{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/800 <br>KARAR NO\t: 2025/1011<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                    K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...                           ...<br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE\t\t: ...               ...<br>KATİP\t\t: ...                 ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/10 E.  -  2022/263 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/10/2022 tarih ve 2022/10 E. - 2022/263 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... nezdinde tescilli \"...\" ibareli markalarının bulunduğunu, bu markaları mesnet göstererek, davalı şahsın 2020/93138 sayılı ve \"...\" ibareli markanın 29, 30 ve 43. sınıf mal ve hizmetlerde tescili için yaptığı başvuruya itiraz ettiklerini, itirazın TÜRKPATENT 2021-M-9062 sayılı YİDK kararıyla nihai olarak değerlendirildiğini, oysa davaya konu olan markanın nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek kadar benzer olduğunu, markaların asli unsurlarının ortak olduğunu, müvekkiline ait \"...\" ibareli markaların sonuna \"...\" ibaresinin eklenmesinin markaya ayırt edicilik kazandırmadığını, \"...\" ibaresinin müvekkilinin 1972 yılından beri ticaret unvanının esas unsuru olduğunu, müvekkil firmanın yoğun maddi manevi yatırımlar yapmak sureti ile nihai tüketici nezdinde markasını tanınır hale getirdiğini, başvurunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, YİDK’nın 2021-M-9062 sayılı kararının iptaline, 2020/93138 başvuru numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı Şahıs, davaya cevap vermemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının \"şekil + ...\" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait \"...\" asli unsurlu tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik oluştuğu, davalı başvurusunda yer alan \"...\" ibarelerinin yöre, coğrafi yer, il adı olmasından dolayı asli unsur olmadığından karşılaştırmada \"...\" ibarelerinin esas alındığı, taraf markalarının kapsamında aynı mal ve hizmetler bulunduğundan iltibas koşulunun da  oluştuğu; işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mal ve hizmetler için ayırdığı satın alma/faydalanma süresi içinde, davalının \"şekil + ...\" ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının \"...\" asli unsurlu tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı; her iki markadaki baskın \"...\" ibaresi benzerliği nedeniyle bir yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından her iki markadaki baskın \"...\" ibaresi benzerliği nedeniyle başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mal ve hizmetler algısı da oluşabileceğinden SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; davacı tarafın başvuru ibaresi üzerinde SMK'nın 6/6 maddesi anlamında ticaret unvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiasının kanıtlanmadığı; dava konusu marka açısından SMK'nın 6/9. maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu 2021-M-9062 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu marka henüz tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, \"...\" ibaresinin koruma kapsamının dar değerlendirilmesi gerektiğini, ufak bazı değişikliklerle ayırt ediciliğin sağlanabileceğini, davalı markasının bir bütün olarak okunup algılandığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararı iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu marka ile davacının itiraza mesnet markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, zira, \"...\" ibaresinin her iki taraf markalarında esas unsur olarak yer aldığı ve dava konusu markanın yeterince farklılaşmadığı, öte yandan emtia benzerliğinin de gerçekleştiği anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davalı ... Kurumundan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t  <br>\t3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin  davalı uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 09/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 24/05/2025\t\t<br> <br>Başkan<br>...<br> <br>  <br>Üye<br>...<br> <br> <br>Üye<br>...<br> <br> <br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7de93cdbae2412dd","SID":"da4ae7596e3cb36f"}}