{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1124 <br>KARAR NO: 2025/783<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/03/2021<br>NUMARASI: 2017/691 Esas - 2021/268 Karar<br>DAVA: Çek Bedelinin İstirdadı <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/05/2025<br>Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin iş yerinde 03/03/2017 tarihinde gerçekleşen hırsızlık sonucunda müvekkiline ait 17 adet çek ve 1 adet senedin çalındığını, olaya ilişkin ceza soruşturmasının sürdüğünü, çalınan senetler için İstanbul 3. ATM'nin 2017/216 Esas sayılı dosyası ile zayi nedeniyle iptal davası açıldığını, davaya konu 30/06/2017 tarihli ve 17.685-TL bedelli çek hakkında da ödeme yasağı verildiğini, ancak gönderilen yazıda çekin seri numarası eksik yazıldığından, bankaca çeki ibraz eden davalı ...'ye ödeme yapıldığını, müvekkili ile cirantalar ve çeki tahsil eden davalı arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, çek arkasında bulunan müvekkiline atfen yapılan ciro imzasının müvekkiline ait olmadığını, kaşe ve imzanın sahte olduğunu, çekin hukuka aykırı olarak kötü niyetle tahsil edildiğini, davalının haklı hamil olmadığını belirterek, davalı tarafından tahsil edilen çek bedeli olan 17.685-TL'nin faiziyle birlikte davalıdan istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; müvekkilinin ... Tic. Ltd. Şti'nde satış pazarlama müdürü olarak çek tahsil yetkisi tanındığını, müvekkilinin çeki şirket adına tahsil ettiğini, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin ve çalışmakta olduğu şirketin iyi niyetli 3. kişi konumunda olduğunu, müvekkilinin çalışmakta olduğu şirketin 2017 yılında yürütüğü ticari faaliyetleri neticesinde ... Şti. ve ... adına 11 adet fatura düzenlediğini, şirketçe faturalar karşılığında ...  ve ...'dan alacağına karşılık bir takım çekler alındığını, alınan çeklerden yalnız birisinde davacının ciranta olarak yer aldığını, müvekkilinin çekin vadesinde vekaleten bankaya başvuruda bulunarak çek bedelini tahsil ettiğini, müvekkilinin ve şirketin çek üzerindeki ciro silsilesine güvenerek işlem yaptığını, müvekkiline istirdat talebi yöneltilmesinin mümkün olmadığını, çek üzerindeki imzayı inkar etmeyen davacının imzanın aidiyetini kabul ettiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davanın, davacı şirketin lehtar ve ilk ciranta konumunda olduğu dava dışı ...Ltd. Şti. tarafından keşide edilen, 17.685-TL bedelli çekteki ciranta imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığı ve sahte olduğu iddiasına dayalı istirdat istemine ilişkin olduğu, davacı şirketin dava konusu çekte lehtar ve 1. ciranta olarak göründüğü, alınan bilirkişi raporunda ciro imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edildiği, sahtecilik mutlak def'ilerden olup herkese karşı ileri sürülebilir ise de; davacının talebinin, davalı tarafından tahsil edilen çek bedelinin istirdadı talebine ilişkin  olduğu, dosya kapsamından davaya konu çek bedelinin lehtar tarafından değil, keşideci tarafından ödendiğinin anlaşıldığı, lehdar tarafından yapılmış bir ödeme olmadıkça davacı lehtarın davalıdan istirdat hakkının bulunmadığı, istirdatın ancak ödeme yapan tarafça istenebileceği gerekçesiyle, davanın,davalının şartları olmayan kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; çek üzerinde bulunan, davacı adına  atfen  basılan kaşe ve imzanın davacıya ait olmadığını, yine ciro silsilesi içerisinde gösterilen firma kaşe ve imzalarının da sahte olduğunu, dosya kapsamında davaya konu çeke ilişkin sahteciliğin sabit olduğunu, müvekkilinin çeki ikinci sırada bulunan ... adlı şahsa ciro etmediğini, üçüncü sırada bulunan ... firması ile yaptıkları görüşmede, şirketin davaya konu çeki almadıklarını, ... ve diğer cirantaları tanımadıkları, ticari ilişkilerinin olmadığını beyan ettiklerini, çekte imzası ve cirosu bulunan firmaların kaşesi kullanılarak sahte imzalarla cirolarının taklit edildiğini, mahkemece bu hususun ispatı açısından ilgili firmalar nezdinde araştırma yapılmayarak eksik inceleme sonucunda karar verildiğini, davalının ... şirketini temsil ettiğine dair vekaletname veya yetki belgesi sunmadığını, davalının yetkili olarak değil, bizzat kendi nam ve hesabına çeki tahsil ettiğini, ödeme dekontuna göre de ödemenin davalıya yapıldığını, dolayısıyla davalının sahte ciro silsilesine dayanarak çeki bankaya ibraz ettiğini, buna rağmen mahkemece davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, çek bedelinin 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesine dayalı olarak istirdatı istemine ilişkindir. TTK’nın 792. maddesine göre, \"Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı,  ister  ciro yoluyla devredilebilen  bir çek  söz konusu  olup da  hamil  hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' TTK'nın 790. maddesinde ise, \"cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır\" hükmü düzenlenmiştir. Çek istirdatı davalarında davacı çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş veya çeki iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır. Somut olayda; dava konusu ... Bankası Gazipaşa Şubesine ait, keşidecisi  ... Ltd. Şti. olan ... seri numaralı, 30/06/2017 tarihli ve 17.685-TL bedelli çekin lehtarı davacı ... AŞ olup, cirantaların sırasıyla ..., ..., ..., ..., ..., ... ve davalı ... olduğu, davacı tarafından çekin zayi edildiği iddiasıyla İstanbul 3. ATMnin 2017/216 esas sayılı dosyasında çek iptali davası açıldığı, çekin davalı tarafından bankaya ibraz edilerek çek bedelinin tahsil edildiği, mahkemece yaptırılan imza incelemesi sonucunda çek arkasında davacı şirkete atfen atılan ciro imzasının davacı şirket yetkililerinin eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. İspat yükü üzerinde bulunan davacı, yukarıda da açıklandığı üzere öncelikle çekin yetkili hamili olduğunu ve çekin rızası dışında elinden çıktığını, sonrasında ise davalının çeki iktisapta kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğunu kanıtlamak zorundadır. Sunulan deliller ve soruşturma dosyası içeriğine göre davacının çek bakımından yetkili hamil olduğu ve çekin de iş yerinde gerçekleşen hırsızlık sonucunda davacının rızası dışında elinden çıktığı sabittir. Çekin davalının çalışmakta olduğu ... Bilgisayar şirketi tarafından düzenlenen fatura alacaklarına mahsuben 14.03.2017 tarihli tahsilat makbuzu ile dava dışı ... Gıda firmasından alındığı, şirketin çeki davalıya ciro ettiği ve davalı tarafından ibraz edilerek bedelinin tahsil edildiği anlaşılmakta olup, davacı tarafça davalının çeki iktisapta kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğu kanıtlanamamıştır. Açıklanan nedenlerle,çekteki ciro imzasının davacı şirkete ait olmadığı belirlenmiş ise de cirolardan her hangi birinin sahte  imzalı olması şeklen incelenmesi gereken ciro silsilesini koparmayacağı, çek keşidecisinin hamile yaptığı ödemenin kötüniyeti kanıtlanamayan davalıdan istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:  Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,7‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 9,10-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ff66d0edbb8e81c4","SID":"a5c2db9943d9f040"}}