{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2022/16 <br>KARAR NO: 2025/537 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 07/06/2021<br>NUMARASI: 2021/49 Esas- 2021/365 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 27/03/2025<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin, Makine Kırılması Poliçesi ile hasarın meydana geldiği dava konusu yürüyen merdivenin, müvekkil sigorta şirketi  tarafından teminat altına alındığını, 04/11/2019 tarihinde dava-dışı sigortalı ... Avm'de faaliyet gösteren dava-dışı ... estaurantına bakım onarım çalışmaları için gelen davalının çalışanı olan teknik elemanın taşıdığı takım çantasını düşürmesi ve çanta içerisinde bulunan vida, çivi vb yabancı sert cisimlerin yürüyen merdiven sistemine sıkışması sonucu hasar meydana geldiğini, bu hasarın müvekkili tarafından poliçe kapsamında tanzim edildiğini, davacı tarafından davalı ... Limited Şirketi aleyhine, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibinin başlatıldığını, davalı vekili tarafından 29/09/2020 tarihinde takibe ve yine davacıya borcu bulunmadığından bahisle borca itirazda bulunduğunu, itiraz neticesinde takibin durduğunu, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, dava dışı Sigortalı ... Sanayi ve Ticaret AŞ, 25/03/2019 tanzim tarihli Makine Kırılması Poliçesi ile hasarın meydana geldiği dava konusu yürüyen merdivenin, davacı şirket tarafından teminat altına alındığını, davanın kabulüne, borçlunun takibe, asıl alacağa, ferilerine, faize ilişkin haksız itirazlarının iptaline, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyasındaki takibin devamına, alacağın % 20'sinden az olmamak kaydıyla icra-inkar tazminatı talebinin kabulüne karar  verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı firmanın Konya İlinde...  AVM de faaliyet gösterdiğini, \"... adlı firmada herhangi bir bakım onarım çalışması gerçekleştirmediğini, bahse konu olayda davalı firma kaynaklı herhangi bir hasarın meydana gelmediğini, davanın yetkisizlik kararı ile yetkili Konya Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın, yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığından dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, davanın müvekkilinin sigortalısına ödediği bedelin rücuen tahsiline ilişkin olduğunu,  davaya konu alacağın ancak para ile ifa edileceğini, dava koınusu borcun bir para borcu olması sebebiyle izahtan vareste olduğunu, icra takibinin müvekkili sigorta şirketinin yerleşim yerinde başlatabileceğini, alacaklının, Borçlar Kanununun 89.maddesi uyarınca kendi yerleşim yerinde dava açabileceğini, davacı ve davalı arasında özel olarak kararlaştırılan bir mahkeme bulunmadığını, davacıya da bu konuda seçimlik hakkı doğduğundan kendi yerleşim yerinde açtığını, borçlu vekilinin borca itiraz dilekçesinde sadece yetkiye, asıl borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiğini belirttiğini, yetkili icra mahkemesi gösterilmediği içinde yetki itirazının geçerli olmadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:  Somut olayda, dava dışı ... Turizm Sanayi ve Ticaret AŞ ... numaralı 25/03/2019 tanzim tarihli Makine Kırılması Poliçesi ile hasarın meydana geldiği dava konusu yürüyen merdiven, davacı şirket tarafından teminat altına alındığından hasar tazminatının tahsili için başlatılan takibe itiraz üzerine itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davalarında yetkili icra dairesinde usulüne uygun olarak yapılmış icra takibi bulunması dava şartı olup HMK'nin 138 ve 140. maddeleri gereğince dava şartlarının öncelikle incelenmesi gerekmektedir. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 50/1. maddesine göre \"para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur.\" HMK'nin 447/2. maddesi uyarınca mevzuatta yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı HUMK'a yapılan yollamalar HMK'nin bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır. Buna göre HMK'nin 19/2. maddesi hükmü icra dairelerinin yetkisi hakkında da uygulanacaktır. HMK 19/2'ye göre  \"yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.\" Davalılar hakkındaki takip ve dava tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nin 6. maddesi gereğince genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Aynı Kanun'un 7. maddesinde \"Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. 16. maddesi de \"Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.\" düzenlemesini benimsemiştir. Bir davada (takipte) birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak ya da icra takibi yapmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını (takibini) bu genel ve özel yetkili mahkemelerden (icra dairelerinden) hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede (icra dairesinde) açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2018/1685 Esas, 2020/2104 Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.) Somut olayda, hasarın gerçekleştiği yer Konya  ili olup davalının ve davacının hakkına halef olduğu sigortalının ikametgahı Konya ilidir. İcra takibi davalı hakkında İstanbul Anadolu İcra dairelerinde başlatılmıştır. Davalı ise icra dosyasına yetki itirazında bulunduğunu belirtmiştir. Bu durumda mahkemece; davacının hasar tazminatının rücuen tahsili amacıyla icra takibine konu ettiği yürüyen merdiven hasarının  Konya ilinde gerçekleştiği, davalının  ve hakkına halef olduğu sigortalının yerleşim yerinin Konya olduğu, haksız fiil sorumluluğuna ilişkin yetki kuralları somut olayda geçerli olduğundan usulüne uygun yetki itirazı nedeniyle davanın dava şartı nedeniyle reddi yerindedir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince  esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,1‬ TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d38e9c54ffb2f55d","SID":"64e71741887afa77"}}