{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2025/836 Esas<br>KARAR NO:2025/814 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2024/361 Esas- 2025/139 Karar<br>TARİH:12/02/2025<br>DAVA:Şirketin İhyası<br>KARAR TARİHİ:15/05/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Kurumları Gaziosmanpaşa Sosyal Güvenlik Merkezinin... sicil numaralı dosyada işlem gören .... Ltd. Şti'nin sigortalılarından ... sigorta sicil numaralı ...’in 01/03/2011 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma girmesi nedeniyle sigortalıya 18.415,96-TL İlk Peşin Sermaye Değerli Gelirin bağlandığını, 2.263,61-TL Geçici İş Göremezlik ödeneğinin ödendiğini ve 988,74-TL Hastane masrafının yapıldığını, uğranılan kurum zararının karşılanmasını teminen Bakırköy 4. İş Mahkemesinin 2023/261 Esasına kayıtlı dava ile devam eden .... LTD. ŞTİ  aleyhine dava açıldığını, tasfiye memuru ile devam edilen yargılama neticesinde tesis edilen kararın İstanbul BAM. 33. Hukuk Dairesinin 2021/1322 E. 2023/1815 sayılı kararı ile \"dava tarihinden önce ticaret sicilden terkin edilen şirketin ihyası ve taraf teşkili sağlanma\"dığı gerekçesiyle kaldırıldığını, bu sebeple Bakırköy 4. İş Mahkemesince taraflarına ihya davası açmak üzere süre verildiğini, kurumlarının borçlu şirketten alacağı olup şirketin terkin edildiğini, bu nedene .... LTD. ŞTİ açısından açılan dava dosyası yönünden geçerli olmak üzere yeniden Ticaret Sicil Memurluğunda tescil edilerek borçlu şirkete tüzel kişilik kazandırılması, borçlu şirketin ihyasına ilişkin Mahkeme kararının borçlu şirketin yeniden yapılacak sicil kaydının Ticaret Sicil Memurluğunca Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilanı için iş bu davanın açılması gereğinin doğduğunu, her ne kadar tasfiye ticaret sicilinde silinmiş ise de alacakları  gözetilmediğinden terkinin gerçek olarak tamamlanmadığını, bu sebeple terkinin iptali ve şirketin ihyası için dava açma zaruriyetinin hasıl olduğunu, usule ve yasaya aykırı olarak kanuni görevini yapmadan terkin işlemi gerçekleştiren İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olduğunu belirterek davalı tarafından kurum borçlusu .... LTD. ŞTİ  yönünden yapılan  terkin işleminin iptaline, şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın husumeti yalnızca yasal hasım olan davalı müdürlüğe yönettiğini, zira gerek dava dilekçesinde gerekse tensip zaptında tasfiye memurunun davalı sıfatını haiz olarak yer almadığını, nitekim davacı vekilinin de dava dilekçesinde yalnızca davalı müdürlükten yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinde bulunduğunu, bu itibarla tasfiye memuruna husumet yöneltilmediğini, husumet izafe edilmediğinin açık olduğunu, oysa usule ve yargıtay içtihatlarına göre husumetin aynı zamanda tasfiye memuru olan ...'e de yöneltilmesi gerektiğini, bu itibarla uyuşmazlığa uygulanacak hukuk kuralları ve davacının iddialarının değerlendirirken anılan hususların göz önünde bulundurulmasının önem arz ettiğini, Ticaret Sicili Müdürlüğünün, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m.547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, ek tasfiye kapsamındaki işlemlerin gerçekleştirilmesi maksadıyla atanacak tasfiye memurunun / memurlarının TTK m.536'da düzenlenen şartları haiz olması gerektiğini, buna göre Mahkememizce atanacak yetkili tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olması ve yerleşim yerinin Türkiye'de bulunmasının şart olduğunu,  davalının davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, tasfiye sürecinde eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle yasal hasım konumunda bulunan davalının yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını belirterek davalı müdürlük yönünden davanın reddine, Mahkememiz aksi kanaatte ise davalı müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesinin  12/02/2025 Tarih  ve 2024/361 Esas- 2025/139 Karar sayılı kararında;\"Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, tasfiye memuru ...'in nüfus kayıt örneği, Bakırköy 4. İş Mahkemesinin 2023/261 Esas sayılı dosya UYAP sureti dosyamız içerisine alınmıştır.Dava dilekçesi ve ekleri tasfiye memuru ...'e tebliğ edilmiştir. İhyası istenen  .... LTD. ŞTİ  ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; şirket ana sözleşmesinin 4/1/1995 tarihinde tescil edildiği, şirketin son yetkilisinin ... olduğu, şirketin son tescilini 29/12/2015 tarihinde yaptırdığı, şirketin tasfiyesinin sona erdiği  29/12/2015 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği görülmüştür.Dava, TTK 547 maddesine göre ek tasfiye mahiyetinde şirket ihyası davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, sicilden terkin edilen şirketin davacının taraf olduğu alacak davasına mahsus taraf teşkili amacıyla ihyası noktasında toplandığı, 6102 sayılı TTknun 547 maddesinde; \"(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir. \" denilmekte olup, davacının ihyası talep edilen şirketler ile karşılıklı davası olduğu yaklaşık olarak ispat edildiğinden, anılan yasa hükmü gereğince  davacının ihya talebinin anılan dava ile sınırlı olmak üzere davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.İhyası istenen şirket kayıtlarının geçmişe dönük incelenmesinden, dava dışı ...'in şirketin son yetkililerinden olduğu, davacının tasfiye memuru tayin edilmesi maslahata uygun görülerek tasfiye memuru olarak atanması gerekmiştir.Ek tasfiye gerekip gerekmediği iş davası sürecinden sonra anlaşılabileceğinden, bu aşamada tasfiye memurunun eksik tasfiye yapıp yapmadığı belli olmadığından yargılama masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiştir...\"gerekçesi ile,''1-Davanın KABULÜNE,İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde ... sicil numarası ile kayıtlı TASFİYE HALİNDE ... ŞİRKETİ'nin Bakırköy 4. İş Mahkemesinin 2023/261 E sayılı dosyasındaki iş ve işlemlere münhasır ihyasına, Şirketin son yetkilisi ... 'in tasfiye memuru olarak atanmasına,Karar kesinleştiğinde ticaret sicil müdürlüğüne bildirilmesine 2-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının davacıdan  tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun yasa gereği hasım olması nedeniyle ücreti vekalet ve yargılama giderleriyle sorumlu tutulmamasına, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı tasfiye memuru ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.02.2025 tarih ve 2024/361 E. 2025/139 K. Sayılı kararının, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesi, yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılması  ve harçtan muaf olan müvekkili kurum aleyhine harç alınmasına dair kararın usul ve yasaya aykırı olması dolayısıyla istinaf incelemesi yapılmasını talep etmiştir.Huzurdaki davada her iki davalıya karşı davanın kabulüne karar verilmiş olunmasına rağmen, Davalı ... Sicil Müdürlüğü ve davalı ... aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmediğini, Bu hususun hatalı olduğunu, HMK 326 Md. '' Kanunda yazılı haller dışında , yargılama giderlerinin , aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.'' şeklinde de ifade edildiği gibi davalı ... Sicil Müdürlüğü ve davalı... aleyhine kabul edildiği için yargılama giderleri ve vekalet ücretinin bu davalının sorumlu tutularak kendileri tarafına verilmesi yönünde karar tesis edilmesi gerektiğini, bu sebeple verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, söz konusu kararın kaldırılarak yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü ve ...den alınarak davacı kuruma ödenmesine, kurumun harçtan muaf olması nedeniyle harç alınmasına yer olmadığına şeklinde hüküm tesis edilmesi gerektiğini,Bu konuda müvekkili kurumun taraf olduğu İstanbul  43. Hukuk Dairesi  Dosya No:2020/421 Karar No: 2020/420 sayılı dosyada ''davada İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. madde çerçevesinde yapılan terkin işleminin hatalı olup, davalı tarafından davaya karşı konularak müdürlük işleminin yerinde olduğundan bahisle davanın reddinin istendiği de nazara alındığında; somut olayda HMK'nın 312/2. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmayıp,HMK'nın 326. maddesi uyarınca davalı sicil müdürlüğü  yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olacaktır. '' şeklinde 10.12.2020 tarihli emsal  kararı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2018/1909 E., 2018/3442 K. 10.05.2018 tarihli emsal kararı  bulunduğunu beyanla, yerel mahkeme kararının kaldırılarak istinaf talebinin kabulüne, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı kuruma ödenmesine, kurumun harçtan muaf olması nedeniyle harç alınmasına yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı Tasfiye Memuru ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi dosyası kapsamında yerel  mahkemenin davanın kabulüne karar verdiğini, yerel mahkeme tarafından verilen işbu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan verilen bu karara karşı süresi içerisinde istinaf dilekçesini sunduğunu ve dosyanın istinaf incelemesinden geçirilmesini ve usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararının bozularak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava,  ticaret sicilden tasfiye suretiyle terkin edilmiş şirketin ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması için TTK 547. maddesine göre  ihyası talebine ilişkindir.Mahkemece, davanın kabulüne,  karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve  davalı tasfiye memuru Vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı vekili dava dilekçesi ile, Bakırköy 4. İş Mahkemesinin 2023/261 E. sayılı dava dosyasının 16/04/2024 tarihli duruşmasında davalı ... Ltd. Şti.'nin  ihyası için dava açmak üzere taraflarına süre verildiğini beyan etmiştir.TTK'nın 547. maddesinde, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir.Dosya içinde bulunan ticaret sicil kayıtları incelendiğinde, ihyası talep edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil nosunda kayıtlı tasfiye halinde ... Ltd. Şti.'nin  tasfiye sonunda 29/12/2015 tarihinde ticaret sicilden kaydı terkin edildiği, son tasfiye memurunun ... olduğu anlaşılmıştır.Somut olayda, davacı kurum sigortalısı olup ihyası istenilen şirket çalışanı ...'in 01.03.2011 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu yaralanmış olup, bu tarih itibariyle ihyası istenilen şirket henüz tasfiye sonucu terkin edilmemiştir. Davacı ... Tarafından ihyası istenilen şirket aleyhinde 10/01/2018 tarihinde  Bakırköy 4. İş Mahkemesinin 2023/261 Esas (eski esas 2018/10 ) sayılı dosyası ile rücuen alacak davası açıldığı, bu dosyada  taraf teşkilinin sağlanabilmesi için ilgili şirketin yeniden tescilinin zorunlu olduğu, buna göre davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır. Bu durumda tasfiye işlemleri eksik bırakıldığından ek tasfiye işlemlerinin yapılması zorunlu olmakta ve kaydı silinen şirketin ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması bakımından ihyası gerekmektedir.Mahkemece dilekçe teatisi tamamlanarak, tüm deliller toplandıktan sonra duruşma açılarak ek tasfiye işlemlerinin yapılması için şirketin ihyasına karar verilmiştir.Dosya kapsamı ve  toplanan tüm delillere göre TTK 547 maddesindeki ek tasfiye koşullarının gerçekleştiği gözetilerek, ihya kararı verilmesi ve   şirketin son tasfiye memuru olan ...'in tasfiye memuru olarak atanması TTK. 547/2 madde uyarınca yerinde olduğundan davalı tasfiye memuru vekilinin yerel mahkemece gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Davacı vekilinin istinaf sebepleri incelendiğinde;Davalı ... sicil memurluğunun yasal hasım olduğu, tasfiye işlemlerinde her hangi bir yetki ve sorumluluğunun bulunmadığı, davanın açılmasına ticaret sicil müdürlüğünün sebep olmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin, davalı ... Sicil Müdürlüğü aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmediğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin  2013/5218 Esas- 2013/20796 Karar sayılı kararı da benzer mahiyettedir.)Somut olayda, davacı kurum sigortalısı olup ihyası istenilen şirket çalışanı ...'in 01.03.2011 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu yaralanmış olup, bu tarih itibariyle ihyası istenilen şirket henüz tasfiye sonucu terkin edilmemiştir.Tasfiye memurunca tasfiye işlemlerinin tüm hak ve borçlar dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Bu bağlamda önceki olay nedeniyle sonradan bağlanan gelire ilişkin rücuen alacak davasının, terkinden sonra açılması tasfiye memurunun işlemleri açısından sonucu değiştirmemektedir.TTK.547/2 maddesi uyarınca ek tasfiye işlemleri için şirketin ihyası koşullarının oluşması, tasfiye memuru, şirketin tasfiye işlemlerini tamamlamadan eksik bırakarak tasfiye işlemlerini sonlandırıp şirketin ticaret sicilden terkinine neden olduğu ve bu davanın açılmasına sebep olduğu, bu durumda   ihyası istenilen şirketin tasfiye masasından alınmak üzere davalı tasfiye memuru aleyhine yargılama giderlerine ve  davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yukarıdaki şekilde yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yerinde olmayıp davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmüştür. (Yargıtay 11 HD.nin 15.05.2024 tarih ve  2024/2315 Esas -2024/3953 Karar sayılı kararı benzer mahiyettedir.)Açıklanan nedenlerle, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine, Davacı Vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, Dairemizce, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden yeniden karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.                <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;A-Davalı Tasfiye Memurunun istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,B-Davacı ....'nın istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile,İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  12/02/2025 Tarih  ve 2024/361 Esas- 2025/139 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,Dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle; 1-Davanın KABULÜNE,İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde ... sicil numarası ile kayıtlı TASFİYE HALİNDE ... ŞİRKETİ'nin Bakırköy 4. İş Mahkemesinin 2023/261 E sayılı dosyasındaki iş ve müteakip işlemlere münhasır ihyasına, Şirketin son yetkilisi ... 'in tasfiye memuru olarak atanmasına,Karar kesinleştiğinde ticaret sicil müdürlüğüne bildirilmesine,<br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:2- Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL  karar ve ilam harcının davalı tasfiye memuru ...'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Yasal hasım olması nedeniyle davalı ... Sicili Müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 4- Davalı ... Sicil Müdürlüğü tarafından yargılama gideri sarf edilmediği anlaşıldığından; bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı  tasfiye memuru ...'den tahsili ile davacıya verilmesine,6-Davacı tarafça sarf edilen davetiye ve müzekkere gideri olarak toplam: 500,00-TL yargılama giderinin davalı tasfiye memuru ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Bakiye gider avansı var ise karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,  <br>İSTİNAF YÖNÜNDEN:8-Davacı kurum harçtan muaf olduğundan istinaf harçları alınmasına yer olmadığına,9-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tasfiye memuru tarafından tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 10-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı istinaf eden davalı tasfiye memuru tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç tahsiline yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 11-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden davalı tasfiye memuru üzerinde bırakılmasına, 12-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1.maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere 15/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"37468342d3ba9e53","SID":"9aca51095f3f8097"}}