{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: ...<br>NUMARASI\t\t: ...<br>DAVACI\t: ... - ...\t  <br>VEKİLİ\t: Av. ...\t  \t  <br>DAVALI\t: ... - ...\t  <br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak<br>KARAR TARİHİ\t: 30/11/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 06/12/2023<br>Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas, ... sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;<br>TALEP\t:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... 3. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyası ile 08.02.2018 tarihinde ... ... ait gayrimenkullerin satışı için ihale açıldığını, davacının arttırma tarihinde yurt dışında bulunduğundan ihaleye onun yerine katılması için davalı ile hukuki mahiyeti itibari ile inanç sözleşmesi olan bir sözleşme yapıldığını, anlaşmaya göre arttırma tarihinde davalının müvekkilin hesabına arttırmaya katılacak, davacının göndermiş olduğu para ile gayrimenkullerin mülkiyetini iktisap edecek bundan sonra da söz konusu gayrimenkulleri davacıya devredeceğini,  inanan davacının davalıya güvendiğini ve taşınmazı devralınması için gerekli parayı davalıya gönderdiğini, davalının açık arttırmaya katıldığını, gayrimenkulleri davacının gönderdiği para ile iktisap ettiğini ancak sonra devir işlemini gerçekleştirmediğini, davacının krediye ihtiyaç duyduğunu, teminat gösterebilmek için davalıdan taşınmazların devrini istediğini, davalının davacının zor durumundan yararlanarak davacının 250.000,00 TL bedelli çek düzenlemediği takdirde gayrimenkulleri kendisine devretmeyeceğini söylediğini, davacının taşınmazların devredilmeyeceği ve daha büyük zarara uğrayacağı endişesi ile borçlu olmadığı halde çeki düzenlediğini, davalının da taşınmazların devrini gerçekleştirdiğini, taraflar arasında 23.03.2018 tarihli protokolün düzenlendiğini, taşınmazların bedelinin çek bedelinin çok üzerinde olduğu göz önünde bulundurulduğunda protokolde belirtilen çekin taşınmazların bedeli olarak müvekkili tarafından cirolandığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının çeki bankaya ibraz ettiğini, davacının çeki ödeyemeyecek olması nedeniyle davalının bu çek yerine 270.000,00 TL bedelli yeni bir çek düzenleyip vermesini aksi halde çeki takibe koyacağını söylediğini, bunun üzerine yeni çekin düzenlenerek davalıya verildiğini,  Korkutma yoluyla alınan, 29/12/2018 keşide tarihli, 270.000,00 TL bedelli çekin davacı tarafından icra takibine maruz kalmamak için ödenmesi nedeniyle davalının sebepsiz zenginleştiğini, belirterek sebepsiz zenginleştiği miktar olan 270.000,00 TL'nin iadesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında inanç sözleşmesi olduğunun doğru olmadığını, davacı tarafından gayrimenkul alımına dair yapılan herhangi bir havalenin de mevcut olmadığına, davalının gayrimenkulleri  icradan kendi adına aldığını ve bir süre sonrada  kısmen nakit kısmen de 250.000 TL'lik çek karşılığında davacıya devrettiğini, her iki çekin de gayrimenkul alımı-satımı ile herhangi bir ilgisi olmadığını, 270.000 TL'yi davalının davacıya borç olarak verdiğini, tarafların 10 yılı aşkın süredir yakın arkadaş olduklarını, davacının 250.000 TL'lik çeki gününde ödeyemeyince davalının çeki yazdırmamasını, çeki kendisine iade etmesini, bu parayı daha sonra kendisine nakit olarak ya da müşteri çeki ya da senedi ile ödeyeceğini belirttiğini, davalının da arkadaşlıkları nedeniyle bankaya talimat vererek çeki davacının çalışanı ... ... teslim ettirdiğini, davalının çeşitli kereler ödeme istediğini ancak davacının ödeme yapmadığını, yerine herhangi bir çek senet de vermediğini, davacı iş bu dava ile davalıdan almış olduğu 270.000 TL borcu için vermiş olduğu çeke karşılık ödemiş olduğu bedeli geri almaya çalıştığını, kötü niyetli olduğunu, davanın yazılı belge ile ispatlanması gerektiğini, tanık dinletilmesine muvafakatlerinin olmadığını belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticarî dava sayılması için, ya her iki tarafın tacir ve işin de tarafların (her ikisinin birden) ticari işletmeleriyle ilgili olması (nispi ticari dava) ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin, tarafların ticari işletmeleriyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesince bakılacağı yönünde bir düzenleme bulunması (mutlak ticari dava olması) gerektiği,   Her ne kadar davalı tacir ise de davacı  tacir olmayıp gerçek kişi olduğu, Davacının şirket ortaklığının ona tacir sıfatı kazandırmayacağı,  Çekin vasfına veya çek metnine ilişkin bir iddia veya ihtilafın mevcut olmadığı, İhtilafın, taraflar arasında var olduğu iddia edilen inanç sözleşmesi nedeniyle verilen çekin ödenmesinden kaynaklı sebepsiz zenginleşme davası olduğu, Dolayısıyla temel ilişkinin inanç sözleşmesi olduğu,  Bu nedenle davaya konu uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleriyle alakasının bulunmadığı, nispi ve mutlak ticari dava olmadığından, görevli mahkemenin genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatine varılarak, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş tir.<br>Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin vermiş olduğu kararın yasaya ve hukuka uygun olmadığını, Dosya kapsamına göre  davanın ticari nitelikte olduğunu,  ... Ticaret Mahkemesinin iş bu davanın görülmesinde görevli olduğunu belirterek yerel Mahkeme kararının görevsizlik kararının ortadan kaldırılmasına, davanın görülemesinde  ... Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğuna karar verilmesini  talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>Dava, alacak davasıdır.<br>İlk derece mahkemesince, davanın usulden reddine karar verilmiş olup, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davanın açıldığı Bandırma  1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun 07/07/2021 tarihli ve 608 sayılı kararı dayanak gösterilerek davanın Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesine devrine karar verilmiş, Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesince de yukarıda açıklanan gerekçelerle  davanın reddine kararı verilmiştir.<br>Görev kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece re’sen yargılamanın her aşamasında göz önüne alınması gerekir. <br> HSK Genel Kurulun 07.07.2021 tarih 608 sayılı kararı ile; Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi kurularak yargı çevresinin Balıkesir ilinin mülki sınırları belirlenmiştir. Kararın 01.09.2021 tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir. Bu kararda yürürlük tarihinden önce açılmış davalarla ilgili bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle kararın yürürlük tarihinden sonra açılan davaları kapsadığı kabul edilmektedir. Buna göre, yürürlük tarihinden önce açılan davalara açıldığı mahkemede bakılmaya devam edilecektir (Emsal: Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 21.02.2022 tarih, 2022/1760 Esas, 2022/2689 sayılı kararı). <br>Somut olayda da dava tarihi 10/07/2019 tarihi olup Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesince, Bandırma 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu yönünde görevsizlik kararı verilmiş  olup;  davanın 250.000 TL lik çek yerine daha sonra 270.000 TL lik çek verildiği ileri sürülerek bu çek bedelinin ödenmesi nedeniyle ödenen bedelin iadesi talebine ilişkin olduğundan eldeki davada genel görevli mahkeme ... Asliye Hukuk (ticaret mahkemesi sıfatı ile ) mahkemesi olduğu dikkate alınarak , dava tarihi itibariyle Bandırma 1.Asliye Hukuk (ticaret mahkemesi sıfatı ile ) mahkemesi görevli olduğundan sonuç itibariyle  ... Asliye Ticaret Mahkemesinin görevsizlik kararı yerinde olup iş bu davaya bakmakta   görevli değildir. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; <br>1-Davalı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gerekli 269,85 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 210,55 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin davalının üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının talebi halinde iadesine, <br>4-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,  <br>Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 30/11/2023<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip<br>...<br>¸e-imzalıdır <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8aa54cc0530006c7","SID":"ca1b528897b79c80"}}