{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas - Karar No: 2024/653 Esas - 2024/530<br>T.C.<br>ANKARA<br>12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t:\t2024/653 Esas<br>KARAR NO\t:\t2024/530<br>T Ü R K   M İ L L E T İ   A D I N A<br>K A R A R<br>HAKİM\t:\t...  ...<br>KATİP\t:\t...  ...<br>\t \t<br>DAVACI \t:\t... <br>VEKİLİ\t:\t....<br>DAVALI \t:\t... <br>DAVA\t:\tTazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t:\t06/09/2024<br>KARAR TARİHİ\t:\t26/09/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:\t27/09/2024  <br>Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;<br>DAVA\t:\tDavacı vekili dava dilekçesinde, davacının diğer iş alanlarının yanında madencilik sisteminde kullanılan makine ve teknolojiler ile bu makinelerin yedek parçalarının satışını gerçekleştirdiğini, taraflar arasında 2012 yılında A/TR/0443/2012 numaralı Acentelik Sözleşmesinin imzalandığını, davacının Türkiye içerisinde genel temsilciliği davalı şirkete verdiğini, sözleşme kapsamında davalı şirketin davacı şirketin temsilcisi/acentası olarak müşteriler ile görüşmeler yapmak, sözleşmelerin imzalanması esnasında müzakerelerde yer almak, müşterilere makine ve yedek parça satımı sonrasında bu makine ve yedek parçaların arıza-bakım servis işlemlerini kendi teknisyen ve personelleri ile gerçekleştirmek, satış sonrasında da  müşterilere teknik destek sağlamak, herhangi bir arıza veya aksaklık olması ihtimaline binaen müşteri ile iletişimde olmanın yer almakta olduğunu, davalının sözleşmede belirtilen edimlerini gereği gibi yerine getirmediğini, davalının doğrudan müşteriye satış yaptığı işlerde davacı şirket ile aralarındaki sözleşmeye aykırı olarak ödemeleri uzun sürelerle geciktirdiğini, davalının faturaları ödememesi nedeniyle sevkiyatların geciktiğini, müşterilerden şikayetler alınmasına neden olduğunu, davalının, davacının müşterini İmbat Madencilik'ten aldığı siparişi ve bu siparişlere ilişkin olarak siparişin %25'i tutarında hesabına aktarılan peşinatı davacı şirketten sakladığını, siparişi dahi e posta ile öğrendiğini, davacının davalının borçlarına karşılık çekler aldığını, davalı şirketin bu çekleri de zamanında ödemediğini, çek bedelinin tahsili amacıyla .... .... .... esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesini istemiştir.<br>CEVAP\t:\tDosya üzerinden karar verildiğinden dava dilekçesi tebliğe çıkartılmamıştır.<br>DELİLLER\t: .... .... ....  esas sayılı dava dosyası, aynı mahkemenin 20/09/2024 tarih ve 2024/676 esas, 2024/517 karar sayılı kararı, dava dosyasında bulunan diğer deliller.<br><br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, acentelik sözleşmesine dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>Mahkememizin 13/09/2024 tarih ve 2024/612 esas, 2024/495 karar sayılı kararı ile bu dava ile Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/956 esas sayılı davasının birleştirilmesine karar verildiği, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesince 2018/956 esas sayılı dosyada birleştirilen dava yönünden davanın ayrılarak mahkemenin 2024/676 esasına kaydedildiği, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/09/2024 tarih ve 2024/676 esas, 2024/517 karar sayılı kararı ile de, mahkemenin 2018/956 esas sayılı dosyasında asıl davada uyuşmazlık konusunun taraflar arasında gerçekleşen satışlar nedeniyle davacı tarafından davalı lehine kesilen fatura bedeline ilişkin olduğu, karşı davanın ise taraflar arasında imzalanan distribütörlük sözleşmesinin haklı nedenlerle feshedilip feshedilmediği, fesih nedeniyle davalı karşı davacının, davacı karşı davalıdan portföy tazminatı, kar kaybı, komisyon, deneme amaçlı ve ayıplı mal nedeniyle alacağa bulunup bulunmadığı, manevi tazminat isteme koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin olduğu ve mahkeme dosyasında bilirkişi incelemesi aşamasına geçilmiş olduğu, birleşen ve tefrik edilen .... .... .... sayılı dosyasındaki hukuki niteliğin ise taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesi nedeniyle davalı bayinin kusurlu eylemleri nedeniyle davacının uğramış oldukları zarara yönelik olduğu, her iki davanın incelenmesinde tarafların aynı olması dışında hukuki niteliği bakımından bir bağlantı bulunmadığının değerlendirildiği, zira eldeki uyuşmazlıkta davacı tarafından ileri sürülen vakıa ve iddiaların incelenmesi için toplanacak deliller ve yürütülecek tahkikat ile mahkememizde yürütülen dava birbiri ile aynı ya da benzer olmadığı, mahkeme yargılamasında gelinen aşama itibariyle de davacının ileri sürdüğü vakıaların yeni bir tahkikatı gerektirdiği dikkate alındığında usul ekonomisi bakımından yarar yerine hali hazırda yürütülen yargılamayı da geciktirecek sonuçlar doğurabileceği, mahkemenin 2018/956 sayılı dosyası ile birleşen ve tefrik edilen .... .... ....  sayılı dosyası arasında HMK m. 166 hükmünde yer verilen anlamda taraflarının aynı olması dışında bir bağlantının bulunmadığı, ileri sürülen vakıalar ve yapılacak tahkikat bakımından aynı veya benzer sebeplerden doğmuş yahut biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek mahiyette olduğunun söylenemeyeceği, davaların birleştirilmesi ve ayrılması müesseselerinin temelinde usul ekonomisi ilkesi yatmakta olup bu anlamda birleştirme yapmanın yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında usul ekonomisine uygun olmadığı, hukuki yararın varlığından sözedilemeyeceği kanaatine varıldığı gerekçesi ile dosyanın mahkememize gönderilmesine karar verildiği görülmektedir.<br>Birleştirme kararının esası yönünden yapılan değerlendirmede;<br> HMK'nun 166. maddesinin 1. fıkrasında \"Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar\", 2. fıkrasında \"Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır\", 4. fıkrasında \"Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır.\" düzenlemeleri yer almaktadır.<br>Eldeki davada davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında 2012 yılında A/TR/0443/2012 numaralı Acentelik Sözleşmesi imzalandığını, davacının sözleşmeye aykırı davranışları nedeni ile müvekkilinin zarar uğradığını belirterek maddi zararının davalıdan tazminini istediği görülmektedir. Birleştirilen .... .... ....  Mahkemesinin 2018/956 esas sayılı davasında, asıl davanın taraflar arasında gerçekleşen satışlar nedeniyle davacı tarafından davalı lehine kesilen fatura bedeline ilişkin olduğu, karşı davanın ise taraflar arasında 2012 yılına imzalanan ve eldeki davanın da konusu olan A/TR/0443/2012 numaralı acentelik sözleşmesinin feshi nedeni ile, feshin haklı nedenlere dayanıp dayanmadığına, fesih nedeniyle davalı karşı davacının, davacı karşı davalıdan portföy tazminatı, kar kaybı, komisyon, deneme amaçlı ve ayıplı mal nedeniyle alacağı bulunup bulunmadığına, manevi tazminat isteme koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin olduğu anlaşılmış, karşı dava dilekçesine de A/TR/0443/2012 numaralı aynı acentelik sözleşmesinin eklendiği görülmüştür.<br>Taraflar ve mahkemece acentelik sözleşmesi, distribütörlük sözleşmesi, acentelik / distribütörlük sözleşmesi şeklinde farklı olarak adlandırılsa da her iki davanın konusunu tek ve aynı A/TR/0443/2012 numaralı sözleşme oluşturmaktadır. Taraflar aynı olduğu gibi davalar da aynı sözleşmeden kaynaklanmaktadır. Diğer taraftan Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/956 esas sayılı dosyasında sözleşmenin feshinin haklı nedenlere dayanıp dayanmadığının belirlenmesi, eldeki davada tazminatın miktar ve koşullarını da etkileyebileceğinden, davaların birlikte görülmesi elzem olmakla, mahkememizin 13/09/2024 tarih ve 2024/612 esas, 2024/495 karar sayılı birleştirme kararının yerinde olduğu anlaşılmıştır. <br>Usul yönünden yapılan değerlendirmede;<br>Birleştirme kararı hatalı dahi olsa, yukarıda değinildiği gibi HMK'nun 166/1. maddesi son cümlesinin \"birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar\" hükmü uyarınca davaların birleştirildiği mahkeme birleştirme kararı ile bağlı olup, dava ayrılsa da dosya birleştirme kararı veren mahkemeye gönderilemeyeceğinden, dava dosyası .... .... .... Mahkemesine tevzi edilmek üzere aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM\t:\tGerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Dosyanın Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmek üzere Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine,<br>2-Esasın bu şekilde kapatılmasına,<br>Dair tarafların yokluğunda, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, niteliği gereği kesin olarak karar verildi. 26/09/2024 \t<br>\tKatip ...\tHakim ...<br>\t¸ e-imzalıdır\t¸ e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fcb0358485341703","SID":"5a250b0cdc95c6c0"}}