{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1715 Esas<br>KARAR NO:2025/621 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2018/1365 Esas - 2022/520 Karar<br>TARİH:10/06/2022<br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:17/04/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Şti. tarafından davalı ... Şti. aleyhine taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan 71.815,58-TL tutarındaki cari hesap alacağının tahsili için 15.09.2017 tarihinde ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından 26.09.2017 tarihinde dosyaya ibraz edilen itiraz dilekçesiyle borca faize ve ferilerine itiraz edilmişse de işbu itirazın haksız ve mesnetsiz olması sebebiyle huzurdaki itirazın iptali davasını açma zorunluluğu doğduğunu, müvekkili şirket ile davalı borçlu ... Şti. arasında süregelmekte olan ticari ilişki çerçevesinde akdedilen Ticari Şartlar Anlaşması uyarınca davalı tarafından müvekkil şirkete bir takım ürünler satılmış ve bu kapsamda fatura da kesildiğini,  anılan sözleşme hükümleri gereği davalı borçlu şirkete işbu hizmete ilişkin faturalarkesilmişse de cari hesapta detaylarında yer aldığı şekliyle kesilen faturalara ilişkin ödemede eksiklik bulunduğundan müvekkilinin alacaklı olduğunu, Davalı tarafın ... sayılı takibine itiraz etmesinin, müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellemek için ve kötü niyetli yapılmış olduğunu, Ödeme yapmayan davalı/borçlunun başlattıkları icra takibine ilişkin gönderilen ödeme emrine haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ederek müvekkilinin alacağına kavuşmaması için kötü niyetli olarak hareket ettiğini beyan ederek, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla; ... Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalının haksız ve mesnetsiz itirazı sebebiyle alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, masraf ve vekalet ücretinin davalıya tahmil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Karşı tarafça müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini ve sözde alacak ile ilgili herhangi bir ihtarname gönderilmediğini, Uyuşmazlığa ve cari hesap farkına konu hususu bilmediklerini, Bu hususta taraflarına herhangi bir ihtarname gönderildiğini, nihayetinde haksız olarak huzurdaki davanın ikame edildiğini,Türk Ticaret Kanunu 18. maddesince tacir kişileri temerrüde düşürmek için izlenilecek yolları belirlemiş olduğunu, noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapıldığının belirtildiğini, Ticari ilişkileri kapsamında edimlerini yerine getirmediğini ve borcunu ifa etmeyen tarafın temerrüte düştüğü kabul edilmesininin hukuka aykırı olduğunu, Davacının, Müvekkil şirkete göndermiş olduğu usulüne uygun veyahut usulüne aykırı hiçbir ihtarı bulunmadığını, Davacı tarafın davalı Müvekkil şirketi dava dilekçesinde  temerrüde düşürüldüğü düşüncesiyle yaptığı iddiaların hiçbir hukuki gerekçesi olmadığını, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/656 Esas sayılı dosyasının celpedilip incelendiğinde huzurdaki davadan çok önce ikame edildiğini, grup şirketinin alacaklı olduğu dolaysıyla bir başka grup şirketinde borçlu olamayacağı açıkça ortada olduğunu, Davalı Müvekkil şirketin, davacıya herhangi bir borcu bulunmamaktadır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 10/06/2022 tarih ve  2018/1365 Esas - 2022/520 Karar sayılı kararında; \"Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık taraflar arasındaki ticari ilişkisi bulunup bulunmadığı, davacının, davalıdan cari hesap ilişkisi nedeniyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu hususlarına ilişkindir. ...sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusuna karşı toplamda 71.815,58 TL'nin tahsiline ilişkin yürütülen takipte davalı takip borçlusunun süresinde itiraz etmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Davacının iddiası davalının icra dosyasındaki itirazı, icra dosyası ile tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ticari ilişkisi kapsamındaki davacının davalıya satıp teslim ettiğini iddia ettiği ürünler ve hizmetler karşılığında cari hesap ilişkisi sebebiyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğunun tespiti için tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, SMMM bilirkişisi ... 30/03/2020 tarihli raporunda özetle; Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun ticari ilişkiden kaynaklı cari hesap alacağı olduğu, Davalı şirket inceleme günü defter ve belge sunmadığını, Davalı şirket Ticari defter ve belgelerini sunmadığındna inceleme yapılamadığı, Davacı tarafın defterlerinin, sair vesaikin, muhasebe kayıtlarının TTK. m. 64,65 VUK. m. 229,230,231,232 hükümlerine uygun şekilde tanzim edildiği, HMK. m. 222 sahibi lehine delil niteliğinin taşıdığı tespit edildiğini, 19.09.2017 Takip tarihi itibari ile Davacı ... Şti.'nin Davalı, ... Şti.'den Davacı tarafın Ticari Resmi defter ve belgelerine göre 71.815,58 TL Alacaklı Olduğu, Davacı tarafından kesilen ve davalı tarafa gönderilen faturalara kanuni itiraz süresinde itiraz olunmadığı,Taleple bağlı kalınarak, 19.09.2017 Takip Tarihi itibariyle, davacı alacaklı faiz talebinde bulunmadığından dolayı temerrüt ve işlemiş faiz yönlerinden değerlendirme yapılamadığı, Davacının 19.09.2017 Takip Tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık “... Faizi talep ettiği, 3095 sayılı Kan.Tacirler arasında faiz oranı olması nedeniyle uygun olduğu, değişen oranlarda uygulnması gerektiğine , dair görüş ve tespitlerini bildirmiştir. Bilirkişi raporuna itirazlar doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, SMMM ... tarafından hazırlanan 03/11/2020 tarihli ek raporda özetle;  Davalı tarafından davacıya kesilen faturaların FORM BS (Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu) Beyanı ile ilgili vergi dairesine davalı larafından kanuni süre içinde beyan edildiği, fakat davalı ve davacı tarafından beyan edilen belge sayısı ile mal ve hizmetlerin toplam bedeli (KDV hariç) arasında farklar olduğu, Davalı Hamlenin BS Beyannamelerinde, Davacı Metronun BA Beyannamelerinden daha az belge sayısı ve tutar bildirildiğinin tespit edildiği, Davalı tarafından davacıya kesilen faturaların FORM BS (Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu) Beyanı ile ilgili vergi dairesine davalı tarafından kanuni süre içinde beyan edildiği, fakat davalı ve davacı tarafından beyan edilen belge sayısı ile mal ve hizmetlerin toplam bedeli (KDV hariç) arasında farklar olduğu, heyan edilen fatura sayısı ve fatura tutarlarının davalı ve davacının beyanları ile uyumlu olmadığı görülmüştür. Davalı Hamlenin BS Beyanlarında Davacı Metronun BA Beyanlarından daha az belge sayısı ve tutar bildirildiğinin tespit edildiği, Davalı tarafından davacıya kesilen faturaların FORM BA (Mal ve Hizmet Alışlarına İlişkin Bildirim Formu) Beyam ile ilgili vergi dairesine davalı tarafından kanuni süre içinde beyan edildiği, fakat davalı ve davacı tarafından beyan edilen belge sayısı ile mal ve hizmetlerin toplam bedeli (KDV hariç) arasında farklar olduğu, beyan edilen fatura sayısı ve fatura tutarlarının davalı ve davacının beyanları ile uyumlu olmadığı görülmüştür. Davacı Metronun BA Beyanlarında Davalı ...'nin BS Beyanlarından daha fazla belge sayısı ve tutar bildirildiği tespit edilmiştir. Davacı taralın Ticari Resmi defter ve belgelerine göre, 19.09.2017 Takip tarihi itibariyle Davacı ... Şti.'nin Davalı ... Şti.'den 71.815,58 TL Alacaklı Olduğu,Davacının 19.09.2017 Takip Tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık \"... Faizi talep ettiği, 3095 sayılı Kan. Tacirler arasında faiz oranı olması nedeniyle uygun olduğu, değişen oranlarda uygulanması gerektiği Mahkememizce görevlendirildiği çerçevede, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında kök raporda değişikliği gerektirir herhangi bir eksiklik tespit edilmediğine dair görüş ve kanaatini bildirdiği anlaşılmıştır.Bilirkişi ek raporuna itirazlar doğrultusunda bilirkişi ikinci ek raporu alınmasına karar verilmiş olup,SMMM ... tarafından hazırlanan 21/10/2021 tarihli ek raporda özetle; Mahkememizce görevlendirildiği çerçevede, yukarıda yapılan açıklamalarışığında kök rapor ve birinci ek raporda değişikliği gerektirir herhangi bir eksiklik tespit edilmediği, Davacı ... Şti.’nin e-defter kullanıcı <br>olduğu, V.U.K. 174. Maddeye göre, Maliye Bakanlığı 12 şer aylık özel hesap dönemleri belli edebilir,davacının Özel Hesap dönemine tabii olduğu. Kâğıt ortamında tasdik ettirilmesi gereken Envanter Defterinin de “Hesap dönemleri Maliye Bakanlığı tarafından tespit edilenler, defterin kullanılacağı hesap döneminden önce gelen son ayda” kanuni süresi içinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, e-defter beratlarının kanuni süresi içinde gönderildiği, davacının ticari defterlerinin delil niteliği bulunduğu; kanaatine varılarak Takdir Yüce Mahkemeye aittir. Davalı tarafın defterlerinin, sair vesaikin, muhasebe kayıtlarının 6102 Say. TTK. m. 64,65,66  ve 82. Mad. VUK. m. 220-226,229,230,231,232 hükümlerine uygun şekilde tanzim edildiği, HMK. m. 222 sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğu; kanaatine  varılarak takdirin mahkememize ait olduğunu, d. FORM BS (Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu) ve FORM BA (Mal ve Hizmet Alışlarına İlişkin Bildirim Formu) Beyannameleri tek tek incelenmiş olup, ilgili vergi dairesine davalı ve davacı tarafından kanuni süre içinde beyan edildiği fakat, her iki taraf arasında beyan edilen belge sayısı ile mal ve hizmetlerin toplam bedeli (KDV hariç) arasında farklar olduğu, farkların taraflar arasında düzenlenen faturaların ilgili ayda muhasebe kayıtlarına alınmadığından kaynaklanmış olabileceği, Tarafların karşılıklı hesap harektleri incelendiğinde: Takdiri ve değerlendirilmesi Mahkememize ait olmak üzere; 19.9.2017 takip tarihinden sonra davalı yanca davcıya düzenlenen 21.09.2017 tarihli 43.618,70 TL’lik iade faturasının infaz tarihinden sonra dikkate alınması gerektiği, 28.088,02 TL bakiyenin davalı şirketin defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı ve davalı şirket tarafından ilgili dayanak evrakları ibraz edilmediğinden davalının ispatına muhtaç olduğu, davalının ispatına muhtaç olan bakiyenin mahsup edilmesi gerektiği.Davalı ...’nin 340 Alınan Sipariş  Avansları Hesabında kayıtlı olan 108,45 TL borç bakiyesi ilave edildikten sonra ( 43.618,40 + 28.088,02 + 108,45=) 71.815,17 TL Davacı davalıdan alacaklı olduğu  kanaatine varıldığı, f. 19.09.2017 Takip tarihi itibari ile Davacı ...Şti.’nin Davalı, ... Şti.’den 71.815,58 TL Alacaklı Olduğu, Taleple bağlı kalınarak, 19.09.2017 Takip Tarihi itibariyle, davacı alacaklı faiz talebinde  bulunmadığından dolayı temerrüt ve işlemiş faiz yönlerinden değerlendirme yapılamadığı, Davacının 19.09.2017 Takip Tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %9,75 Reeskont Avans Faizi talep ettiği, 3095 sayılı Kan.Tacirler arasında faiz oranı olması nedeniyle uygun olduğu, değişen oranlarda uygulanması gerektiğine dair görüş ve kanaatini bildirdiği anlaşılmıştır.Mahkememizin 19/11/2021 tarihli kararı ile bilirkişi tarafından düzenlenmiş raporlar ile birlikte tüm mevcut bilgi  ve belgelerin değerlendirilmesi amacıyla yeni bir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş olup, SMMM Bilirkişisi ... 24/02/2022 tarihli raporunda özetle; davacı ve davalı yanların incelemeye sunulan Ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, 2) Davacı yanın ticari defterlerine göre, icra takip tarihi olan 19/09/2017 tarihi itibariyle davalı yandan 71.815,47 TL alacaklı olduğu,3) Davalı yanın ticari defter dökümlerine göre, icra takip tarihi olan 19/09/2017 tarihi itibariyle davacı yana 43.727,15 TL borçlu oldukları, icra takip tarihinden 1 gün  sonra 21/09/2017 tarihinde davalı tarafından davacı yana...No.lu E-Fatura ile 43.618,70 TL İade Faturası düzenlenmiş olduğu, işbu iade fatura kaydından sonra davalı yanın davacı yana 108,45 TL borcunun kalmış olduğu, 4) Taraflar arasında (71.815,47 TL-108,45 TL) 71.707,02 TL cari hesap farkı olduğu, 5) Cari hesap farklarından,15.027,06 TL’sının, davacı tarafından davalı yana 31.12.2015 tarihinde düzenlenmiş 15.027,06 TL’lik faturanın davalı tarafından kayıtlara alındıktan sonra, kanuni iade süresi olan 8 günden sonra, 20 gün sonra, davalı tarafından 20.01.2016 tarihinde davacı yana ... numaralı 15.027,06 TL’lik Temel E-Fatura’nın “ ... No.lu Faturaya İstinaden İade” açıklaması ile İADE Faturası düzenlenmesi ve davacı tarafından işbu faturanın ticari defterlerine kayıtlı olmamasından kaynaklanmış olduğu, işbu faturanın Temel E-Fatura olup, E-Fatura sistemi uygulaması gereği, davacı E-Fatura sisteminden otomatik olarak kabul edilmiş olduğu, ancak bu faturanın Temel E-Fatura olması sebebiyle, ancak tekrar karşı tarafa İade Fatura düzenlenerek iade edilebileceği yada Noter kanalı ile yada KEP ile iade edilebileceği, davacı tarafından bu faturaya itiraz niteliğinde bir belgeye dosya içeriğinde ve ticari defterlerinde rastlanmamış olduğu,  hukuki Değerlendirmenin Sayın Mahkemenizde olduğu, 6) Cari hesap farklarından, 76,57 TL’sinin, davacı tarafından davalı yana 27.06.2016 tarihinde düzenlenmiş ... Numaralı 76,57 TL’lik faturanın davalı tarafından kayıtlara alındıktan sonra, kanuni iade süresi olan 8 günden sonra, 24 gün sonra, 22.07.2016 tarihinde davacı yana ... numaralı 76,57 TL’lik Temel E Fatura’nın “... No.lu Faturaya İstinaden İade” açıklaması ile İADE Faturası düzenlenmesi ve davacı tarafından işbu faturanın ticari defterlerine kayıtlı olmamasından kaynaklanmış olduğu, işbu faturanın Temel E-Fatura olup, E-Fatura sistemi uygulaması gereği,  davacı E-Fatura sisteminden otomatik olarak kabul edilmiş olduğu, ancak bu faturanın ancak tekrar karşı tarafa İade Fatura düzenlenerek iade edilebileceği yada Noter kanalı ile yada KEP ile iade edilebileceği, davacı tarafından bu faturaya itiraz niteliğinde bir belgeye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenizde olduğu, Cari hesap farklarından, 1.184,15 TL’sinin taraflar arasında sürekli olarak birbirlerine iade faturası düzenlenmiş olunan ve en son olarak aşağıdaki gibi davalı tarafından davacı yana düzenlenmiş ve yukarıda tespitler bölümünde tablo olarak <br>fatura no.ları sunulan 7 adet Temel E-Fatura iade faturasının davacı davacı ticari defterlerine kayıtlı olmamasından kaynaklanmış olduğu, işbu faturaların Temel E-Fatura olup, E-Fatura sistemi uygulaması gereği,  davacı E-Fatura sisteminden otomatik olarak kabul edilmiş olduğu, ancak bu faturanın ancak tekrar karşı tarafa İade Fatura düzenlenerek iade edilebileceği ya da Noter kanalı ile yada KEP ile iade edilebileceği, davacı tarafından bu faturaya itiraz niteliğinde bir belgeye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenizde olduğu, 8) Cari hesap farklarından, 43.618,70 TL’sinin davacı tarafından davalı yana 18.09.2017 tarihinde düzenlenmiş ... No.lu 43.618,70 TL’lik faturanın davalı tarafından kayıtlara alındıktan sonra, , 21.09.2017 tarihinde davacı yana ...numaralı 43.618,70 TL’lik Temel E-Fatura’nın “...No.lu Faturaya İstinaden İade” açıklaması ile İADE Faturası düzenlenmesi ve davacı tarafından işbu faturanın ticari defterlerine kayıtlı olmamasından kaynaklanmış olduğu, işbu faturanın düzenlenmesi ile ilgili dosyada mevcut mailler yukarıda tespitler bölümünde sunulmuş olup, taraflar arasında bu tutarın karşılıklı onaylanarak düzenlenmiş olduğuna dair bir belge görülmediği, hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenizde olduğu,9) Cari hesap farklarından, 6.801,70 TL ve 6.996,06 TL’si olmak üzere toplam 13.797,76 TL’sinin ... açıklamalı Virmanlardan kaynaklanmış olduğu, Davacı tarafından davalı yana ... virmanı olarak 10.08.2016 tarihinde  82.942,66 TL ve 02.09.2016 tarihinde 6.996,06 TL olarak toplam olarak (82.942,66 TL+6.996,06 TL) 89.938,72 TL borç kaydedilmiş olmasına karşılık, davalı tarafından 01.08.2016 tarihinde 76.140,96 TL olarak davacı hesabına alacak kaydedilmiş olduğu, bu nedenle taraflar arasında ... virmanlarından kaynaklı (89.938,72 TL-76.140,96 TL) 13.797,76 TL cari hesap farkı mevcut olduğu, ancak her iki taraftan da kendi kayıtlarına almış olduğu virman tutarını destekleyici banka dekontu vs. belge talep edildiğinde sunulmamış olduğu, Dolayısıyla farklılığın nedeninin anlaşılamamış olduğu, 10) Cari hesap farklarından, 2.067,27 TL’sinin, davalı tarafından davacı yana 01.08.2016 tarihinde düzenlenmiş davacı lehine alacak dekontu açıklaması ile kayıt etmiş olduğu 2.067,27 TL dekont tutarının davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklanmış olduğu, ancak işbu dekontun dayanağı belge talep edildiğinde davalı tarafından sunulmamış olduğu, 11) Cari hesap farkının 70,05 TL’sinin taraflar arasında yıllar itibariyle düzeltme kayıtları olduğundan tespitinin yapılamadığı, 12) Davacı yan lehine karar alınması durumunda, Davacı yan 3095 sayılı yasaya istinaden icra takip tarihi olan 19/09/2017 tarihinden itibaren alacağına, Davacının takip talebinde belirtmiş olduğu gibi, %9,75 ve değişen oranlarda reeskont avans faizi talep edebileceği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Taraflara ait incelemeye sunulan ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve buna göre sahipleri lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının incelenen ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalıdan 71.815,47 TL alacaklı olduğu, davalının ise incelenen ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacıya 43.727,15 TL borçlu olduğu, davalı tarafından kesilen 06/10/2016 tarihinde ... numaralı 84.982,63 TL bedelli \"ciro prim iadesi\" açıklamalı iade faturasının davacı tarafından takip tarihinden bir gün önce 18/09/2017 tarihinde ticari defterlerine işlenmesinden sonra aynı gün bu faturaya istinaden davacı tarafça ... numaralı 43.618,70 TL bedelli iade faturasının düzenlendiği, davalının da yine aynı gün bu faturayı ticari defterlerine işlediği, takip tarihinden sonra 21/09/2017 tarihinde ise davalının ... numaralı 43.618,70 TL bedelli \"... numaralı faturanın iadesi\" açıklamalı iade faturası düzenleyerek kendi ticari defterlerine işlediği, buraya kadar yapılan açıklamalar çerçevesinde Mahkememizce yapılan değerlendirmede itirazın iptali davasında tarafların alacak-borç durumunun icra takip tarihi itibariyle tespiti gerektiğinden hareketle davalının icra takip tarihinden sonra davacıya kesmiş olduğu 43.618,70 TL bedelli iade faturası dikkate alınmamış olup icra takip tarihi itibariyle davalının kendi ticari defterlerine göre davacıya 43.727,15 TL borçlu olduğunu kabul etmek gerekmiştir.Mahkememizin yukarıda açıklanan icra takip tarihi itibariyle davalının kendi ticari defterlerine göre davacıya 43.727,15 TL borçlu olduğuna yönelik kabulü dışında davacının da incelenen ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalıdan 71.815,47 TL alacaklı olduğu dikkate alındığında taraflar arasında oluşan cari hesap farkı bakımından aşağıdaki şekilde değerlendirme yapmak gerekmiştir. Bilirkişi tarafından sunulan 24/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen 15.027,06 TL ve 76,57 TL cari hesap farkının davacı tarafından davalıya düzenlenen faturaların davalının kayıtlarına alındıktan sonra aynı tutarda iade faturası (temel e-fatura) kesmesinden ve bu faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, her iki iade faturasının kanuni iade süresi olan 8 günden sonra düzenlendiği, buna göre iadeye ilişkin davalı tarafından kesilen temel e-faturaya karşı davacı tarafından ret yanıtı verilmesinin mümkün olmadığı, davacının ancak TTK 18 maddesinde belirtilen yöntemlerle itiraz edebileceği, davacı tarafından bu anlamda sunulmuş bir belge bulunmasa da davalının TTK 21/2 maddesi uyarınca 8 gün içerisinde işbu iade faturalarını düzenlemediğinden ve davacı tarafça düzenlenen faturaları ticari defterlerine kaydettiğinden bu madde uyarınca fatura içeriğinin kabul edilmiş sonucunun doğduğu, bu karinenin aksinin ispatı mümkün olsa da davalı tarafından kesilen iade faturalarına dayanak herhangi bir belge sunulmadığından 15.027,06 TL ve 76,57 TL cari hesap farkı oluşmasına sebebiyet veren faturalar sebebiyle davacının, davalıdan alacaklı olduğunu kabul etmek gerekmiştir.Bilirkişi tarafından sunulan 24/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen 2.067,27 TL cari hesap farkının davalı tarafından 01/08/2016 tarihinde davacıya düzenlenerek kayıt altına alınan davacı lehine alacak açıklamasını içeren dekontun davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmamasında kaynaklandığı, buna göre davacının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olmasa da davalının ticari defterlerinde davacı lehine alacak yaratan kayda itibar edilerek 2.067,27 TL cari hesap farkı oluşmasına sebebiyet veren davalı ticari defterlerindeki kayıt sebebiyle davacının, davalıdan alacaklı olduğunu kabul etmek gerekmiştir. Bilirkişi tarafından sunulan 24/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen 1.184,15 TL cari hesap farkının davacı tarafından davalıya düzenlenen 7 adet fatura ile (bilirkişi raporunun 8. sayfasında gösterilen) aynı tutarda kanuni iade süresi olan 8 gün içerisinde iade faturası (temel e-fatura) kesmesinden ve bu faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, buna göre iadeye ilişkin davalı tarafından kesilen temel e-faturaya karşı davacı tarafından ret yanıtı verilmesinin mümkün olmadığı, davacının ancak TTK 18 maddesinde belirtilen yöntemlerle itiraz edebileceği, davacı tarafından bu anlamda sunulmuş bir belge bulunmadığından davacı tarafından davalıya kesilen 7 adet faturanın toplamından ibaret 1.184,15 TL cari hesap farkı oluşmasına sebebiyet veren davalı tarafından davacıya kesilen iade faturaları sebebiyle davacının, davalıdan alacaklı olduğundan bahisle talepte bulunamayacağını kabul etmek gerekmiştir.Bilirkişi tarafından sunulan 24/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen 6.801,70 TL ve 6.996,06 TL olmak üzere toplamda 13.797,76 TL cari hesap farkının davacı tarafından yapılan \"...\" işleminden kaynaklandığı anlaşılmış ise de söz konusu işleme ait dayanak bir belge sunulmaması sebebiyle 6.801,70 TL ve 6.996,06 TL olmak üzere toplamda 13.797,76 TL cari hesap farkı oluşmasına sebebiyet veren davacı tarafından yapılan \"...\" işlemine ilişkin işbu tutar bakımından davacının, davalıdan alacaklı olduğundan bahisle talepte bulunamayacağını kabul etmek gerekmiştir.Netice olarak yukarıda yapılan açıklamalar ile birlikte Mahkememizce yapılan değerlendirme uyarınca hüküm vermeye elverişli olduğu değerlendirilen bilirkişi tarafından sunulan 24/02/2022 tarihli rapor da dikkate alınarak  açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, ... sayılı icra takip dosyasında davalı tarafından 60.898,05 TL'ye yönelik yapılan itirazın iptaline, bu miktar üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit olmakla icra inkar tazminatına ilişkin talebin kabulüne dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile, ''AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,1-... sayılı icra takip dosyasında davalı tarafından 60.898,05 TL'ye yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, bu miktar üzerinden TAKİBİN DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine,2-Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın % 20'sine tekabül eden 12.179,61 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Yerel mahkemece tanzim edilen gerekçeli kararda; taraflar arasındaki cari hesap farkına ilişkin değerlendirmelerde bulunulduğunu ve akabinde de ... (yeni esas: ...) ... sayılı dosyasına yapılan itirazın 60.898,05-TL üzerinden iptaline karar verildiğini; bu hükmün tesisinde esas alınan 24.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda ise taraflar arasındaki cari hesap farkının 71.707,02-TL olduğu tespit edilmiş ve akabinde de işbu tutara konu faturaların incelendiğini; yerel mahkemece de işbu faturalara konu tutarların davacı müvekkili şirket alacağı olarak kabul edilip edilemeyeceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunulduğunu, Aşağıda detaylarına yer verilen faturalara ilişkin yapılan tespitlere herhangi bir itirazları olmamakla birlikte, toplam 13.797,76-TL... açıklamalı virmanlardan kaynaklanan tutar ile 1.184,15-TL tutarındaki yedi temel iade faturasının davacı müvekkil şirket  alacağı olarak değerlendirilmemesinin hükmün hatalı olmasına sebebiyet verdiğini,Yerel mahkemece cari hesap farkını oluşturan 1.184,15-TL'nin davacı müvekkil şirket tarafından davalıya düzenlenen yedi adet faturaya ilişkin düzenlenen iade faturasından kaynaklandığı belirtildiğini ve bu faturaya taraflarınca itiraz edildiğine ilişkin belge sunulamadığından cihetle bu tutarın davacı müvekkil şirket alacağı olarak kabul edilmediğinin ifade edildiğini ancak; söz konusu faturalar davacı müvekkil şirketin defterlerinde kayıtlı olmayıp faturaların akıbetine ilişkin ispat yükünün davalı tarafta olduğunu; faturaları düzenleyen kendisi olmasına rağmen, ispat külfetini hiçbir suretle yerine getiremeyen davalı taraf lehine bu hususun ispatının davacı müvekkili şirkete yükletilmesinin hakkaniyetle de bağdaşmadığnıı; bu sebeple; yerel mahkemece yapılan bu tespitlerin hatalı ve hukuka aykırı olup mahkemece bu itirazları dahilinde kaldırılarak itirazın icra takibine konu edilen tüm tutar üzerinden iptaline karar verilmesi gerektiğini,Yerel mahkemece cari hesap farkını oluşturan 13.797,76-TL'nin 6.801,70-TL ve 6.996,06-TL olmak üzere davacı müvekkil şirket tarafından yapılan \"...\" işleminden kaynaklandığının tespitdiğini ve söz konusu işleme ait dayanak bir belge sunulmadığından cihetle bu bu tutarın davacı müvekkil şirket alacağı olarak kabul edilmediğinin belirtildiğini ancak; bu tutar... komisyon farkından kaynaklanmakta olup yargılama aşamasında bilirkişiye bu husus birçok kez açıklanmasına rağmen hatalı ve eksik tespitte bulunulduğunu, yerel mahkemece de tüm itirazlarımıza rağmen ek rapor için dosya bilirkişiye tevdi edilmeksizin bu yönde hüküm tesis edildiğini; bu sebeple; yerel mahkemece yapılan bu tespitler hatalı ve hukuka aykırı olup Mahkemece bu itirazları dahilinde kaldırılarak itirazın icra takibine konu edilen tüm tutar üzerinden iptaline ve bu tutar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, İzah edilen bu hususlar neticesinde;  toplam 13.797,76-TL ... açıklamalı virmanlardan kaynaklanan tutar ile 1.184,15-TL tutarındaki yedi temel iade faturasının davacı müvekkil şirket alacağı olduğu sabit olup yerel mahkemece bu tutarların alacak olarak kabul edilmeyerek icra takibine konu tüm tutar üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken 60.898,05-TL'ye yönelik yapılan itirazın itirazın iptaline karar verilmesi hükmün hakkaniyete ve hukuka aykırı olmasına sebebiyet verdiğini; işbu sebeple; davanın kül halinde kabulü gerekmekte olup yerel mahkeme kararının kaldırılarak mahkemece yapılacak yargılama akabinde icra takibine konu edilen tüm tutar üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerekmekte olduğunu,İleri sürerek, yukarıda arz ve izah olunan ve mahkemece  re’sen öngörülecek Sebeplerle; Davalı tarafın mesnetsiz istinaf taleplerinin REDDİNE, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10.06.2022 tarihli, 2018/1365 Esas ve 2022/520 Karar sayılı kararının İtirazları kapsamında kaldırılarak itirazın icra takibine konu edilen tüm tutar yönünden İPTALİNE, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen hükmün kendi içerisinde dahi çelişkili  mantıksal hatalarla dolu olduğunu, Hüküm kurulurken hangi rapor ve hangi miktarın esas alındığının kesin net bir şekilde ortaya konulmadığını, dava değerinin (icra takibine konu alacak) 71.815,47 TL  olduğunu;Mahkemenin 60.898,05 TL üzerinden hüküm kurduğunu; yani 10.917,42 TL lik bir kısmın reddedildiğini,  reddedilen 10.917,42 TL lik kısmın hiç bir raporda yer almadığını, mahkemenin gerekçeli kararında tüm raporlara yer verildiğini nihayetinde 60.898,05 TL üzerinden davanın kısmen kabul edildiğini,  bu miktara hangi veriyi esas alarak ulaşmış olabileceğinin hiçbir şekilde anlaşılmadığını; hiçbir raporda yer almayan veyahut bu miktara nasıl ulaşıldığı belli olmayan bir hüküm gerekçe ve mantıksal olarak kabul edilemeyeceğinden hükmün ortadan kaldırılmasını talep ettiklerini,Dosyaya sunulan 16 sayfalık son bilirkişi raporuna göre dahi davacı davasını ıspat edememiş iken davanın kabul edildiğini, bilirkişi raporunun genel olarak müvekkili lehine olduğunu; karşı tarafın alacağını ve iddiasını ıspat edemediğini,Bilirkişi Raporunda müvekkili kayıtlarına göre 19/09/2017 tarihi itibariyle 108,45 TL borç olduğunu; her ne kadar karşı taraf ticari defter ve kayıtlarına göre 19/09/2017 tarihi itibariyle 71.815,47 TL alacaklı olduğu gözüküyor ise de cari hesap farklarından 15.027,06 TL temel fatura olarak davalı tarafından iade edilmiş olduğundan davalı tarafından iade edilen faturanın temel E-Fatura olduğu bu faturanın E-Fatura sisteminden otomatik olarak kabul edilmiş olduğu ancak bu faturanın E-Fatura olması sebebiyle ancak tekrar karşı tarafa iade e-fatura düzenlenmesi, noter yada kep kanalıyla iade edilmesi gerekirken sadece ticari defter ve kayıtlara alınmayarak tutulan ticari defter ve kayıtlara itibar edilemeyeceğini; bilirkişinin açıkça belirttiği gibi temel faturanın otomatik kabul edildiği buna karşı iade fatura kesilmediği gibi noter kep iadesi de bulunmadığından müvekkil tarafından kesilen temel faturaların karşı taraf kendi kayıtlarına şeklen işlememiş olması kendi lehine hak çıkartmayacağının tespit edildiğini,Yine aynı şekilde cari hesap farklarında gözüken 76,57 TL, toplamı 1.184,15 TL yapan 7 adet fatura ile 43.618,70 TL lik fatura davalı kayıtlarına alındıktan hemen 3 gün sonra süresinde Temel E-Fatura iade edilmiş olduğunu, ancak karşı tarafa temel e-fatura iadesi kesilmesine rağmen davacı kayıtlarına işlemediğinin tespit edildiğini; hal böyle iken davacı taraf kayıtlarının usul ve yasaya uygun olmadığını, Temel E-Faturaları kayıtlara alınmadığı için bu miktar alacak yönünden davanın reddi gerektiğini, Raporun sonuç 10. nolu bölümünde \"...Davacı lehine 01/08/2016 tarihi 2.067,27 TL alacak dekontunun davalı tarafça ibraz edilmediği ... \" belirtilmişi ise de; alacak dekontu davacı lehine olduğundan yani karşı taraf lehine alacak kaydı hanesine yazıldığı için kendi aleyhlerine olan bir durumun dekontunun sunulmasının anlamsız olduğunu; dekontun sunulmamış olmasının iş bu nedenle aleyhlerine bir durum olarak yorumlanmasının mümkün olmadığını,Raporun sonuç 9 nolu bölümünde aynı şekilde... virman olduğundan buda karşı taraf lehine bir kayıt olduğundan müvekkili ticari defter ve kayıtlarına göre karşı tarafa her hangi bir borç olmadığının sabit olduğunu,Raporun tamamen iddia ve savunmalarını teyid ettiğini; karşı taraf alacak iddiasını defter, kayıt ve faturalar ile ıspat edemediğinden davanın reddi yerine kısmen kabulüne karar verilmiş olması karşısında hüküm ortadan kaldırılmasını davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, İcra inkar tazminatı verilmesi, kötüniyet tazminatı verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava değerinin (icra takibine konu alacak) 71.815,47 TL olduğunu; Mahkemenin 60.898,05 TL üzerinden hüküm kurduğunu,10.917,42 TL lik kısmın reddedildiğini; Kabul edilen kısım yönünden icra inkar tazminatı verilmiş iken reddedilen kısım yönünden kötüniyet tazminatı hükmedilmemiş olmasının, icra inkar tazminatının koşulları yokken, alacak likit olmayıp, çekişmeli olması, yargılamayı gerektirmesi kesin net bir alacak içermemesi nitekim yargılama sonucunda farklı bir rakama ulaşılmış olmasına rağmen icra inkar tazminatı hükmedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Red vekalet ücretinin yanlış takdir edildiğini, dava değerinin (icra takibine konu alacak) 71.815,47 TL  olduğunu; Mahkemenin 60.898,05 TL üzerinden hüküm kurduğunu; yani 10.917,42 TL lik bir kısmın reddedildiğini,Reddedilen kısım üzerinden nispi vekalet ücreti sadece %15 olarak hesap edilerek reddedilen 10.917,42 TL üzerinden 1.637,62 TL red vekalet ücretine hükmedilmiş ise de red vekalet ücreti maktu vekalet ücreti olan 5.100,00 TL den az olamayacağından hükmün bu yönüyle de ortadan kaldırılmasını talep ettiklerini,İleri sürerek, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1365 E. 2022/520 K. 10/06/2022 tarihli davanın kısmen kabulüne yönelik hükmün usul ve yasaya aykırı olması sebebiyle tamamen ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; taraflar arasındaki açık hesaba dayalı yürütülen ticari satış ilişkisinden doğan bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Mahkemece taraf delilleri toplanmış, taraflar arasındaki sözleşme, icra dosyası, tarafların uyuşmazlık yıllarına ilişkin tüm ba-bs formları celbedilmiş, önce davacı defterleri ile dosya üzerinde mali müşavir bilirkişiye inceleme yaptırılarak kök ve ek rapor alınmış, akabinde davalı defterleri de incelenmek üzere aynı bilirkişiden ikinci ek rapor alınmış, raporların uyuşmazlığı aydınlatmaya, taraf defterleri arasındaki farkın kaynağını açıklamaya elverişli olmadığından, taraf ticari defterleri ve tüm dosya kapsamı üzerinde yeni bir mali müşavir bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınmış, bu son rapor doğrultusunda tahkikat bitirilmiş ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Mahkemece hükme esas alınan son bilirkişi raporuna göre; davacının kendi defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalıdan 71.815,47-TL alacaklı göründüğü, davalının ise takip tarihinde davacıya 43.727,15-TL borçlu göründüğü, itirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı olduklarından mahkemece takip tarihinden sonra davalının düzenlediği 43.618,70-TL'lik iade faturası dikkate alınmaksızın değerlendirme yapılmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda takdir mahkemeye bırakılarak, takip tarihi itibariyle taraf defterleri arasındaki miktar farkının hangi fatura ve işlemlerden kaynaklandığının tek tek açıklandığı, mahkemece de davalı yanın istinafının aksine davalının takip tarihinde kendi defterlerine göre borçlu göründüğü 43.727,15-TL'lik tutara, davacının düzenleyip davalıya gönderdiği ve davalının defterlerine kaydedip yasal sekiz günlük süre geçtikten sonra davalıya iade faturası adı altında düzenlediği iki adet toplam 15.103,63-TL tutarlı fatura bedelini, davalı defterlerinde kayıtlı olup davacı defterlerine kayıtlı olmayan ancak davacı lehine alacak olarak kaydedilmiş bulunan 2.067,27-TL'lik dekont bedelini eklediği ve 60.898,05-TL alacağa ulaştığı, mahkemenin bu alacak tutarına ne şekilde ulaştığının kararda açıkça gerekçelendirildiği, TTK'nun 21/2 fıkrası maddesi uyarınca davalının yasal sürede itiraz etmediği fatura muhtevasını kabul etmiş sayılacağı, mahkemenin yasal sürede itiraz edilmeyen, süreden sonra düzenlenip davacıya gönderilmesine rağmen davacı defterlerinde kayıtlı olmayan iade faturalarına konu 15.103,63-TL yönünden davacının alacaklı olduğunu kabul etmesinde isabetsizlik bulunmadığı,  ne varki zaten davacı açık hesabında kayıtlı olan ve davalının takip tarihinde kendi defterlerinde davacıya borçlu göründüğü  43.727,15-TL'lik tutarın içerisinde bulunan 2.067,27-TL'nin mükerrer şekilde davacı alacağına eklenmesinin hatalı olduğu, bu kalem yönünden davalı yanın ileri sürdüğü istinaf sebebinin yerinde olduğu; davacının düzenlediği  1.184,15-TL tutarındaki yedi adet  faturanın, davalı tarafından yasal sekiz günlük sürede aynı tutarda yedi adet iade faturası ile iade edilmiş olması, taraflar arasındaki ilişkide davalının tedarikçi davacının alıcı olması, bu yedi adet faturanın sözleşmesel dayanağının ortaya konulamamış olması, yine davacı defterlerinde davalı aleyhine borç kaydedilen  6.801,70 TL ve 6.996,06 TL olmak üzere toplamda 13.797,76 TL tutarlı \"...\" açıklamalı işlemlerin dayanaklarının da davacı tarafından ortaya konulamamış olması karşısında, mahkemece bu kalemlere yönelik davacının alacak talebinin reddedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacının istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Mahkemenin, alacağı tespit ederken mükerrer olarak hesaba kattığı tutar bakımından  yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Sonuç itibariyle; davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının  6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurularak davanın 58,830,78-TL alacak üzerinden kısmen kabulü ile; hüküm altına alınan alacak likit nitelikte bulunduğundan İİK'nun 67 maddesi uyarınca davalının %20 oranında inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına, davacının reddedilen kısım bakımından kötü niyetli olduğu ispat olunamadığından kötü niyet tazminatı isteminin reddine, dairemiz kararına göre davalının vekalet ücretine yönelik istinaf sebebinin değerlendirilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/06/2022 tarih ve 2018/1365 Esas 2022/520 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle,3-Davanın kısmen kabulü ile ... sayılı takibine davalı tarafından yapılan itirazın  58.830,78-TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin takipteki diğer koşullarla devamına,  fazla istemin reddine, 4- Hüküm altına alınan 58.830,78-TL alacağın  % 20'si oranında 11.766,16-TL icra inkar  davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5- Davalının yasal koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı isteminin reddine,<br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:6-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 4.018,73-TL karar harcından davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 1.226,44-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.792,29‬-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,7-Davacı tarafından yatırılan 1.226,44-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından sarf edildiği anlaşılan 35,90-TL başvuru harcı, 1.730,70-TL posta/tebligat gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.766,6‬0-TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre 1.448,612-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı tarafından sarf edildiği anlaşılan 1.799,00-TL posta/tebligat giderinden kabul ve red oranına 323,82‬-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmının davalı üzerinde bırakılmasına,10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince kabul edilen kısım üzerinden hesap edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,11-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/3. maddesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesap edilen 12.984,80-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak  davalıya verilmesine,12-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,<br>İSTİNAF YÖNÜNDEN:13-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 14-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,15-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,16-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7‬0-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 17- Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasın,18-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,19-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 17/04/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dc026ff56dc36f77","SID":"c41bfeef901308a3"}}