{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/793 <br>KARAR NO  : 2025/1009<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                                  K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...                           ...<br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE\t\t: ...               ...<br>KATİP\t\t: ...                 ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/350 E.  -  2022/362 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/12/2022 tarih ve 2021/350 E. - 2022/362 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 18.10.2007 tarihinde İzmir'de etüt eğitim merkezi olarak eğitim sektöründe faaliyetlerine başladığını, anaokulu, özel gündüz bakımevi ve çocuk kulübü, kreş, dil okulu, özel eğitim kursu ve muhtelif kurs ve özel okul olarak İzmir'de kurulduğunu, 13 yılı aşkın süredir hizmet verdiğini, \"...\" ibareli markanın \"eğitim ve öğretim hizmetleri\" yönünden gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, bu markayı tescilsiz olarak 2007 yılından beri aralıksız kullandığını, davalının markasının esas unsurunun da \"...\" ibaresinden oluştuğunu, markasını yayıncılık sektöründe kullandığını, müvekkilinin eskiye dayalı kullanımı nedeniyle davalıya ait markanın \"eğitim ve öğretim hizmetleri\" yönünden hükümsüzlüğünün gerektiğini, bu hizmetler yönünden iltibasın mevcut olduğunu, davalı tarafın dayanak olarak gösterdiği markasının müddet olduğunu ileri sürerek, davalının 2016/47194 sayılı ve \"...\" ibareli markasının \"Eğitim ve Öğretim Hizmetleri\" yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>Davalı vekili, davacının 41. sınıfta tescilli \"... ...\" ibareli markalarının bulunduğunu, davacının tescilsiz bir şekilde \"...\" ibaresini tek başına kullanıp markalaştırmasının söz konusu olmadığını, davacının markasal kullanımının müvekkil markasından çok sonra olduğunu, önceye dayalı kullanım iddiasının dayanağının bulunmadığını, taraf markalarının bariz bir şekilde farklı olduğunu ve karıştırılma ihtimallerinin bulunmadığını, müvekkilinin sahibi olduğu eserlere ve dolayısı ile \"...\" ibareli markasına yalnızca İzmir'de değil, Türkiye'nin her ilinde kullanıldığını müvekkilinin markasını kötü niyetli olarak kullanmasının da söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. . <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının tescilli markası bulunmadığından SMK'nın 6/1. maddesi şartlarının davacının tescilli markası bulunmaması nedeniyle oluşmadığı; SMK'nın 6/3. maddesi anlamında önceki tarihli tescilsiz markasal kullanımlar ile sonraki tarihli hükümsüzlüğe konu tescilli marka arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; davacının \"...\" ibareli önceki tarihli tescilsiz markasal kullanımları ile davalının 2016/47194 sayılı \"...\" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik oluştuğu; her iki taraf markasının asli unsuru \"...\" ibaresi olduğu; \tdavacı tarafın ise dava konusu olan markanın başvurusunun yapıldığı 26.05.2016 tarihinden daha öncesine dayandığı yukarıdaki delilleri ile bu markayı \"Eğitim ve öğretim hizmetleri\"nde SMK'nın 6/3. maddesi ile ilgili yukarıda belirtilen nitelikte ciddi kullanımları bulunduğu, markasal şekilde hem tabelasında işletme adı olarak hem de işyerindeki faaliyetlerinde kullandığı, nitekim bilirkişi heyeti raporunda bu hususun \"davacı bu markanın kullanımına ilişkin dava dosyasına sunduğu delileri arasında 18.10.2007 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Ruhsatnamesi, 02.07.2012 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Ruhsatnamesi, İzmir Valiliği tarafından 10.12.2014, 18.11.2016, 24.08.2017, 23.08.2017, 18.10.2017, 14.11.2017, 17.11.2017, 20.11.2017 tarihlerinde verilen İzmir’in muhtelif semtlerindeki işyeri açma ve çalıştırma ruhsatnamesi, İzmir Valiliği Aile ve Sosyal Politika İl Müdürlüğünden 07.09.2015 ve 02.11.2018 tarihinden özel gündüz ve bakımevi, çocuk kulübü açılış izin belgesi, 09.11.2011 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinin kopyası, 2012-2019 yıllarına ait ve üzerinde eğitim, etüt bedeli ibaresi yer alan faturalar, 2012-2020 yılları arasında sosyal medya hesaplarında yapılan paylaşımların sayfalarının yer aldığının tespit edildiği; davaya konu olan \"...\" ibaresinin davacı tarafından ilk kez 2007 yılında tarihinde kullandığının görüldüğü, davacı tarafın dava konusu edilen \"...\" ibaresinin kendisi tarafından uzun yıllardır çok yoğun olmasa da ciddi bir biçimde, İzmir genelinde kullanıldığı ve bu şekilde gerçek hak sahipliğinin doğduğunu tevsik eden deliller olduğu, bu kapsamda davacının mesnet olan \"...\" işaretinin 41. sınıfta yer alan \"Eğitim ve öğretim hizmetleri\"nde kullanımının, SMK'nın 6/3. maddesi hükmünde aranan \"markasal kullanım\" ve \"ciddi kullanım\" koşullarını karşıladığı, davacının önceki kullanımlarının tamamen bu hizmetlere yönelik olduğu ve önceki bu yoğun markasal kullanıma dayalı hakkın ise iş bu davaya konu olan 41. sınıftaki \"eğitim ve öğretim hizmetleri\" bakımından bir etkisinin olacağından davacının davaya konu olan markanın 41. sınıftaki \"eğitim ve öğretim hizmetleri\" bakımından gerçek hak sahipliğinden doğan haklarının bulunduğu SMK'nın 25/1. maddesi kapsamında hükümsüzlük koşulunun oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu 2016/47194 sayılı markanın 41. sınıfta yer alan \"Eğitim ve Öğretim Hizmetleri,\" yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden kısmen terkin edilmesine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının hiç bir zaman tek başına \"...\" ibaresini kullanmadığını, \"...\" ibarelerini ekleyerek kullandığını, davacının \"...\" ibareli kullanımından önceye dayalı kullanımların bulunduğunu, SMK'nın 25/6. maddesi kapsamında müvekkili şirket başvuru tarihinin üzerinden beş yıl geçtiğini, davacı sadece İzmir ilinde faaliyet göstermekte olup, söz konusu işaret üzerindeki kullanımın yerelden daha geniş bir coğrafyada yapılması gerektiğini, müvekkili eserlerinin satışının ülkenin her şehrine ulaştığını, eskiye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği iddiasının yersiz olduğunu, taraf marka kullanımlarının karıştırılma ihtimalinin de bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının çekişme konusu \"eğitim ve öğretim hizmetleri\" yönünden \"...\" ibaresi üzerinde gerçek hak sahipliğini kanıtladığı, her ne kadar davacı tarafça sunulan delillerin kullanımın yerelden daha geniş bir coğrafyada yapılmamış olması nedeniyle ispatlanmadığını savunmuş ise de, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19.09.2024 tarih ve 2023/4542 E.-2024/6588 K. sayılı kararında, dava dışı üçüncü kişi tarafından eldeki davanın davacısına karşı açılan davada, davacının  yine \"...\" ibaresi üzerinde \"eğitim ve öğretim hizmetleri\" yönünden gerçek hak sahipliğini kabul eden kararın onandığı, dolasıyla, davacının davacı tarafça sunulan delillerin yeterli bulunmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, oluşan bu sonuca göre davacının gerçek hak sahipliğine dayalı olarak dava konusu markanın kısmen hükümsüzlüğünü talep edebileceği, zira davacının tescilsiz markası ile davalının dava konusu markası arasında, \"...\" ibaresinin ortaklığına dayalı ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu, davanın dava konusu markanın tescil tarihi üzerinden SMK'nın 25/6. maddesinde öngörülen 5 yıllık süre dolmadan açıldığı, davalı vekilince ileri sürülen davacı markalarının başvurularının ise dava konusu markadan sonraki tarihli olduğu ve işbu davaya konu uyuşmazlığa etkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t  <br>\t3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> \tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 09/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 24/05/2025\t\t<br> <br>Başkan<br>...<br> <br>  <br>Üye<br>...<br> <br> <br>Üye<br>...<br> <br> <br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"39a17be802a2e90f","SID":"df1f2a4c902d11eb"}}