{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/1124 <br>KARAR NO: 2025/497 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 29/12/2020<br>NUMARASI: 2015/1293 (E) - 2020/761 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat  <br>KARAR TARİHİ: 20/03/2025<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, ...'un maliki ve işleteni olduğu, ...ın idaresindeki ... plakalı aracın 02/12/2015 tarihinde viraja hızla girmesi sonucu kamyonun yol üzerinde sağ tarafa doğru devrildiği ve bu devrilme ile birlikte aynı istikamette sağ şeritte seyreden davacıların yakını (davacı ...'ın eşi, diğer davacıların babaları) ... 'ın idaresindeki ... plakalı araca arkadan çarpması sonucu onun ölümüne neden olduğunu ve davacıların onun desteğinden yoksun kaldıklarını, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin  hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için ayrı ayrı 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının işleten ve sürücü açısından olay tarihinden, sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan;  davacı eş... için 80.000 TL, çocukların her biri için ayrı ayrı 40.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ortaklaşa ve zincirleme sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 07/01/2019 tarihli bedel belirleme dilekçesiyle davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme mahsup edilerek destekten yoksun kalma tazminatı talebini 54.547,94 TL olarak belirlemiştir. Davalı ... Genel Sigorta AŞ ve davalı ... vekili cevap dilekçelerinde davanın reddini talep etmişlerdir. Davalı ... davaya cevap vermemiştir. İlk derece mahkemesince \"1-Maddi tazminat talebi yönünden davanın kabulü ile,1-54.547,94 TL'nin olay tarihi olan 02/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, 2-Manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile,1-Davacı eş ... için 20.000 TL davacı çocuklar ..., ... ve ... için 10.000'er TL manevi tazminatın olay tarihi olan 02/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine,3-Davalı sigorta şirketi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... vekili dilekçesinde özetle; davanın kısmi alacak davası olarak açılmasına ve ıslaha karşı zamanaşımı itirazında bulunmalarına karşın Mahkemece belirsiz alacak davası olarak açılmış gibi zamanaşımı uygulanmayarak hatalı karar verildiğini, dava konusu olayda müvekkilin aracının frenleri boşaldığı için hızının arttığını, önünde bulunan aracı korna çalıp selektör yaparak uyardığını ve yol istediğini, ancak yol vermeyince viraja girerken araca çarpmamak için sol şeride geçmeye çalıştığını, bu esnada frenlerinin tutmaması ve hızının gitgide artmış olması dolayısıyla virajı alamayarak aracın sağ şeritte ilerleyen diğer aracın üzerine devrilmesi sonucu olayın gerçekleştiğini, kaza tespit tutanağına göre müvekkilinin arkadan çarpma ve aracın hızını dönemece girerken azaltmaması sebebiyle kusurluğu olduğu belirtilmiş olmasına karşın raporda boşalmış olan frenin hiç değerlendirilmediğini, buna karşın teknik bilirkişi olan öğretim görevlisi ...'ın raporunda; sanığın kullanmış olduğu kamyonetin %40 fren izi tutma kapasitesinin olduğu ancak trafik bilirkişisinin raporuna göre yol üzerinde herhangi bir fren izinin bulunmadığının belirtildiğini, buradan da aracın frenlerinin çalışmadığının açıkca anlaşıldığını, bu nedenle müvekkilinin kazada kusuru bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Dava, HMK'nin 107/1. maddesi hükmüne göre belirsiz alacak davası olarak açılmıştır.  Belirsiz alacak davasında zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için değil, tüm dava için kesilir. 6100 sayılı HMK hükümleri gereğince davacının iddianın genişletilmesi yasağına  tabi  olmaksızın, davanın  başında belirtmiş olduğu alacak talebini HMK'nin 107/1. maddesi hükmüne göre bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirlendiği anda artırması mümkündür. HMK'nin 107/2. maddesi gereğince yapılacak bu artırım bir ıslah olmadığı gibi bu artırım nedeniyle zamanaşımının da gerçekleştiğinden söz edilemeyeceğinden davalı vekilinin ıslah zamanaşımına ilişkin istinaf talebi yerinde değildir. Ceza yargılamasının yapıldığı Pamukova Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/378 E. 2016/263 Karar sayılı dosyasında alınan 08/03/2016  tarihli bilirkişi raporunda; ... plakalı araç sürücüsü ...'ın olayda %100 kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın olayda bir kusurunun bulunmadığı tespit edilmiş, yapılan yargılama sonucunda sanık ...'ın asli kusurlu olduğu kabul edilerek birden fazla kusurunun bulunması (fren bakımı, hız limiti vb.) göz önünde bulundurularak alt sınırdan uzaklaşılarak taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği ve istinaf denetiminden geçmek suretiyle kesinleştiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince, ceza mahkemesinde kabul edilen ve kesinleşen maddi olgular esas alınarak olayın oluşunun değerlendirildiği anlaşılmakla davalı sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu kabul edilmesinde isabetsizlik  bulunmamaktadır.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 7.141,67 TL istinaf karar ve ilam harcı ve 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının adli yardımdan yararlanan davalı ... dan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davalı ...ın istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 20/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bec8c209dd86697b","SID":"64a5ba94910072ae"}}