{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2025/829 Esas<br>KARAR NO:2025/808 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2021/8 Esas- 2024/718 Karar<br>TARİH:15/10/2024<br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:15/05/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkil davalı ile arasındaki ticari ilişki uyarınca davalıdan kâğıt aldığını, belirlenen ödemeleri yaptığını, Müvekkil ödemeleri...bank A.Ş. ‘deki hesabı aracılığıyla davalı şirkete yapmış olduğunu, banka kayıtları celp edildiğinde tüm ödemeler sayın mahkemece tespit edileceğini, Ayrıca; Müvekkil davalı tarafa ...’in keşidecisi olduğu, ...bank ... No’lu Şubenin ... No’lu 80.000,00 TL TUTARLI ÇEK VE 80.000,00 TL nakit ödeme yaptığını işbu ödemelere karşı davalıdan mal alma hususunda taraflar anlaştıklarını, Ayrıca yine ...’in keşidecisi olduğu...bank ...seri no.lu, 30.11.2018 tarihli ve 50.000,00 TL tutarlı çek de müvekkil tarafından ödendiğini, Tüm bunlara ilaveten, davalı teslim etmesi gereken mallardan bir kısmını teslim etmediğini, teslim ettiği malların bedellerini belirlerken de müvekkilin ödeme yaptığı değil, malların teslim anındaki kuru esas aldığını, müvekkilin davalıya ödeme yapmış olduğu tarihteki kur fiyatları esas alınmasını. İlaveten mezkur kağıtların birimi 0,24 cent olarak belirlenip kesilmesi gerekirken, davalı 0,29 cent olarak faturalandırdığını, Müvekkil 0,29 centten kesilen faturalardan sonra fiyat farkı faturası kestiğini, taraflar arasındaki alım satım ilişkisi yabancı para üzerinden kurulduğunu, Konuya ilişkin sunulan faturaların altına da kur karşılıkları gösterildiğini. İcra takibine konu edilen alacağı müvekkil şirket tahsil edemediğinden icra takibi başlatmış, borçlu şirket borca itiraz ettiğini. davalı borçlunun icra takibine yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına,Davalı borçlu aleyhine toplam takip tutarının %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, davalının mal kaçırma ihtimali göz önüne alınarak adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının İhtiyaten haczine kararı verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep emiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı ile müvekkil arasında 2017 yılından beri devam eden bir ticari ilişki mevcut olduğunu,Ancak taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi veya alım satım sözleşmesi mevcut olmadığını,Davacı ödemeleri yaptıktan sonra ihtiyacı oldukça müvekkilden mal talep etmekte müvekkilde taraflar arasında mutabık kaldıkları fiyat ve miktarlarda davacıya mal satışı yaptığını Müvekkil ödemesini almış olduğu malların tamamını davacıya nakit olarak ta para iadesi yaptığını. Müvekkil ödemesini almış olduğu malların tamamını davacıya teslim ettiğini ve davacıya teslim etmesi gereken herhangi bir mal bulunmadığını, Davacı ile müvekkil arasında zaman zaman ortaya çıkan fiyat farklarına istinaden de davalının fiyat farkı faturası kestiğini.Müvekkil ile davacı arasında kurulan ticari ilişki yabancı para birimi üzerinden yapılan bir ticari ilişki bulunmadığını.Cari hesap üzerinden zaman zaman mal alım satımına zaman zaman da borç para alış verişine dayalı bir ticari ilişki olduğunu.Davacının taraflar arasındaki ticari ilişkinin döviz üzerinden kurulduğu iddiası doğru olmadığını Müvekkil ile davalı arasındaki ilişki Türk Lirası üzerinden kurulmuş bir cari hesap ilişki olduğunu. davacının müvekkilden değişik miktar ve ebatlarda mallar aldığını davacı ödeme yaptığı tarihlerdeki mal alımlarındaki döviz kurunun uygulanmasını talep etmesinin herhangi bir hukuki dayanağı bulunmadığını, Davacı kendisi aleyhine tanzim edilen faturalardaki döviz kurunu yasal süre içerisinde herhangi bir itirazda bulunmadan kabul ettiğini,Yukarıda izah ettiğimiz ve yargılama esnasında ortaya çıkacak sebeplerle davacının davasının reddine, davacının %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 15/10/2024 tarih ve 2021/8 Esas- 2024/718 Karar sayılı kararında;\"......Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu  2014/1026 E, -2015/1765 K) 06.05.2024 tarihli Kartal Vergi Dairesi Müdürlüğünün müzekkere cevabına göre davacının işletme hesabına göre defter tuttuğu ve V.U.K. 177. Maddesine göre kazançlar toplamının esnaf sınırında kaldığı, dolayısıyla  davacının  tacir olmadığı, ortada her iki tarafın  ticari işletmesi ile ilgili nispi ticari davanın da söz konusu olmadığı. somut uyuşmazlığın tüm tarafları tacir olmadığından ve uyuşmazlık TTK'da  üzenlenen veya TTK'da sayılan hususlara ilişkin olmadığından ticari dava niteliğinde de kabul edilemeyeceği,Bu nedenlerle somut uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca HMK 2.maddesi gereği Asliye  Hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği kanaatine varıldığından, HMK'nun 114/1-c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden reddine, Mahkememizin görevsizliğine, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verimiştir...\"gerekçesi ile,''1-HMK'nun 114/1-c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden REDDİNE,Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkil ..., ... adı altında reklamcılık faaliyeti yürüttüğünü, müvekkilin Davalı şirketten kağıt alımı yaptığını, müvekkilinin davalı şirkete ödeme yapmakta yaptığı ödeme, ödeme tarihindeki kur üzerinde Euro'ya çevrildiğini ve ihtiyacı olan kağıt miktarını bildirdiğini ve davalı tarafından da müvekkile kağıt gönderildiğini, kağıt fiyatının euro üzerinden olduğu için kaç euro'luk kağıt almışsa müvekkilin ödediği paradan düşüldüğünü, müvekkilin mal alımından önce parayı göndermesine rağmen davalının kur farkı talep etmesi ve müvekkilin bazı siparişlerini göndermemesi veya eksik göndermesi nedeniyle müvekkil tarafından icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itirazı üzerine iş bu itirazın iptali davası açıldığını,Davanın yaklaşık 4 yıl devam ettiğini, bir kaç defa bilirkişiye gittiğini, hakim değişiklikleri olduğunu, dosyanın esastan karar aşamasına geldiğini, ilk derece mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verildiğini,Mahkeme tarafından kanunun yanlış yorumlanarak görevsizlik kararı verildiğini, taraflar arasındaki ilişkinin her iki taraf içinde ticari nitelikte olup ticari bir ilişki olduğunu,Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin  11.09.2019 tarih 2019/3781 E.,   2019/6548 K. Sayılı Kararında \" Dava, kaçak elektrik kullanımından kaynaklı menfi tespit talebi ile abonelik sözleşmesi tesisi talebine ilişkindir.TTK'nun 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Anılan maddenin 1.fıkrasında \"Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu Kanunda...\"sayılan davaların ticari dava olduğu öngörülmüştür. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 12. maddesinde \"Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir\" hükmünü içermektedir. 26/06/2012 tarihinde kabul edilen ve 30 Haziran 2012 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 6335 Sayılı yasanın 2. maddesinde, \"6102 Sayılı Kanun'un 5. maddesinin başlığı\" 2. ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerinin görüleceği mahkemeler\" şeklinde, 1.fıkrasında yer alan \"davalara\" ibaresi ise davalar ve ticari nitelikteki \"çekişmesiz yargı işlerine\" şeklinde 3.ve 4. fıkraları \"Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.\" şekilde değiştirilmiştir. 6102 Sayılı TTK 16/1. maddesinde : \"Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar.\" ve TTK'nun 19. maddesinde \"Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır.Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır\" hükmü bulunmaktadır.Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir.Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler.Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır.Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında ise; 16.01.2015 tarihli kaçak elektrik tutanağında abone grubunun ticarethane olarak belirlendiği, davacı tarafından dava dilekçesinde davaya konu yerin ticari işletme olduğunun belirtildiği, yine davacı tarafından mahkemeye sunulan 13.12.2016 tarihili dilekçede; iş yerinde yirmiye yakın işçi çalıştırıldığını, kahvaltı ve şarküteri alanında faaliyet gösteren gurme market olduğunun ifade edildiği görülmektedir.Davacı tarafın davaya konu işletmeye dair beyanları kendisini bağlamaktadır.Bu halde görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu kuşkusuzdur.Mahkemece; davanın ticari dava olarak kabulüyle uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğu gözetilerek, görevsizlik nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken bu yönün gözardı edilerek, yazılı şekilde davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.\"Yine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 14.09.2023 tarih 2022/2033 E., 2023/ 2767 sayılı Kararında \" taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu olan imal ve inşa işinin, davalının ticari faaliyetleri ile ilgili olması, TTK'nın 19/2. maddesi gereğince taraflardan birisi için ticari iş niteliğinde olan sözleşmelerin kanunda aksine hüküm bulunmadıkça diğer taraf içinde ticari iş sayılacağı, bu nedenle mahkemece talep edilen şekilde kabul edilen tutara avans faizi verilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.\"denildiğini,Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 28.3.2022 tarih ve 2021/2043 E., 2022/1671 sayılı Kararında \" Kooperatifler 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında tacir sayıldığından ( İBBGK. 12.11.2021.T. 2020/2 E; 2021/3 K. ) ve taraflardan biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler diğer taraf içinde ticari iş sayılacağından ( TTK.m.19 )mahkemece kooperatif genel kurullarında kararlaştırılan faiz oranı dikkate alınarak karar verilmesi gerekir. ( TTK.m.8/1 ) Yargıtay Kararlarında da belirtildiği gibi taraflardan biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler diğer taraf içinde ticari iş sayıldığını, işbu davada müvekkilin de ticari iş yaptığını ve taraflar arasındaki ilişkinin iki taraf için de ticari ilişki olduğunu, bu nedenle verilen görevsizlik kararının usul ve yasaya uygun olmadığını, taraflar arasında yıllardır devam eden bir ticari ilişki ve cari hesap ilişkisi olduğunu, aralarında başka ticari uyuşmazlıklar da çıktığını ve ticaret mahkemelerinde görüldüğünü beyanla, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/8 E., 2024/718 K. Sayılı Görevsizlik Kararının istinaf yoluyla Kaldırılarak Asliye Ticaret Mahkemenin Görevli Olduğuna Karar verilmesini saygıyla talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, taraflar arasındaki satış sözleşmesine konu cari hesaptan kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan ilamsız icra takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine,  karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Mahkemece, davacının gerçek kişi tacir kaydının bulunup bulunmadığı hususunda İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye, tacir kaydının mevcut olmadığı yönünde cevap verildiği; yine Kartal Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıya göre, davacının  işletme hesabına göre defter tuttuğu,davacının 2020-2021 yıllık gelir vergisi beyanında, mal alış satış toplamının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 177/2 fıkrasında düzenlenen hadlere göre, faaliyetinin esnaf faaliyeti sınırını aşmadığı anlaşılmıştır. 6100 Sayılı HMK.'nın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.Somut olayda, uyuşmazlığın dayanağı hukuki ilişki satış ilişkisi olup, satış sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklar,TTK'nun 4. Maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı gibi,  aynı maddenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na atıfla mutlak ticari dava konusu kabul ettiği sözleşmelerden de değildir. Mahkemece yapılan araştırma neticesinde davacı gerçek kişinin tacir olmadığı ve ticari faaliyetinin esnaf faaliyeti sınırını da aşmadığı tespit edildiğinden, davanın nispi ticari dava mahiyetinde olmadığı yönündeki mahkeme kabulünde isabetsizlik yoktur.Davacının aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.  Sonuç itibariyle, ilk derece mahkemesinin ticari dava olmayan eldeki uyuşmazlığa bakma görevinin asliye hukuk mahkemelerine ait olduğu gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğundan reddine dair verdiği karar usul ve yasaya uygun olduğundan, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 15/05/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3b811f2e29c55a42","SID":"7d391a283565ff37"}}