{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. DİYARBAKIR BAM   11. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/248 - 2025/618<br>T.C.<br>DİYARBAKIR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/248 <br>KARAR NO\t: 2025/618<br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:  DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>DAVANIN KONUSU\t:  Doğrudan İflas <br><br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ                  :  08/05/2025<br><br>Taraflar arasında görülen davada Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın istinaf incelemesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:  <br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili; davalı Şirketin taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine göre müvekkili Belediye Başkanlığında işçi çalıştırdığını, iş akitleri feshedilen işçiler tarafından işçilik alacaklarının tahsili istemi ile açılan davalar sonucu müvekkilinin asıl işveren sıfatı ile sorumlu tutulduğunu ve iş mahkemelerince verilen ilamların icraya konulması neticesinde müvekkilince icra dosyalarına ödemeler yapıldığını, müvekkilince yapılan söz konusu ödemelerden taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi gereği davalı Şirketin sorumlu olması nedeniyle ödemelerin rücuen tahsili amacıyla davalı hakkında açılan davaların yargılamaları neticesinde davaların kabulüne karar verildiğini, muhtelif mahkemelerce verilen kararların ilamlı icra konulduğunu ve davalı tarafından ilama dayalı borçların ödenmediğini ileri sürerek İİK'nın 177. maddesi uyarınca davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı davaya cevap vermemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; Diyarbakır Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...sicil numarasına kayıtlı davalı şirketin İİK. 43. maddesi gereğince iflasa tabi olduğu, davalı şirketin muamele merkezi itibariyle İİK. 154. maddesi kapsamında mahkemenin yetkili olduğu, icra emri tebliğine rağmen davalı şirket tarafından icra emrine konu borç  ödenmediğinden İİK.nun 177/4 maddesi kapsamında alacaklının doğrudan doğruya iflasının talep edilebilmesine ilişkin şartın oluştuğu, iflas talebinin İİK 166/2. maddesinde öngörülen biçimde usulüne uygun olarak ilan edildiği, yine davacı tarafından İİK.nun 160. maddesi gereğince ilk alacaklar toplantısına kadar olan masraflar ile kanun yolları için gerekli tüm masrafın 09/09/2021 tarihinde mahkeme veznesine depo ettirildiği, İİK.nun 177/son maddesi gereğince davalı şirketin temsilcisi ...'ın dinlenmek üzere celp edildiği, ancak davetiyenin usulüne uygun tebliğine rağmen duruşmaya katılmadığı gerekçesiyle davanın  kabulüne, Diyarbakır Ticaret Sicil Memurluğunun .... sicil numarasına kayıtlı ... Ticaret Limited Şirketi'nin İİK. 177. maddesi gereğince iflasına, iflasın 17/02/2022 günü saat 16:55'de açılmasına karar verilmiştir. <br>Karara karşı, davalı vekili tarafından  istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili; mahkemece bilirkişi raporu alınmadan ön inceleme duruşmasında karar verildiğini, bilirkişi incelemesi yaptırılması halinde müvekkili şirketin bağlı bulunduğu vergi daireleri ile devam eden işleri ve diğer ticari ilişkileri nedeniyle piyasadan alacakları olduğunun anlaşılacağını, şirketin aktif ve pasif malvarlığı ile fiili durumunun tespit edilmediğini, şirketin borca batıklıklığının tespitinde eksik inceleme ile karar verilmesinin hatalı olduğunu, şirketin borca batık olup olmadığının net verileriyle ortaya konulması gerektiğini, borçlunun doğrudan iflasının istenebilmesi için ilama bağlı alacağın icra emri ile talep edilmesinin zorunlu olduğunu, söz konusu kararların kesinleşmeden icraya konu edilmesi ve mahkemece gerekçede yer verilen icra dosyalarının akıbeti hakkında tahkikat yapılmadan salt icra dosyalarının varlığı gözetilerek hüküm kurulmasının haksız olduğunu, İİK'nın 177/4 maddesinde borçlunun dinlenme için kısa bir müddette mahkemeye çağrılması gerektiğinin öngörüldüğünü, söz konusu davadan müvekkili şirketin Diyarbakır İflas Müdürlüğü'nün... İflas dosyası ile 24/02/2022 tarihinde şirket merkezine yetkilerin gelmesi ile bilgi sahibi olduğunu, dava süresince müvekkili şirkete tebligat yapılmadığını ve savunma haklarının kısıtlandığını beyan ederek kararın kaldırılması talebiyle istinaf isteminde bulunmuştur.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE  GEREKÇE:<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>Dava,  İcra ve İflas Kanunu'nun 177/4 maddesi uyarınca doğrudan doğruya iflasa karar verilmesi istemine ilişkindir.<br>Dosya kapsamından; davacı Belediye Başkanlığı tarafından dava dışı işçilere asıl işveren sıfatıyla yapılan ödemelerin taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri gereği davalı Şirketten rücuen tahsili istemi ile açılan davaların yargılamaları neticesinde verilen kararların ilamlı icra takiplerine konu edildiği ve davalı Şirket tarafından söz konusu ilamlı icra takip dosyalarına ödeme yapılmadığı ileri sürülerek İİK'nın 177/4 maddesi uyarınca davalı şirketin iflasına karar verilmesi istemi ile eldeki davanın açıldığı, İlk derece Mahkemesince davacının bildirmiş olduğu ilamlar ile söz konusu ilamlara dayalı olarak başlatılan ilamlı icra takip dosyaların  UYAP sistemi üzerinden dosyaya kazandırıldığı, dava dilekçesinin davalı Şirkete 24/09/2021 tarihinde tebliğ edildiği, yine davalı şirket yetkilisi ....'ın duruşmada dinlenmesi amacıyla çıkarılan davetiyenin 08/12/2024 tarihinde tebliğ edilmesine karşın  şirket yetkilisinin duruşmaya katılmadığı anlaşılmaktadır.  <br>İİK'nın 177. maddesinin 4. fıkrasında ilama dayalı alacağın icra emriyle istenmesine rağmen ödenmemesi halinde alacaklının evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebileceği düzenlenmiştir. İİK'nın 177/4 maddesi gereğince doğrudan doğruya iflas davası açmak için kural olarak ilamın kesinleşmesine gerek yoktur. Ancak, takibin dayanağı ilam için istinaf mahkemesinden ya da Yargıtay'dan \"icranın geri bırakılması\" kararı alınması halinde ticaret mahkemesi, ilamın kesinleşmesini \"bekletici mesele\" yapmalıdır (Mahmut Coşkun, Konkordato ve İflas, 2. Baskı, sh 726). <br>Somut olayda, davacı Belediye Başkanlığı tarafından dava dışı işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen işçilik alacaklarının taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri uyarınca rücuen tahsili talebi ile muhtelif mahkemelerde açılan davalar sonucu verilen ilamların ilamlı icra takibine konu edildiği, doğrudan doğruya iflas davası açmak için kural olarak kararın kesinleşmiş olmasının gerek olmadığı ve ilamlar için alınmış icranın geri bırakılması kararı bulunduğunun da ileri sürülmediği, davalı Şirket hakkında başlatılan ilamlı icra takiplerinde icra emirlerinin davalı şirkete tebliğ edildiği ve davalı şirket tarafından ilam konusu borçların ödenmediği, İİK'nın 177/4 maddesi uyarınca davalı şirketin yetkilisinin dinlenmesi amacıyla çıkarılan davetiyenin 08/12/2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine karşın duruşmada hazır bulunmadığı, İİK'nın 177/4 maddesi uyarınca iflas kararı verilebilmesi için borçlu şirketin borcu batıklık durumunun araştırılmasının gerekmediği ve eldeki davada davalı şirket hakkında iflas kararı verilmesi için gerekli koşulların oluştuğu anlaşılmakla davalı şirket vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. <br>Yukarıda belirtilen sebeplerle, Dairemizce yapılan değerlendirmede; İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, incelemenin istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, İİK'nın 177/4 maddesi uyarınca davalı şirketin iflasına karar verilmesininde isabetsizlik bulunmadığı, davalı Şirket vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br><br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-) Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-b-1 hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilâm harcından peşin alınan 80,70 TL harcın MAHSUBUNA, bakiye 534,70 TL harcın davalı Şirketten tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA,<br>3-) İstinaf yargılama giderlerinin davalı Şirket üzerinde BIRAKILMASINA,<br>4-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>4-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik m. 359/4 maddesi uyarınca kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,<br>dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda İİK'nin 164. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Dairemiz kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK OLMAK ÜZERE, oy birliğiyle  karar verildi. 08/05/2025\t<br><br><br><br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c936d1b854348923","SID":"76a985f2dd2d220c"}}