{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2025/521 Esas<br>KARAR NO:2025/779 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2023/1167 Esas-  2024/1246 Karar<br>TARİH:05/12/2024<br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:08/05/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafından muhtelif tarih ve numaralı faturalardan kaynaklı cari hesaptan kaynaklanan alacağından dolayı Büyükçekmece ... İcra Dairesi ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın icra takibi başladıktan sonra çek ve senet vermek suretiyle bir kısım ödeme gerçekleştirdiğini ancak bakiye borç, icra vekalet ücretini, icra harç ve masraflarını ise ödemediğini, icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, yapılan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden davalının takip konusunun alacağın % 20’ sinden aşağı olmamak üzere, icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 05/12/2024 tarih ve 2023/1167 Esas-  2024/1246 Karar sayılı kararında;\"Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup Davalı şirketi ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediği, dosyada alınan bilirkişi raporuna göre davacının incelemeye sunulan ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu takibe konu edilen cari hesaba ait davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2023 yılında 6 adet ve KDV dahil 334.158,85 TL tutarlı faturanın olduğu, davaya   5 adet faturanın taraflarca tutarlar birbirini teyit edecek şekilde karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiği, 1 adet faturanın 2023 yılı ocak ayına ait olduğu ve BS-BA formu yasal beyan sınırının altında kaldığından taraflarca beyan edilemediği, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında  dava tarihi itibariyle alacağın 51.359,02 TL olduğu  tespit edilmiş olup   davalı tarafın defter ve belge ibraz etmeyerek HMK m. 222/5 hükmü gereği davacı tarafın defterlerinde yer alan kayıtları kabul etmiş sayılması gerekeceği, talep ile bağlılık ilkesi ve  hüküm vermeye elverişli olduğu değerlendirilen bilirkişi raporu da dikkate alınarak; açılan davanın kabulüne ;...sayılı takip dosyasında davalı tarafın 34.068,29 TL yönünden yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 34.068,29 TL yönünden devamına, Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20'sine tekabül eden 6.813,65 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,karar verilerek aşağıda ki şekilde  hüküm kurulmuştur...\"gerekçesi ile, ''AÇILAN DAVANIN KABULÜNE;1-... sayılı takip dosyasında davalı tarafın 34.068,29 TL yönünden yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 34.068,29 TL yönünden devamına, 2-Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20'sine tekabül eden 6.813,65 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Bakırköy 2. Asliye Ticaret  Mahkemesinin 2023/1167 Esas, 2024/1246 Karar Sayılı ve 05/12/2024 Tarihli kararında davanın kabulüne karar verildiğini, mahkemenin kararın gerekçesinde \"...Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup Davalı şirketi ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediği, dosyada alınan bilirkişi raporuna göre davacının incelemeye sunulan ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu takibe konu edilen cari hesaba ait davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2023 yılında 6 adet ve KDV dahil 334.158,85 TL tutarlı faturanın olduğu, davaya   5 adet faturanın taraflarca tutarlar birbirini teyit edecek şekilde karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiği, 1 adet faturanın 2023 yılı ocak ayına ait olduğu ve BS-BA formu yasal beyan sınırının altında kaldığından taraflarca beyan edilemediği, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında  dava tarihi itibariyle alacağın 51.359,02 TL olduğu  tespit edilmiş olup   davalı tarafın defter ve belge ibraz etmeyerek HMK m. 222/5 hükmü gereği davacı tarafın defterlerinde yer alan kayıtları kabul etmiş sayılması gerekeceği, talep ile bağlılık ilkesi ve  hüküm vermeye elverişli olduğu değerlendirilen bilirkişi raporu da dikkate alınarak; açılan davanın kabulüne\" denildiğini, yerel mahkeme tarafından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olup kaldırılması gerektiğini beyan etmiştir.Dosyada müvekkil şirkete gönderilen tebligatların tümünün muhtara yapıldığını, yapılan bu tebligatlar incelendiğinde Tebligat Kanununun 20 ve 21. maddeleri gereğince usulsüz olduklarının açıkça ortada olduğunu, Hükmi şahıslara ve ticarethanelere tebligat: TK Madde 12 –Hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır.  Bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda, ticari mümessiline yapılan tebliğ  muteberdir.Yine Hükmi şahısların memur ve müstahdemlerine tebligat:TK Madde 13 –Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mütat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamıyacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. İlk derece mahkemesince yapılan tebligatlarda bu hususların hiçbirinin bulunmadığını, Bu nedenle müvekkil şirketin aleyhine açılan davadan haberdar olmadığı için elindeki belge ve ticari defterleri sunamadığını,\tmüvekkil şirketin, davacı şirket ile yapmış olduğu ticaret gereği yapılması gereken ödemeleri süresi içerisinde yaptığını, davacı şirkete herhangi bir borcu da bulunmadığını, icra takibi ve dava konusu alacakla ilgili müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, alacaklı olduğunu iddia eden davacının bunu ispatlaması gerektiğini, davacının ticari defterlerini delil olarak sunmuş olsa da müvekkilinin ticari defterleri ile davacının ticari defterlerinin birbirini doğrulamadığından davacının ticari defterleri lehine delil olarak kullanılamayacağını, davacının alacak iddiasını kesin delil ile ispatlama külfeti altında olduğunu,Yargıtay 19 Hukuk Dairesinin 2010/8902 E. 2010/211K. sayılı kararının bu doğrultuda olduğunu beyanla, istinaf talebinin kabulü ile usul ve kanuna aykırı mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; açık cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusundan bulunulmuştur.Davalı vekili, dosya kapsamında yapılan tüm tebligatların usulsüz olduğunu ve bu sebeple davalının davadan haberdar olamadığı için elindeki belge ve ticari defterlerini sunamadığını, davalının davacı ile yaptığı ticarete ilişkin tüm ödemelerini yaptığını, davacının alacağının  bulunmadığını ve iddialarını ispat ile mükellef olduğunu, tarafların ticari defterlerinin birbirini doğrulamaması sebebiyle davacı lehine delil olarak kullanılamayacağını, bu hususlar dikkate alınmaksızın Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.Mahkemece davalının dava dilekçesinde gösterilen ve ticaret sicilinde kayıtlı olan adresine çıkarılan dava dilekçesi ve tensip zaptı ekli duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin adresin kapalı olması ve muhatabın çarşıda olduğunun bina görevlisinin sözlü beyanından öğrenildiği gerekçesi ile mahalle muhtarına tebliğ edildiğinin ve 2 nolu haber kağıdı kapıya yapıştırılarak imzadan imtina eden \"...\"e haber verildiğinin şerh düşüldüğü, bina görevlisinin isim, soyisim ve imzasının alınmadığı gibi imzalamaması halinde bu hususun tutanağa şerh düşülmediği, kendisine haber verilen ... de haber verilen şahsın isim ve soy isminin tutanağa yazılmadığı, akabinde dosyanın işlemden kaldırılması üzerine davacı vekilinin yenileme dilekçesi ve yenileme tensip zaptı ekli duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin davalının aynı adresine tebliğe çıkarıldığı, muhatabın adreste bulunmaması sebebiyle komşusu...(soyismi tam okunamamıştır) beyanına göre işte olduğundan  mahalle muhtarına tebliğ edildiğinin ve komşusuna haber verilerel 2 nolu haber kağıdının kapıya yapıştırıldığının ve komşunun imzadan imtina ettiğinin şerh düşüldüğü, yine haber verilen komşunun isim ve soyisminin belirtilmediği, davalının aynı adresine  çıkarılan ticari defter ve kayıtların inceleme gün ve saati ile duruşma gün ve saatini bildirir meşruhatlı davetiyenin  muhatabın adreste bulunmaması sebebiyle komşusu...beyanına göre işte olduğundan  mahalle muhtarına tebliğ edildiğinin ve komşusuna haber verilerek 2 nolu haber kağıdının kapıya yapıştırıldığının ve komşunun imzadan imtina ettiğinin şerh düşüldüğü, yine haber verilen komşunun isim ve soyisminin belirtilmediği, davalı adına bilirkişi kök raporu ekli duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin tebliğine ilişkin mazbatanın düzenlendiği, ancak tebliğ edildiğine ilişkin tebligat parçasının uyapta ve dosyasında görülemediği, böylelikle yukarıda belirtilen ve davalı adına çıkarılan tebligatların Tebligat Kanunu'nun 21/1 maddesine göre usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği ve davalının savunma hakkının kısıtlandığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür.Mahkemece yapılacak iş; davalı vekili adına dava dilekçesi, tensip zaptı, bilirkişi raporları ve yargılamayı sürdürmeye yönelik tüm dilekçe, delil ve belgelerin ekli olduğu ön inceleme duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliğinden sonra davalı tarafa cevap dilekçesi ve delillerini sunma imkanı verildikten ve cevap dilekçesi sunulması ve delillerin bildirilmesi halinde bildirilen deliller toplandıktan sonra usulüne uygun ön inceleme duruşması yapılmak suretiyle tarafların iddia ve savunmalarının dinlenmesi, varsa dava şartları ve ilk itirazların değerlendirilmesi ve tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların tespit edilerek yargılamaya devam edilmesi, uyuşmazlığın niteliği gereği taraflara ticari defter ve kayıtlarının ibrazı için gün tayin edilerek ibrazı ve incelenmesi imkanı sağlanmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesinden ibarettir.Sonuç itibariyle; davalının istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan sebepler bakımından kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 355 ve 353/1-a4 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılıp sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın kaldırma kararı doğrultusunda mahkemesine iadesine, davalının sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.   <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/12/2024 tarih ve  2023/1167 Esas ve 2024/1246 Karar sayılı kararının HMK'nın 355/1-a4 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması ve talep halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/05/2025 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ef8f5b7c51c0c5a3","SID":"0b5b22b66c17e3ab"}}