{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ..<br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 10/04/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...     (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ...<br>TARİHİ\t\t: .. <br>NUMARASI\t\t: ...<br><br>DAVACI\t: ...  -... -\t  ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ... -\t<br>DAVALI\t: ...  -...-\t  ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t:  10/04/2025<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı  tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde;  davalının müvekkilinin çalıştığı şirketlere maaş haczi uygulatmış olduğunu ve aynı zamanda ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından müvekkilinin müteveffa babasından kalan taşınmazlardaki miras hisselerinin paraya çevrilmesi için izaleyi şuyu davası açmak için yetki aldığını, .... mahallesi ....ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşa edilen yapı ve aynı yer ... mahallesi ... dış kapı numaralı bina ile ...sokak ... dış kapı numaralı bina ve arsanın müvekkili adına kayıtlı olan hissesinin satış işlemlerine başladığını, bu taşınmazlardaki hisselerin paraya çevrilmesi halinde bu bedelin davalıya ödeneceğini ve telafisi imkansız zararlar ortaya çıkabileceğini, takibin kötü niyetli olarak açıldığını ve müvekkilinin maaşından kesintiler yapılarak takip borcundan düşüldüğünü ve istirdat taleplerinin mevcut olduğunu, davalının üzerine kayıtlı bir çöp bile olmadığını, davalıdan tahsil ettiği / edeceği bedelleri geri alma imkanlarının bulunmadığını, tüm bu nedenlerle ... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı takip dosyasından yapılan tahsilatların dava sonuçlanıncaya kadar davalıya ödenmemesi yönünde teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı asil cevap dilekçesinde özetle: davacı borçlunun haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun iş bu davasının reddi ile davalı tarafın alacaklı olduğunun tespitine, yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br> İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;  ispat yükü üzerinde olan davalının senette değişiklik yapıldığına dair tüm iddialarını gerek ATK raporu gerekse tanık beyanı ile ispat ettiği hususunda mahkemece tam kanaat oluşmuş olup davalı tarafın senet bedelinin nakit olarak  davacıya verildiğine dair beyanlarına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının, .... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasına konu 325.000 Euro Bedelli 27/06/2022 ödeme tarihli, 25/05/2022 tanzim tarihli senetten dolayı davacının 25.000,00 TL dışında kalan alacak yönünden davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı tarafından ibraz edilen istinaf başvuru dilekçesinde; Taraflar tacir olmadığından menfi tespit davasında yetkili mahkemenin davalının yerleşim yeri mahkemesi veya takibe başlandıktan sonra menfi tespit davası açılmışsa takibin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesi olduğunu, icra takibinin 2022 yılında ...'de başladığını,... de Asliye Hukuk Mahkemesi var iken davanın 60 km. uzakta bulunan... Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığını, ulaşım zorluğu nedeni ile dosyayı ancak uyap üzerinden takip edebildiğini, kısa kararın açıklandığı son celseye katılan ve duruşma zaptını imzalayan katip ile gerekçeli kararı imzalayan katibin farklı olmasının bozma sebebi olduğunu, gerekçeli kararda ... ilçe Emniyet Müdürlüğünce hazırlanan sosyal ve ekonomik durum raporunun dikkate alınmadığını, bu raporun usulünce hazırlanmadığını, delillerinin incelenmediğini, davacı tarafça davaya konu senedin mal paylaşımından feragat etmesi için verildiğini iddia edilmekte, kendisinin ise mal paylaşımı ile bu senedin ilgisi olmadığını iddia ettiğini, varlıklı bir aileden geldiğini, yoksulluk görmediğini, 2016 yılında kızkardeşinin evlendiğini, kız tarafına düşen tüm masrafların kendisinin karşıladığını, hiç borç almadığını, masrafın olduğu 2016 yılının şubat ayında mal paylaşımından peşin para olarak vazgeçebileceğini, bu kadar masraf varken senet almanın akıl dışı olduğunu, gerekçeli karada hayatın olağan akışına aykırılıktan bahsedildiğini, hangi durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğu hususunun aydınlatılmadığını, davacı tarafın tek tanığı halen avukat olan ... olduğunu, avukatı  hakkında tarafınca başlatılan ve savcılıkça yürütülen soruşturmanın bulunduğu için beyanlarının hükme esas alınmaması gerektiğini, mal paylaşımından vazgeçmek için senet almadığını, ...'ın böyle bir senet aldı ise tarafından habersiz, onaysız, kendisi için aldığını, davacı tarafça saklanan, tarafının varlığından bile haberdar olmadığı ...'ın tarafından habersiz davcı taraftan mal paylaşımı davasından feragat etme karşılığında aldığı 25.000 TL bedelli senet olduğunu, bu senedin 09/02/2025 günü eline geçtiğini, yargılamayı uzatma ihtimali olmadığı gibi maddi gerçeği aydınlatacağını, davaya konu olan asıl senedin mal paylaşımı ile hiçbir ilgisi olmadığını ortaya çıkaracağını, bu nedenlerle sonradan ortaya çıkan delilinin kabul edilmesini, istinaf talebinin kabul edilerek .... Asliye Ticaret Mahkemesi .... Esas-.... Karar sayılı kararının maddi vakaya ,usul ve hukuka aykırı olması nedeni ile ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesi ile; Karşı yanın birtakım yeni deliller sunmaya çabalayarak mesnetsiz sebep ve iddialarla İstinaf Kanun Yoluna başvuru gerçekleştirdiğini, davalının tek amacının; işbu yargılama neticesinde müvekkilinin senet miktarından sorumlu olmadığına dair kararın hukukumuzda uygulanabilirliğini geciktirerek arkaplanda müvekkilinin mallarını sattırmaya, maaşından pay almaya ve müvekkilini haciz tehdidi altında tutmaya devam edebilmek olduğunu, ilk derece mahkemesi kararı henüz kesinleşmediğinden, müvekkilinin apaçık şekilde davasında haklı olsa da, hukuki görünüşte halen borçlu olduğunu, davalının istinaf talebinin kötüniyetli olduğunu, davalının \"ulaşım zorluğu sebebiyle dosyamı ancak uyap üzerinden takip edebildim\" cümlesiyle göz göre göre yalan beyanda bulunduğunu, duruşma zabıtları incelendiğinde davalının eksiksiz olarak her duruşmaya katıldığını, söz aldığını, beyanda bulunduğunu,  kısa karar ile gerekçeli karardaki zabıt katibinin değişik olmasının belki 20 yıl önce afaki bir dosyada bozma sebebi yapıldığını, güncel ve istikrarlı içtihatlar doğrultusunda sanığın yaşı kadar senedir bu hususun bozma sebebi olmadığına hükmedildiğini,  yapılan istinaf başvurusunun bir diğer sebebinin ise; müvekkilinin Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yapmış olduğu resmi evrakta sahtecilik şikayeti sebebiyle davalıyı bir ceza soruşturması ve kovuşturmasının bekliyor olduğunu , davalının istinaf sebeplerinin mesnetsiz ve hukuken isabetsiz olduğunu,  davalı adına kayıtlı bir kibrit çöpü dahi bulunmadığından müvekkilinden aşırılan paraların istirdat yolu ile davalıdan tahsilinin mümkün olmadığını, bu sebeplerle; ilk derece mahkemesi hükmünün onanarak müvekkilinin zararının durdurulması ne denli hayati öneme sahipse; bu dosyanın istinaf incelemesinin erkenden gerçekleştirilerek davalının elindeki \"alacaklıya tanınan hakların\" alınmasının da o derece hayati olduğnu, bu nedenlerle dosyanın istinaf incelemesinin öne alınmasını talep ettiklerini, İlk derece mahkemesinin usul ve esas kurallarına uygun yargılama yürüttüğünü, esas hakkında isabetli takdirde bulunduğunu, hukuki tüm müesseseleri eksiksiz işlettiğin, bu nedenlerle istinaf incelemenin öncelikli olarak gerçekleştirilmesini, usul, yasa, hakkaniyet ve gerçek vakaya uygun olan hukuki olarak isabetli ilk derece mahkemesi kararının onanmasını, davalının apaçık kötüniyetli olması sebebiyle HMK md. 351 atfıyla HMK md. 329 hükümlerinin uygulanarak davalı aleyhine disiplin para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava; kambiyo senedi nedeniyle başlatılan icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.<br>İlk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin verilen karara karşı davalı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>Davacı taraf, davalı ile iki kez evlenip boşandıklarını, ... Aile Mahkemesinin ... Karar sayılı  dosyanın duruşma zabıtları incelendiğinde görüleceği üzere taraflar arasındaki anlaşma çerçevesinde mal rejiminin tasfiyesi davasının davacısı olan ...'ün vekili Av. ... ile kendisi arasında yapılan görüşmeler sonucu Av. ...'a uzlaşılan bedel olan 25.000 TL lik dava konusu senedin  verildiğini,  bu anlaşma karşılığında ilgili mal paylaşımı davasından feragat edildiğini, senedin 25.000 TL bedelli kısmının doldurularak  ...'e verilmek üzere imzalanıp Av. ...'a verildiğini, bu senedin Türk Lirası kısmının çizilerek davacı tarafça Euro haline getirildiğini ve senet miktarının yazılı olarak ifade edilen kısmının ve senetteki diğer tüm kısımların da davacı tarafça sonradan doldurulduğunu, bu hali ile senedin değiştirilerek icraya konulduğunu, 25.000 TL haricinde kalan kısım yönünden borçlu olmadığını iddia etmiştir.<br>Davacının dava dilekçesindeki tüm iddialarını destekler nitelikte davalı ...'ün bir dönem avukatı olan ... tanık olarak ifade vermiş olup yeminli beyanında; senedin ... tarafından \"25.000 TL\" bedel kısmı ve \"...\" ismi yazılarak imzalanıp kendisine verildiğini, senedin verildiği aşamada diğer kısımlarının boş olduğunun beyan edildiği görülmüştür.  Yine ATK raporunda davacının iddialarını destekler şekilde, davaya konu senedin  rakam ile miktar belirtir kısmındaki \"25.000\" , \"#\" , \"...\" ibareleri ile borçlu imzalarının bir kalem ile senette yazılan diğer yazıların diğer bir kalemle oluşturulduğunun tespit edildiği, ayrıca raporda \"25.000\" ibaresinin yazıldığı kalemden farklı bir kalem ile \"Türk Lirası\" ibaresinin üzeri çizilerek \"Euro\" ibaresinin yazılmış olduğu ve söz konusu kalemle yazı ile miktar belirtir bölümün bir seferde  yazılmış olduğu tespit edilmiştir. Rapor içeriği, davaya konu senedi  ilk düzenlendiği halinden sonra teslim aldığını  ve davalıya talebi üzerine gönderdiğini beyan eden tanık ...'ın beyan içeriği incelendiğinde davacının iddialarını destekler mahiyette oldukları, .... Aile Mahkemesinin ....  tarih ve ... Karar sayılı kararı incelendiğinde de; 25/02/2016  tarihli celsede,   toplamda   25.000,00 TL katkı ve katılım payının talep edildiği, ilgili davada  davacı tarafın feragati nedeniyle davanın reddine karar verildiği, feragat edilen ilgili dava dosyası değerinin 25.000 TL olduğu tespit edilmiştir.<br>Bu durumda  senedin ilk düzenlenmiş hali ile 25.000 TL borç altına girildiği bu bedel dışında kalan  bono bedeli nedeni ile borçlu olunmadığının tespitini içeren davada ispat yükü kural olarak senedin 25.000 TL dışındaki bedel yönünden  bedelsiz olduğunu iddia eden davacı tarafa ait iken davacı tarafın senedin tahrif edildiğine yönelik iddialarını gerek Adli Tıp Kurumu raporu, gerek davalının o dönem vekili olan avukatın beyanı,  gerekse de delil olarak dayanılan Aile Mahkemesi dosyası içeriğinin davacı tarafın iddiaları ile birebir örtüşmesi ile kanıtladığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince de aynı vicdani kanaate varıldığı, davanın kambiyo senedinden kaynaklanması nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesinde usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı, davalı kısa karar ile gerekçeli kararı yazan katiplerin farklı olmasının hukuka aykırı olduğunu da istinaf nedeni olarak ileri sürmüş ise de, HMK'nın 298/4. maddesinde, hükmün, hükmü veren hâkim veya hâkimler ile zabıt kâtibi tarafından imzalanacağı hüküm altına alınmış iken, HMK'nın 299. maddesinde hükmün imza edilememesi hali sadece hakimler bakımından düzenlenmiş olup, katipler bakımından bu yönde düzenleme bulunmaması nedeniyle, kısa karar ile gerekçeli kararın farklı katipler tarafından yazılmış olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı(Aynı yönde ....Hukuk Dairesi .... tarih, .... esas, ... karar sayılı ilamı) kanısına varılmakla davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Karar sayılı kararına karşı davalı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli 670.593,12 TL istinaf karar harcından peşin alınan 167.648,28 TL'nin mahsubu ile bakiye 502.944,84 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>6-İstinaf kararının dairemizce taraflara tebliğine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın  361.maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ YOLU açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  10/04/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Katip<br>...<br> <br><br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"43156a863cb579d5","SID":"cc31c14dc50e83b5"}}