taşınmazı üzerindeki haksız ve kötü niyetli işgalinin önlenmesine ve enerjisinin ... tarafından kesilmesine, geriye dönük 5 yıllık ecrimisil bedelinin hesaplanarak fazlaya ilişkin 1.000,00 TL.ecrimisil bedelinin mevduata uygulanan en yüksek faiz üzerinden davalı ...'dan alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMA:<br>Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından yapılan işlemlerin mevzuata uygun olarak yapıldığını, diğer davalı ...'nun adına kayıtlı ... ada, ... parsel taşınmazda bulunan 6201283 tesisat nolu aboneliğe ilişkin talebine istinaden müvekkili şirket tarafından 12.07.2012 tarih ve 4246 sayılı bağlantı görüşü verildiğini, bu doğrultuda .... tarafından hazırlanan ve müvekkili şirket tarafından onaylanan proje ile 26.07.2012 tarihinde Dağıtım Sistemine Bağlantı anlaşması yapılarak 01.08.2012 tarihinde 2010/1063 seri nolu ekteki ilk endeks protokolü çerçevesinde enerji verildiğini, müvekkili şirketçe yapılan tüm işlemler Elektrik Piyasası mevzuatına ve davacı tarafın muvafakatine uygun şekilde gerçekleştirildiğini, davacı tarafın hür iradesiyle öncesinde muvafakat ettiği bir hususta söz konusu muvafakat bulunmuyormuşçasına taşınmazına tecavüz edildiği iddiası açıkça hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğunu, davacı tarafın başlangıçtaki muvafakati söz konusu olmasa idi diğer davalı ile dağıtım sistemine bağlantı anlaşması yapılmayacak olup huzurdaki davanın ikame edilmesi mümkün olmayacağını, bu nedenle müvekkili şirketin tarafı olmadığı işlemler nedeniyle sorumlu tutulmasının hukuk mantığı ile bağdaşır yanı bulunmadığını, söz konusu hattın deplase işleminden de müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, neticede müvekkili şirketçe 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve İkincil mevzuatlarına uygun şekilde yapılan işlemler nedeniyle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddi gerektiğini, bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf, ... ili ... ilçesi ... Mah... Ada,... parselde bulunan taşınmazındaki haksız ve kötü niyetli işgalin önlenmesi, geriye dönük 5 yıllık ecrimisil bedelinin ödenmesi istemiyle iş bu davayı açmış ise de, davanın hukuki dayanaktan yoksun olup usul ve yasaya aykırı olduğunu, ... adlı işyerinin, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunduğunu, davacı tarafın  ...'ya Marmaris 4.Noterliği'nin 12 Haziran 2012 tarih 06824 yevmiye nolu Muvafakatnamesi ve Muğla 4.Noterliği'nin 25.07.2012 tarihli muvafakati ile muvafakatine uygun şekilde abonelik şartlarını yerine getirerek 6201283 tesisat nolu aboneliğe ilişkin talebi sonucu ... A.Ş tarafından 26.07.2012 tarih ve 4246 sayılı bağlantı görüşü verilerek bağlantı anlaşması yapılmış ve enerji verilmeye başlanıldığını, kaldı ki davacı taraf muvafakat vermemiş olsaydı, ... A.Ş tarafından bağlantı anlaşmasının yapılmayacağını, yasal prosedüre göre işlem yapıldığını, davacının parselinde-trafonun olduğu parselde davacının mermer kesim atölyesi bulunduğunu, atölyenin trafodan kullandığı elektrik bedelini eşi ...'nun ... Bankası Muğla Şubesi hesabına ... Faturası olarak yatırmakta iken 2022 Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ayları ile 2023/Ocak ayı BORÇ VERME şeklinde ödeme yaparak da kötü niyetini ortaya koyduğunu, elektrik faturaları abonelik adına olması sebebiyle, ... olarak geldiğini, trafo bakımları, çatısının kendilerince yapılmış olduğunu, elektriğin ortak kullanıldığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.   <br>İLK  DERECE  MAHKEMESİNİN  KARARININ  ÖZETİ:<br>Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.02.2024 tarih ve 2023/7 Esas, 2024/88 karar sayılı kararında: \"Davanın REDDİNE,\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEBLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Elektrik mühendisi bilirkişinin hatalı değerlendirme yaptığını, müvekkilinin, davalının davaya konu elektrik aboneliği ile ilgili bir muvafakatının bulunmadığını, davalı ...'nun elektrik aldığı trafonun müvekkiline ait olduğunu, kararın yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılması için istinaf talebinde bulunmuştur.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>İddia ve savunmaya mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre; İstinaf incelemesine konu ve esas teşkil eden eldeki dava; el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince yapılıp bitirilen yargılama sonucunda, \"...Davanın REDDİNE,\" karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili tarafından süresinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>6100 sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; Yine; HMK'nun 357. Maddesine göre de \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz.\"<br>Dava mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davası olup yanlar arasında ticari bir ilişki bulunmadığı gibi tarafların ticari işletmesi ile ilgili de değildir.<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine bakıldığında mutlak, yarı nispi ve nispi ticari dava şeklinde üç grup ticari davanın bulunduğu görülmekte olup bir yargılamanın ticari bir dava niteliğinde sayılıp sayılmayacağının tespiti için bu üç gruptan birinin aradığı şartlarla söz konusu uyuşmazlığın örtüşmesi gerekmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava  haline  getirmez.\t<br>6335 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemeleri tarafından görülerek karara bağlanır.<br>Somut olaya gelince; elatmanın önlenmesi talebi, mülkiyet hakkının sağladığı yetkilerin kullanılmasının haksız olarak başka bir kişi tarafından engellenmesi durumunda ileri sürülmektedir. Haksız bir elatma sonucu ortaya bir zarar çıkmışsa bu taleple birlikte veya ayrı olarak bu zarar ile bağlantılı uygun bir tazminatın da talep edilebilmesi mümkündür. Zira; haksız elatmanın önlenmesi, 4721 sayılı TMK’nın 683. ve 995. maddeleri gereğince haksız fiil niteliğinde olup her ne kadar taraflar tacir ve çekişme konusu taşınmaz üzerinde ticari faaliyet yapıyor ya da yapacak olsalar dahi, davanın bu özelliği itibariyle mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği ve TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görev kapsamında kaldığı sonucuna ulaşılmaktadır.<br>Bu  durumda esas görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olmayıp Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından ve görev kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmek gerekirken işin esasının incelenmesi yasaya aykırı olmuştur.<br>Bu nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülen istinaf isteminin kamu düzenine ilişkin görev yönünden kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK.nun 353/1-a-3. maddesi uyarınca kaldırılmasına karar vermek gerekmiş, kaldırma sebep ve gerekçesine nazaran sair istinaf nedenleri bu aşamada incelenmeksizin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nun 353/1-a-3 maddesi gereğince KABULÜ İLE, Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.02.2024 tarih, 2023/7 esas, 2024/88 karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>2-Dosyanın, davanın  yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,<br>4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-İş bu kararın hukuki bilgilendirme hakkı kapsamında taraflara İLK DERECE MAHKEMESİNCE TEBLİĞİNE,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle HMK'nun 353/1-a ve 362/1-g maddeleri gereğince kesin olarak karar verildi. 03.03.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0c239a129eb41c7a","SID":"b548d3a3e2438519"}}