{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:16/11/2021<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:28/04/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, davalının, müvekkilinin kiracısı iken kira paralarının teminatı olarak 72 adet senet düzenlendiğini, giderek komşuluk ilişkilerinin geliştiğini, davalının kredi çekeceğini söyleyerek teminat olarak verilen senetleri ciro etmesini isteyip, senetlerin ciro edilmesi sırasında aralarına bir de boş senet koyup, ciro imzası attırdığını, senedi dava dışı eski kız arkadaşı ...'ın imzasını taklit ederek, ...'ın borçlu, müvekkilinin lehtar olmak üzere doldurup, icra takibine geçtiğini, müvekkili ile alacaklı arasında herhangi bir para ve mal alışverişi olmadığını, yalnız kira sözleşmesi nedeniyle düzenlenen senetlerin olduğunu, müvekkili ile senette keşideci olan ...'ın ev hanımları olduklarını, sahtecilik ile ilgili Cumhuriyet Savcılığı'na şikayetçi olduklarını beyan ederek, takip konusu bono nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, davacının senetteki imzayı kabul ettiğini, dava dışı ...'ın imzasının bu kişiye ait olmadığını beyan ederek incelenmesini talep ettiğini, bu imzanın da dava dışı ...'a ait olduğunu, ayrıca davacının dava dışı bir kişinin imzasının incelenmesini talep de edemeyeceğini, çünkü bu hususta bir şikayet var ise bu kişinin kendisinin dava açması gerektiğini, dava dışı ... ile davacı arasındaki ilişkiyi de müvekkilinin bilmesine olanak olmadığını, müvekkilinin, davacıya borç para verdiğinden dolayı davacının ilgili senedi verdiğini beyan ederek, davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN 20/04/2017 TARİH ... ESAS - ... KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;\"...Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı soruşturma dosyası, soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre; senetteki imzanın davacıya ait olduğu, tanık ...'nın adına atılan imzanın da kuvvetle muhtemel ...'ya ait olduğunun tespit edilmesi sonucu, takipsizlik kararı verildiğini ve itirazın reddi ile kararın kesinleştiği, davacının iddialarını yazılı delil ile ispatı gerekirken, bu nitelikte delil bildirmediği, açıkça yemin deliline de dayanmadığı\" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ'NİN 29/03/2018 TARİH ... ESAS - ... KARAR SAYILI İLAMI İLE:<br>\"...davacı takip konusu bononun, davacının ciro imzası olacak şekilde hile ile elde edildiğini ileri sürmüş olup, davacının sonucunun beklenmesini talep ettiği Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasında; dava konusu bononun elde edilme şekli itibari ile davalı hakkında dolandırıcılık suçundan iddianame düzenlendiği ve davalı hakkında Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esasında davanın görülmekte olduğu anlaşılmaktadır. Bu açıklamalara göre, bu davanın sonucunu doğrudan etkileyecek olan, anılan ceza dosyasının sonucunun HMK'nın 165. maddesi hükmü uyarınca, ceza dosyasının sonucunun beklenmesi ve oluşacak sonuca göre, tüm deliller değerlendirildikten sonra uyuşmazlık konusu hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davacının imzasını inkar etmediği, açıkça yemin deliline dayanmadığı ve iddialarını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine ilişkin kararının usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, kararın kaldırılmasına, davacının, davanın esasıyla ilgili gösterdiği deliller hiç toplanmadan ilk derece mahkemesince karar verildiği anlaşıldığından 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine\" karar verilmiştir. <br>ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ'NİN KALDIRMA KARARI SONRASINDA YAPILAN YARGILAMA NETİCESİNDE İLK DERECE MAHKEMESİNİN 16/11/2021 TARİH ... ESAS - ... KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;\"...dosya içerisinde mevcut Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında da, davacının, sahtecilik ve dolandırıcılık iddiaları ile ilgili olarak açılan davanın düşmesine karar verilmiş, soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre; senetteki imzanın davacıya ait olduğu, tanık ...'nın adına atılan imzanın da kuvvetle muhtemel ...'ya ait olduğu tespit edilmiştir. Soruşturma dosyasında, davacı tanığı olan ...'nın icra takibine yasal süreyi kaçırdığı için itiraz etmediğini, senetteki imzanın kendi imzasına benzetilerek atıldığını beyan ettiği görülmüştür. Davacının iddialarına esas olmak üzere Antalya Ptt Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye verilen cevap ekinde gönderilen dekontların, ...'ye ait olduğu, söz konusu dekontların da taraflarla bir ilgisi bulunmadığı anlaşıldığından bu yöndeki iddiaları kabul görmemiştir. Yine davacının, sosyal ve ekonomik durum araştırmasına ilişkin talebinin ise senedin kambiyo senedi vasfında olması, sebepten mücerret ilkesi gereğince tarafların ekonomik durumunun senedin düzenlenme sebebi ile bir ilgisi bulunmadığından bu yöndeki talebi kabul edilmemiştir. Sonuç olarak, davacının açıkça yemin deliline dayanmadığı,  iddialarını da yukarıda açıklandığı şekilde ispat edemediği\" gerekçesiyle davanın reddine, yargılama sırasında icra takibine ilişkin olarak ihtiyati tedbir kararı da verilmemiş olması dikkate alınarak şartları oluşmadığından, davalı lehine icra tazminatı takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; imzaların müvekkiline ait olduğu için mahkemece başka incelemelerin yapılmadığını, davalının dolandırıcılık sabıkaları dikkate alınıp, banka hesapları incelenmeden davanın reddedildiğini, davalının dosya ile hiç alakası olmayan 3. kişi ... adına yapılan havale işlemlerini müvekkiline yapılmış gibi gösterdiğini, müvekkiline gönderildiği iddia edilen PTT ödeme dekontlarının dosya ve alacak ile hiçbir alakası olmadığının, davalı tarafça son celse de kabul edilmesine rağmen ödeme yapılmış gibi davanın reddedildiğini, davalının birçok kişiyi müteahhit olduğunu söyleyerek kandırdığını ve paralarını aldığını, müvekkilinin de onlardan biri olduğunu, HMK'nın 203. maddesinin ç ve d bentlerinin ihlal edildiğini, müvekkilinin kandırıldığını, bir ev kadını olan müvekkilinin o kadar çok nakit parasının olmayacağını, davalı alacaklının ve diğer borçluların banka hesaplarının incelenmesi taleplerinin mahkemece reddedildiğini, eksik soruşturma yapıldığını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, takip konusu bononun hile ile alındığı iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davacının ileri sürdüğü hile iddiasını ispatlayamamasına, bu hususta açılan ceza dosyasında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden bahisle verilen düşme kararının istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiş olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin  544.000,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"51c255b209cb7b6b","SID":"f3b697a8528a2d0e"}}