{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/1424 <br>KARAR NO\t\t: 2025/380<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/03/2022 <br>NUMARASI\t\t: 2020/411 Esas - 2022/180 Karar<br>DAVA             \t\t: İtirazın İptali (Sigorta Poliçesi ve Halefiyetten Kaynaklanan     Rücuen Tazminat)<br>DAVA TARİHİ\t\t: 13/08/2020<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 12/03/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 12/03/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/03/2022 tarihli 2020/411 Esas ve 2022/180 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalıdan alacağının tahsili için İzmir 1. İcra Müdürlüğü'nün 2019/12408 E sayılı takip sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, borcun sebebinin dava dışı ... Ltd. Şti. tarafından davalı tarafa teslim edilen ürünlerin taşınması esnasında 18.09.2018 tarihinde meydana gelen hasar ve zarar olduğunu, hasar ve zarar bedelinin kendileri tarafından dava dışı sigortalı ... şirketine ödendiğini, dava dışı sigortalı ... şirketinin ... nolu poliçe ile “... Sigorta Poliçesi” kapsamında kendileri ile sigorta sözleşmesi akdettiğini, davalının takibe itirazının haksız olduğunu, dava konusu olayda bir santral tesisinde kurulmak üzere bir şalt cihazı ve bir de transformatörün nihai teslimat adresi olan ... adresine nakliyesinin sağlanması amacıyla davalı taşıyıcı ile sigortalı ... şirketi arasında kara taşımacılığının gerçekleştirilmesi hususunda anlaşma yapılarak yüklerin Kemalpaşa'da tam ve sağlam biçimde taşıyıcıya teslim edildiğini, ancak yükler 18.09.2018 tarihinde Balıkesir adresindeki sahaya taşındığı esnada şaltın, transformatöre doğru devrilmesiyle hem şaltın hem de transformatörün hasarlandığının tespit edildiğini, emtiaların Almanya'daki firma merkezine geri gönderilerek hasar tespit faaliyetlerinin yapıldığını, yapılan inceleme ve değerlendirmelerde şalta ilişkin tam zayi prosedürünün uygulanması gerektiğinin tespit edildiğini, ekspertiz raporunda transformatörün ambalajsız olarak taşındığı, şalt sisteminin ise sadece bir palet yerleştirilerek oluklu mukavva ve ambalaj filmiyle sarıldığı, tüm sevkiyatın açık bir kargo zemininde taşındığının tespit edildiğini, bu tespitlerin fotoğraflarla belgelendiğini, eksper raporuna göre taraflar arasındaki yazışmadan yola çıkılarak da sevkiyatın kargo emniyeti olmadan nakledildiğinin açık olduğunu, davalının dava dışı sigortalı ile yaptığı yazışmalarda yük zararından sorumlu olduğunu kabul etmesine rağmen takibe itiraz etmesinin kötü niyetli olduğunu, ödenen 8.400 Euroluk hasar bedelinden TTK m. 875 hükmü uyarınca davalının sorumlu olduğunu, TTK m. 1472 hükmü uyarınca ödenen hasar bedelinin davalıdan tahsil edilmesi amacıyla takip başlattıklarını ,davalının haksız olarak itiraz ettiğini, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesin talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın itirazın kaldırılmasına yönelik talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, itiraz etmiş oldukları icra takibinin ... nolu hasar dosyası kapsamında 18.09.2020 tarihinde ... Ltd. Şti. zarar bedelinin haksız rücuen tahsiline ilişkin olduğunu, kendilerinin sadece nakliye işini üstlenmiş olduklarını, yük zarar taşınan malın doğru ve düzgün bir şekilde yüklenmemesinden kaynaklı olarak meydana geldiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte kendilerinin sadece yüklenen malın nakliyesinde meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, kendilerinin dava dışı ... Ltd. Şti. ilgili malların taşınması konusunda taşıma hizmeti verdiğini, ancak ilgili yasal düzenleme gereği taşınacak malların yüklenmesi ve oluşabilecek zararların önlenmesine ilişkin tüm sorumluluğun gönderen yükleyiciye ait olduğunu ve kendilerinin herhangi bir hukuki sorumluluğunun bulunmadığını, kesicinin araca gönderen tarafından bağlandığını ancak iplerin koptuğunun anlaşıldığını, dava konusu olayda taşınan malların ebat ve ağırlık olarak çok büyük olması sebebi ile taşıyanın müdahalesinin söz konusu olmasının mümkün olmadığını, bağlama kusurundan kaynaklanmadığını, TTK m. 863 ve m. 878 hükümleri uyarınca, yüklemeden kaynaklı hasarların sorumluluğunun kendilerine ait olmadığını, davacının18.09.2018 tarihinde Balıkesir adresindeki santralde taşınan mallardan iki parçanın hasarlı olduğunun tespit edildiğini ve bu parçaların Almanya'da bulunan firmaya gönderilip Aurich'ta bulunan depoda 08.01.2019 tarihinde eksper incelemesi yapılarak hasar bilançosu yapıldığını beyan ettiğini, ancak aradan üç ay geçtiğini ve Balıkesir 'de kendilerince teslim edilen malın başka bir taşımacılık ile Almanya'ya gönderildiğini, Almanya 'da tespit edilen hasarın sebebinin kendilerinin taşımasından kaynaklı olduğuna dair hiçbir delil bulunmadığını, davacı tarafın ekspertiz raporunda transformatörün ambalajsız olarak taşındığı, sadece bir palete yerleştirilerek oluklu mukavva ve ambalaj filmiyle sarıldığı, tüm sevkıyatın açık bir kargo zemininde taşındığını tespit ettiğini ettiklerini, burada açıkça kusurun gönderenden kaynaklı olduğunun ifade edildiğini, ayrıca eksper rapor ekinde bulunan ve taraflar arasındaki yazışmalardan yola çıkan raporda kara yolu taşımacılığı sırasında meydana gelen bir devrilme ve düşmeye ilişkin hiçbir ifade bulunmadığını, kendilerinin yazışmalarda asla bir kusuru kabul etmediği gibi dava dışı gönderen firmanın sorununa çözüm aramaya yardım ettiğini, yüklemeden kaynaklı hataları belirterek diğer sevkiyatlarda sorun olmaması için uyarıda bulunduğunu, ayrıca taraflar arası yazışmalara göre hazırlanmış bir raporun ne derece doğru olacağının şüpheli olduğunu, rücuen tahsil edilmek istenen miktarın hem hasara hem de hasarlı malların değerine ilişkin olduğunu, kendilerinden değeri talep edilen mallar kendilerinde bulunmadığı gibi malların nerede olduğu, kullanılıp kullanılmadığının bilinmediğini, davacının haksız taleplerinin kötüniyetli kazanç elde etmek amaçlı olduğunu, ayrıca hasar dosyasına ilişkin icra takibinin takip tarihi kur esas alınarak TL (Türk Lirası) cinsinden açılmış ise de davacının dilekçesinde Euro olarak dava açılış güncel kur üzerinden talep ettiğini, dava dışı şirketin davacı yandan almış oldukları hasara ilişkin ödeme,tarafların sigorta anlaşmaları kapsamında olduğunu, davacı sigorta şirketinin gönderene yapmış olduğu ödemenin sorumlulukları dahilinde olup bu ödemenin kusursuz (zarar illiyet bağı olmayan) olan kendilerinden rücuen tahsil talebi hiçbir şekilde hukuka uygun olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK  DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:<br>Mahkemece; \"...Dava konusu olay bakımından sigortacı tarafından tazmin edilen yük zararı bakımından taşıyıcının sorumlu olup olmadığının tayin edilmesi gerekmekte olup, yükü yurt içi taşımada zarar gördüğü anlaşılmakla, TTK. Hükümleri uyarınca değerlendirme yapılması gerekmekte olup, kara taşımalarına ilişkin TTK. 875/1 uyarınca taşıyıcının eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içerisinde, eşyanın ziyağından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan ilgili kanun maddesi gereğince sorumlu tutulduğu, aynı maddenin 2. Fıkrasında, zararının oluşmasına, gönderinin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmuş olmasında ve kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınacağının düzenlendiği; TTK. 863/1'de \"sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari temayülden aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır. Taşıyıcı, ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür.\" esaslarının ilgili kanun maddesince getirildiği, dava konusu olayda yükleme ve sabitlemenin gönderen tarafından yapıldığı, taşıyıcının taşıma başlamadan önce göndereni yükleme ve sabitlemedeki eksiklik ve yanlışlıklar bakımından uyarıda bulunduğu, buna rağmen yükün ilk yüklendiği halde taşındığı, dosya içerisinde yer alan exper raporunda hasar sebebinin, şalt cihazının aracın gittiği yönde devrilmesi ve nakliye sırasında transformötore çarpması olarak belirlendiği, yükün kargo emniyeti sağlanmadan nakledildiği görüşüne yer verildiği, bu tespitten yola çıkıldığında yük zararının taşıma emniyetinin ihlalinden kaynaklanmadığı, taşıyıcının taşıma başlamadan önce yükün yüklenmesi ve istifi hususunda gördüğü eksikler bakımından gönderenin (adamlarını) uyardığının da dikkate alındığında taşıyıcıya kusur izafe etmek mümkün olmayacağından tüm dosya içeriği, usul ve yasaya uygun alınan rapor da dikkate alınarak tüm dosyadaki deliller birlikte değerlendirildiği...\" gerekçesiyle \"...Davanın reddine...\" şeklinde hüküm kurulmuştur. <br>Karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br> Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme gerekçeli kararının aksine davanın tarafları ... ve ... A.Ş. olmayıp, davacı taraf  müvekkili sigorta şirketi ... A.Ş. davalı taraf ise ... İç Ve Dış Tic.Ltd. Şti. olduğunu, eldeki dava ise haksız eylemden kaynaklanan zarar nedeniyle ikame edilen itirazın iptali davası olduğunu ancak; mahkeme gerek davadaki tarafları gerek ise anılı nihai karardaki uyuşmazlık konusunu eksik / hatalı olacak şekilde tespit etmiş olup, eksik ve hatalı inceleme / değerlendirmeler sonucunda hüküm tesis ederek gerekçeli hükmü açıkladığını, mahkeme nihai kararının aksine mezkur davaya konu emtiadaki hasar davalının taşıma emniyetinin ihmalinden / kusurundan kaynaklandığını, gerek dava dilekçelerinde gerek ise 03.02.2022 tarihli rapora beyan dilekçelerinde de belirttikleri üzere, dava dışı sigortalı ... Ltd. Şti ile davalı lojistik şirketi arasında kara taşımacılığını gerçekleştirmek üzere – ... adresine nakliyesinin sağlanması amacıyla mutabakat sağlanmış olup bir şalt cihazı ve bir transformatör tam ve sağlam biçimde davalıya teslim edildiğini ancak buna rağmen; davalı tarafından tam ve sağlam olarak teslim alınan mallar 18.09.2018 tarihinde nakliye adresine taşıma sırasında gerçekleşen düşme / devrilme nedeniyle- hasarlı şekilde nakliyesinin gerçekleştirildiğini, dava dilekçelerinde de belirtilmiş olduğu gibi dava dışı sigortalı tarafından hazır edilen mallar tam ve sağlam şekilde davalıya teslim edilmesine rağmen, anılan zarar malların taşınması / aktarılması taşıyıcının sorumluluğunda iken şalt sistemi hareket yönüne doğru devrilerek üzeri açık transformatöre çarpması suretiyle devrilme düşme nedeniyle meydana geldiğini, yeni bir bilirkişiye tevdi edilecek dosyada tüm itiraz ve iddiaların değerlendirilerek yeniden rapor alınması talep edilmişse de mahkeme bu itirazları dikkate almaksızın salt eksik / hatalı inceleme ile tanzim edilen raporu ve davalı yan savunmalarını esas alarak davayı red yoluna gittiğini, davalı şirket tarafından dava dışı sigortalıya yapılmış bir uyarının bulunamadığını, davalı yan tarafından cevap dilekçesi ekinde sunulan mail ekran görüntüleri ise hasarın meydana gelme tarihi sonrasında gönderilen mailler olduğunu, mahkeme nihai kararının aksine malların taşınması öncesi davalı tarafından dava dışı sigortalıya yapılan herhangi bir uyarının bulunmadığını, davalı yan savunmalarında söz konusu kusurun kendilerinden kaynaklanmadığını, kendilerinin uyarıda bulunduğu iddiasında bulunarak söz konusu sorumluluktan kurtulma çabası içine girmişse de işbu hususu ispata yarar hiçbir bilgi ve belgeyi dosya içine ibraz etmediğini,  davalı yan dava dışı sigortalıya gönderdiği maillerde  meydana gelen hasarın davalı şirketin kusurundan ve sorumluluğundan kaynaklandığının ikrar edildiğini, bu husus davacı tarafça dava dilekçeleri ekinde ( Ek-7 ) sunulu maillerde de sabit olduğunu, izah edilen ve inceleme neticesinde dikkate alınacak nedenlerle, kararın kaldırılarak ve davanın kabulü ile, İzmir 1. İcra Müdürlüğü’nün 2019 / 12408 E. sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptaline ve duran takibin devamına, davalı aleyhine asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle, vekâlet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, kendi sigortalısına ... sigorta poliçesi kapsamında yükte oluşan hasar nedeniyle ödeme yapan davacı sigortacının ödemenin halefiyete dayalı olarak davalı taşıyandan rücuen tahsili için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali  davasıdır.<br>Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının; tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri, içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir. (Hukuk Genel Kurulu - 2007/14-778 E, 2007/611 K sayılı ilamı).<br>Mahkemenin gerekçeli kararında, dava ve cevap dilekçesi özetlerinin davanın tarafları ile ilgisi olmayan başka dosyaya ait olduğu görülmüş, mahkemece HMK'nun 297. maddesine aykırı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Kararın öncelikle bu nedenle ortadan kaldırılması gerekmiştir.<br>2-Kabule göre de; mahkemece yalnızca taşıma hukuku alanında uzman bilirkişiden rapor alınmış, bilirkişi tarafından yükte oluşan hasar sebebine ilişkin olarak davacı sigorta şirketince açılan hasar dosyasında alınan ekspertiz raporuna dayanılarak değerlendirme yapılmıştır. Ekspertiz raporunda ise yükün kargo emniyeti alınmadan nakliyesi nedeniyle zarar gördüğü tespit edilmiştir. Halefiyete dayanan rücu davalarında zarar sorumlusu, sigortacının ödediği bedelden değil, kendi kusuru oranında gerçek zarardan sorumludur. Hasarın sebebi ve hasar miktarının teknik inceleme ile tespit edilmesi gerikir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.<br>6102 sayılı Kanun'un 863 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre; sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır. Taşıyıcı, ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür. Cevap dilekçesinde taşıma sözleşmelerine delil olarak dayanılmasına rağmen dosya kapsamında davalı tarafça sunulan yazılı bir taşıma sözleşmesi bulunmamaktadır. Konşimentoda ise yükleme ve istif sorumluluğu ile ilgili bir kayıt yoktur. Dolayısıyla mevcut delillere göre somut olayda yükleme ve istif sorumluluğunun davacının sigortalısı olan gönderen ait olduğu anlaşılmaktadır. Ancak davalı taşıyıcının yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlama yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğinin somut deliller ile ortaya konulması zorunludur.<br>Mahkemece davalı taşıyanın emtianın, yüklenmesi ve istiflenmesi konusunda dava dışı sigortalı gönderenin çalışanlarını yüklemeden önce uyardığı ve bu nedenle kendisine sorumluluk yüklenemeyeceği kabul edilmiş ise de, davalı taşıyanın yukarıda açıklanan TTK'nun 863. maddesindeki sorumluluğu yerine getirdiğini gösteren deliller karar yerinde tartışılmamış ve açıklanmamıştır. <br>Gönderen tarafından düzenlenen konşimentoda, davalı taşıyana ait tıra emtianın 17.09.2018 günü sabah 09:00'da yüklendiği, teslim yerinin ... - ... şeklinde yazılı olduğu görülmektedir. Alıcı ... tarafından,  ... isimli kişiye, 17.09.2018 saat 16:36'da gönderilen e postada \"For A'dan az önce aldığım bilgiye göre konu yük kamyona sizin depoda sağlıklı yüklenmediği için kasa yan yatmış\" yazılı olduğu, dolayısıyla hasarın 17.09.2018 günü saat 16:36'dan önce oluştuğu anlaşılmaktadır.  Davalının, yüklemeye nezaret yükümlülüğünü yerine getirdiği, yükleme ve istifi yapan gönderenin adamlarını uyardığına ilişkin delil olarak sunduğu ve çalışanı ... tarafından, yükün alıcısı ...'e gönderilen e posta tarih ve saatinin ise 17.09.2018 saat 16:50 olup, söz konusu e postanın konşimentodaki yükleme saatinden sonra olduğu açıktır.<br>6102 sayılı Kanun'un 880 inci maddesine göre; taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır. Eşyanın hasara uğraması hâlinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark tazmin edilir. Zararı azaltmak ve gidermek için yapılacak harcamaların birinci cümleye göre saptanacak değer farkını karşıladığı karine olarak kabul edilir. Eşyanın değeri piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edilir. Yani bir başka deyişle hasar durumunda dava dışı sigortalının gerçek zararı yukarıda yazılı esaslara göre hesaplanır. Yine Kanun'un 882 nci maddesine göre 880 ve 881 inci maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlanır. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda açıklanan kanun maddeleri kapsamında hiçbir hesaplama yapılmadığı görülmektedir.<br> Bu durumda mahkemece davalının cevap dilekçesinde dayandığı tüm deliller toplandıktan ve varsa tanıkları dinlendikten sonra, taşınan emtiadaki hasarın yükleme, istifleme, ambalajlama hatası ve eksikliğinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının, davalının TTK'nun 863. maddesindeki yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlama yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğinin, gerçek zarar miktarının belirlenmesi, bulunan miktarın sınırlı sorumluluk limiti bakımından denetlenmesi, yükleme ve istif sorumluluğunun davacı sigortalısı olan gönderene ait olduğunun ve  davalının TTK'nun 863. maddesindeki yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlama yükümlülüğünü yerine getirmediğinin belirlenmesi halinde gönderenin müterafik kusuru ile davalı taşıyanın kusur oranlarının değerlendirilmesi için denetime elverişli ve davacı tarafın ilk bilirkişi raporuna yönelik itirazlarını karşılar, taşınan yükün niteliğine göre enerji mühendisi, yükleme-istifleme-ambalaj konusunda uzman sektör bilirkişi ve kara taşıma hukukunda uzman bilirkişi heyetinden yeni bir rapor alınarak varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.  <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜ ile, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/03/2022 tarihli 2020/411 Esas ve 2022/180 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,<br>3-İSTİNAF AŞAMASINDA, davacı taraftan alınan 290,97-TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,<br>4-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, harç, teminat ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince  kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 12/03/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b5f583f370f80a10","SID":"6e9c3fa1b0df3921"}}