{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/442 - 2025/539<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/442 <br>KARAR NO\t: 2025/539<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01.02.2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/140 Esas 2023/49 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 24.04.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 23.05.2025<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacılar vekili, 09.12.2017 tarihinde dava dışı ... idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan ... plakalı resmi kamyonet ile müteveffa ...’ın idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen kazada ...’ın vefat ettiğini, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında tüm kusur ...’a izafe edilmiş ise de tutanağın gerçeği yansıtmadığını, ceza soruşturmasında İstanbul Teknik Üniversitesinden rapor alınması taleplerinin kabul edilmediğini, kazanın karşı araç sürücüsünün asli ve tam kusuru ile meydana geldiğini, kusura ilişkin uzman mütalaası ve uzman bilirkişi raporunda sürücülerin eşit derecede kusurlu olduğunun belirtildiğini, kaza anına ilişkin görüntü kayıtlarında kamyonetin şerit ihlali yaparak aşırı hızla seyrettiğinin görüldüğünü ve kusur tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını talep ettiklerini, müteveffanın anne ve babası olan davacıların destekten yoksun kaldığını, sigorta şirketine başvuru ve arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı ... için 100,00 TL, davacı ... için 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında davacı ... için talebini 193.460,79 TL, davacı ... için talebini 136.539,21 TL olarak ıslah etmiştir. <br>Davalı vekili, dava konusu kazada davacıların desteğinin tam kusurlu olup sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, kusura ilişkin bilirkişi mütalaası alındığını, kazanın orta şerit tırmanma şeridi üzerinde meydana geldiğini, müteveffa desteğin asli ve tam kusurlu olduğunu, kusura ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını, kaza ile ölüm arasındaki illiyet bağının kanıtlanması gerektiğini, müteveffanın ölümünün kazadan kaynaklanmadığını, Anayasa Mahkemesi iptal kararının somut olayda uygulanamayacağını, tazminat hesabının Genel Şartlar hükümlerine uygun olarak yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan vefat nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkin olduğu, İTÜ öğretim üyelerinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 15.10.2022 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde müteveffa sürücünün % 50 oranında, sigortalı araç sürücüsünün % 50 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 24.12.2022 tarihli bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kabulü ile davacı anne ... için 193.460,79.TL destekten yoksun kalma tazminatı ile davacı baba ... için 136.539,21.TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 330,000,00.TL tazminatın davalı sigorta şirketinin poliçe limiti kapsamında sorumlu olmak üzere, temerrüt tarihi olan 10.01.2022 tarihinden itibaren avans faiz işletilecek şekilde davalı sigorta şirketinden alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, dava konusu uyuşmazlığın TTK’nın 5/A maddesi uyarınca dava şartı arabuluculuğa tabi olup sürecin anlaşamama ile sonuçlandığını, AAÜT’nin 16/2. maddesi uyarınca vekalet ücretine yer verildiğini ve arabuluculukta taraf vekilliği vekalet ücretinin yargılama gideri niteliğinde olduğunu, bu hususta karar verilmemesinin hatalı olup 1.350,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketine 2018 yılında başka bir vekil tarafından başvuruda bulunulduğunu, kaza tespit tutanağı ve diğer belgelerin gönderildiği, buna göre başvuru tarihinin 31.01.2018 olup hüküm altına alınan tazminata 12.02.2018 tarihinden itibaren avans faiz uygulanması  gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde, kazanın davacıların desteğinin şerit ihlali yapması nedeniyle asli ve tek kusuru ile meydana geldiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, kusur durumuna ilişkin mütalaa ibraz edildiğini, sigortalı araç sürücüsüne kusur izafe edilmiş olmasının hatalı olup eksik inceleme ile karar verildiğini, soruşturma ve ceza yargılamasına ilişkin belgelerin getirtilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, tazminata ilişkin hesaplamanın aktüeryal yöntem ve 1,8 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini, bu husus gözetilmeden hesaplama yapılmış olmasının sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur. \t<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>Davacılar vekili, 09.12.2017 tarihinde dava dışı sürücü idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı resmi kamyonet ile müteveffa ...’ın idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen kazada ...’ın vefat ettiğini, anne ve babası olan davacıların destekten yoksun kaldığını belirterek maddi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece 15.10.2022 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde müteveffa sürücünün % 50 oranında, sigortalı araç sürücüsünün % 50 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 24.12.2022 tarihli bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>1-Dosya içeriğinden 09.12.2017 tarihinde kaza tespit tutanağına göre sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile Gümüşhane-Trabzon istikametine giderken ... tesisleri önüne geldiğinde kendisine ayrılan iniş şeridinden ayrılarak orta tırmanma şeridinde gelen ... idaresindeki ... plakalı kamyonetin ön kısımlarına kendi aracının en kısmıyla çarpması sonucunda kaza meydana geldiği, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı Kanun'un 56/1-a maddesi kuralını ihlal ettiği, diğer sürücünün kural ihlali bulunmadığının belirtildiği, kazaya ilişkin Maçka Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/771 sayılı soruşturmasında trafik bilirkişisinden alınan 26.01.2018 tarihli raporda sürücü ...'ın şerit izleme ve değiştirme kuralını ihlali nedeniyle tamamen ve asli kusurlu olduğu, diğer sürücü ...'ın kural ihlali bulunmadığından kusursuz olduğunun belirtildiği ve 13.02.2018 tarihli kararla kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, karara itirazın 15.05.2018 tarihli kararla reddedildiği anlaşılmıştır. <br>Yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 18.08.2022 tarihli raporda kaza yerinde şeritleri düzenleyen işaret levhası ve hem çıkışa göre hem de inişe göre sağa ve sola virajın devam ettiğini gösteren uyarıcı işaretler bulunduğu belirtildikten sonra sürücü ...'ın idaresindeki otomobil ile iniş eğimli yolda seyri sırasında üç şeritli yolun karşı istikametten seyirle gelen araçların kullanımı için ayrılmış olan orta şeridi (tırmanma şeridi) ihlal ederek karşı istikametten kendi kullanımına ayrılmış olan bu şeridi kullanarak gelen kamyonet ile çarpışması sonucunda meydana gelen kazada % 100 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ın kusurunun bulunmadığının belirtildiği, İTÜ öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 15.10.2022 tarihli raporda ise kazanın meydana geldiği yola ait fotoğraflar incelendiğinde yolun üç şeritli olduğu, her iki yönde seyreden araçlar için orta şeride geçiş izni veren kesik çizgilerin bulunduğu, ancak orta şeritte seyreden araç için her iki şeride de geçişi yasaklayan devamlı çizgi bulunduğu belirtildikten sonra sürücü ...'ın yönetimindeki otomobille gece şartlarında uygun süratle ve sağ şeridi takip etmesi uygun olmasına rağmen orta şeride girerek seyrettiği, olay mahalline yaklaşırken yine orta şeridi takiben seyrederek aksi istikamette seyreden kamyoneti görebileceğinden kazayı önlemek için zamanında ve uygun tedbir almadığından % 50 oranında kusurlu olduğu, sigortalı araç sürücüsü ...'ın yönetemindeki kamyonetle gece şartlarında uygun süratle ve sağ şeridi takip etmesi uygun olmasıra rağmen orta şeride girerek seyrettiği, olay mahalline yaklaşırken yine orta şeridi takiben seyrederek aksi istikamette seyreden otomobili görebileceğinden kazayı önlemek için zamanında uygun tedbir almaması nedeniyle % 50 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, mahkemece bu rapor esas alınarak yargılama sürdürülmüş ise de kaza tespit tutanağı, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi raporu ve bu rapor arasında kazanın meydana geliş şekli, kazanın meydana geldiği yoldaki işaretlemeler ile kazanın meydana geldiği şeridin niteliği konusunda farklı tespitlere yer verildiği, kaza tespit tutanağında orta şeridin tırmanma şeridi olduğu belirtildiği halde hükme esas alınan raporda orta şeridin her iki yönde seyreden araçlar için geçiş izni veren çizgiler olduğunun belirtildiği, kusura ilişkin araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli olmadığı anlaşılmıştır. <br>Bu durumda öncelikle kazaya ilişkin Maçka Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/771 sayılı soruşturma evrakının getirtilmesi, daha sonra Karayolları Genel Müdürlüğünden kazanın meydana geldiği yerin olay tarihindeki yol zemin işaretleme ve levhalarına ilişkin tüm kayıt ve belgelerin getirtilmesi, kazanın meydana geldiği yerin ve çarpışma noktasının tereddüte yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi, kaza tespit tutanağında ve Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 18.08.2022 tarihli raporunda orta şeridin tırmanma şeridi olduğu belirtildiği, hükme esas alınan 15.10.2022 tarihli raporda ise her iki yönden seyreden araçlar için orta şeride geçiş izni veren kesik çizgilerin bulunduğunun belirtildiği nazara alınarak orta şeridin hangi araçların kullanımına ait olduğunun tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıklığa kavuşturulması, kazaya ait görüntüler, yolun iniş ve çıkış eğimli olduğu, çarpma noktası, yer işaretlemeleri ve levhalar da değerlendirilmek suretiyle kazanın meydana geliş şekli ve kusur durumuna ilişkin olarak Karayolları Genel Müdürlüğü Fen heyetinden üç kişilik makine mühendisi bilirkişiden gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli rapor alınması, kusur durumuna ilişkin tahkikatın eksiksiz olarak tamamlanarak varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi için hükmün kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>2-26.04.2016 tarihinde 2918 Sayılı Yasanın 99. maddesinde yapılan değişiklik ile getirilen \"Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası Genel Şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.\" düzenlemesi gereğince, sigortanın temerrüdü için sigorta şirketine müracaat zorunludur. Somut olayda dava dilekçesinde 2018 yılında sigorta şirketine başvuru yapılıp yapılmadığının bilinmediği, şayet böyle bir başvuru yapılmışsa faiz başlangıç tarihinin değişeceği, sigorta şirketine müzekkere yazılarak hasar dosyasının getirtilmesinin talep edildiği belirtildikten sonra davalı sigorta şirketine 28.12.2021 tarihinde başvuruda bulunulduğunun belirtildiği, mahkemece bu tarih esas alınarak faiz başlangıç tarihi belirlenmiş ise de, davalı sigorta şirketi tarafından verilen 01.06.2022 tarihli cevabi yazıda kazaya ilişkin olarak 2018311029594 numaralı hasar dosyası açıldığının belirtildiği, bu durumda davacı tarafça sigorta şirketine yapılan başvuruya ilişkin tüm kayıt ve belgeler dosyaya getirilerek 2918 sayılı Kanun'un 99. maddesi hükmü ve yukarıda açıklanan ilkelere göre değerlendirme yapılarak temerrüt tarihinin açıklığa kavuşturulması, buna göre faiz başlangıç tarihinin belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile faiz başlangıç tarihinin belirlenmiş olması doğru görülmemiştir. <br>Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>2-Davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, <br>3-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>5-Ankara 11. İcra Müdürlüğünün 2023/1932 esasına yatırılan 580.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 24.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip<br> <br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"22e3e870921b73aa","SID":"7004c9d17f586ecf"}}