{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/799 - 2025/1010<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/799 <br>KARAR NO\t: 2025/1010<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                    K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/11/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/1 E.  -  2022/296 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/11/2022 tarih ve 2022/1 E. - 2022/296 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2020/85301 sayılı ve \"...\" ibareli marka başvurusunun davalı şirketin yaptığı itiraz üzerine SMK'nın 6/3. maddesi uyarınca kısmen reddedildiğini, bu karara yaptıkları itirazın ise davalı ... 2021-M-8830 sayılı YİDK kararıyla nihai olarak reddedilmiş olduğunu, oysa, itiraz gerekçesi markanın müvekkili markasıyla benzer olmadığını, \"...\" kelimesinin müvekkil şirketin münhasır yetkilisi ve yönetim kurulu başkanının soyadı olduğunu, markadaki ağaç şeklinin ise yönetim kurulu başkanı ... ...'ın adını ifade ettiğini, müvekkili şirket global hizmet verdiği için \"otel\" yerine \"hotel\" kelimesini tercih ettiklerini, davalının ise Konya’da yerel hizmet verdiğini, faturaların delil olarak kabul edilemeyeceğini, davalının 1989’dan beri kullandığını iddia ettiği markayı tescil ettirmemiş olduğunu, davalının kötü niyetli olarak müvekkil markasının yayınından sonra ve 32 yıl sonra marka başvurusu yaptığını, soyisim tescilinin engellenemeyeceğini, 43. sınıfta \"...\" ibareli çok sayıda marka bulunduğunu, ileri sürerek, dava konusu YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı Şirket vekili, davaya cevap vermemiş, bilahare, davanın reddini savunmuştur.  <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, başvurudan daha önce tescilsiz olarak markasal kullanılan bir işaret ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; davacı firmanın 24.07.2020<br> tarihinde başvurusunu yaptığı \"şekil+...\" ibareli markası ile davalının bu tarihten daha önceki  \"şekil+ Otel ...\" şeklindeki tescilsiz markasal kullanımları arasında dava konusu markanın kapsamında yer alan  43. sınıftaki \"konaklama ve yiyecek-içecek sağlanması hizmetleri\" yönünden ortalama tüketici kesimi nazarında görsel, işitsel, anlamsal benzerlik oluştuğu; her iki taraf markalarındaki \"...\" ibaresinin markalarda asli unsur/ işaret olarak yer aldığı; diğer  yönden SMK 6/3 maddesinde sayılan nisbi red engelinin oluştuğu, davalı firmanın \"şekil+ Otel ...\" ibareli tescilsiz markasını \"konaklama ve yiyecek-içecek sağlanması hizmetleri\" yönünden Türkiye hudutları içinde kullandığını ispatladığı, bu kullanımın, aralıksız olarak devam ettiği, bu yönde alınan YİDK kararının yerinde ve doğru olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, mahkemenin sadece \"...\" ibaresi üzerinden değerlendirme yapmasının hatalı olduğunu, bilinçli tüketici kitlesinin markaları karıştırmayacağını, taraf markalarının ayırt edilebileceğini, 43. sınıfta tescilli \"...\" ibareli başka markalar da bulunduğunu, redde gerekçe markanın yerel olarak hizmet verdiğini, yerelden geniş coğrafyada ticari yankı uyandırmadığını, SMK'nın 7/5. maddesi uyarınca yaptıkları itirazın değerlendirilmediğini, müvekkili şirket markasının şirketi münferiden temsile yetkili ... ...'ın soy ismi olduğunu, tescilinin engellenemeyeceğini, 32 yıldır kullanılan bir markanın tescil başvurusu yapılmamasının ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tescilli bir markanın dahi koruma süresinin 10 yıl olduğunu, davalının hakkının korunmayacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararı iptali istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvuru ile davalının itiraza mesnet markalarının \"...\" ibaresinin ortaklığı nedeniyle görsel, işitsel ve  kavramsal olarak yüksek düzeyde benzer olduğu, taraf markalarında tali unsur olarak yer alan \"hotel\" ve \"otel\" ibarelerinin de benzerliği artırdığı, bu hale göre başvurunun iltibasa sebebiyet vereceği, davalı şirketin markası tescilli değil ise de, başvuru tarihi itibariyle davalı şirketin dava konusu ibare üzerinde SMK'nın 6/3. maddesi kapsamında gerçek hak sahibi olduğu, zira kullanımının fasılasız ve ticari etki doğuracak nitelikte olduğu, ayrıca bu kullanımın yurt içinde ve yerelden daha geniş bir coğrafyada gerçekleştiği, redde mesnet markanın bir turizm şehrinde varolan bir otel olarak çok sayıda sitede bağlantısının verildiği, turizm sitelerinde listelendiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 09/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 23/05/2025\t<br> <br>Başkan<br><br> <br>  <br>Üye<br><br> <br> <br>Üye<br><br> <br> <br>Katip<br><br> <br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ffee7e793c7d48be","SID":"6e6ae6c421d025dc"}}