{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/7 <br>KARAR NO: 2025/690<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 27/09/2022<br>NUMARASI: 2021/35 E. - 2022/149 K.<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/04/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirketin, tüm dünyada ... ve ... yazılımlarının eser ve hak sahibi olduğunu, müvekkiline gelen lisanssız kullanıma ilişkin ihbarlar üzerine, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/198 D.İş dosyası ile davalı şirket adresinde tespit yapıldığını, müvekkili şirkete ait yazılımların, davalı şirket adresindeki bilgisayarlarda kurulu ve aktif, çalışır durumda olduğu, bu şekilde yazılımın izinsiz olarak, korsan tabir edilen biçimde yüklenmiş ve kullanılır olduğunun tespit edildiğini, ilgililer hakkında, Cumhuriyet Başsavcılığına gerekli şikayetlerde bulunulduğunu ve soruşturmanın yürümekte olduğunu, müvekkiline ait programı, herhangi bir sözleşme ve izne tabi olmaksızın bilgisayarlarında kullanan davalıların işi ve faaliyet alanları gereği, bu programdan haksız kazanç elde ettiklerini, bu durum aynı zamanda müvekkilin mali haklarına tecavüz niteliği taşıdığını, FSEK 68/2. Maddesi hükümleri uyarınca, müvekkil açıkça zarara uğratıldığını, anılan nedenlerle, FSEK 68/2. Maddesine göre yazılımın satımı konusunda taraflar arasında bir sözleşme bulunması halinde belirlenecek bedelin, 3 katı tutarında tazminat talep ettiklerini, müvekkiline ait yazılımların, gelişti yeni uygulamalar oluşturmalarını sağlamak üzere meydana getirilmiş yazılımlar olduğunu, bu alanda dünyada tek olduğunu belirterek; Haksız eylem tarihinden itibaren, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000-TL. Ticari faizi ile birlikte karşı taraftan alınarak müvekkile ödenmesine,  karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesini özetle; davacının gerçeğe aykırı olarak iddia ettiği zararı ve bunun sorumlusu hakkında en muhafazakar tahminle 23.07.2018 tarihinde Av. ...'ün tespit İsteyen vekili sıfatıyla imzaladığı ve davacı tarafça da Mahkemeden talep edilmiş İstanbul Anadolu 1.FSHHM “nin 2018/198 D.İş dosyasının “inceleme ve tespit tutanaği” kısmından iddia edilen zarar ve bunun sorumlusunu öğrendiği tarih olan 23.07.2018de davacının bu iddia ettiği durumu, işin en hafif tabiriyle erbabı olduğundan zararını ve evraklardan da anlaşılacağı üzere iddia ettiği zararın sorumlusunu öğrendiğini, davacının 09.12.2020 tarihinde arabuluculuk faaliyetine başvurduğunu, davacının programın aktif ve çalışır olduğunu belirttiğini, korsan tabir edilen biçimde yüklendiğini ve kullanılabilir olduğunu beyan ettiğini, bu noktada davacının amacının açık bir şekilde dosyasında bulunan zaman aşımı hususunu cezai bir noktadan aşmaya çalışmak olduğunu, programların sadece kurulu olduğu, ancak davacının tabiriyle “...” lanmadığının raporla ortaya konduğunu, programın deneme amaçlı rahatlıkla kurulabildiğini, programın kullanılan Trial (deneme) sürümü ile full versiyonu arasında sadece lisans farkı olduğunu, programın aktif edilip edilmemesi hususunun esas korsanlığı belirleyen durum olduğunu, davacının şirket programının bu şekilde kurulmasını zaten satışları arttırmak amacıyla desteklediğini ve sadece kurulum bulunmasına kendisinin rıza ettiğini, davacının iddia ettiği ceza şikayetinin 6 aylık şikayet süresini geçtiğini belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nin  02/03/2021 tarihli 2021/35 Esas.   2022/149  K. sayılı kararı ile; Mahkemece; \"Davanın REDDİNE,\" karar verilmiştir.  <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait olan bilgisayar yazılımlarının lisanssız olarak kullanıldığına ilişkin, İstanbul Anadolu 1. Firki ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/198 D.iş sayılı dosyası ile davalıya ait  işyerinde delil tespiti yapıldığını, yapılan tespitte davalı işyerinde bulunan 1 adet bilgisayar üzerinde müvekkiline ait Interbase ...  ve ...  isimli iki adet programın yüklü olduğu tespit edildiğini, tespit sonrasında İstanbul Anadolu 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, müvekkilin fikri mülkiyetten doğan mali haklarının ihlali nedeniyle 2021/35 Esas sayılı, FSEK 68. Maddesine dayalı maddi tazminat davası ikame olunduğunu, davalının işyerinde ve davalıya ait bilgisayarda delil tespit dosyası ile tespit edilen ve tüm hakları müvekkile ait olan yazılımların, deneme sürümü olmadığının ve aynı zamanda davalının bu yazılımları kullandığının ispatlanmadığı gerekçeleriyle davanın red edildiğini, indirdikleri yazılımın deneme sürümü olduğunu, iddia eden tarafın davalı taraf olduğunu, indirilen yazılım deneme sürümü olmadığı için davalının elinde deneme sürümü lisanslarında bulunmadığını,  davacı taraf olarak mahallinde delil tespiti yaparak davalı tarafta müvekkiline ait yazılımın lisanssız olarak   bulunduğuna dair delil tespiti raporu aldığı ve tazminat davasına açtıklarını, davalı taraf indirilen bu yazılımın deneme sürümü olduğunu iddia ettiğini, deneme sürümü iddiası ile kendi lehine hak çıkaran taraf davalı taraf olduğunu, davalının yazılımdan elde ettiği ticari kar olup olmamasının davanın esasıyla bir ilgisi bulunmadığını, davalı müvekkiline ait lisansı bedelini ödeyip satın almak yerine, korsan yollardan elde ederek müvekkiline zarar verdiğini ve zararın tazminini talep ettiklerini beyan ederek, İstanbul Anadolu 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin  2021/35 Esas,  2022/149 Karar  sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması ve yeniden yargılama yapılarak, talepleri doğrultusunda davanını kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; programın korsan olarak indirildiğine veya kullanıldığına dair bir ibare bulunmadığını, İnternette, davacının kendi sitesi de dahil yasal sayısız kaynaktan indirilebilen bir programın sadece varlığına dayanarak davacı kendi üstüne düşen iddialarını kanıtlama yükümlülüğünü doldurmadığını, deneme sürümü belgesi gibi bir şey ilgili programın deneme sürümünün kurulmasıyla özel olarak verilmediğini, beyan ederek, istinaf itirazlarının  reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, FSEK kapsamında eserden kaynaklanan hakların ihlaline dayalı tazminat istemine ilişkindir.  Davacı vekili, müvekkili şirketin ..., ..., Delphi ve Interbase yazılımlarının eser ve hak sahibi olduğunu, davalı şirkete ait bilgisayarlarda bu yazılımların izinsiz ve aktif olarak kullanıldığını, bu durumun müvekkilin mali haklarına tecavüz niteliğinde olduğunu ileri sürerek, FSEK 68/2. maddesi uyarınca, sözleşme bedelinin üç katı tutarında 10.000,00 TL  tazminatın  haksız eylem tarihinden itibaren  ticari faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/198 D.iş sayılı dosyasında , davalıya ait iş yerinde  23/07/2018 tarihinde tespit yapıldığı ,  30/07/2018 tarihli bilirkişi raporu alındığı, davalı iş yerinde bulunan bilgisayarda (...., ... ve ...) yazılımların 08/05/2018 tarihinde bilgisayara kurulduğu fakat programın aktifleştirilmediği belirtilmiştir. 29.12.2021 tarihli bilirkişi raporunda, davacıya ait yazılımın davalı firmanın bilgisayarına hangi versiyonunun yüklendiği, deneme sürümünün mü yoksa tam sürümünün mü kullanıldığı ve yazılımla oluşturulmuş proje dosyalarının olup olmadığına dair herhangi bir bilgi bulunmadığı bu nedenle, yazılımın lisanslı veya lisanssız olup olmadığı konusunda bir kanaat oluşturulamadığı,  davacının resmi sitesine göre deneme sürümünün 30 gün olduğu, ancak tespit tarihinde bu sürenin geçmiş olduğu görülse de, programın kullanıldığına dair kesin bir tespit yapılamadığı,  davalı firmanın 2018-2021 yılları arasındaki kurumlar vergisi ve geçici vergi beyanlarının  incelendiği  ancak programın firmanın faaliyet konusuyla doğrudan ilgili olmadığı, programın kullanıldığına dair somut bir tespit yapılamaması sebebiyle maddi tazminat hesabı yapılmadığını, manevi tazminatın ise tarafların kusur ve tutumları doğrultusunda tamamen mahkemenin takdirinde olduğu belirtmiştir. 29/04/2022  tarihli bilirkişi ek raporunda,  kök raporda da belirtildiği üzere söz konusu yazılımların davalı firma adresindeki bilgisayara yüklenmiş olduğu, yazılımın aktifleştir sebebiyle çalışmadığı tespit edilmiş ancak yüklenen yazılım sürümüne (... ,..vb.) verilmemiş olması yazılımla ilgili oluşturulmuş herhangi bir proje dosyasının olup olmadığına dair bilirkişi raporunda görüntü olmaması sebebiyle tespit yapılamamıştır. Davaya konu “... 10.2 ve ...” yazılımlarının FSEK2/1 kapsamında bilgisayar programı olup İlim ve Edebiyat eserlerinden olduğu, Davacı şirketin davaya konu “... ve ...” yazılımının FSEK kapsamında eserden doğan mali hakları kullanma hak ve yetkisine sahip olduğu, Dava tarihi itibariile telifbedelinin hesaplanmasında, dava tarihinde Euro/Avro kuru incelenmiş olup dava tarihinde -02.03.2021- TCMB (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Efektif Satış Kuruna göre ) Euro/Avro alış kurunun: 8.8145-TL olduğu, Dava konusu olan yazılım programının rayiç bedelini tespit etmek adına yapılan genel araştırmalar ve dosyaya sunulan yazılım liste fiyatları incelenmiş bahsi geçen “... ve ...” yazılım programlarının birer adet rayiç bedellerinin (KDV Dahil) “10.030€+11.210€ (Euro/Avro)=21.240€ (Euro/Avro)” olduğu Davalının 1 adet bilgisayarında tespit edilmiş olan “... 10.2 ve  ...” yazılım programlarının (KDV Dahil) “10.030€+11.210€ (Euro/Avro)=21.240€ (Euro/Avro)” olduğu, Lisans bedelinin dava tarihinde (KDV Dahil) 21.240€ X 8.8145-TL = 187.219,98TL (Türk Lirası) olduğu, Eser sahibinin tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasınıisteyebileceği, yani eser sahibi tarafından talep edilebilecek en çok tutarın 187.219,98TL X 3 = 561.659,94-TL olabileceği belirtilmiştir. Bilindiği üzere, herkes iddiasını ispatla mükelleftir. 6100 sayılı HMK'nın 190. maddesi hükmü ve TMK 6.maddesi hükmü gereğince, ispat yükü, bu konuda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki  sonuçtan hak çıkaran tarafa aittir. Dosya kapsamına göre,  davaya konu  (..., ... ve ...) isimli yazılımların FSEK 2/1 kapsamında bilgisayar programı olup ilim ve edebiyat eserleri kapsamında eser vasfında olduğu,  eser sahibinin davacı şirket olduğu, davacı şirketin internet sitesinde dava konusu  bilgisayar programlarının indirilerek  bir ay deneme süresince kullanımına olanak verildiği , bu indirmede her hangi bir lisanlama olmadığı,   her ne kadar bu yazılımların davalı işyerinde bulunan bir adet bilgisayara  08/05/2018 tarihinde indirilerek  kurulduğu tespit edilmiş ise de, eser sahibi tarafından deneme amaçlı indirmeye olanak tanındığından bunun tek başına ihlal oluşturmayacağı , yazılımdan kaynaklanan telif haklarının ihlal edildiğinden söz edilebilmesi için programın kurulu ve çalışır durumda olması yeterli olup, kullanma şartının aranmadığı anlaşılıyorsa da, somut olayda programın çalışır durumda olmadığı,  aktifleştirilmediği anlaşılmakla, davalı tarafından da dava konusu iddianın kabul edilmediği, ihlal oluşturan hukuka aykırı indirme ve yazılımın kullanıldığı ve bu yolla eserden kaynaklı mali haklara tecavüz edildiği iddiasının ispat yükü  üzerinde olan  davacı tarafından  ispat olunamadığı,  davacıya ait eserden kaynaklanan mali hakların ihlal edildiği sübut bulmadığından ancak ihlal halinde istenmesi mümkün  tazminat talebinin reddi kararının dosya kapsamı ve hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 27/09/2022 tarih ve 2021/35 E. 2022/149 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL  harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cbae50be6a7af042","SID":"45564a6a8175cd37"}}