{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/407 - 2025/722<br>\t\t\tT.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/407 <br>KARAR NO\t: 2025/722<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/11/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/354 Esas - 2023/846 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 22/05/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 22/05/2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı  davacı vekili ile davalı ... Sigorta AŞ. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 12/06/2018 tarihinde davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı ticari taksiye binen davacının araçtan ineceği vakitte henüz bir adımını attığı sırada taksi sürücüsünün hareket etmesi üzerine ayağının arka tekerleğe sıkışması şeklinde oluşan kazada davacının yaralandığını, aracın ZMMS poliçesinin davalı Sigorta Şirketi tarafından yapıldığını, aracın işleteninin diğer davalı ... olduğunu, oluşan trafik kazası nedeniyle Ankara CBS'nin 2018/84207 Sor. Numaralı dosyasıyla soruşturma yapıldığını, sonrasında Ankara 46. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/1086 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda HAGB kararı verildiğini, söz konusu kararın kesinleştiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 400,00-TL geçici iş göremezlik, 400,00-TL Efor tazminatı, 200,00-TL tedavi gideri yol ve sağlık gideri, bakım gideri olmak üzere  şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 50.000,00-TL manevi tazminatın ise davalılar ... ve ...'den tahsilini talep etmiştir. <br>\tDavalı ..., davalı ... katıldıkları yargılama oturumunda davanın reddini iştemişlerdir. <br>\tDavalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; kabul manasında olmamak üzere öncelikle davacının, trafik kazasından kaynaklanan gerçek kalıcı maluliyet oranının tespiti bakımından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlar ve ekine uygun engelli sağlık kurulu raporunun dosyaya kazandırılması gerektiğini, bu halde Trafik Sigortası Genel Şartları atfı ile maluliyetin tespitine esas alınan 30.3.2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırıldığından, yerine yürürlüğe giren 20 şubat 2019 tarih, 30692 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerektiğini, bu sebeple dosyanın Adli Tıp 3. İhtisas Kurumu’na sevk edilmesi gerektiğini,  davacının yaşının tespitinin mahkeme tarafından yapılması, bu anlamda davacının 18 yaşını doldurmamış olması halinde, yine 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanan “Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” usul ve esaslarına uygun alınmış olan maluliyet oranının dosyaya kazandırılmasını, müvekkili Şirketin davacının teminat kapsamında yer alan taleplerinden yalnızca sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, tüm bakıcı giderlerinin tedavi teminatı kapsamında olduğuna dair karar verilmesi halinde 6111 sayılı Yasa kapsamında SGK tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden davalı müvekkilin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacının talebine konu geçici iş göremezlik ve tedavi gideri talebinin de reddi gerektiğini, tazminat hesaplamalarında gelirin asgari ücret olarak alınması gerektiğini, hesaplamalarının Trafik Sigortası Genel Şartlarına uygun olarak yapılması gerektiğini, dava konusu trafik kazasında davacı, sigortalı araçta yolcu olarak bulunmakla, söz konusu olayda hatır taşıması bulunduğunu, faizin yasal faiz olması gerektiğini, faizin dava ve ıslah tarihi esas alınarak belirlenmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, kaldırma kararı sonrasında yürütülen yargılama sürecinde, BAM kararı gereğince maluliyet raporunun davalı Sigorta Şirketi vekiline tebliğ edildiği, davalı vekilinin maluliyet raporuna karşı sözlü veya yazılı herhangi bir beyan veya itiraz sunmadığı, kazanın oluşumundan, davalılardan ... araç maliki/işleten sıfatıyla 2918 sayılı Yasa'nın 85.maddesine göre, davalı ... Sigorta A.Ş. ZMMS sigorta poliçesine istinaden aynı Yasa'nın 91 ve 85.maddeleri gereğince, davalı sürücü ... ise haksız fiilen neden olan aracın sürücüsü sıfatı ile sorumlu olup, anılan Yasa'nın 88.maddesine göre davalıların sorumluluğunun müştereken ve müteselsilen olduğu, yapılan yargılama, BAM kararı ve toplanan tüm delillere göre, davanın, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat (geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik (efor) tazminatı, tedavi gideri, bakıcı gideri) ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, davacı vekilinin dava dilekçesinde, 12/06/2018 tarihinde  davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı ticari taksiye binen davacının araçtan ineceği vakitte henüz bir adımını attığı sırada taksi sürücüsünün hareket etmesi üzerine ayağının arka tekerleğe sıkışması şeklinde oluşan kazada davacının yaralandığını belirterek, kaza nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 50.000,00-TL manevi tazminatın ise davalılar ... ve ...'den tahsilini talep ettiği, davalı sürücü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 47. maddesi (d) bendi, 58. maddesi ve 67.maddesi (a) bendi hükümlerine aykırı dikkatiz ve tedbirsizce davranmakla, meydana gelen olayda tamamen (%100 oranında) kusurlu olduğu, davacı yolcu ...'ün ise herhangi bir kusurunun bulunmadığının belirlendiği, Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp ABD Başkanlığı'ndan alınan rapora göre, dava konusu trafik kazası nedeniyle davacının toplam vücut özür oranının %14 olduğu ve sekel halini aldığı, tıbbi iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceği hususunun belirlendiği, davalı Sigorta Şirketi tarafından maluliyet raporuna yönelik herhangi bir itirazın sunulmadığı, davacının ev hanımı olduğu anlaşıldığından geliri asgari ücret olarak kabul edildiği, alınan hesap raporu ile, oluşan kaza nedeniyle davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarının aktüer bilirkişi ile Adli Tıp uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve ek rapor ile belirlendiği, buna göre 6.412,48-TL geçici iş göremezlik, 11.108,30-TL sürekli iş göremezlik, 7.524,62-TL tedavi gideri ve 8.118,00-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 33.163,40-TL maddi tazminat talep hakkının olduğu, diğer yandan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56.maddesine göre, hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceğinin düzenlendiği gibi 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirlenen şekilde oluşan trafik kazasında yaralanan davacının kusur durumu, maluliyet durumu, tarafların sosyo-ekonomik durumları, hakkaniyet ilkesi  ve diğer tüm durumlar göz önüne alınarak davanın kısmen kabulü gerektiği gerekçesiyle \"Maddi tazminat talebi bakımından; davanın kabulü ile, 6.412,48-TL geçici iş göremezlik, 11.108,30-TL sürekli iş göremezlik, 7.524,62-TL tedavi gideri ve 8.118,00-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 33.163,40-TL maddi tazminatın olay tarihi olan 12/06/2018 tarihinden (davalı Sigorta Şirketi yönünden dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tüm davalılardan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebi bakımından; davanın kısmen kabulü ile, toplam 15.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den olay tarihi olan 12/06/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine\" karar verilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı ... Sigorta AŞ. vekili istinaf dilekçesinde, kaldırma kararı sonrasında verilen kararda usuli kazanılmış hakların korunmadığını, kaldırma kararı sonrasında verilen kararda güncel asgari ücret tarifesinin uygulanmasının hatalı olduğunu, davacı tarafın bir önceki karara karşı istinaf başvurusu olmadığına göre, söz konusu hükmün davacı yönünden kesinleştiğini, ayrıca söz konusu dosyada vekalet ücretine bir itiraz ileri sürülmediğinden vekalet ücreti yönünden; bir önceki karara karşı istinaf yoluna başvuran müvekkil şirket yönünden usuli kazanılmış oluştuğunu, karar ile sürekli ve geçici iş göremezlik, geçici bakıcı, tedavi zararına hükmedilmiş olup, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı, tedavi zararlarının Yeni Genel Şartlar gereği teminat dışı olmasına rağmen kabul edilmiş olmasının hatalı olduğunu,  davacının talebine ve hükme konu geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı zararları tedavi teminatı kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında SGK tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden davalı müvekkilin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, tedavi giderleri açısından 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesi ile değiştirilen Karayolları Trafik Kanunu’nın 98. maddesi gereğince Sigorta Şirketlerinin sorumluluğu sona ermiş olup, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın bu masrafların SGK tarafından karşılanacağının hükme bağlandığını, davacı kaza tarihinde 85 yaşında olup, herhangi bir geçici iş göremezliğinden bahsetmenin mümkün olmadığını, pasif dönemdeki davacının geçici iş göremezlik talebi olmayacağından bu yöndeki taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDavacı vekili istinaf delekçesinde; yerel mahkemenin davacı müvekkilin manevi tazminatını takdir ederken objektif bir değerlendirmede bulunmadığını, hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf talebinde bulunan davacı ve davalı ... Sigorta AŞ. vekillerinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tDavacının emekli olması nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatına hak kazanamayacağına ilişkin olarak, hükme esas alınan raporda davacının kazadan kaynaklı olarak geçici iş göremezliğinin bulunduğu belirtilmiştir. Bu süre zarfında %100 malul olarak kabul edileceğinden ve geçici işgücü kaybı tazminatına ilişkin talebi, efor kaybı ile ilgili olduğundan geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilemeyeceğine ilişkin istinaf sebeplerine itibar edilememiştir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin  05/04/2022 tarih ve 2021/12985  Esas ve  2022/6789 Karar sayılı ilamı). <br>\tVekalet ücretinin usuli kazanılmış hak oluşturup oluşturmadığına ilişkin olarak,  Vekâlet ücretinin asıl hakka bağlı fer’i bir hak olması nedeniyle asıl hükümde vekâlet ücretine ver verilmesine rağmen hüküm kaldırıldığında ya da bozulduğunda vekâlet ücreti usulî kazanılmış hak oluşturmaz. Ancak hüküm esastan temyiz edilirken vekâlet ücreti yönünden de temyiz edilmiş ve vekâlet ücretine ilişkin temyiz itirazları bozma kapsamı dışında kalırsa bu durumda vekâlet ücreti karşı taraf bakımından usulî kazanılmış hak teşkil eder. Bunun yanında, bir taraf lehine vekâlet ücretine olması gerekenden az miktarda hükmedilmiş olması halinde bu taraf hükmü bu yönden temyiz etmez ise artık Yargıtay kararı bu yönden diğer taraf aleyhine bozamaz. ( MEDENİ USUL HUKUKU 7. Baskı, GÖRGÜN - BÖRÜ - TORAMAN - KODAKOĞLU, s. 636). Somut olayda, karar tarihinde geçerli asgari ücret tarifesine göre vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmakla bu yöne ilişkin istinaf sebepleri  yerinde değildir. <br>\tDiğer taraftan, davacının kaldırma kararından önceki ilk hükmü istinaf etmediği anlaşılmaktadır. Taraflardan birisinin ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmaması halinde kamu düzenine aykırılık yok ise diğer taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacaktır. Bu nedenle, ilk hükmü istinaf etmeyen davacı  yönünden ilk hükümle kabul edilen kusur durumu, maluliyet oranları, hükmedilen tazminatlar vs. için de davalı taraf lehine usulü kazanılmış hak oluşmuş olup, manevi tazminat yönünden ilk hükümde belirlenen miktar yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğu değerlendirilmiştir. <br>\tAçıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili ile davalı ... Sigorta AŞ. vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekili ile davalı ... Sigorta AŞ. vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\tDavalıdan alınması gereken 2.265,39 TL istinaf karar harcından peşin alınan   566,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 1699,04 TL harcın istinaf eden davalı ... Sigorta AŞ‘den Hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf edenlerce yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>\t4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,<br>\t5-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 22/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye<br>Katip<br> <br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7b3a4306cb814cdb","SID":"d93de0978ece80f6"}}