{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: ...  <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: BALIKESİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: ...  <br>NUMARASI\t\t: ...  <br>DAVACILAR\t: 1-...<br>\t\t2-... - ...<br>VEKİLİ  \t: Av. ...<br>DAVALI\t: ... - ...<br>VEKİLİ  \t: Av. ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 30/11/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 05/12/2023<br>Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...   tarih, ...  sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;<br>TALEP\t:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacının davalıya ait işyerini 15/04/2019 tarihinden itibaren başlamak üzere kira sözleşmesi yapıldığını, davacı tarafından işyerine yapılacak tadilatın kira bedelinden mahsup edileceğinin kabul edildiğini, ancak tadilata ocak 2019 tarihinde başlandığını, kira sözleşmesinin tadilattan sonra düzenlendiğini, sonrasında işyerinin iskanının olmadığının ortaya çıktığını , bu nedenle davacının faaliyete geçmesine rağmen aylarca abonelik alamadığını, davacının tadilat masrafı ve kira bedellerini ödemesine rağmen davalının fahiş kira bedeli  talep ettiğini, bu nedenle davacının 2020 tarihinde işyerinden taşınmak zorunda kaldığını,  davalı tarafça kira sözleşmesine teminat olarak verilen kambiyo senetlerinin doldurularak takibe konulduğunu,  müvekkilleri aleyhine başlatılan ...   3. İcra Dairesi'nin ...  Esas ve ...   2. İcra Dairesi'nin ...   Esas sayılı dosyalarında takiplere konu senetlerin teminatı olan kira sözleşmesinin yıllık kira bedelinin çok çok üzerinde rakamlarla doldurulduğunu, bu senetlerin sadece imzalanmak suretiyle vade ve bedel dahil hiçbir kalem doldurulmadan davalıya verildiğini, bir kişinin ya da tacirin beyaza imza atma iradesinin mümkün olabileceğini   ancak aralarındaki hukuki ilişki(kira sözleşmesi)nin bu kadar üzerinde kiradan mahsup etmek üzere yaptığı masrafların da üzerinde bir bedelle senetler imzalamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, boş senetlerin iade edilmesi gerekirken haksız ve kötüniyetli olarak müvekkillerinin iradesi  hilafına ve gerçeğe aykırı olarak doldurulduğunu, anılan nedenlerle İİK 72/2 maddesi doğrultusunda icra takiplerinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, borçlu olmadıklarının tespitine, haksız ve kötü niyetle açılmış bulunan takibin iptaline, davalı yanın kötü niyetli olmasından dolayı %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Mahkemelerinin davaya bakmada görevli olmadığını, arabuluculuk yoluna başvurulmadan dava açıldığından dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacı yanın kötü niyetli olarak elden aldığı borçlara karşılık verdiği bonoların dayanağını değiştirmeye çalıştığını, bonoların teminat bonosu olmadığını, anılan nedenlerle davanın reddini beyan ve talep etmiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Taraflar arasında 15.04.2019 başlangıç tarihli kira sözleşmesi bulunduğu, Kira ilişkisinin tarafların kabulünde olduğu, İspat yükü kendisinde olan davacı borçlunun, senedin teminat amacıyla verildiğini ispat edemediği, Ancak davalı vekilinin senetlerin elden verilen borç para için alındığı savunmasının; tarafların akrabalık ilişkisi, yapılan kira sözleşmesi, sözleşmenin başlangıç tarihi, kira bedeli ve ödeme şekli, kiralanana yapılan tadilatlar ve 3.kişilere yapılan ödemeler, davalı alacaklıya yapılan banka havaleleri, senetlerin tanzim ve havale tarihleri ile bu tarihlerin lehtar tarafından istenildiği gibi doldurabileceği maddi gerçeği karşısında savunmayı soyut kıldığı, Bu nedenle takibe konu edilen senetlerin taraflar arasındaki kira ilişkisi nedeniyle verildiğinin mahkemece değerlendirildiği, bu nedenle  kira ilişkisinden kaynaklanmakta olan uyuşmazlığın çözümü için kira sözleşmesinin başlangıç tarihinden itibaren kiralanan taşınmaza tadilat yapılıp yapılmadığı, tadilat masraflarının kim tarafından karşılanması gerektiği, bu konuda taraflar arasında anlaşma olup olmadığı, ödemelerin kira borcu için mi yoksa tadilat masrafı için mi olduğu, toplam kira borcu ile toplam tadilat masrafına göre takibe konu edilen borcun oluşup oluşmadığı husularının HMK m.4 uyarınca yetkili ve görevli Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından incelenmesi gerektiğinden mahkemenin  görevsiz olduğu gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilerek ,Görevli ve yetkili mahkemenin Bandırma Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine,\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  kira ilişkisinin teminatı olduğu ispatlanmayan senetler nedeni ile kira akdine bağlanarak  görevsizlik kararı verilemeyeceğini, Taraflar arasında kira akdinin başlangıç tarihinin 15.4.2019 tarihi ve kira tutarının (aylık 375,00-TL) olduğu hususunda anlaşmazlık bulunmadığını, Senetlerin tanzim tarihlerinin ise 19.6.2019 (üç bono için) ve 20.11.2019 tarihleri olduğunu, buna göre , kiracının kira akdi devam ederken teminat bonosu vermiş olması gerektiğini, Yine dava dilekçesine göre; davacının kiraladığı yere kira akdi imzalanmasından önce yaklaşık 35.000-TL masraf yaptığını ve bunun kira bedelinden mahsup edileceği iddiasında bulunduğunu, borçlu bulunmadığı savunmasında olunan bonoların tutarının ise 53.000-TL olduğunu,  Bu durumda davacının kiracı olarak kullanmaya başlamadığı yer için, kiralardan mahsup edilmek üzere yaklaşık 10 yıllık kira bedelini ödediğini ve bir de teminat bonosu vermesinin kabul edilemeyeceğini, bonoların kira akdinin teminatı olmadığı veya en azından ispatlanamadığı mahkemenin de kabulünde olmasına rağmen, soyut ve yasal dayanaktan yoksun olarak, adeta ihsası rey ve yönlendirme içerecek şekilde bonoların kira ilişkisi nedeni ile verildiği gerekçesinin hatalı olduğunu, belirterek ,yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>Dava, takibe konu senetlerin kira ilişkisinin teminatı olarak verildiği iddiasıyla menfi tespit istemine ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesince, davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmiş olup, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; <br>Davacı, davalı ile yapılan kira sözleşmesine teminat olarak verilen bonoların, kötüniyetli olarak doldurularak icra takibine konu edildiğinden bahisle istinafa konu menfi tespit davasını ikame  etmiş olup , Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından bonoların  taraflar arasındaki   kira ilişkisi nedeniyle verildiği kabul edilerek  Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile  görevsizlik kararı verilmiştir.<br>Davanın açıldığı ...   1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun 07/07/2021 tarihli ve 608 sayılı kararı dayanak gösterilerek davanın ...   Asliye Ticaret Mahkemesine devrine karar verilmiş, ...   Asliye Ticaret Mahkemesince de yukarıda açıklanan gerekçelerle  davanın reddine kararı verilmiştir.<br>Görev kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece re’sen yargılamanın her aşamasında göz önüne alınması gerekir. <br>HSK Genel Kurulunca alınan 608 sayılı kararda ...   Asliye Ticaret Mahkemesi kurulmuş, yargı çevresi olarak Balıkesir İli mülki sınırları belirlenmiştir. Bu kararın 01/09/2021 tarihinde yürürlüğe girmesi kararlaştırılmıştır. Kararda daha önce açılmış davalar için bir düzenleme mevcut değildir. Bu nedenle önceden açılmış davalara açılan mahkemeler de bakılmaya devam edilecektir. <br>Somut olayda da dava tarihi 10/11/2020 tarihi olup ...   Asliye Ticaret Mahkemesince, Bandırma 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu yönünde görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yukarıdaki şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir. <br>Kabule göre de; HMK'nın 2/1. maddesinde “Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.” hükmü yer almaktadır.<br>6100 sayılı HMK'nın 4/I-a maddesinde ise kiralanan taşınmazların, 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilâmsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalara, konuları ve değerlerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemelerinde bakılacağı hükmüne yer verilmiştir.<br>Somut olayda; davacı vekili, müvekkilinin davalıdan işyeri kiraladığını ve  davalı ile yapılan kira sözleşmesine teminat olarak verilen bonoların, kötüniyetli olarak doldurularak icra takibine konu edildiğini belirterek bonolar sebebiyle borçlu olmadığının tespitini talep etmektedir.<br>Davalı vekili ise ;  davacı yanın kötü niyetli olarak elden aldığı borçlara karşılık verdiği bonoların dayanağını değiştirmeye çalıştığını, bonoların teminat bonosu olmadığını, ileri sürmüştür. <br> Davacının mahkemeye sunduğu kira sözleşmesinde senetten bahsedilmemektedir. Bu durumda mahkemece davacıya iddiasını ispat yönünde delillerini toplayıp sonucunda göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/5011 E- 2017/1134 K)<br>Yukarıda belirtilen sebeplerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-a-3 ve  m. 355 hükümleri uyarınca esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin kamu düzeni ilkesi uyarınca re'sen gözetilen sebeplerle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın görevsizlik kararı verilmek üzere kararı veren yerel mahkemeye gönderilmesine karar  verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; <br>Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br>1-Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/11/2021 tarih, 2021/327 Esas, 2021/144 sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>2-HMK 353/1-a-3 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, <br>3-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istek halinde iadesine,<br>4-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından verilecek olan esas kararda dikkate alınmasına, <br>5-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 30/11/2023<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip<br>...<br>¸e-imzalıdır <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bd1966b71986bcc1","SID":"1cf0c058cbda1763"}}