{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  25. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/28 - 2025/1049<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 25. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/28 Esas <br>KARAR NO\t: 2025/1049 <br>KARAR TARİHİ\t: 21/05/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/10/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/481 Esas, 2023/672 Karar<br> <br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali        <br><br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. <br>İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Iğdır-Doğubayazıt karayolu genişleme çalışması sırasında kazı yapan davalının davacıya ait 15 bar işletme basıncı bulunan 6\" çelik boruyu kopardığını, hasarın giderilmesi için düzenlenen faturaya davalının süresinde itiraz etmediğini, bu alacağın tahsili için Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2020/10979 Esas nolu dosyasında başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 1 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını ve dava konusu zararın davalı veya davalı firmanın çalışmalarından kaynaklı olarak meydana gelen bir zarar olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece yapılan yargılama sonunda özetle; davacının dava konusu boruya zarar verilmesi vakıasının davalı veya hukuken eylemlerinden sorumlu kişi veya kişiler tarafından gerçekleştirildiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tarafların ön inceleme duruşmasında verilen kesin süre içerisinde yerlerini bildirdiği ticari defterleri bilirkişi marifetiyle incelenmeksizin ve davalı şirketin ticaret sicil kayıtları ile SGK/çalışan kayıtları dahi celp edilmeksizin eksik inceleme ve fahiş hatalı değerlendirmeyle davanın reddine karar verildiğini, Karayolları Genel Müdürlüğü 12. Bölge Müdürlüğü/Erzurum bölge sınırları içerisinde bulunan Iğdır-Doğubayazıt Karayolu yol genişletme çalışması sırasında (Iğdır Erhancı Köyü-Iğdır üniversitesi arası) müvekkili şirketin bilgisi dışında kazı yapan yüklenici davalı firmanın, 23.08.2020 tarihinde müvekkili şirkete ait 15 Bar işletme basıncı bulunan 6\" çelik boruyu kopardığını, davalı şirketçe itiraz edilmeyen fatura münderecatının kabul edilmiş olduğunun ve ispat yükünün yer değiştirdiğinin göz ardı edildiğini, davalının Iğdır-Doğubayazıt Karayolu yol genişletme çalışmasını yüklendiğini, kazı çalışmasını bahse konu bölgede yapan davalı şirket olduğu için zarara kendisinin sebebiyet verdiğinin izahtan vareste olduğunu, doğal gaz hatlarına verilen hasar tespit tutanağının zarar veren davalı şirket adına ... tarafından imzalandığını, ancak yerel mahkemece davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarının, yetkili ve ortaklarının kimler olduğunun araştırılmadığını, çalışanlarını gösterir SGK kayıtlarının dahi getirtilmediğini, tutanağa ispat açısından itibar edilmemesinin ve sahada izinsiz kazı yapmasına karşın zarara sebebiyet verilmediği yönündeki afaki beyana itibar edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davanın kabulünün gerektiğini ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, haksız fiilden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.   <br>İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. <br>Davacı vekili, Iğdır-Doğubayazıt karayolu genişletme çalışması sırasında, kazı yapan davalı şirketin müvekkili şirkete ait 15 bar işletme basıncı bulunan 6\" çelik boruyu kopardığını, hasar tespit tutanağı ve faturaya dayalı alacağın tahsili için davalı hakkında Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2020/10979 Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek bir yıllık hak düşürücü sürede eldeki davayı açmıştır.<br>Mahkemece davacı tarafından, şirkete ait boruya zarar verenin (haksız fiil failinin) davalı şirket olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.<br>Davalı şirketin dava dışı Karayolları Genel Müdürlüğü 12. Bölge Müdürlüğü’nün yüklenicisi olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı şirketin yükleniminde bulunan işe ilişkin sözleşme ve belgeler Karayolları Genel Müdürlüğü 12. Bölge Müdürlüğü’nden getirtilmeli, hasarın meydana geldiği tarihte davalı şirketin davaya konu bölgede karayolu genişletme çalışması yapıp yapmadığı hususları sorulmalıdır. <br>Davacı şirket tarafından delil olarak 23/08/2020 tarihli “doğalgaz hatlarına verilen hasar tespit tutanağına” dayanılmış olup, tutanakta hasar veren olarak davalı şirket gösterilmiş, tutanağın altı davalı şirketin sorumlusu sıfatı ile ... isimli kişi tarafından imzalanmış, şirketin unvanı, şirkete ait adres, telefon, faks, vergi dairesi ve vergi numarası bilgileri ile kurum adına yetkili sıfatıyla tutanağı imzalayan ...’ın TC kimlik numarası tutanağa yazılmıştır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 30/01/2014 tarihli, 2013/3201 Esas, 2014/1455 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; davacı şirket tarafından delil olarak hasar tespit tutanağına dayanıldığına göre; tutanakta imzası bulunan kişilerin vakıayı tespit etmek amacıyla dinlenilmeleri mümkündür. Mahkemece tutanağı davalı şirket yetkilisi sıfatıyla imzaladığı belirtilen kişinin; davalı şirket çalışanı, yetkilisi, müdürü, sorumlusu, ortağı vb. olup olmadığı SGK ve Ticaret Sicil Kayıtları getirtilerek belirlenmeli, tutanak mümzilerinin kimlikleri tespit edilerek tutanağın içeriği ve tutanak altındaki imzaların taraflarına ait olup olmadığı hususlarında beyanları alınmalı, imzanın inkârı durumunda gerekli inceleme yapılmalı, gerek görülmesi halinde tarafların ticari defterleri incelenmeli ve toplanan delillere göre iddia edilen haksız eylemin davalı şirket yahut şirketin eylemlerinden sorumlu olduğu kişiler tarafından yerine getirilip getirilmediği tespit edilmelidir. Eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>Yapılacak araştırma ve inceleme neticesinde davalı şirketin sorumluluğuna gidilmesi halinde ise; haksız fiilden kaynaklanan uyuşmazlıklarda maddi tazminatın kapsamının “gerçek zarar” ile sınırlı olduğu hususu gözetilmelidir. Davacı şirket bir anonim şirkettir. Şirket faaliyetinin devamlılığının sağlanması için sürekli olarak istihdam ettiği işçileri ve araçları bulunmaktadır. Davacının kendi işçileri ve araçlarına ilişkin giderleri şirketin faaliyetinin devamlılığı için yapmak zorunda olduğu genel idare giderleri kapsamındadır. Yerleşik Yargıtay içtihatlarında benimsendiği üzere; davacı şirketin dava konusu hasarın giderilmesi için özel olarak işçi tutup, araç temin ederek harcama yapıp yapmadığı hususu netleştirilerek zararının kapsamının belirlenmesi gerekir. Yargılama sırasında alınan 15/06/2023 tarihli ek rapor belirtilen ilkelere göre denetlenmeli, tarafların rapora itirazları değerlendirilmeli, özellikle davacı şirketin malzeme bedeline ilişkin itirazı yönünden bilirkişiden görüş alınmalıdır.<br>7251 sayılı Kanunla değişik HMK'nın 353/1-a.6 maddesinde; mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması halinde bölge adliye mahkemesi tarafından esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapılmadan kesin olarak karar verileceği hususu düzenlenmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6. maddesi uyarınca kaldırılmasına, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde değerlendirme yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; <br>1)Davacının istinaf başvurusunun duruşma yapılmadan KABULÜ ile Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/10/2023 gün ve 2022/481 Esas, 2023/672 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesinin 1. fıkrası (a) bendinin 6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,        <br>2)Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,   <br>3)Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru sırasında yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde iadesine,<br>4)Temyizi kabil olmayan bu kararın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına,  <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kesin olmak üzere 21/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/05/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br>e-imza <br><br>Üye<br><br> e-imza <br><br>Üye<br><br> e-imza <br><br>Katip<br><br>e-imza  <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2f0d40e06c7776a4","SID":"d3709d5bfb7a3a57"}}