{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/257 - 2025/502<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2024/257 <br>KARAR NO\t: 2025/502<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/12/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/699 Esas - 2023/774 Karar<br><br> <br>\t <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 10/04/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 16/05/2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalılar... ve ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 07/02/2022 tarihinde davalı...’in araç maliki olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş tarafından ZMMS ile sigortalı, davalı ... sevk ve idaresindeki aracın kırmızı ışık ihlali yaparak kavşağa girdiğini, sağından gelen ve yeşil ışıkta kavşağa giren müvekkilinin kullanmış olduğu araca çarptığını, ...'in tam kusurlu olduğunu, kaza neticesinde müvekkilinin ağır biçimde yaralandığını, zararlarından davalıların sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 300,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 07/02/2022 tarihiden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, 20.000,00 TL manevi tazminatın ise kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile Sigorta Şirketi dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavacı vekili 23/05/2023 tarihli dilekçesi ile, davalı Sigorta Şirketi ile sulh olunduğunu bildirerek, sulh nedeniyle davalı Sigorta Şirketi hakkındaki davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavacı vekili 11/09/2023 tarihli dava değeri artırım dilekçesi ile, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla, 53.418,42 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.247.058,72 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 20.016,00 TL bakıcı gideri tutarı, 20.000,00 TL manevi tazminat alacağı olmak üzere toplam 1.340.493,14 TL tazminat ve alacağının Sigorta Şirketi dışındaki gerçek kişi davalılardan kaza tarihi olan 07.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte,   tahsilini istemiştir. <br>\tDavalı ... ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının davasını kanıtlaması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>\tDiğer davalılar ... ve...; süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamışlar, tahkikat aşamasında davalılar vekili davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davanın, trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 07/03/2023 tarihli maluliyet raporunda, 11 Ekim 2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının % 30,2 olduğu, sürekli olduğu ve sekel halini aldığı, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel engel oranı hesaplandığında, engel oranının % 32 olduğu, sürekli olduğu ve sekel halini aldığı, çoklu kırıkları göz önüne alındığında kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin kişinin yaşı da dikkate alındığında 4 ay olduğu, çoklu kırıkları göz önüne alındığından tıbbi iyileşme süresinin kişinin yaşı da dikkate alındığında 12 aya kadar uzayabileceği sonuç ve kanaatine varıldığının bildirildiği, aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 24/08/2023 tarihli raporda, davacının geçici iş göremezlik tazminat tutarının 53.418,42 TL, kalıcı iş göremezlik tazminatı tutarının Sigorta Şirketince yapılan ödemenin mahsubu sonrasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre belirlenen % 30,2 maluliyet oranı esas alındığında 1.152.056,19 TL, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğine göre belirlenen %32 maluliyet oranı esas alındığında ise 1.247.058,72 TL, bakıcı gideri tutarının 20.016,00 TL olduğu, manevi tazminat miktarı konusunda takdirin mahkemeye ait olduğunun bildirildiği, tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davalı...'in araç maliki, davalı ...'in araç sürücüsü olduğu araç ile davacının sevk ve idaresinde bulunan aracın çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, dosya kapsamına getirtilen poliçe örneğine göre yaralanmaya neden olan aracın kaza tarihini kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesinin düzenlendiği, kaza tarihi itibari ile poliçe kapsamında sürekli sakatlık ve sağlık gideri teminatı limitinin ayrı ayrı 500.000,00 TL olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davaya konu kaza nedeniyle davacıya rücuya tabi olabilecek herhangi bir ödemenin yapılmadığının ve gelirin bağlanmadığının bildirildiği, kusura yönelik alınan bilirkişi raporu ile dava konusu kazada davacının kusurunun bulunmadığının ve davalı sigorta şirketi tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi düzenlenen araç sürücüsü davalı ...'in ise %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairelerinin ve Yargıtay Hukuk Dairelerinin yerleşik kararları uyarınca kaza tarihi itibari ile uygulanması gereken Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca düzenlenen iş göremezlik raporuna göre davacının sürekli iş göremezlik oranının %32, geçici iş göremezlik süresinin 4 ay, bakıcı ihtiyacı süresinin 12 ay olduğunun tespit edildiği, aktüer bilirkişi tarafından yönteme uygun şekilde düzenlenen rapora göre, davacının geçici iş göremezlik zararının 63.626,58 TL, bakıcı ihtiyacı zararının 20.016,00 TL, gerçek sürekli iş göremezlik zararının ise 1.688.933,79 TL olduğunun tespit edildiği, dosya kapsamına sunulan sulh sözleşmesine göre davacı ile davalı Sigorta Şirketinin dava konusu kazaya ilişkin olarak dava konusu talepler yönünden sulh oldukları, davacı ile davalı Sigorta Şirketi arasında imzalanan sulh sözleşmesinin kapsamı dikkate alındığında poliçede yer alan tedavi giderleri teminatı kapsamında geçici iş göremezlik zararı ve bakıcı ihtiyacı zararının tamamının, sakatlanma ve ölüm teminatı kapsamında sürekli iş göremezlik zararının 500.000,00 TL'lik kısmının davalı sigorta şirketi tarafından ödendiğinin kabul edilmesinin gerektiği, bu hali ile de davacının araç sürücüsü ile araç maliki davalılardan geçici iş göremezlik ve bakıcı ihtiyacı zararı talebinde bulunmasının mümkün olmadığı, sürekli iş göremezlik zararı yönünden ise zarar miktarının (1.688.933,79 TL - 500.000,00 TL) 1.188.933,79 TL olduğu, tespit edilen zarardan davalılar ... ve...'in sorumlu olduğu, manevi tazminata ilişkin olarak talep edilen miktarın uygun olduğu, davacının sürücü ve işleten olan davalılardan bakiye zararını talep edebileceği, Sigorta Şirketi hakkındaki davaya ilişkin olarak ise dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği gerekçesiyle; “Davalı ... ... Sigorta Anonim Şirketi hakkında maddi tazminata ilişkin açılan dava yönünden, yargılama sırasında dava konusuna ilişkin ödeme yapılması nedeniyle konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalılar... ve ... hakkında maddi tazminata ilişkin açılan dava yönünden; davanın kısmen kabulü ile, 1.188.933,79 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılar... ve ...'ten 07/02/2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile olmak üzere müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri zararı yönünden taleplerin reddine, davalılar... ve ... hakkında manevi tazminata ilişkin açılan dava yönünden, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılar... ve ...'ten 07/02/2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile olmak üzere müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,” karar verilmiş, hüküm davalılar ... ve... vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalılar... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; bir kısım taleplerin belirsiz alacak davası olarak açılamayacağından, bu talepler yönünden tefrik kararı verilerek davanın reddine karar verilmesi talebinin haksız olarak reddedildiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkillinin kusuru bulunmadığını, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunda da belirtildiği üzere davacının alkollün etkisi ile fren yapmayarak trafik güvenliğini tehlikeye sokarak müvekkilinin üzerine aracı sürdüğünü, müvekkilinin geçiş hakkı olmasına rağmen direksiyonu sola kırarak üzerine gelen araçtan kaçtığını, kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, davalının kırmızı ışıkta geçtiğine dair, alkolü sürücü ile anlaşan tanık dışında delil bulunmadığını, buna göre müvekkilinin kırmızı ışıkta geçtiğinin kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin kırmızı ışıkta geçmediğini, davalının kırmızı ışıkta geçip geçmediğinin tespiti açısından sinyalizasyon hesaplaması yapılması gerektiğini, bu açıdan inceleme yapılmaksızın eksik inceleme ile yapılan kusur belirlemesinin hatalı olduğunu, ayrıca müterafik kusura ilişkin araştırma yapılmadığını davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığının değerlendirilmediğini, alınan maluliyet raporlarının çelişkili olduğunu, %32 ve %30 maluliyet oranları belirtildiğini, oranların faklı olduğunu, bu hususta Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması talebinin haksız olarak kabul edilmediğini, diğer davalı tarafından sağlık kurullarından alınan raporda %17 oranında maluliyet tespit edildiği, söz konusu maluliyet oranın mahkemece hükme esas alınan oranın yarısı kadar olduğunu, bu hususta eksiklik giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, söz konusu kusur ve maluliyet çerçevesinde hesaplanan tazminat miktarının da fahiş olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemidir. <br>\tMahkemece, davalı Sigorta Şirketi hakkındaki talebe ilişkin olarak, dava ödeme nedeniyle konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, sürücü ve işleten hakkındaki talebe yönelik olarak manevi tazminatın kabulüne, maddi tazminata ilişkin olarak ise, davacı ancak sürekli iş göremezlik tazminatının, sigorta teminat limitini aşan bakiye miktarını davalılardan talep edebileceğinden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar ... ve... vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>\tOlay tarihinde, ışıklı kavşak içerisinde davacıya ait araç ile davalı ... idaresindeki aracın çarpışması ile maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği, kaza tespit tutanağı, ceza dosyası ve tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır.<br>\tKazaya ilişkin başlatılan soruşturma dosyasında, davalı ...'in kolluk ifadesinde; \"...bana sarı ışık yanaryanmaz geçtim. Bu arada kırmızı ışıkta yanmış olabilir. Duramayacağımı anladığım için devam ettim, yavaşlamadım. 80-90 km hızla gidiyordum\"  dediği, davacı/müşteki ...'ın ise; \".... Çobanoğlu kavşağında, Ovacık istikametine gidiyordum. Yeşil ışıkta geçtim, geçtiğim esnada sol tarafımdan yani çevre yolu istikametinden gelen araç benim kullandığım araca soldan çarptı\" diyerek kazanın oluş şeklini beyan ettiği, tanık olarak ifadesine başvurulan ...'ın ise, kendisine yanan kırmızı ışıkta beklediği sırada, kendisinin karşı istikametinden gelen, davalı ...'nın idaresindeki aracın, kendi duruş şekline göre yolun solundan kavşağa giren davacının aracına, sonrasında bariyere ve akabinde kendisinin aracının sol arka teker kısmına çarptığını beyan ettiği görülmüştür.<br>\tKaza tespit tutanağında da, kazaya davalı sürücüsünün ışık ihlali yapmasının neden olduğu değerlendirilerek, kazanın meydan meydana gelmesinde, davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu, diğer araç sürücülerinin ise kural ihlali bulunmadığının belirtildiği görülmüştür.<br>\tMahkemece alınan kusur raporunda da, kazanın meydana gelmesinde ışık ihlalinde bulunan davalının asli ve tam kusurlu olduğunun belirtilmesi sonrasında, mahkemece; kusur raporu, maluliyet raporu ve aktüer raporu esas alınarak ve Sigorta Şirketi tarafından yapılan ödeme ve ibra nazara alınarak davanın esası hakkında karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>\tBuna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, dava konusu maddi zararların belirsiz alacak davasına konu olabilecek mahiyette olduğundan usule aykırılık bulunmamasına, kusura ilişkin olarak soruşturmada dinlenen tanık beyanı, davacının beyanı ve kaza tespit tutanağındaki kazanın oluşuna yönelik tespit ve kroki nazara alındığında, davalı sürücünün durmayacağını anlayarak, kırmızı ışıkta da geçmiş de olabileceğine yönelik tereddütlü beyanı nazara alındığında, kaza tespit tutanağının aksinin kanıtlamamış olması karşısında davalının kazanın meydan gelmesinde tam kusurlu kabul edilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamasına, maluliyetin farklı yönetmelikler çerçevesinde ayrı ayrı tespit edilmiş olmasının çelişki mahiyetinde olmaması yanı sıra, tazminat hesabının da Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından uygulanması kabul edilen Yönetmelik çerçevesinde belirlenen engel oranı çerçevesinde yapılmış olmasına, yapılan hesaplamada ve  hükmedilen tazminat miktarında davalılar aleyhine olabilecek bir hatanın bulunmamasına, takdir edilen manevi tazminat miktarının da kusur durumu, engel oranı, kaza tarihi nazara alındığında hak ve nesafet ölçüsünde takdir edilmiş olmasına göre, davalılar ... ve... vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.<br>\tHÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davalılar... ve ... vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 82.582,27TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 20.732,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 61.850,27TL harcın davalılar ... ve...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>\t3-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-Kararın taraflara usulüne uygun şekilde tebliğine, <br>\t5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\tDair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 10/04/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8fa55750d5825a4d","SID":"0bf0550284787705"}}