{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1515 Esas<br>KARAR NO: 2025/701<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/06/2023<br>NUMARASI: 2021/569 Esas, 2023/112 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 15/05/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>ASIL DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin hali hazırda \"...\" ibareli tescilli markalara sahip olduğunu, söz konusu markalarına konu ürünü \"...\" ismi ile lanse edildiği Türkiye genelinde gribe karşı enfeksiyon blokeri pastil olarak tanıtıldığı ve satışa sunulduğunu, markaların esas faaliyet alanlarının 05 ve 10. sınıflarında yer alan emtialar üzerinde olduğunu, davalı tarafından üretilip satışa sunulmakta olan \"...\" ibareli ürünün, müvekkiline ait tescilli markalar ile iltibas yaratacak derecede benzerlik içerdiğini, davalı markalarında \"...\" ibaresinin baskın unsur olduğunu, \"...\" ibaresinin ise tali unsur görünümünde olduğunu, ancak piyasadaki ürün ambalajında başvuru yapıldığı hali ile dahi kullanılmadığını,davalının internet adresinde ve eczanelerde satışa sunulan ürünlerin, müvekkiline ait marka ile iltibas yaratacak derecede benzerlik içerdiğini,  davalı yanın \"...\" ibaresini içeren kullanımının, müvekkilinin \"...\" ibareli markalarına tecavüz ve  haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, davalının fiillerinin, müvekkilinin tescilli markalarından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, tecavüz teşkil eden fillerinin durdurulmasına ve önlenmesine, tecavüz oluşturan tüm kullanımların önlenmesine, hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP VE KARŞI DAVA: Davalı-karşı davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde kendileri tarafından tescili sağlanmış olan \"...\" ibaresinin müvekkili tarafından kötü niyetli olarak ortalama tüketici nezdinde karıştırma olanağı olacak şekilde kullanıldığını, bu sebeple yapılan marka hakkına teceavüzün engellenmesini talep ve dava ettiğini, ancak hali hazırda müvekkili tarafından yapılan kullanımın; marka hakkına tecavüz fiili ve haksız rekabet teşkil etmediğini, bu sebeplerle davacının iddiasını kabul etmediklerini, neticeten; haksız ve hukuka aykırı asıl davanın ve tedbir talebinin reddine, açık kanun hükmüne aykırılık teşkil etmesi nedeni ile TPMK nezdinde davacı adına tescilli \"...\" ibareli markaların hükümsüzlüğü talepli karşı davalarının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda asıl davada; davacı markası ile davalı şirketin markasal kullanımlarının bütün halinde bıraktıkları genel intibanın ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimaline sebebiyet verdiği,  davalı kullanımlarının, davacının \"...\" esas unsurlu markaları ile benzerlik arz ettiği, nihai tüketici nezdinde iltibas yaratma ihtimalinin bulunduğu kanaatine varıldığı,  karşı davada;  ... ibaresinin bir tür adı olduğu ama doğrudan pastiller için ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret olmadığı, bu kapsamda ... A.Ş. adına tescilli \"...\" ibareli marka/markaların, SMK'nın 5/l-c maddesi bakımından hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile; davalının eyleminin, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturan tüm kullanımların önlenmesine,  hüküm özetinin ilanına; karşı davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde, asıl dava yönünden; taraflara ait markalar arasında herhangi bir şekikde karıştırılma ihtimali mevcut olmadığını, müvekkili tarafından yapılan kullanımın SMK hükünlerine göre dürüstçe kullanım kapsamında olduğunu, benzer olarak açılan davalarda iltibas olmadığına ilişkin bilirkişi raporları düzenlendiğini  ve hüküm kurulduğunu, yerel mahkemece yapılan yargılamada hazırlanan bilirkişi raporunda hatalı değerlendirmeler mevcut olduğunu, ... ibaresinin sadece davacının kullanıma bırakılmayacağını, davacının tanınmışlığının resmi dayanağı olmamasına karşın bilirkişilerin tanınmışlık kabulünün hatalı olduğunu, verilen tedbir kararının ölçüsüz olduğunu müvekkilin mahvına sebep olacek derecede olduğunu, karşı dava yönünden; kanun koyucu tarafından açıkça bir cins isminin marka olarak kullanılamayacağı belirtilmiş ve mahkemece de ...'un bir cins ismi olduğu ifade edilmişken bunun pastillerin ticaret alanında cins işaret etmediği ifade edilmiş ise de bu gerekçenin  anlaşılamadığını, mevzuat cins ismi olmasını tek başına mutlak red olarak sınırlı sayı prensibi ile belirlemişken, mahkemece verilen bu karar hatalı olup kaldırılması gerektiğini, mahkemenin bu gerekçesinin bilirkişi raporundan doğrudan alındığını, buna ilişkin itirazlarının da usulünde incelenmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesinin kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Asıl dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i ve ref'i; karşı dava ise marka hükümsüzlüğü  talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Karar davalı-karşı  davacı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  asıl davada; davacının, ...,  ...+ ve  ...  ibareli, davalının ise ... +Şekil ve ... +Şekil markalarının bulunduğu, davalı markalarında asli unsurun ... +Şekil ibaresi olduğu, bu ibare ve şeklin altında çok daha küçük puntolarla \"...\"  ve \"... \" ibarelerinin yer aldığı, kullanımlarının tescilli markalarından farklı şekilde , ... ibaresinden aynı şekilde ...  ibaresini ön plana çıkararak davacı markalarıyla iltibas oluşturacak şekilde olduğu, karşı davada;  ... ibaresi bir bitki türü olmakla birlikte, doğrudan pastiller için ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret olmadığı, bu nedenle  SMK'nın 5/l-c maddesi bakımından hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, bu nedenlerle asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine  dair ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı-karşı  davacı   vekilinin   asıl ve karşı dava yönünden yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı-karşı  davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl ve karşı dava yönünden alınması gereken toplam 1.230,80 ( 615,40 X 2) TL harçtan, peşin alınan toplam 539,70 (269,85 x ) TL harcın mahsubu ile bakiye 691,10 TL harcın davalı - karşı davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,  3-Davalı-karşı davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,  Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a57c0bd34b06b6d0","SID":"f1b4e54e6584c574"}}