{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1666 Esas<br>KARAR NO:2025/598 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2021/24 Esas - 2022/493 Karar<br>TARİHİ:11/05/2022<br>DAVA:Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:17/04/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin müşteri talepleri doğrultusunda tasarımlar yaparak sattığını, ... projesi için de davalı şirketten 01.06.2020 tarihli ... no'lu 147.500,00 TL bedelli, 08.07.2020 tarihli ... nolu 1.475,00 TL bedelli, 11.06.2020 tarihli ... no.lu 73.750,00 TL bedelli ve 07.07.2020 tarihli ... no.lu 16.815 TL bedelli faturalar ile toplamda 500 adet sprey dispenser aldığını, bu ürünlerin dahil edildiği proje neticesinde üretim ve tedarik yapıldığını, müşterilerden gelen şikayetler neticesinde iade alınan ürünlerde davalı şirketten alınan dispenser ürünlerin arızalı olduğunun tespit edildiğini, davalıya ayıp ihbarında bulunulduğunu, davalı şirket tarafından 302 adet ürünün iade alınarak bedel iadesi yapıldığını, geriye kalan 198 ürünle ilgili ise ihraç edilmiş ülkelerden Covid-19 tedbirleri kapsamında nakliye işlemlerinin aksaması nedeniyle iadelerin gerçekleştirilemediğini, bu ürünlerin de müvekkili şirkete ulaşmasının ardından davalı şirkete iadesinin yapılacağını, bunlara ait yurtdışı kargo ücretleri ve ithalat süreçleri ile ilgili masrafların davalı tarafça karşılanması gerektiğini, bu hususlar ile ilgili davalı şirkete Beyoğlu ...Noterliği ... yevmiye no.lu 03.09.2020 tarihli ihtarnamenin çekildiğini, davalı şirketin de cevap olarak Beyoğlu ...Noterliği ... yevmiye no.lu 10.09.2020 tarihli ihtarnameyi keşide ederek taleplerin kabul edilmediğini ihtar ettiğini beyanla; davalı tarafça ayıplı ifa edildiği sabit olan 198 adet ... için müvekkili şirket tarafından ödenen bedelin fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL’sinin, ürünlerin ayıplı çıkması nedeniyle müvekkili şirketin uğramış olduğu zararların kesin olarak belirlendiği anda artırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi zararın, 1.000,00 TL kâr kaybının ve 2.000,00 TL ticari itibar zararının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizleri ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep  ve  dava etmiştir.Davacı vekili 01/03/2022 tarihinde harçlandırılmış ıslah dilekçesinde;  Dava dilekçesindeki talebinin; Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; ayıplı teslim edilen ürünlere yönelik kısmi bedel olarak şimdilik 1.000 TL kısmi alacak istemi ve tam ve kesin değeri mahkeme tarafından yapılacak yargılama sırasında alınacak rapor ile tespit edilebileceğinden,1.000 TL ayıplı ifa nedeniyle uğranılan maddi zarar, 1.000 TL kar kaybı ve 2.000 TL ticari itibar kaybına yönelik HMK.107 uyarınca belirsiz alacak istemine ilişkin olduğunu, tanzim edilen bilirkişi raporları ile müvekkil şirketin davalı yandan almış olduğu ürünler nedeniyle uğramış olduğu kar kaybının 73.647,75 TL; depoda bulunan ve davalı yan tarafından henüz iade alınmamış olan 32 adet ürünün iade bedelinin 9.440,00 TL olarak toplamda 83.087,75 TL olduğunun tespit edildiğini, dava dilekçesinde talep ettiği miktarların birleştirilmesi sonucu; müvekkil şirketin kar kaybı ve ayıplı ürün bedel iadesi olan toplam 83.087,75 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek  ticari faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olduğunu, ancak talep edilen tüm kalemlerin davacı şirket tarafından hesaplanabilir olduğunu, taraflar arasındaki anlaşma uyarınca davacı şirkete 500 adet ürün satıldığını, müvekkili şirketin bu anlaşmadan doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, söz konusu satışın ticari iş sıfatına haiz olup, TTK hükümlerine tabi olduğunu, yasal süresi içinde taraflarına geçerli şekle sahip herhangi bir ayıp bildirimi yapılmadığını, satışı yapılan ürünlerin teslim tarihinden 3 ay geçtikten sonra bildirimin kabul edilemeyeceğini, davacı şirketin, farklı markalardan ürünler alarak bir set (metal ayaklı dezenfektan) kurduğunu, bu setin çalışmamasından müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, yine satışı yapılan ürünlerin ayıplı olduğu düşünülse bile ürünün diğer ürünlerle birlikte proje edilerek satıldığını, yani biçim değişikliği yapılmış olduğunu, ilgili kanun hükümlerince davacı şirket haklı kabul edilse dahi alıcı taraf olarak sadece satış bedelinden indirim isteyebileceğini, satılan 500 üründen 302 adedinin çeşitli nedenlerle iadesi gerçekleşmiş olsa da geri kalan 198 adet ürünün bunlarla bağlantılı olduğunun kabul edilemeyeceğini, kaldı ki iade alınan ürünlerin ayıplı olmalarından değil, tarafların ticari ilişkileri ve şirket vizyon-misyon politikası gereği alınmış olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 11/05/2022 Tarih ve 2021/24 Esas - 2022/493 Karar sayılı  kararında;\"....Yaptırılan bilirkişi incelemelerinde, taraflar arasındaki satışa konu dispanserlerde açık bir üretim hatası olduğu tespit edilmiş olup, davacı tarafça yurtdışına ihraç edildiğinden nakliyesi geldiğinde davalıya iade edileceği belirtilen 198 adet ürünün 32 adedinin davacı deposunda bulunduğu, kalan 166 adet dispanserin davalı şirkete iadesinin yapıldığını ortaya koyan bir delil ibraz edilmediği, bu nedenle incelemeyi tabi tutulamadığı, davalı tarafça iadesi kabul edilen 307 adet dispanser ve davacı deposunda olduğu bilirkişi incelemesiyle tespit edilen 32 adet ürünün ayıplı olduğu ve iadesininde gerçekleştiği anlaşılmakla davacının bu ürün bedelleri üzerinden mahrum kaldığı kâr tutarı olarak belirlenen 73.647,75 TL yönünden talebinde haklı bulunmuştur.Yine davacı deposunda bulunduğu anlaşılan 32 adet ürün yönünden masrafın davalı tarafça karşılanmak suretiyle davalıya iadesi ile bu ürünler yönünden davacının kısmi bedel talebi yerinde görülerek bu talebinde kabulüne karar verilmiştir.Davacı her ne kadar ayıplı ifa nedeniyle yurtdışına gönderilen ürünlerin iadesi için gerekli kargo, vergi, harç masraflarının davalı şirketçe tazmini talebiyle maddi zarar isteminde bulunmuş ise de, uğranıldığı iddia olunan maddi zarara ilişkin herhangi bir delil ibraz edilmediğinden bu hususta bir inceleme yaptırılmamış ve ispatlanamayan talebin reddine karar verilmiştir.Yine davacının ticari itibar kaybı talepleri yönünden de davacının ticari itibar kaybına uğradığına ilişkin ispata elverişli bir delil ibraz edilmemiş olduğundan ispatlanmayan bu talebinde reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....\"gerekçesi ile,''Davanın kısmen kabulü ile davacı yedinde bulunduğu anlaşılan 32 adet dispanserin masrafı davalı tarafça karşılanmak suretiyle davalıya iadesine,Davacının kısmi bedel talebinin kabulü ile 32 adet dispanser ürün bedeli olan 9.440,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacının kâr kaybı talebinin kabulü ile 73.647,75 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Ayıplı ifa nedeniyle uğranılan maddi zarar ve ticari itibar kaybı taleplerinin ispatlanamadığından reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;\"1.Mahrum kalınan  kar  hesabına itirazımız İstinaf başvurumuza konu kararda mahrum kalınan  kar hesabına ilişkin olarak \"...davalı tarafça iadesi kabul edilen 307 adet dispanser ve davacı deposunda olduğu bilirkişi incelemesiyle tespit edilen 32 adet ürünün ayıplı olduğu ve iadesininde gerçekleştiği anlaşılmakla davacının bu ürün bedelleri üzerinden mahrum kaldığı kâr tutarı olarak belirlenen 73.647,75 TL yönünden talebinde haklı bulunmuştur.\" şeklinde ifade edilmiştir.Yargılama sürecinde defaatle ifade etmiş olduğumuz üzere kurul tarafından arızanın kullanımdan kaynaklı olduğu tespit edilmişken kar kaybının tamamından yalnızca vekil eden şirketin sorumlu tutulması haksız ve hukuka aykırıdır.Davacı yan tarafından mıknatısları olmayan ürünlerin iç piyasadan tedarik edilerek Japon yapıştırıcı ile sabitlendiği -kullanımına aykırı bir şekilde- beyan edilmiştir. Bununla birlikte Bilirkişi Heyeti ek raporunda; olumsuzlukların dezenfektanın teması sonucu da olabileceğini, dezenfektanların standart ve belli bir PH değerinde olmadığı için dezenfektan deposunda dolum yapılırken dökülen dezenfektanın korozyona sebep olabileceğini tespit etmiştir. Pojedeki arızanın kaynağının üretim sırasında gerçekleşmiş olduğunun tespit edilememiş olmasına karşın kar kaybının tamamından yalnızca vekil edenin sorumlu tutulması tarafımızca kabul edilebilir bir durum değildir. Davacı şirket ... Temizlik Standının vekil eden şirketten satın aldığı dispenserlerdeki arıza nedeniyle çalışmadığına dair kalite kaydı olarak nitelendirilebilecek herhangi bir bilgi/belge dosyaya sunamamıştır. Zira bu husus yargılama sırasında düzenlenen bilirkişi raporunda da belirtilmiştir.Öyle ki ek raporda otomatik sensörlü dispenserin gürültülü çalıştığı keşif sırasında belirlendiği halde, rastlantısal seçilen ve kullanılmamış bir numunede ise normal ve gürültüsüz çalıştığının görüldüğü, gürültünün dişlilerin üretimindeki hatalardan ve/veya dezenfektanın doldurulması sırasında dişlilere temas etmesi sonucu hasar oluşabileceği belirtilmiştir. Bu noktada keşif sırasında rastlantısal seçilen numunenin normal ve gürültüsüz çalışıyor olması iade konusu ürünlerdeki arızanın kullanıcı hatasından kaynaklandığını destekler niteliktedir. İspat olduğu üzere söz konusu ürünler herhangi bir arıza olmaksızın teslim edilmiş devamında ise kullanıcı hatasından kaynaklı olarak ( ürüne Japon yapıştırıcısı değdirilmesi, dezenfektan deposundan kullanıcı hatalı olarak korozyona sebep olma) ürünlerde olumsuzluklar meydana gelmiştir.Sayın Daireniz tarafından da takdir edeceği üzere davacı şirketin iddiaları hukuki dayanaktan yoksun olup projedeki arızanın dispenserlerin üretimi sırasında meydana geldiği yönündeki beyanları gerçeğe aykırıdır. Bu durum bilirkişi beyanları ile de ispat edilmiş iken bilirkişi tarafından hesap yapılması ve bu hesabın hükme esas alınması hatalıdır.Davacı şirket projesindeki aksamları bir araya getirirken veya kullanımı sırasında sebep olduğu teknik arızadan vekil eden şirketi sorumlu tutmaya çalışarak maddi kaybını vekil edenden tahsil etmek istemektedir. Projedeki arızanın, ürünü oluşturan diğer aksamlardan kaynaklanması(bir kısmı davacı yanın beyan ettiği üzere kendisinin ürüne dış piyasadan elde etmiş oluğu mıktnatısı japon yapıştırıcısı ile yapıştırması sebebiyle ) veya ürünün kargolanma sürecinde meydana gelmiş olması olasılık dahilinde olup bu kapsamda doldurmalı sprey dispenserlere konulan dezenfektanın kalitesinin, içeriğinin, konulma şeklinin; dispenseri tutan ayaklığın duruş açısının, dispenser içerisindeki elektronik çipin manyetiği de dahil olmak üzere kapsamlı bir incelenme yapılması gerekmektedir.2. İadesine karar verilen ürünler içerisinde gereği gibi çalışanlarda yer almakta olup davacı yan  iddialarını ispatla yükümlüdür.İstinaf başvurumuza konu kararda \"... davacı deposunda olduğu bilirkişi incelemesiyle tespit edilen 32 adet ürünün ayıplı olduğu ve iadesininde gerçekleştiği anlaşılmakla...\" 32 adet ürün yönünden masrafın vekil eden tarafından karşılanmak suretiyle davalıya iadesi ile bu ürünler yönünden davacının kısmi bedel talebi yerinde görülmüştür.Bilirkişi raporunda otomatik sensörlü dispenserin gürültülü çalıştığı ifade edilmesine karşın rastlantısal seçilen ve kullanılmamış bir numunede ise normal ve gürültüsüz çalıştığının görüldüğü, gürültünün dişlilerin üretimindeki hatalardan ve/veya dezenfektanın doldurulması sırasında dişlilere temas etmesi sonucu hasar oluşabileceği belirtilmiştir. Keşif sırasında rastlantısal seçilen numunenin normal ve gürültüsüz çalışıyor olması depodaki ürünlerdeki arızanın üretim hatasından kaynaklanmadığını destekler nitelikte olup davacı yanın iddiaları somut dayanaktan yoksundur. Bu durumda incelenen ürünler içerisinde gereği gibi çalışan dispenserin de olduğu belirtilmiş olmasına karşın Mahkemenin bu hususu göz ardı etmesi kararın bu yönüyle de hukuka aykırı olduğunu ortaya koymaktadır.Nitekim yerinde incelenen dispenserler içerisinde gereği gibi çalışanların olduğu tespit edilmiş iken tek tek tespit yapılmaksızın 32 adet ürünün arızalı olarak değerlendirilmesi ve  tamamından yalnızca vekil edenin sorumlu tutulması hatalı, haksız ve hukuk aykırıdır. Bu noktada davacı şirketin tasarımının satışını gerçekleştirememiş olması sebebiyle doğmuş olabilecek zararını ürünlerin arızalı olduğu iddiasıyla telafi etmeye çalışması dahi olasılık dahilinde olup dava konusu iddiaların şüpheye yer bırakmayacak şekilde incelenemesi gerekmektedir.3. Ürünlerin gerçek satış fiyatları tespit edilmeden hesaplama yapılmıştır.Sayın Bilirkişilerce mahrum kalınan kar tutarı hesaplamasında maliyet-satış denklemi üzerinden her bir set için ulaşılan tutar iade edilen ürün sayısı ile çarpılarak 66.665,05 TL tutarına ulaşılmıştır. Ancak yapılan hesaplamada imal edilen \"... Temizlik Standı Proje Tasarımınının\" gerçek satış fiyatı, ürün bazında elde edilen kar tutarı ve iade edilen ürün sayısına ilişkin etkin, kapsamlı ve taraf denetimine elverişli bir inceleme yapılmamış, yargılama sürecindeki itirazlarımız dikkate alınmamış ve verilerin doğruluğu araştırılmamıştır. Öyle ki ürünlerin satış fiyatları dahi broşür üzerinde yazan rakamlar dikkate alınarak hesaplanmış ve iade konusu ürün sayısı hatalı tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunda davacının kar kaybına ilişkin yapılan hesaplamalarda ‘…broşürlerden sprey dispanserinin de bulunduğu setin fiyatının 699 TL + KDV olduğu anlaşılmaktadır.’ ifade edilmiştir. Bu noktada öncelikle satışların broşürde yer alan fiyat üzerinden yapılıp yapılmadığının kesinleştirilmesi ve bu itibarla da davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi gerekirken tanıtım broşürlerinden ulaşılan bedel üzerinden hesaplama yapılmıştır. Davacının zarara uğradığını söylediği ürünleri satıp satmadığı dahi belli değilken bastırılan broşürlerden yola çıkarak hesap yapılması teknik ve hukuki açıdan doğru değildir. Nitekim doğruluğu araştırılmadan ulaşılan veriler üzerinden yapılan hesaplamalar gerek tarafların gerekse yargının denetimine elverişli olmayıp gerçeği yansıtmamaktadır.Bununla birlikte yargılama sürecinde; davacının vekil edenden satın aldığı ürünlerin faturasından yola çıkılarak ürünlerin birim fiyatının KDV dahil 295,00 TL olduğu belirlenmiş olmasına karşın dezenfektan standının birim maliyetinin 102,94 TL olup olmadığına ilişkin imalat tutarı araştırılmamış, davacının bahsedilen ürünü nereden, hangi fiyata satın aldığı incelenmemiştir. Benzer şekilde Antiseptik Yedek Pompanın 21,06 TL olarak belirtilen maliyetinin doğruluğuna ilişkin somut dayanaklar sunulmamış, yedek pompa'nın cihaza uygunluğu ve davalının imal ettiği set açısından gerekli olup olmadığı incelenmemiştir. Söz konusu yedek pompa davacının takdiri ile ürüne eklenmiş ve vekil eden şirketten satın alınan ürünün kullanımını etkilemeyen bu nedenle de vekil eden şirketin hiçbir şekilde sorumlu tutulamayacağı bir üründür. Bu kapsamda yüzeysel ve yanılgılı değerlendirmelere dayalı olarak hesaplanan kar kaybı tutarı haksız ve hukuka aykırı niteliktedir. 4. Dispenser sayısı hatalı tespit edilmiştir. İstinaf incelemesine konu kararda \"...kök raporda belirtilen 307 adet iadeye yine davacı deposunda tutulan 32 adet dispencer seti dahil edilerek, davacının mahrum kaldığı kar kaybı tutarının; 217,15 TL x 339 adet - 73.647,75 TL (yetmiş üç bin altı yüz kırk yedi lira yetmiş beş kuruş) olacağı bildirilmiştir.\" ifade edilerek bilirkişi raporunda yer alan hesaplama hükme esas alınmıştır. Söz konusu hesaplamada yer alan iktisadi faktörlere itirazlarımızı işbu başvurumuzda ayrıntılı bir şekilde ifade etmekle birlikte kar kaybına konu edilen dispenser sayısının gerçeği yansıtmadığına dair açıklamalarımıza aşağıda yer vermekteyiz. Cari hesaplarda yer alan ikinci satışa ilişkin fatura iade faturası olup bilirkişi raporunda tespit edilen ve ilk derece mahkemesince hükme esas alınan dispenser sayısı hatalı hesaplanmıştır.Tarafların ticari defterler incelemeleri üzerine hazırlanan bilirkişi raporunda vekil eden şirket tarafından davacı yana satışı yapılan sprey dispenselerinin sayısının 505 adet olduğu, bunlardan 307 adetinin iadesinin yapıldığı ve iade faturalarının düzenlendiği ifade edilmiştir. Ancak vekil eden tarafından davacı yana satışı gerçekleştirilen 08.07.2020 tarihli ... no.lu ve 1.474,00 TL tutarlı faturaya konu ürünler (5 adet sensörlü doldurmalı sprey dispenser) vekil eden şirkete gönderildiğinde iadesi kabul edilemeyecek durumda hasar görmüş olup iadesi gerçekleştirilen ürünler içerisine dahil edilmemesi gerekmektedir. 5. Mahrum kalınan kar hesabına dahil edilen ürünler tarafların ticari ilişkileri ve vekil eden şirketin müşteri memnuniyetine ilişkin kurumsal ilkeleri gereği kabul edilmiş olmasına karşın sonrasında bu durum kötü niyetli bir şekilde kullanılmaya çalışmılmıştır.İstinaf başvurumuza konu kararda \"...davacı tarafça davalıdan 505 adet sensörlü doldurmalı sprey dispanser satın alındığı ve bunlardan 307 adedinin ayıplı çıkması nedeniyle davalı tarafça geri alınarak ücret iadesinin yapıldığı...\" ifade edilmiştir. Ancak uyuşmazlığa konu ürünler ayıplı olmaları sebeiyle değil vekil eden imalatçı şirketin müşteri memnuniyetine ilişkin politikaları gereği kabul edilmiştir.Davacı şirkete satışı gerçekleştirilen ürünler 01.06.2020 tarihinde davacının belirttiği adrese  şirket sorumlularının imzası alınmak suretiyle teslim edilmiştir. Davacı yan tasarım ve üretimi kendine ait olan proje kapsamında yer alan ürünlerin ayıpsız ve çalışır olduklarından emin olduktan sonra ürünleri ile bir araya getirerek ... Temizlik Standını oluşturmuş ve muhtemelen standı satışa çıkarmıştır. Nitekim karşı yan tarafından dava dosyasına sunulan dilekçelerde proje ürününün satışı öncesinde ürünlerin denetimini gerçekleştirdiğini ve dispenserlerde herhangi bir sorun olmadığını ifade edilmiştir. Ancak söz konusu ikrara karşı daha sonrasında müşterilerden gelen şikayetlerin vekil eden şirket ürününün ayıplı olmasından kaynaklandığının tespit edildiğini iddia etmiştir. Davacı şirketin vekil edenden teslim aldığı ''...'' de herhangi bir ayıp bulunmamakta olup davacı yanın soyut, çelişkili ve somut dayanaktan yoksun iddialarına itibar edilmemesi gerekmektedir. Zira vekil eden şirketten projede kullanılmak amacıyla satın alınan dispenserlerde dispenserin tamamen ya da gerektiği gibi yararlanılmasını engelleyen bir eksiklik mevcut olmayıp kullanıma uygundur. Diğer yandan vekil eden şirkete iadesi gerçekleştirilen 302 adet dispenserin geri alınma sebebi tarafların ticari ilişkileri ve şirket vizyon-misyon politikasıdır. Zira müvekkil şirket hijyen ürünleri sektöründe ticari faaliyette bulunan, belirli bir müşteri potansiyeline ulaşmış, kalitesinden ve inovasyonlarından ödün vermeyen, misyon ve vizyonu ile sektöre ivme kazandıran itibarlı ve bu alanda öncü bir kurumsal şirkettir.Vekil eden sürdürdüğü ar-ge çalışmaları ile iç ve dış pazarda birden çok kategoride, piyasanın önde gelen markalarına ürünlerini sunmaktadır.Dünya genelinde milyonlarca insana bulaşan Covid Virüs vakalarının sayısının artmasıyla vekil eden firma tarafından üretimi yapılan dispenserlere olan ihtiyaç artmış ve davacı yana da dispenser satışı yapılmıştır. Bu kapsamda sonuç olarak uyuşmazlığa konu ürünler ayıplı oldukları için değil vekil eden imalatçı şirketin müşteri memnuniyetine ilişkin politikaları gereği kabul edilmiştir. 6.Tarafların ticari faaliyetlerinde basiretli davranma yükümlülükleri bulunmaktadır. Vekil eden gerek sözleşmeden gerekse tacir sıfatından doğan yükümlülüklerini yerine getirmiş olup  davacının müvekkil şirketten herhangi bir alacağı bulunmamaktadır. Buna karşın davacı yan müvekkil davalıdan teslim aldığı ürünlere ilişkin muayene etme ve ihbar yükümlülüklerini yasal süre ve usulüne uygun bir şekilde gerçekleştirmemiştir. Belirtmekte yarar görmekteyiz ki; davacı şirket vekil edene tedariğini sağladığı dispenserlerin ‘... Temizlik Standı’ Projesinde kullanılacağına ilişkin herhangi bir bilgilendirme ya da bildirim yapılmamış olup vekil edenin söz konusu proje ile hiçbir bağı bulunmamaktadır. Dolayısıyla davacı yanın vekil edenden anılan projeye yönelik müspet-menfi zarar talep edebilmesi hukuka, ticari ahlaka ve tacirin basiret yükümlülüğüne aykırıdır. 7.Vekil eden şirket dispenserin üretim ve kullanımına dair aydınlatma ve bilgilendirme yükümlülüklerini yerine getirmiş olup sorumluluğu tedariğini sağladığı ürünle sınırlıdır.Davacı şirket tasarım ve üretimini üstlendiği projesini piyasaya sunmadan önce güvenlik gereklerine uygunluğunun denetlenerek doğrulamasını yapmakla yükümlüdür. AB Ürün Sorumluluğu Yönergesi ve hukukumuzdaki karşılığı olan Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun üreticiler için sıkı bir hukuki sorumluluk rejimi getirmektedir. Vekil eden ... temizlik standı projesinden habersiz bir şekilde nihai üretici olan davacının isteğiyle tasarıma dispenser tedarik etmiştir. Bu süreçte davacı yan vekil edene söz konusu projesine ilişkin herhangi bir bildirim yada bilgilendirme yapmamış kendisinden tedarik ettiği ürünleri tasarımında kullanıcağı bilgisini paylaşmamıştır. Bu konuda ürün sorumluluğu ve TKHK'de ayıplı mal nedeniyle oluşan zarardan sorumluluk çerçevesinde tedarik sistemi içerisinde nihai malın tasarımı ya da üreticisinin isteği ile bütünü oluşturan parçalardan birinin imalatçısı ve üreticisi, nihai tasarımın kusurundan sorumlu tutulamayacaktır. Zira Avrupa Birliği yeni yaklaşım direktifleri anlamında üretici; Topluluk pazarına kendi adına piyasaya sunmak amacıyla bir ürünün tasarım ve üretiminin ilgili direktif/lerde belirtilen temel gereklere uygun olduğunu ve ürünün uygunluk değerlendirmesi prosedüründen geçtiğini garanti eden kişidir. Bu kapsamda davacı yanın kendi  tasarladığı, ürettiği, paketlediği ve etiketleyerek gerek yurt içinde gerekse yurt dışına satışını gerçekleştirdiğini ifade ettiği temizilik standında vekil edene ait dispenserlerin kullanılması, davacı şirketin tedarik süreci içerisinde içerisinde yer alan iktisadi aktörlerden üretici konumunu değiştirmeyecektir. Bu doğrultuda davaya konu uyuşmazlıkta, proje kapsamında yer alan aksamların bir araya getirilmesi sonucunda doğan zarardan ... temizlik standının tasarımcısı ve üreticisi olan davacı yan asli ve kusursuz sorumlu konumundadır. Bununla birlikte yargılama sürecinde taraflarca dosyaya kazandırılan kullanım ve montaj kılavuzu incelendiğinde görüleceği üzere tasarımda yer alan otomatik sensörlü dispenserin kullanım bilgisi kullanıcıya görselleştirilerek açık ve anlaşılır bir şekilde verilmiştir. Kullanıcılar kılavuza uymaları halinde dezenfektanı sızma, akma veya taşma gibi bir durumla karşılaşılmadan dezenfektanı deposuna aktarabileceklerdir.Sonuç olarak tasarımda kullanım-kurulum kılavuzu mevcut iken vekil edenin kullanıcı hatasından ve/veya tasarımda yer alan aksamların bir araya getirilmesi sırasında meydana gelen imal hatasından  sorumlu tutulması ve bu hataları önlemesinin beklenmesi yerinde değildir. Öyle ki davacı şirketin dispansere dışarıdan temin ettiği parça ile müdahale ettiği ve japon yapıştırıcısı ile yapıştırdığı sabit olmasına karşın davacı şirketin kusurunda söz edilmeksizin vekil edene sorumluluk yükletilmesi hukuka aykırıdır. Vekil eden şirket otomatik sensörlü dispenserin üretim ve kullanımına dair aydınlatma ve bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirerek gerekli önlemleri almış olup kullanım hatalarından  ve davacı şirketin dispansere müdahalesi sebebi ile gerçekleşen arızalardan sorumluluğu bulunmamaktadır. 8.... temizlik standında iddia edildiği gibi bir arızanın var olup olmadığı ve kaynağına ilişkin gerekli inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır. Davacı şirket proje kapsamında geliştirdiği standların müşterilere teslimi sonrasında müşterilerden tasarımın arızalı olduğu, çalışmadığı noktasında dönüş aldıklarını, gelen şikayetler neticesinde iade alınan ürünlerin incelendiğini ve vekil eden şirketten alınan dispenserlerin arızalı olması sebebiyle çalışmadığını tespit ettiklerini ifade etmiştir. Ancak bu konuda dava dosyasına hiçbir delil sunulmamış veya tespit yaptırılmamıştır. Belirtmekte yarar görmekteyiz ki hükme esas alınan bilirkişi raporlarında arızanın kaynağına ilişkin etkin inceleme yapılmamış ve davacı yanın iddialarının doğruluğu, kaynağı, hukuken geçerliliği somut dayanakları ile ortaya konulmamıştır. Bu durumda davacı şirket proje kapsamında vekil edenden yalnızca sensörlü doldurmalı sprey dispenser satın almış olup davacının kar kaybına ilişkin maliyet hesapları vekil edeni hukuken bağlayıcı değildir.Vekil eden şirketin dispenserleri, davacı yana ait tasarımın içerisinde yer alan dekoratif demonte metal ayak ve 1 litre dezenfektan ile birlikte kullanılmıştır. Söz konusu aksamlar vekil edenin ürünü değildir. Davacı şirket tasarımı oluşturan aksamları bir araya getirirken objektif özen sorumluluğu kapsamında güvenlik ve denetim önlemlerini gereği gibi yerine getirmemiş ve dispenserin esas kullanımında biçim değişikliği yaparak satışını gerçekleştirmiştir. Bu durumda öncelikle tasarımdaki arızanın kaynağının davacı yanın projede yer alan aksamların bir araya getirilmesi nedeniyle olup olmadığını incelenmesi gerekmektedir. (YHGK 13.02.2002 T. 2002/4-114 E. 2002/84 K.) Bu doğrultuda gerekli incelemeler yapılmadan ve arızanın kaynağı tespit edilmeden farklı markalardan alınan aksamlarla kurulan standın çalışmamasından sorumlu tutulmamız haksız ve hukuka aykırıdır. Zira satışa sunulan üründeki arızanın, ürünü oluşturan diğer aksamlardan kaynaklanması veya ürünün kargolanma sürecinde meydana gelmiş olması olasılık dahilinde olup bu kapsamda doldurmalı sprey dispenserlere konulan dezenfektanın kalitesinin, içeriğinin, konulma şeklinin; dispenseri tutan ayaklığın duruş açısının, dispenser içerisindeki elektronik çipin manyetiği de dahil olmak üzere kapsamlı bir inceleme yapılması gerekmektedir. Ancak yargılama sürecinde hukuken kabul edilebilebilir yeterlilikte olmayan ve uyuşmazlık konusu hususları aydınlatmayan raporlar hükme esas alınarak işbu istinaf incelemesine konu karar kurulmuştur. Yerinde yapılan incelemede vekil eden şirketin araştırma geliştirme (Ar-Ge) sorumlusu tarafından da belirtildiği üzere; dispenserlerdeki arızanın sebeplerinden biri de ürünlerde yer alan mıknatısların işleme özel yapıştırıcı yerine japon yapıştırıcı ile tutturulmasıdır.Bununla birlikte dispenserde kullanılan dezenfektan sıvısının kimyasal yapısı da mekanik ve elektronik arızaya sebep olabilmektedir. Bu konuda istinaf incelmeesine konu kararda \"Yaptırılan bilirkişi incelemesinde ...kullanılacak dezenfektana ait tanım ve uyarılar yapılmamış olması sebebiyle kullanıcının, kullanım hataları nedeniyle oluşacak hataları önlemediği için üretim hatası olduğu bildirilmiş olup, üretim hatası olduğu anlaşılan ayıptan dolayı davacı, TBK'nın 227.m seçimlik haklarından birini kullanabileceği anlaşılmıştır.\" ifade edilmiştir. Bu noktada öncelikle belirtmek isteriz ki -yukarıda ayrıntılı bir şekilde açıklamış olduğumuz üzere- yerinde yapılan incelemede iddia olunan arızanın kullanımdan kaynaklı olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte kullanım hatası bakımından yapılacak incelemede değerlendirilmesi gereken öncelikle dezenfektanın sıvı deposuna dolduruluş şeklidir. Nitekim gerek sıvı dolumu gerekse kullanılacak dezenfektana ait tanım/öneri/usule kılavuzda yer verilmiştir. Uyarı işaretleri ile birlikte önerilen dezenfektanların kullanılması gerektiği belirtilmiş aynı zamanda miktarı, tercih edilen sıvının formu da açıklanmıştır. Bu noktada kullanıcıların farklı bir firmadan tercih ettiği dezenfektanlar, dispenserin pompa kısmına zarar vererek pompanın normalden daha zor çalışmasına, bu nedenle plastik dişlilerin kırılmasına ve çalışırken de gürültülü ses çıkarmasına neden olmuştur. Zira kullanılan dezenfektan dispenserin yapısında yer alan mekanik dişlilerde ve püskürtme deliklerinde kireç, tortu birikimine neden olabilmekte ve otomatik sensörün yapısına zarar verebilmektedir.Nitekim bu durum bir süre sonra meknizmanın çalışması adına normal güç değerinin üzerinde bir kuvvet uygulanmasına ve dişlilerin kırılmasına dahi sebebiyet verebilmektedir. Bilirkişi Heyeti ek raporunda da görüleceği üzere; pH değeri asidik sınırlar içinde kalan dezenfektanların dolum yapılırken dökülerek korozyona sebep olabileceği gibi, püsküren dezenfektanın geniş açıdan çıkmasının da korozyona neden olabileceği ifade edilmiştir. Yerinde yapılan inceleme sırasında incelenen dispenserlerden birinin çalışması sırasında oluşan ses dişliden kaynaklanmakta olup depoya dezenfektan doldurulurken taşırılması sonucunda dişlilerde hasar oluşturarak gürültüye neden olmaktadır. Ürünün nasıl kullanılacağı dosyaya sunmuş olduğumuz kılavuzlar ile anlatılmış olmasına karşın işbu kanun yolu başvurumuzda tekrar sunmaktayız (EK) Bilirkişi tarafından davacı yanın ve kullanıcıların yapmış olduğu hatalar görmezden gelinmiştir. Ürünün hasarlanmasına sebebiyet veren gerek davacının mıknatısları olmayan ürünleri iç piyasadan tedarik edilerek Japon yapıştırıcı ile sabitlenmesi ve kullanıcının dezenfektan dolumunu gereği gibi yapamamasıdır. Söz konusu ürünlerin... Raporu mevcut olup dosyaya sunulmuştur. Görüleceği üzere ürünlerde herhangi bir üretim hatası bulunmamaktadır. Ürünlerde hatalı kullanımdan kaynaklı olarak meydana gelen arızanın vekil edene yükletilmesi sorumluluk hukuku bakımından kabul edilebilir bir durum değildir. Bu doğrultuda istinaf kanun yoluna konu kararda her ne kadar \"Yaptırılan bilirkişi incelemesinde otomatik sensörlü dispanserin standardına uygun üretiminin 2017 yılında belirlenmiş olmakla kullanılacak dezenfektana ait tanım ve uyarılar yapılmamış olması sebebiyle kullanıcının, kullanım hataları nedeniyle oluşacak hataları önlemediği için üretim hatası olduğu bildirilmiş olup, üretim hatası olduğu anlaşılan\" ifade edilmişse de yukarıda açıklamış olduğumuz ve dosyaya sunulan dava konusu ürünün güncel üretimine ilişkin güncel kontrol listesi,  güvenlik ve deney raporları (EK-1) ile kullanım ve kurulum kılavuzlarından (EK-2) da görüleceği üzere vekil eden aydınlatma ve bilgilendirme yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmiştir. Bu itibarla Sayın Dairenizce de takdir edileceği üzere dava konusu ürünler standartlara uygun olup üretimden kaynaklı bir hata mevcut değildir. Son tahlilde; istinaf başvurumuza konu kararda; mahrum kalınan kar tutarı ile kısmi bedel taleplerinin kabulüne karşı davacı yanın yurt dışına gönderdiğini ifade ettiği ancak maddi zarara ilişkin herhangi bir delil ibraz etmediği dolayısıyla iddiasını ispatlayamadığı talebinin ve ticari itibar kaybına ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Sayın Mahkeme maddi zarar ve ticari itibar kaybına ilişkin taleplerin değerlendirmesinde ispata elverişli bir delil ibraz edilip edilmediğini dikkate alarak davacı yanın dayanaktan yoksun taleplerini reddetmesine karşın mahrum kalınan kar tutarı ve kısmi bedel hesaplamasında söz konusu esasları göz ardı etmesi hukuka aykırıdır. Projede var olduğu iddia edilen arızanın kaynağının üretim sırasında gerçekleşmiş olduğunun tespit edilememiş olmasına ve hatta üretime ilişki  test raporları bulunmasına,  yerinde inceleme sırasında ürünlerin bir kısımının da olağan çalışır durumda olduğunun tespit edilmiş olmasın karşın kar kaybının tamamından yalnızca vekil edenin sorumlu tutulmasına itirazımızı sunmaktayız. Zira teslim alınan ürünler vekil eden tarafından iyi niyet çerçevesi kapsamında müşteri memnuniyeti gösterilerek geri alınmış olup bu durumun tüm  ürünlerin hasarlı olduğunun kabulü anlamında gelerek hesaplama yapılması hukuka ve ahlaka aykırıdır. Zira incele sırasında davacı yan deposunda bulunan ürünlerden birinin olması gerektiği gibi çalışır durumda olduğu görülmüştür. Ürünlerde herhangi bir üretim hatası olmayıp yaşanan aksaklıklar tamamen kullanıcı hatasından kaynaklı meydana gelmiştir. İstinaf incelemesi neticesinde Sayın Dairenizce de takdir edileceği üzere davacı yanın mahrum kaldığını iddia ettiği kar tutarı ile kısmi bedel tutarına ilişkin talepleri şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanmamış olup somut ve hukuki dayanaktan yoksun söz konusu taleplerin de reddi gerekmektedir. '' Şeklinde istinaf sebepleri ileri sürerek, İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, ayıplı satıştan kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasıdır Mahkemece, davanın kısmen kabulüne,karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut olayda, taraflar arasında mail yazışmaları uyarınca akdedilen yazılı olmayan Dispenser Satım Sözleşmesi uyarınca davalı tarafından davacı adına düzenlenen  01.06.2020 Tarihli ... Nolu 147.500,00 TL bedelli fatura ile 500 adet ...  davalı tarafça davacıya satışının gerçekleştirildiği ve davacı tarafça işbu faturaların bedeli davalı tarafa ödenmiştir.Davacı tarafça, işbu ürünler “... “projesinde kullanılmak üzere satın alınmış olup bu proje tarafından tedarik edilen ürün haricinde tamamlayıcı metal ayaklı aksam ve bilgilendirme panosunu kapsamaktadır. İş bu şekilde son hale getirilen ürünler davacı tarafça müşterilerine satıldığı, müşterileri tarafından ... dispenserlerin arızalı olduğu, çalışmadığının davacıya iletildiği ve davacı tarafından satın alınan ürünlerin ayıplı olduğunun tespit edildiği, bu doğrultuda davalı tarafa ayıp ihbarında bulunulduğu, davacı tarafından davalı adına ....29 nolu faturaya istinaden hatalı ürün iadesi genel açıklaması ile 250  adet ... iadesi için 11.06.2020 Tarihli  ... Nolu 73.750,00 TL bedelli, 29 nolu faturaya istinaden hatalı ürün iadesi genel açıklaması ile 57  adet ... iadesi için 07.07.2020 tarihli ... Nolu 16.815,00 TL bedelli fatura düzenlendiği, davalı tarafça düzenlenen bu faturalara konu 307 adet üründen 5 adet ... ... davalı tarafça kubul edilmeyerek 08.07.2020 tarihli ... Nolu 1.475,00 TL. Bedelli fatura ile davacıya iade edildiği,  yine davacı tarafça davalı adına 29 nolu faturaya istinaden hatalı ürün iadesi genel açıklaması ile 32  adet R-... iadesi için 07.10.2020 tarihli ... Nolu 9.440,00 TL bedelli fatura düzenlendiği, davalı tarafça düzenlenen bu fatura kabul edilmeyerek davacıya iade edilmiştir.Dava tarihinden önce davacı tarafından davalıya Beyoğlu 49 Noterliğinden gönderilen 03/09/2020 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamede ve  dava dilekçesinde açıkça davalı tarafından davacıya 01.06.2020 Tarihli ... Nolu 147.500,00 TL bedelli fatura ile teslim edilen 500 adet ... 302 adet ürünün davalı tarafından iade alındığı davacı tarafça kabul edilmiştir.Davacı taraf dava dilekçesi ile;1-) Davalı tarafça ayıplı ifa edildiği sabit olan 198 adet  ... Ürünü için müvekkili tarafından ödenen bedelin, fazlaya dair istem hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL'sinin  ödeme anından itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müvekkile iadesini, 2-) Ürünlerin ayıplı çıkması nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu zararların tam ve kesin olarak belirlenebilir olduğu anda artırılmak üzere HMK.107 maddesi uyarınca belirsiz alacak istemi olarak şimdilik 1.000 TL maddi zararın ( diğer ürün bedelleri,kargo,gecikme tazminatı vb.) dava tarihinden itibaren işleyecek  ticari faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini, 3-) Ürünlerin ayıplı çıkması nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu zararların tam ve kesin olarak belirlenebilir olduğu anda artırılmak üzere HMK.107 maddesi uyarınca belirsiz alacak istemi olarak şimdilik 1.000 TL kar kaybı ile 2.000 TL ticari itibar zararının dava tarihinden itibaren işleyecek  ticari faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı taraf deposunda bilirkişilerce, davalı tarafça kabul edilmeyen ayıplı olduğu ürünler üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen ek raporda; ... sensörlü dispenserin gürültülü çalıştığı keşif sırasında belirlendiği halde, rastlantısal seçilen ve kullanılmamış bir numunede ise normal ve gürültüsüz çalıştığının görüldüğü, gürültünün dişlilerin üretimindeki hatalardan ve/veya dezenfektanın doldurulması sırasında dişlilere temas etmesi sonucu hasar oluşabileceği,... sensörlü dispenserin, EN ... standardına uygun üretimi 2017 yılında belirlenmiş olmakla birlikte, kullanılacak dezenfektana ait tanım ve uyarılar yapılmamış olması sebebiyle nihai kullanıcının kullanım hataları nedeniyle oluşacak hataları önlemediği için üretim hatası olduğu sonucuna ulaşıldığı  belirtildiği halde davacı taraf davalı şirket ürünü dispanseri: dekoratif demonte metal ayak ve |dezenfektan ile birlikte sattığı göz önüne alındığında söz konusu metal ayak ve dezenfektan davalı şirket ürünü olmadığı, dolayısıyla davacı tarafın dava dışı firmalardan satın alarak kurulan setin çalışmamasından ve davacı tarafın müşterileri tarafından iade olduğu iddia olunan davacı deposundaki 32 adet üründeki ayıbın  davacı tarafça davalıdan satın alınan ürünlerden mi kaynaklandığı yoksa davacı tarafça proje kapsamında satılan diğer ürünlerle mi alakalı olduğunun denetime elverişli şekilde tespit edilmediği, ayrıca mahkemece   bilirkişi heyetinden alınan kök raporda  ve bu rapor ilgi tutularak hazırlanan ek raporda davacı tarafça davalıya 307 adet setin iade edildiği belirtilmiş ise de yukarıda açıklandığı üzere davacı tarafça davalı adına düzenlenen 250  adet... iadesi için 11.06.2020 Tarihli  ... Nolu 73.750,00 TL bedelli, 29 nolu faturaya istinaden hatalı ürün iadesi genel açıklaması ile 57  adet ... iadesi için 07.07.2020 tarihli ... Nolu 16.815,00 TL bedelli fatura düzenlendiği, davalı tarafça düzenlenen bu faturalara konu 307 adet üründen 5 adet ... davalı tarafça kubul edilmeyerek 08.07.2020 tarihli ... Nolu 1.475,00 TL. Bedelli fatura ile davacıya iade edildiği, gerek davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarname de, gerekse dava dilekçesin de davacı tarafça açık olarak 302 adet ürünün iade alındığı belirtildiği halde bilirkişilerce talebin aşılarak 307 adet ürünün iade edildiği gerekçesiyle 307 adet ürün üzerinden kar kaybının hesaplanması yerinde olmadığı gibi ayrıca bilirkişilerce davacı tarafın ticari defter ve kayıtları ile satış faturaları incelenmek suretiyle iadeye konu ürünlerin davacı tarafından kime,hangi fiyatla satıldığı ve hangi müşteriler tarafından ürünlerin iade edildiği, ürünlere ilişkin nakliye ücretinin davacı tarafça mı yoksa dava dışı alıcı firmalar tarafından mı karşılandığı, sonucuna göre davacının uğramış olduğu mahrum kaldığı kar kaybı ve davacı zararının tespit edilmesi gerekirken bu yönde bir inceleme yapılmaksızın davacı tarafça sunulan broşürlerden sprey dispanserinin de bulunduğu setin fiyatının 699 TL + KDV olduğu belirtilip buna göre maliyet düşülmek suretiyle ve kim tarafından karşılandığı tespit edilmeyen nakliye ücretininde kar kaybı içerisine eklenmek suretiyle kar kaybı hesaplanarak denetime elverişli olmayan rapor doğrultusunda karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Bu durumda mahkemece, davacı tarafın ticari defter ve kayıtları da inceletilmek suretiyle, yukarıdaki açıklamalar ve davalı vekilinin bilirkişi kök ve ek raporuna karşı vermiş olduğu itirazlarını içerir beyan dilekçesindeki itirazları doğrultusunda istinaf denetimine elverişli rapor alınıp  sonucuna göre davacı tarafın her bir talebi konusunda istinaf denetimine elverişli bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.Sonuç itibariyle, yukarıda açıklanan nedenler ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun  kabulü ile, ilk derece mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesi gerektiği  kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/05/2022 Tarih ve 2021/24 Esas - 2022/493 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 17/04/2025 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8ed9435ea7f3fa20","SID":"10c007b9e8ffc9e6"}}