{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/447 - 2025/724<br>\t\t\tT.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/447 <br>KARAR NO\t: 2025/724<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/02/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/550 Esas - 2024/121 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 22/05/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 22/05/2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı ve davalı vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;\t<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 23.01.2023 tarihinde, davalı ... Sigorta A.Ş.ne kasko poliçesiyle sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olarak davacı ... idaresindeki ... plakalı motosiklete çarparak, motosiklet sürücüsü davacı ...'ün ağır şekilde yaralanmasına neden olduğunu, bu kaza nedeniyle müvekkilinin fiziki olarak acı çekmesiyle birlikte korku ve üzüntü yaşadığını, halen dahi sağlığına kavuşamadığını belirterek, 400.000,00TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı Sigorta Şirketine kasko sigorta poliçesiyle sigortalı olduğunu, sorumluluklarının da sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının ve davacının maluliyetinin tespiti amacıyla ATK'dan rapor alınması gerektiğini, talep edilen manevi tazminat tutarının sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikte olduğunu, faizin de ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz olarak uygulanması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davacı vekilince dosyaya sunulan HÜTF Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 15/08/2023 tarihli maluliyet raporunda; \"...davacının 23/01/2023 tarihli trafik kazasına bağlı hastada meydana gelen yaralanmalar dikkate alınarak, \"Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetemlik\" ve ekindeki cetveller esas alınarak bedensel engel oranı hesaplandığında; Kas İskelet Sistemi; Omurgaya Ait Sorunlarda Engellilik, Tablo 1.1- Lomber omurganın engellilik oranları (yaralanma modeli), “Kırıklar: (1) bir vertebrada %25'ten az vertebra kompresyonu; (2) dislokasyon olmaksızın posterior eleman kırığı; (3) vertebra cisminde kırık olmaksızın yer değiştiren spinöz veya transvers proses kırığı vardır.” maddesi uyarınca %8 olduğu, 23/01/2023 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin engel oranının %8 (sekiz) olduğu, sürekli olduğu ve sekel halini aldığı, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 (bir) ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 6 (altı) aya kadar uzayabileceği”nin bildirildiği, davaya konu trafik kazasındaki kusur oranlarının tespiti amacıyla alınan  bilirkişi raporunda, ... plakalı motosiklet sürücüsü davacı ...'ün meydana  gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nın 46/b-c., 56/a-1. ve 84/g-j. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %75 oranında kusurlu olduğu, davalı Sigorta Şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'nun meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nın 52/b. maddesi kural ihlalini işlemiş olmakla %25 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, davalı Sigorta Şirketinin kazada %25 kusuru bulunan aracın 30/07/2022-30/07/2023 tarihlerini ve kaza tarihini kapsar Genişletilmiş Artı Kasko Sigorta Poliçesini düzenlediği, manevi tazminat klozunu 500.000 TL ile sınırlı olmak üzere barındırdığı kaza tarihi, kazanın oluşumundaki kusur oranları, (davalının %25) olayın özelliği, davacının yaralanmasının niteliği (davacının maluliyeti %8), tarafların ekonomik ve sosyal durumları ve kaza tarihindeki paranın satın alma gücü birlikte ele alınarak, davanın kısmen kabulü gerektiği gerekçesiyle; \"Davanın kısmen kabulü ile; 75.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı tutulmasına\" karar verilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde; trafik kaza tespit tutanağında davalı kasko Sigorta Şirketince sigortalanan aracın sürücüsü tarafından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 54/a-3 ''Geçme Kurallarından; ... Ancak, herhangi bir araç, başka bir yola, karayoluna bitişik bir mülke girmek veya sola yanaşıp durmak için bu niyetini sola dönüş işareti ile belirtmiş ise bunların sağındaki şeritten geçilebilir.'' kuralını ihlal ederek asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da müvekkilin %25 kusurlu olduğuna dair değerlendirme yapıldığını, ancak bilirkişi raporunda, \"dava dosyası içerisinde kazanın oluşumunu görüntüler herhangi bir kamera kaydı bulunmadığının” belirtildiğini, hal böyle iken, huzurda görülen davada herhangi bir kamera kaydı ve başkaca bilgi ve belge bulunmaksızın bu şekilde değerlendirme yapılmasının kabul edilemeyeceğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğunu, müvekkil kaza tarihinden itibaren mağduriyet yaşamakta olduğundan ve kaza nedeniyle meydana gelen tazminat haklarına, kaza tarihinden itibariyle hak kazanmış olduğundan faizin kaza tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf dilekçesinde, kasko teminatı tek olduğundan tüm zarar görenlerin araştırılarak limitin paylaştırılması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, kusur raporunun Adli Tıp Kurumu'ndan alınması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. \t<br>\tKusura ilişkin olarak, meydana gelen kazanın, 23.01.2023 tarihinde saat 18:15 civarında, yerleşim yeri içi, 50 km/h hız limitli, 2 şeritli, 15 metre platform genişlikli, düz ve eğimsiz iki yönlü asfalt cadde yolda, gündüz vakti açık hava ve kuru zeminde, 2 araçlı, yolun ortasında yandan çarpışma devrilme suretiyle meydana geldiği, her ne kadar kaza tespit tutanağında ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'ün kurallara uygun bir şekilde ... Konutları'na sola dönüş yapacağı esnada siteye ait güvenlik kamerası görüntülerinden de anlaşılacağı üzere, motosiklete ait sol sinyal lambasının yandığı tespit edildiğinden kazada herhangi bir kusurunun olmadığı, ... plakalı araç sürücüsü ...'nun ise sola dönüş yapan motosikletin sağ tarafından geçmesi gerekirken motosikletin solundan geçmeye çalışması neticesinde kaza meydana gelmiş olmakla 2918 sayılı KTK.nın 54/a-3. maddesi kural ihlali ile kusurlu olduğu belirtilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'ün olay yeri Kızılelma Caddesi üzerinde düz seyri esansında seyrine göre soldaki ...'ye girmek için sola sinyal vermiş olduğu ve o esnada da solunda ... plakalı aracın olduğunu, yani motosiklet sürücüsünün geriden sinyal vererek sola dönüş için önceden yolun en soluna yanaşmış olması gerekirken bunu yapmayarak hemen kaza noktasında sinyal vererek kontrolsüzce sola dönüşü esnasında solundaki ... plakalı aracın sağ ön yan tarafı ile temas ederek, ... plakalı aracın da hatalı ve kontrolsüz manevra yapan motosikleti altına almamak için etkili fren tedbiri ile de aracını olay noktasından durduramayacağını anlayınca sola kontrolsüzce manevra yaptığı, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'ün sola dönüş yapacağı noktaya varmadan olay yeri yerleşim yeri içi olmakla 30 metre önceden en sol şeride yanaşmış olması ve dolayısıyla sola dönüşünü tehlike arz etmez şekilde yapması gerektiği, ancak sürücü ...'ün bunu yapmayarak solundaki aracın sağ önünden sola hatalı ve kontrolsüz manevrası ile kazanın oluşumunda asıl etken olduğu sadece sola sinyal vermenin sürücülere sola kontrolsüz dönüş hakkı vermeyeceği, ... plakalı motosiklet sürücüsü davacı ...'ün meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nın 46/b-c., 56/a-1. ve 8â/g-j. Maddeler kural ihlallerini işlemiş olmakla %75 oranında kusurlu olacağı, davalı Sigorta Şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'nun meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nın 52/b. maddesi kural ihlalini işlemiş olmakla %25 oranında kusurlu olacağı belirtilmiş olup, raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tManevi tazminat miktarına ilişkin olarak, tarafların sosyal ekonomik durumu, davacının kusuru, %8 oranında kalıcı maluliyetinin bulunması, olay nedeniyle çekilen acı ve duymuş olduğu üzüntünün boyutu, ödenecek tazminat miktarları, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve davacının uğradığı manevi zarar göz önüne alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu, davacı lehine 150.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete uygun olacağı anlaşıldığından davacının istinafının kabulü gerekmiştir.<br>\tFaiz başlangıcına ilişkin olarak, <br>\tDavalı Sigorta Şirketi, İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortacısı olup, İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortasına uygulanacak hükümleri düzenleyen 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 100. maddesinde aynı Kanun'un 98 ve 99. maddelerine atıf yapılmamış olması ve Genel Şartlarda da bu hükümlere paralel bir düzenleme bulunmaması nedeniyle bu tür sigortada tazminat alacağının muacceliyeti genel hükümlere göre saptanmalıdır.<br>\tSigortacının sigorta bedelini ödeme borcuna ilişkin TTK'nın 1427/2. maddesi hükmü uyarınca, sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur.<br>\tCan sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez. Davadan önce ihbar bulunmadığı takdirde davalı sigortanın dava tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü gerekir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 16/05/2019 tarih ve 2016/12563 Esas, 2019/6224 Karar sayılı ilamı). <br>\tAlternatif çözüm yolu olan arabuluculuğa başvurunun dava şartı olduğu durumlarda, davacının davaya konu edilen tazminat talepleri bakımından, dava şartı arabuluculuğa başvuru tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğü Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından kabul edildiğinden, dava açılmadan önce dava şartı arabuluculuk yoluna gidilmesi gereken durumlarda, başvuru tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiğinin kabulü gerekmektedir (Yargıtay 4. H.D. 2021/18933 E- 2021/4438 K.).<br>\tSomut olayda, mahkemece hükmedilen tazminata arabuluculuğa başvuru tarihinden itibaren faize hükmedilebileceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile istinaf konusu yapılmayan kısımlar baki kalmak üzere yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davacı lehine 150.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi ve faiz başlangıç tarihinin arabuluculuk başvuru tarihi olan 14.02.2023 olarak kararın düzeltilmesiyle, HMK’nın 353/1.b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; <br>\tI-Davalı vekilinin  istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\tII-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 13/02/2024 tarihli, 2023/550 Esas - 2024/121 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>\tHMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;<br>\t1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 150.000,00 TL manevi tazminatın arabuluculuk başvuru tarihi olan 14.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı tutulmasına,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 10246,5 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.366,20TL harcın mahsubu ile bakiye 8.880,30 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\tZorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 2.340,00 TL'nin, 438,75TL sinin davalıdan, 1.901,25TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>\tDavacı tarafından yatırılan 1.366,20TL peşin harç, 179,90TL başvuru harcı, 25,60TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.571,70TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>\t3-Davacı tarafından sarf edilen 2.000,00TL bilirkişi ücreti, 99,25TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 2.099,25TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre takdir edilen 1.049,62 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, <br>\t4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,<br>\t5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2 maddesi gereğince davanın reddedilen kısmına göre takdir ve hesap edilen 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,<br>\tİSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN<br>\t1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>\t2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 50,00 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t3-Davalı tarafından yatırılması gereken 5.123,25 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 1.280,81 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.842,44 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>\t4-İstinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\t5-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>\t6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 22/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7745e3a04d6b8b80","SID":"6a27e352c53b5fb8"}}