{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br> T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ....<br>2025/697<br>KARAR TARİHİ\t: 24/04/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ....<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t                         :... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/01/2025 <br>NUMARASI\t\t: ...<br><br>DAVACI\t: ....<br>vEKİLİ\t: ....<br>DAVALI\t:.<br>DAVANIN KONUSU\t: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 24/04/2025<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili davacı ile davalı taraf arasında bir eser sözleşmesi imzalandığını, ..... Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Yeni Hizmet Binası İşi kapsamında her türlü kalıp, kalıp iskelesi, betonarme demir, duvar ve ahşap çatı işçiliği ile ilgili olarak müvekkili taşeron ile sözleşmedeki fiyatlar üzerinden anlaşmaya vardıklarını, davalı taraf, başlangıç tarihinden itibaren kendi sorumluluğunda olan organizasyonların; hafriyat, izolasyon, dolgu, tesviye, vinç, kepçe, demirin sahaya getirilmesi, beton dökümü, ekipman yetersizlikleri, teknik personel yetersizliği gibi işlerini yerine getirmemiş olup işbu sebeple müvekkili alt taşeron olarak iş kaybına uğradığını, davalı tarafın, sahadaki yapının sorumlu olduğu işlerdeki yapmış olduğu aksaklıklardan ve aylık hakediş ödemelerinin de eksik ve zamanında yapılmamasından mütevellit müvekkilin sorumlu olduğu işlerin aksamasına, gerek iş kaybı gerekse personel kaybına yol açtığını, bunların yanı sıra müvekkilin çalışması esnasında davalı tarafça sözleşmede vaat edildiği şekilde yerine getirilmesi gereken hiçbir iş güvenlik önlemleri alınmayıp, saha güvenliği sağlanmadığını, tüm bu olanların akabinde müvekkilinin, davalı tarafı uyarmasına rağmen davalı tarafça sorumlu olunan işler yapılmadığını ve sahadaki düzensizlik devam ettiğini, davalı tarafça sahadaki çalışma devam etmesine rağmen tüm personelin SGK çıkışları yapılarak müvekkiline uyarı ve bilgilendirme yapılmadan işçilerin ilişkileri kesildiğini, müvekkilinin sorumluluğunda olmayan izolasyon, altyapı, tesisat, beton dökümü, gerekli demirin sahaya zamanında getirilmemesi, müvekkilin bitirmiş olduğu imalatlardaki drenaj, dolgu, izolasyon, altyapı, tesisat giderleri gibi işlerin yapılmadığından dolayı dolgu yapılamadığını ve gerekli koşullar sağlanmadığı için müvekkilinin sahada çalışma alanı kısıtlandığını, ayrıca, işveren davalı şirket sorumluluklarını yerine getirmediği gibi taraflar arasındaki uyuşmazlık sebebiyle işe devam edilemediğini, müvekkiline ait olan yüklü miktardaki malzeme, kalıp, kereste, iskele ve ekipmanların şantiye alanında kaldığını, 03.09.2024 tarihinde müvekkilinin ortağı ve vekili olan....işçilerle beraber kamyon ve vinç vasıtası ile şantiyede kalan malzemeleri teslim almaya gittiğini, Malzemelerin bir kısmının şantiye sahasından götürüldüğü, kalan malzemelere de beş ay boyunca üst üste yığılarak zarar verildiğini, Malzemeyi istif etmek için çalışmaya başladıktan sonra saat 10:00 gibi davalı taraf çalışanlarından olan ... müvekkilin vekilinin üzerine yürümüş, küfür, tehdit ve hakarette bulunduklarını, buna ilişkin müvekkilinin vekili ...emniyette şikayetçi olduğunu, 10.09.2024 tarihinde tekrar işçi ayarlayıp sabah 08:15’te şantiye alanına gidildiğinde ise ...... yine müvekkilin ortağının üzerine yürümüş, hakaret ve tehdit ettiklerini, Müvekkili ve vekilinin şantiye sahasına girişleri engellendiğini, buna ilişkin ..... Asliye Ceza Mahkemesinin .... sayılı dosyası kapsamında ceza yargılaması devam ettiğini, davalı ..., müvekkilin hak edişlerini sözleşmede belirlenen fiyatlar üzerinden eksiksiz olarak ödemekle yükümlü olduğunu, bununla birlikte eser sözleşmesi ile kararlaştırılan fiyatlar üzerinden ödenmesi gereken miktar eksik ödendiğini, bu durumun müvekkilinin finansal planlamasını bozduğunu ve işlerin yürütülmesini daha da zorlaştırdığını, müvekkilinin ....Sulh Hukuk Mahkemesinin .... D. İş sayılı dosyasında delil tespit yoluyla alınan bilirkişi raporunda belirlendiği üzere davalı taraftan alınması gereken 18.087.870,00 TL değerinde masraf yapıldığı görüldüğünü, Tüm bu ihmal ve kötü niyetli tutumlar, müvekkilin taşeron olarak üstlendiği işlerin sekteye uğramasına, iş kaybına ve ciddi maddi zarara yol açtığını, Müvekkilinin projenin tamamlanması için kendi kaynaklarını harcayarak işleri sürdürmeye çalıştığını, ancak davalının sürekli ihmalleri ve eksik ödemeleri nedeniyle maddi kayba uğradığını, işin devamının imkansız hale geldiğini, Bu nedenlerle ..... İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı dosyası kapsamında bakiye 9.000.000,00 TL üzerinden icra takibi başlatılmış olup davalı tarafça 20.11.2024 tarihinde takibe haksız şekilde itiraz edildiğini, işbu davanın ikame edilmesinden evvel TTK m.5A/1 maddesi uyarınca dava şartı olması sebebiyle .... Arabuluculuk Bürosunun .... büro dosya .... arabuluculuk numaralı dosyası kapsamında dermeyan edilen toplantılar neticesinde anlaşma sağlanamadığını ve 24.12.2024 Tarihli Anlaşamama Son Tutanağı dermeyan edildiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle davalı taraf ... sözleşme gereği olan sorumlulukların yerine getirilmemiş olması ve sözleşmede belirlenen fiyatlar üzerinden anlaşılmasına rağmen eksik ödeme yapılması nedeniyle sözleşme gereğince sorumlulukların yerine getirilmediği, sözleşmeye aykırı davranıldığı ve ödenmesi gereken bedellerin ödenmediği delil tespit dosyası ile sübut bulmuş olup, işbu dosya kapsamında yapılacak keşif sonrasında düzenlenecek bilirkişi raporları ve tanık beyanları ile ispatlanacağını, HMK madde 389-390, m. 392-398 ihtiyati tedbirleri düzenlediğini, İhtiyati haciz de bir tedbir olmakla beraber HMK’da değil İİK’da yer almıştır (m.257-268). İhtiyati haciz, borçlunun malvarlığına dahil değerlerin muhafaza edilip, ileride alacaklının para alacağını tahsil etmesini teminat (garanti=güvence) altına almak için kanunun öngördüğü bir tedbirdir. İhtiyati haciz, diğer ihtiyati tedbirlerden farklı olarak sadece para alacakları bakımından öngörülmüş bir tedbir olduğunu, davalı tarafın içinde bulunduğu ekonomik ve somut durum gözetildiği takdirde vaki alacak miktarı uyarınca ihtiyati haciz uygulanmaması halinde müvekkilinin alacağını alamama tehlikesi mevcut olduğunu, Vaki dosyanın mahiyeti hakkında işbu dava öncesi yapılan delil tespiti ve bu delil tespitine davalı tarafça herhangi bir itirazda bulunulmaması göz önünde bulundurulduğunda; haklı davalarının kuvvetli bir delile dayandığı, ihtiyati haciz isteminde haksız çıkma ihtimalinin zayıf olduğu göz önüne alınarak sayın mahkemeden ileride doğacak olan alacak miktarı uyarınca malik olunan taşınır ve taşınmazlar üzerine takdiren teminatsız şekilde ihtiyati haciz konulmasını talep etme zorunluluğu hâsıl olduğunu, davalı şirketin taşınır ve taşınmaz malları üzerine borca yeter miktarda olan kısmına takdiren teminatsız veya mahkemece takdir edilecek teminat mukabili ihtiyati haciz kararı verilmesine, ..... icra müdürlüğünün .... E. sayılı dosyası kapsamında davalı şirketçe yapılan haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, davalı şirket aleyhine dava konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine,  yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br> İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; \"hem işbu itirazın iptali davasını hem de işbu davaya sıkı sıkıya bağlı .... İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı  takip dosyasını, davacı ... tek başına taraf olarak açmış olup davacının bu hali ile aktif husumeti bulunmamaktadır. İşbu davada ve takip dosyasında  ortaklığı oluşturan tüm kişilerin davada taraf olarak gösterilmesi zorunlu iken gösterilememesi sonucu usulünce açılmış bir takip bulunmadığından ve itirazın iptali davası usulünce açılan bir takip sonrası görülebileceğinden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine\" dair  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde;  müvekkili davacı ile davalı taraf arasında bir eser sözleşmesi imzaladığını,....Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Yeni Hizmet Binası İşi kapsamında her türlü kalıp, kalıp iskelesi, betonarme demir, duvar ve ahşap çatı işçiliği ile ilgili olarak müvekkili taşeron ile sözleşmedeki fiyatlar üzerinden anlaşmaya vardıklarını, davalı ..., müvekkilinin hak edişlerini sözleşmede belirlenen fiyatlar üzerinden eksiksiz olarak ödemekle yükümlü olduğunu, eser sözleşmesi ile kararlaştırılan fiyatlar üzerinden ödenmesi gereken miktar eksik ödendiğini, bu durumun, müvekkilinin finansal planlamasını bozduğunu ve işlerin yürütülmesini daha da zorlaştırdığını, müvekkilinin, .... Sulh Hukuk Mahkemesinin .... D. İş sayılı dosyasında delil tespit yoluyla alınan bilirkişi raporunda belirlendiği üzere davalı taraftan alınması gereken 18.087.870,00 TL değerinde masraf yapıldığını, bu ihmal ve kötü niyetli tutumların, müvekkilinin taşeron olarak üstlendiği işlerin sekteye uğramasına, iş kaybına ve ciddi maddi zarara yol açtığını, müvekkilinin, projenin tamamlanması için kendi kaynaklarını harcayarak işleri sürdürmeye çalıştığını, ancak davalının sürekli ihmalleri ve eksik ödemeleri nedeniyle maddi kayba uğradığını ve işin devamının imkansız hale geldiğini, bu nedenlerle ..... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası kapsamında bakiye 9.000.000,00 TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça 20.11.2024 tarihinde takibe haksız şekilde itiraz edildiğini, ..... İcra Müdürlüğünün .. E. sayılı dosyası kapsamında ise takip dayanağı olarak .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ...D.İş sayılı delil tespit dosyası kapsamında düzenlenen 05.08.2024 tarihli bilirkişi raporu gösterildiğini, dava dilekçesinde \"Hukuki Deliller\" başlığı altında taraflarca akdedilen eser sözleşmesine, delil tespit dosyalarına, icra takip dosyasına dayanıldığını, bu itirazın iptali dosyası kapsamında düzenlenen dava dilekçesinde taraflar arasında bir eser sözleşmesi imzalandığı belirtilmiş ancak sözleşmenin tarihine yönelik bir belirleme yapılmadığını, dava dilekçesi ekinde ikinci sözleşme (01.11.2023 tarihli) sunulmadığını , yalnızca birinci sözleşme (10.06.2023 tarihli) sunulduğunu, davalı tarafça sunulacak olan cevap dilekçesine ve delillere göre işbu sözleşme de süresi içerisinde sunulacağını, yerel mahkemece sözleşmenin davalı şirket ile Taner İzgi ve Süleyman Kazancı İş Ortaklığı arasında imzalandığını ve sözleşme içeriğinde ... ve ...taşeron olarak adlandırıldığını, adi ortaklıkta ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından salt adi ortaklık olarak husumet ehliyeti bulunmadığı gibi ortaklardan sadece birinin dava açma hak ve yetkisinin bulunmadığını, işbu davada ve takip dosyasında ortaklığı oluşturan tüm kişilerin davada taraf olarak gösterilmesi zorunlu iken gösterilmemesi sonucu usulüne uygun açılmış bir takip bulunmadığı gerekçeleriyle dava şartı yokluğundan usulden reddine dair hüküm kurulduğunu,  yerel mahkemece davalı tarafa dava dilekçesi ve sair evraklar tebliğ edilmeden, 22.01.2025 tarihli tensip tutanağı ile davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine dair karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, vaki kararın kaldırılması gerektiğini, yerel mahkemece öncelikle dava dilekçesinin tebliği ile dilekçelerin teatisi ve delillerin sunulması aşaması usulüne uygun şekilde yerine getirilmeden hüküm kurulduğunu, yerel mahkemece \"6102 sayılı TTK'nın 438 ve 439 maddesi gereği davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine\" denilerek hüküm kurulduğunu, ancak TTK'nın 438 ve 439. maddelerinin somut olay ve davanın reddi gerekçeleri ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, bu nedenlerle vaki kararın kaldırılması gerektiğini, mahkemenin dava şartı noksanlığını tespiti hâlinde; dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise usul ekonomisi ilkesine uygunluk sağlanabilmesi için, hâkimin usulden ret kararı vermeden önce eksikliğin tamamlanması yönünde taraflarına süre vererek konuya ilişkin ve  eksikliği tamamlamaya yönelik açıklamaları  sunma hakkı tanıması gerekmekteyken usul ekonomisine ve hukuki dinlenilme hakkına halel getirecek şekilde hüküm kurmasının haksız ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve ...E. ....K. sayılı kararının kaldırılmasını,  usuli işlemlerin tamamlanması ve akabinde esasa yönelik inceleme yapılması amacıyla dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini istemiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava; ..... İcra Müdürlüğü’nün .... esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş olup, hükme karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>Davacı taraf davalı ile aralarında ....  İli Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Yeni Hizmet Binası İşinin her türlü kalıp, kalıp iskelesi, betonarme demir, duvar ve ahşap çatı işçiliği ile ilgili sözleşmedeki fiyatlar üzerinden anlaşmaya vardıklarını ve eser sözleşmesi imzaladıklarını, müvekkilinin taşeron olduğunu, davalının sözleşmedeki edimlerini yerine getirmediğini, sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle işin devamının imkansız hale geldiğini ve davacının maddi kayba uğradığını, .... Sulh Hukuk Mahkemesinin .... D.iş sayılı dosyasında bilirkişi raporunda belirlendiği üzere davalıdan 18.087.870,00 TL alacaklı olduğunu beyanla ..... İcra Müdürlüğü’nün .... esas sayılı dosyasında 9.000.000,00 TL üzerinden başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir.<br>İlk derece mahkemesince davaya konu uyuşmazlık kaynağı olarak gösterilen 10/06/2023 tarihli sözleşmenin davalı şirket ile  ......iş ortaklığı arasında imzalandığı ve sözleşme içeriğinde.... taşeron olarak adlandırıldığı ve yine taşeron adı altında  bu iş ortaklığının sözleşmeyi imzaladığı, bu itibarla... arasındaki ilişkinin adi ortaklık niteliğinde bulunduğu ve sözleşmeye konu işin  adi ortaklık olarak alındığının kabulü gerektiği, adi ortaklıkta ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından salt adi ortaklık olarak husumet ehliyeti bulunmadığı gibi ortaklardan sadece birinin dava açma hak ve yetkisi ya da birine karşı dava açılması da mümkün bulunmadığından dava konusu olayda, hem işbu itirazın iptali davasını hem de işbu davaya sıkı sıkıya bağlı ..... İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı  takip dosyasını davacı .... tek başına açtığından aktif husumeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>Takip alacaklısı tarafından, ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın icra takibine bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.<br>Bu açıklamalar ışığında eldeki davaya bakıldığında davacı tarafça, taraflar arasında imzalanan 10/06/2023 tarihli sözleşmede...'nın taşeron olarak adlandırıldığı ve yine taşeron adı altında  bu iş ortaklığı sözleşmeyi imzalamış ise de davalı taraf ile 01/11/2023 tarihinde ikinci bir sözleşme imzalandığı, bu sözleşmede sadece davacı ...’nın taraf olduğu,  icra takibine vaki itirazın iptali için açılan iş bu davada takip dayanağı olarak dayanılan ..... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyasında da her iki sözleşme kapsamında davacı ... ile .... tarafından yapılan işlerin ayrı ayrı tespit edildiği, buna göre ilk derece mahkemesince HMK 31. Madde hükmüne göre istem açıklatılarak sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekirken davacının talebinin hangi sözleşmeye dayandığı açıklatılmaksızın davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine dair verilen karar isabetli görülmediğinden kararın kaldırılması gerekmiştir.<br>Ayrıca belirtmek gerekir ki; 6100 sayılı HMK'da ilk derece yargılamasında yazılı yargılama usulü beş aşamadan oluşacak şekilde düzenleme yapılmıştır. Bunlar; 1-Davanın açılması ve dilekçeler aşaması (madde 118,126-136), 2-Ön inceleme (madde 137-142), 3-Tahkikat (madde 143-293), 4-Sözlü yargılama (madde 184-186) ve 5-Hükümdür (madde 294). Dava şartları ve ilk itirazlar ön incelemede sonuca bağlanır. Ön inceleme ise dilekçelerin karşılıklı olarak verilmesinden sonra yapılır (HMK. m.137/1, 139/1 ilk cümle). Buna göre, usule ilişkin  kararın verilebilmesi için; dava dilekçesinin davalıya tebliği, cevap süresinin (HMK. m. 127/1) beklenmesi, süresi içinde cevap verilmesi halinde davacıya tebliği, onun cevaba cevap verme süresinin (HMK. m.136/1) beklenmesi, davacı dilekçe verdiğinde bunun davalı tarafa tebliği ve davalının ikinci cevap süresinin beklenmesi zorunludur. Mahkemenin, dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebileceğini öngören aynı Kanun'un 138. maddesi hükmü, dilekçelerin karşılıklı verilmesi zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Bu hüküm, hakime belirtilen hususlar hakkında gerekmiyorsa ön inceleme duruşması yapmaksızın karar verebilme yetkisi tanır. Ön inceleme duruşması yapmaksızın dosya üzerinden karar verilebilmesi için de davanın ön inceleme aşamasına getirilmiş olması gereklidir. Yasa'nın 137/1'inci fıkrasında, ön incelemenin dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra yapılacağının açıkça öngörülmüş olması karşısında, dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her  aşamasında hakim tarafından kendiliğinden gözetileceğine ilişkin 115/1'inci madde hükmü de bu hususlarda, davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmeden karar verilebileceğine izin verir tarzda bir yoruma elverişli değildir.<br>Diğer yandan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 1086 sayılı Kanun'dan farklı olarak iddia ve savunmanın genişletilmesi yahut değiştirilmesi yasağını dava ve cevap dilekçesinin verilmesiyle başlatmamış; bu yasağı, dilekçelerin karşılıklı verilmesinin tamamlanmasına, bazı hallerde ön inceleme duruşmasına kadar ileriye ötelemiştir. Tarafların bu haklarını kullanabilmeleri, dilekçelerin karşılıklı olarak verilmesini veya bunun için kanunda belirlenen sürelerin geçmesini gerekli kılar. 6100 sayılı HMK'nın 138’inci maddesi uyarınca dava şartları hakkında dosya üzerinden karar verilebilir ise de; bunun için dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilerek savunma hakkı tanınması gerekir.<br>Bu genel anlatımlar ışığında somut olaya gelince; mahkemece davalıya dava dilekçesi tebliğinin yapılmayıp, dilekçeler aşaması tamamlanmadan  usulden red kararı verilmesi Anayasa'nın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukuki dinlenme hakkına aykırıdır.<br>Bu nedenlerle mahkemece 6100 sayılı HMK ile öngörülen yargılama aşamalarına  uyulmadan, dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeyip dilekçeler aşaması tamamlanmadan   usulden red kararı verilmek suretiyle tarafların hukuki dinlenilme hakkına aykırı davranılması da  usul ve yasaya aykırı olup kararın kaldırılmasını gerektirmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; ....Asliye Ticaret  Mahkemesi'nin 22/01/2025 tarih,.....Esas .... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,  <br>3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,  <br>5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle KESİN olarak karar verildi. 24/04/2025\t\t\t\t<br>..<br>Başkan<br>....<br>Üye<br>....<br>Üye<br>....<br>Katip<br><br> <br><br><br><br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7acb54a1d0006e95","SID":"fae6a5f64a829e75"}}