{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/3 Esas<br>KARAR NO: 2025/689<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 13/10/2022<br>NUMARASI: 2022/6 E. -2022/206 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/04/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin çiğ köfte imalatı ve ticaretini yaptığını, uluslararası standartlara uygun olarak sağlıklı ve hijyenik ortamlarda ürettiği çiğ köftelerini Türkiye çapında yaygın bayileri aracılığıyla müşterilerine sunduğunu, müvekkilinin uzun yıllardan beri \"...\" ve \"...\" markaları ve ticari unvanı ile çiğ köfte restoranları işlettiğini ve franchise verdiğini, Türkiye sınırları içerisinde bu unvan ile tanındığını, yıllarca bu markayı ve ticari unvanını piyasaya tanıttığını ve belli bir pazar oluşturduğunu, müvekkili şirketin kendisine has birçok markası olduğunu, müvekkilinin tescilli  \"...\" esas unsurlu markalarının mevcut olduğunu, bu markaların 29, 30 ve 43. sınıflarda tescilli olduğunu, davalı markasının ise \"...\" şeklinde olduğunu ve müvekkilinin markası ile aynı sınıfta tescilsiz olarak kullanıldığını, davalının tescilsiz olarak kullandığı \"...\" markasının esas unsurunun ise \"...\" ibaresi ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, bu benzerliğin iltibas boyutunda olduğunu, müvekkili markası ile davalı markasının görsel, işitsel ve anlamsal olarak da birbirlerine benzediğini ve davalının mevcut eylemlerinin müvekkilinin markasından doğan haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, müvekkilinin tescilli markasına yönelik tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, men'ini, ref'ini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesini özetle; müvekkili şirketin geçmişinin oldukça eskiye dayandığını, köklü bir kuruluş olduğunu, müvekkilinin her alanda tanınmış markalarının mevcut olduğunu, davacı şirket tarafından davaya konu edilen, iltibas ve tecavüz iddiasında bulunulan müvekkili şirkete ait markanın, davacı markasının kopyası veya taklidi olmadığı gibi, markalar arasında benzerlik, iltibas ve karıştırılma ihtimali de bulunmadığını, kaldı ki müvekkilinin markasını, davacı ile aynı mal ve hizmet sınıfında dahi kullanılmadığını, müvekkili markasında baskın unsurun \"...\" ibaresi olduğunu, müvekkili markasında bulunan \"...\" ibaresinin başlı başına markayı farklılaştırdığını ve ayırt edici hale getirdiğini, davacının iddialarının soyut ve dayanaksız olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi'nin 13/10/2022 tarihli 2022/6 E. 2022/206 K. sayılı kararı ile;  \"Davacının davasının REDDİNE,\" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin çiğköfte markalarının TPMK nezdinde tescilli olduğunu,  markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “...” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edildiğini, müvekkilinin ... ibaresini kendi adına davaya konu sınıflarda marka olarak tescil edilmiş olması ve bu marka tescillerinin devamlılık teşkil etmesi ve müvekkilin ... ibaresinin esas veya seri markalarının da bulunması sebebiyle ... ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük addedilse dahi bu durumun benzerliği ortadan kaldırmayacağını, “...” ibaresinin her iki tarafa ait markada da asıl unsurlar arasında yer almış olması nedeniyle örtüşen ve ilişkilendirilebilecek ölçüde benzer olan mal ve hizmetler yönünden markalar arasında  ihtimalinin meydana gelebileceğinin kabul ederek ilk derece mahkemesi kararının davacı yararına bozulmasına karar verdiğini, dosyaya tanzim edilen bilirkişi raporuna yönelik itirazları yerel mahkemeye sunmasına rağmen mahkemenin yeni bir bilirkişi raporu almadığını, davalının markasında ... ibaresini kullanmasının haksız rekabet koşullarının oluşmasına müvekkili firmanın marka hakkının gasbına engel teşkil ettiğini, ... ibaresi tüketiciye müvekkili firmanın yeni bir seri marka çıkarttığını yahut ortak marka çıkartıldığını düşündürdüğünü, dolayısıyla davalı, müvekkili markalarının esas unsuru olan ... kelimesini kullanarak iltibas gerçekleştirdiğini, fakat hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının aleyhine olacak işbu hususların değerlendirmediğini müvekkili markasını 2008 yılından itibaren yoğun ve ciddi olarak kullandığını,  müvekkilin markasının gerek satış rakamları, gerek satış rakamları ihtiva eden kurumlar vergisi beyannameleri incelediğinde tanınmış marka olduğu tespit edileceğini, dolayısıyla müvekkili \"...\" ibaresini müşterinin satın alma kararını etkileyebilecek hale getirdiğini ve ayırt edilebilir vasfa soktuğunu, aksi durum haksız rekabet koşullarının piyasada egemen olmasına yol açacağını beyan ederek Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Hukuk Mahkemesinin 2022/6 E, 2022/206 K, 13.10.2022 T. sayılı ilamına ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesine, talep etmiştir. Davalı vekili  istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından şirketleri adına tescilli markalara müvekkili şirket adına tescil edildiğini,  ... markalarının tecavüz ettiği, haksız rekabet yarattığı iddiasıyla huzurdaki davayı açtığını, davacının markaları ile müvekkili davaya konu müvekkili şirket markalarının hiç bir şekilde  benzerliği olmadığı gibi birbirinden çok farklı şekillere ve ibarelere sahip markalar olduğunu, davacının tescilli markaları ile müvekkili markaları aynı mal ve hizmetlerde dahi kullanılmadığını, davacı sadece markalarda ortak olan ... ibaresini gerekçe göstererek haksız olarak huzurdaki davayı açtığını, davacı ve davalı marka görsellerinde de açıkça görüldüğü üzere markaların tek bir ibareden oluşmadığı hem şekil ve hem ibarelerden oluşturduğunu, davaya konu marka görsellerinden de anlaşılacağı üzere markalar birbirlerine benzemediği gibi karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimali de bulunmadığını, markanın bütününe bakıldığında ortalama tüketici tarafından ilk algılanan ... ibaresi olacağını, müvekkili tarafından başvuruda bulunulan  ... markasında baskın unsur yukarıda da görüldüğü üzere \"... \" ibaresi olduğunu beyan ederek Bakırköy 1 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk mahkemesi 2022/6 E ve 2022/206 sayılı davanın reddine ilişkin kararı hukuka uygun olduğunu, davacının istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava,  marka hakkına  tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ve ref'i taleplidir. Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllardır \"...\" ve \"...\" markalarıyla çiğ köfte üretimi ve ticareti yaptığını, davalının \"...\" markasını tescilsiz olarak aynı sınıfta kullandığını, bu kullanımın marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, önlenmesini ve kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili, \"...\" markasının davacı markasının kopyası veya taklidi olmadığını ve benzerlik veya karıştırılma ihtimali bulunmadığını, müvekkili markasında \"...\" ibaresinin baskın unsur olduğunu ve ayırt edici nitelik taşıdığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Davacının \"...\" esas unsurlu markalarının çoğunlukla 43 sınıfta tescilli olduğu , ... tescil no.lu ... ibaresinden oluşan markanın 43. Sınıfta tescilli olduğu, davacının ... numaralı markanın   29, 30, 43.sınıf  mal ve hizmetlerde tescilli olduğu, davalıya ait  ...  tescil numaralı \"... ...\" ibareli markanın ise, 32. Sınıfta  tescilli olduğu,  davalıya ait ... başvuru no.lu markanın  29,32,35.Sınıflarda belirtilen emtialar açısından 30.12.2022 tarihinde  tescil edildiği anlaşılmıştır. 20.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda; \"davalı markalarından  ... markası 32. Sınıfta tescilli olduğu,  ... markasının  ise henüz tescil edilmemiş olmakla birlikte, mevcut başvurunun 9-32-35. Sınıflarda ilerlediği, davacının tescillerinin  29/30/43. Sınıflarda olduğu, davacı markalarında, “...” kelimesinin  markanın asıl ve ayırtedici unsuru olduğu, tali unsurlar olarak bu kelimenin yanında “..., ..., ..., ...” vb kullanıldığı,  “...” ibaresinin  tasviri nitelikte olup, marka için ayırt edici bir özellik arz etmediği,  ... ibaresinin  bir araya gelerek yenilen yemek, şölen, toy anlamına geldiğini, davalı markasındaki , ilk harfleri büyük olacak şekilde siyah ve koyu formda yazılmış “ ...” ibaresinin bir bütün olarak markanın asıl ve ayırtedici unsuru olduğu, taraf markalarında ortak şekilde yer alan “...” ibaresi açısından kısmi benzerlik söz konusu ise de davalı markasında yer alan “...” ibaresi nedeniyle taraf markalarının farklı marka algısı yaratmaları nedeniyle görsel işitsel ve kavramsal açıdan karıştırılmayacakları, “...” ibaresinin SMK m.5/f.1/(c) bendi uyarınca tasvir edici/tanımlayıcı olduğu, bir kişinin tekeline bırakılamayacağı, bu  ibareyi esas unsur olarak içerecek markaların  da baştan zayıf markalar olduğu , ufak değişiklikler ile ayırtedicilik sağlanacağı, taraf markalarının, aldıkları eklerle birlikte bütünsel ve farklı markalar haline geldikleri, farklı bir kompozisyon ve içerik kazandıkları, her birinin bütünü itibariyle bıraktığı etkinin de farklı bulunması sebebiyle karıştırılmaya sebebiyet verebilecek derecede aralarında yakınlık bulunmadığı, dava konusu markanın bu nedenlerle farklı bir marka algısı yarattığı, zayıf olan esas unsur açısından “...” ibaresi ile beraber kullanılarak ayrıştığı, genel anlamda markalar arasında iltibasın oluşmayacağı, davalı kullanımının davacı markasıyla ayniyet teşkil eder şekilde olmadığı, markanın tescil edildiği şekilde kullanıldığı, tescilli olduğundan farklı şekilde ve özellikle davacı markaları ile iltibas yaratacak ve yanaşma iradesi gösterecek biçimde kullanılmadığı, SMK m.7 ve m.29 kapsamında davacının marka haklarına bir tecavüzün ve bağlantılı olarak haksız rekabetin söz konusu olmayacağı \" belirtilmiştir.  Tüm dosya kapsamına göre, davalının “ ...” markası ile döner restoranı işlettiği, davalının 43. sınıfta tescilli markası bulunmadığı, davacının davaya mesnet  \"...” esas unsurlu markalarını özellikle çiğköfte  emtiasında 43. Sınıfta yiyecek içecek hazırlanması hizmetlerinde kullandığı , davalı kullanımının 43. Sınıfta yiyecek içecek  hazırlanması hizmetlerinde  \" ...\" şeklinde olduğu, bilirkişi raporunda davalının kullanımlarına ilişkin internet sitesi ekran görüntülerinde ve Şirinevler/Bahçelievler şubesine ait  fotoğraflarında, tabela, kıyafet, menü, ambalaj, afiş  üzerinde  ... ibaresinin ön planda  markasal nitelikte kullanıldığı, \" ... com.tr\"  internet sitesinde  ... markası yer aldığı gibi  \" en yakın ... nerede şeklinde \" de  kullandığı  kıyafetler üzerinde ...  ve ... ibarelerinin ayrı yazılarak kullanıldığı görülmektedir. Davalının 43. Sınıfta  tescilsiz olarak kullandığı, \"  ...\" markasının üst kısmında yer alan “...” ibaresi,  beyaz renkte, kırmızı, yatay elips bir zemin içine ... ibaresine oranla  daha küçük şekilde yerleştirildiği,  “...” ibaresinin hemen altında,  “...” ibaresinin  daha geniş yeşil renkte  bir zeminde ve  daha büyük puntoyla konumlandırıldığı, alt kısmında ise daha küçük puntoyla yazılmış “...” sloganının yer aldığı,  bütüncül izlenimde,  ilk bakışta “...” ibaresinin ön planda olduğu, dolayısıyla davalının tescilsiz markasının baskın unsurunun \"...\" ibaresi olduğu, ... ibaresinin geri planda tutulmuş olduğu, marka unsurlarının konumlandırıldığı şekil unsuru, slogan unsuru, renk unsurlarının ise markaya ayırt edicilik katmaktan uzak tali unsurlar olduğu görülmektedir. Taraf markalarının esas unsurunu oluşturan  ... ibaresinin ,  \"...\" anlamına geldiği,  ... ibaresinin yiyecek ve  sağlanması hizmetleri yönünden  doğrudan cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, belirtmediği,  ... ibaresini duyan kişilerin aklına doğrudan yiyecek ve içecek hizmetlerinin gelmeyeceği, bu bakımdan tanımlayıcı/tasviri bir ibare olmadığı ancak kelime anlamına göre yiyecek ve içecekler ile bunlara ilişkin hizmetler bakımından   zayıf bir ibare olduğu olduğu anlaşılıyorsa da;  bu durumun davacı markasının korunmayacağı anlamına gelmediği, taraf markalarının ... esas unsuru yönünden ayniyet derecesinde benzer olduğu, davalının yeterli  ayırt edicilik katmadan \"...\" ibaresini ön plana çıkararak   davacının markasının tescilli olduğu  43. Sınıfta  yiyecek içecek hizmetlerinde markasal olarak  kullandığı dikkate alındığında  ortalama tüketici kesiminin her iki taraf markasındaki ... baskın unsuru nedeniyle  yanılgı yaşayabileceği gibi  davalı markası ile davacının tescilli markaları  arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı da oluşabileceği, bu açıdan davalının markasal kullanımlarının iltibasa sebebiyet vereceği,  tüm bu nedenlerle  SMK m.7 ve 29 kapsamında davacının marka haklarına  tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmakla, hatalı bilirkişi raporuna itibar edilerek  davanın reddine dair verilen  ilk derece mahkemesi kararının dosya kapsamı ve hukuka uygun olmadığı, davacı  istinaf talebinin kabulü gerektiği  sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulüne, kararın kaldırılmasına, esas hakkında davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin  KABULÜ ile, 2-Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 13/10/2022 tarih, 2022/6 E., 2022/206 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3-DAVANIN KABULÜNE Davalının  43. Sınıf yiyecek içecek hizmetlerinde \"  ...\" şeklindeki markasal kullanımlarının davacının Marka Hakkına Tecavüz Ve Haksız Rekabet Teşkil Ettiğinin TESPİTİNE , Marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin ÖNLENMESİNE, \"  ... \"  markasının davalının iş yeri tabelasından, menülerinden , işyeri kıyafetlerinden, ambalajlardan, afişlerinden, internet sitesi içeriğinden  KALDIRILMASINA, Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden tabela, menü, kıyafet, ambalaj ,  afiş  ve tanıtım evrakına EL KONULMASINA, bunlar üzerindeki  \"  ...\" markasının silinmesine, bu mümkün değilse karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle İMHA EDİLMELERİNE, 4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu  ile 534,7‬0 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 peşin harç, 11,50 TL vekalet harcı, 1.500-TL bilirkişi ücreti, 118,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.791,4‬0 TL'nin, davanın kabul edilmiş olması sebebiyle, davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre marka hakkına tecavüz ve  haksız rekabet yönünden 40.000 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı,  141,5‬0 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 362,2‬0 TL'nin davalıdan tahsiliyle  davacıya verilmesine, 5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 30/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a4027eff07c27e02","SID":"fc8ae8a1dd6d0674"}}