{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2025/347 Esas - 2025/353<br>\tT.C.<br>\tSAKARYA<br>\tASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2025/347 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/353<br><br>HAKİM\t: ...<br>KATİP\t: ...<br><br>DAVACI \t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI \t: 1- ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALILAR \t: 2- ...<br>\t  3- ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>DAVA\t: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 18/11/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 26/05/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 26/05/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte bulunan  Tazminat (Maddi-Manevi Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti<br>Davacı vekilinin 18/11/2024  tarihli  dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'nın, müvekkiline ait ... plakalı aracın diğer davalı ...'ya satışı için müvekkilden vekaletname aldığını ve bu vekaletnameye istinaden araç satış sözleşmesi ile aracı sattığını araç satış bedeli için toplamda 1.250.000-TL'ye anlaşıldığını, 50.000-TL peşinat, 200.000-TL hesaba havale yolu, 1000.000-TL bedelli ve 15.09.2023 tarihli, hamiline yazılı, ... seri numaralı, ... şubesi, ...'nin keşidecisi olduğu çeki davalı ...ciro ederek verildiğini, davalı ...araç karşılığı verilen çeki ciro etmekten ve bu çekin de sahte çıkmasından dolayı sorumlu olduğunu, çekin vadesi geldiğinde bankaya ibraz edilen çek çalıntı olduğu gerekçesi ile banka tarafından çeke el konulduğunu, çekin ciro edildiği ... tarafından dolandırıldığı gerekçesi  şikayetçi olunduğunu, sahte çeki alıp aracın devrini veren ...'nın, müvekkilin vekaletini suismail ederek müvekkiline ait aracı ...'ya verdiğini, araç satış bedeli için verilmiş olan ...TL bedelli sahte çekte davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun bulunduğunu, aracın bedeli ödenmediği halde müvekkile ait aracı alan ...'nun aracı sattığını, davalıların açık delil durumu, sahte çıkan çekten kaynaklanan sorumlulukları göz önünde bulundurularak ihtiyati tedbir niteliğinde takdiren teminatsız olarak dava değeri miktarınca adlarına kayıtlı menkul veya gayrımenkul mallar üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... ve ... vekilinin 13/12/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu aracın satış işlemi diğer davalı ...ile davacının vekili olan ... arasında gerkçekleştiğini, müvekkili ...'nın bu ticaretle en ilgisiz kişi olup tamamen davacı tarafın talebi üzerine araç satışının hızlı olması ve araç sahibinin Hendek'e gelmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile vekil tayin edildiğini, ...'nın yapılan bu alım satım işlemlerinden hiçbir maddi menfaatinin bulunmadığını, davacı tarafın iddia ettiği tüm hususların soyut ve mesnetsiz olduğundan iş bu davanın reddini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekilinin 17/12/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin söz konusu çekin sahte olduğunu bilmesi mümkün olmadığı gibi hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, söz konusu çeki araç karşılığı almış olup çekin sahte çıkması müvekkilini hem maddi hem de manevi açıdan telafisi mümkün olmayan duruma soktuğunu, müvekkilinin davacı taraf ile haricen yapmış olduğu görüşmelerde de söz konusu çekin sahte çıkmasından kaynaklı herhangi bir zararları doğdu ise bu zararı gidermek istediğini ancak maddi durumunun şu an için buna elverişli olmadığını da belirttiğini açılan davanın reddini talep etmiştir.<br>II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar<br>Dava, Tazminat (Maddi-Manevi Tazminat) davasıdır.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık;  davaya konu çekin çalıntı/sahte çıkması sebebi ile davalıların sorumluluğuna gidilip gidilmeyeceği ve ayrıca arabulucuya başvuru dava şartının yerine getirilip getirilmediği hususlarındadır. <br>III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller<br>Hendek 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 20/03/2025 Tarihli, 2024/359 Esas -  2025/75 Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine mahkememize gönderilen dava dosyası incelendi.<br>Dava, Tazminat (Maddi-Manevi Tazminat) talebine ilişkin olduğu ve  davacı ile davalı ...'ın tacir olması sebebi ile ticari dava olduğu tartışmasızdır. Davacı taraf bu davasının görevsiz mahkeme olan Asliye Hukuk mahkemesine açmadan önce dava şartı olan zorunlu arabuluculuğa başvurmamış, bu eksikliği görevsizlik kararı sonrasında dosya mahkememize gönderilmeden önce fakat dava açılmasından sonra zorunlu arabuluculuğa başvurarak 16/04/2025 tarihli son tutanağı ibraz ederek gidermek istemiştir.<br>Davacı vekili arabuluculuk son oturum tutanağını,  Hendek 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevsizlik kararından sonra dosyaya sunduğu anlaşılmıştır.<br>IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar<br>6102 sayılı TTK’nın  “Dava şartı olarak arabuluculuk” başlıklı 5/A maddesine göre; “ Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmündedir. <br>Yine 6325 sayılı HUAK’ın “Dava şartı olarak arabuluculuk” başlıklı 18/A maddesine göre; “ İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. <br> Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.” hükmündedir.<br>HMK nun 118 maddesinde Davanın, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılacağı düzenlenmiştir.  Dava görevsiz mahkemede açılmış ise de dava açılma tarihi dava dilekçesinin görevsiz mahkemeye kaydedilme tarihidir. (Emsal Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/5133 Esas 2022/5708 Karar) <br>6100 sayılı HMK’nın dava şartlarını düzenleyen 114/2.maddesinde, diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu düzenlenmiştir. Aynı yasanın 115/2.maddesi 1.cümlesi düzenlemesine göre ise mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. <br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 15.09.2020 tarih 2017/10-2695 esas, 2020/587 karar sayılı ilamında; “... arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda soru işareti bulunmamaktadır. Çünkü kanun koyucu  \"Arabulucuya başvurmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.\"   şeklinde açık düzenleme yaparak bireysel iş uyuşmazlıklarında arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda iradesini  net olarak ortaya koymuştur.” denilmiştir.<br>İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 2022/116 Esas 2022/176 Karar sayılı kararında resen değerlendirme yaparak \" Dosya kapsamından ve davacının istinaf dilekçesi içeriğinden dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmamış olduğu anlaşılmaktadır. Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Ticaret Mahkemesine dosyanın gönderilmesi suretiyle Ticaret Mahkemesinde görülecek olan eldeki alacak davasında arabuluculuk, \"dava şartı\" niteliğindedir. Zira, buradaki arabuluculuk dava şartı, uyuşmazlığın görüldüğü mahkemeye göre belirlenen bir husus olmayıp, uyuşmazlığın \"ticari dava\" olmasından kaynaklanmaktadır. Bilindiği üzere, görevli mahkemeye dosya gönderildiğinde de davanın açıldığı tarih görevsiz mahkemede dava açılış tarihidir. Somut uyuşmazlıkta, dava tarihi itibariyle arabuluculuğa başvurulmamış olması karşısında bu tarih itibariyle dava şartının yerine getirilmediği, arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir bir dava şartı da olmadığı (bu yönde bknz. Yargıtay HGK 2017/10-2695 E.-2020/587 K.) ve usul ekonomisi gözetilerek davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan reddine\" karar vermiş, bu karar  Yargıtay 11 HD nin 2022/2611 Esas 2023/4942 Karar sayılı ilamı ile onanmıştır.<br>Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/3201 Esas  2024/4336 Karar sayılı kararı ile;  Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin \"dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmadan eldeki davanın 18.07.2022 tarihinde tarihinde açıldığı, Konya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 22.07.2022 tarih 2022/238 E., 2022/258 K. sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın iş bu mahkemede 09.11.2022 tarihinde esas aldığı, davacı vekili tarafından sunulan 16.08.2022 tarihli dilekçe ekindeki  arabuluculuk anlaşmama tutanağında arabuluculuğa başvuru tarihinin 31.07.2022 olduğunun görüldüğü, dolayısıyla dava açılmadan önce arabulucuya başvuru şartının yerine getirilmediği, arabuluculuk dava şartının  bu aşamadan sonra tamamlanmasının da  mümkün olmadığı\" gerekçesiyle 6100 Sayılı Kanun'un 114/2 maddesi delaletiyle 6325 Sayılı Kanun'un 18/A-2 ve 6102 Sayılı Kanun'un 5/A-1 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu esastan reddeden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5 Hukuk Dairesinin 2023/1831 Esas 2024/821 Karar sayılı kararını onamıştır.<br>V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler<br>Arabuluculuk dava şartı tamamlanabilir dava şartlarından değildir. Bu konudaki yasal düzenleme yorum yapılamayacak derecede çok açıktır. Arabuluculuk son tutanağının dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Davacı dava açtıktan sonra arabuluculuk dava şartını tamamlama imkanına sahip değildir. Mevcut yasal düzenlemenin usul ekonomisi açısından doğurabileceği sakıncalar mahkemenin konusu olmayıp bu yönde bir ihtiyaç halinde kanun koyucunun yeniden bir düzenleme yapmasını zorunlu kılmaktadır. Ayrıca davayı açan taraf açıkça ticari dava olan tazminat davasını, dava şartı olan arabuluculuğu tamamlamadan görevsiz Asliye Hukuk Mahkemesine açmayı tercih etmiştir. Açık yasal düzenlemeye rağmen yapılan bu usul eksikliği ve neticeleri davayı açan tarafın sorumluluğundadır. Yasanın açık düzenlemesi karşısında mahkemenin aksine bir yorum yapması mümkün değildir. Dava 18/11/2024 tarihinde görevsiz mahkemede açılmış, arabuluculuk son tutanağı ise 16/04/2025 tarihinde düzenlenmiştir. HMK 118 maddesine göre davanın açılma tarihi dava dilekçesinin Asliye Hukuk Mahkemesine verilme tarihidir. Görevsizlik kararı sonrasında dosyanın mahkememize gönderilmesi yeni bir dava açılması olarak değerlendirilemez. Mahkememizdeki dava görevsiz mahkemede açılan davanın devamı olup dava açılma tarihi 18/11/2024 tarihidir. Bu tarih itibariyle arabuluculuk dava şartı yerine getirilmemiş olup sonradan giderilmesi mümkün olmayan bu dava şartı eksikliği sebebiyle davanın usulden reddi gereklidir. <br> 6100 sayılı Kanun’un 114/2- ve 115. maddeleri gereği dava açıldığı esnada arabuluculuk görüşmesinin yapılmaması, arabuluculuk son oturum tutanağının sunulmaması, sonradan giderilebilecek bir dava şartı olmaması nedeniyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br>Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; <br>1-6102 Sayılı Kanun'un 5/A.-1 ve HMK nın 115/2 maddeleri  gereğince, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden REDDİNE,<br>2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 1.092,35-TL'nin yatıran tarafa iadesine,<br>3-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>         5-Artan gider avansının  karar kesinleştiğinden yatırana iadesine,<br>          6-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereğince taraflara tebliğine,<br>Dair, taraf vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine istinaf yolu açık olmak üzere  karar verildi.26/05/2025<br><br><br>Katip ...<br> e-imzalıdır<br> <br> <br>Hakim ...<br> e-imzalıdır<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"57cbf8063494e944","SID":"54b13838251a0f5c"}}