{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1893 <br>KARAR NO\t\t: 2025/798<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/582 Esas - 2022/819 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit<br>KARAR TARİHİ \t: 15/05/2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 15/05/2025 <br>                 <br>İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/10/2022 tarih 2022/582 Esas 2022/819 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA :Davacı vekili,  davalı sigorta şirketi tarafından müvekkili aleyhine Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün 2021/914 E sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davacının itiraz edemeden takibin kesinleştiğini, 11/08/2020 tarihinde müvekkili adına kayıtlı ve davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesiyle sigortalı dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı römorklu traktörün seyir halinde iken dava dışı  ... plakalı araçla çarpışması nedeniyle 3 taraflı yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, olay yerinde düzenlenen kaza tespit tutanağında hatalı bir şekilde müvekkili adına kayıtlı ... plakalı araç sürücüsünün 1. dereceden, dava dışı ... plakalı araç sürücüsü ...'ın 2. dereceden kusurlu olduğunun tespit edildiğini, ... plakalı araç ve ... plakalı araçların hasarlarının müvekkilinin sigorta şirketi olan davalı yanca karşılandığını,  davalı şirketin ise olay yerini terk sebebiyle rücu şartlarının oluştuğundan bahisle müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, başlatılan iş bu icra takibinin usul veya yasalara aykırı olduğunu belirterek, müvekkilinin Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün 2021/914 E sayılı dosyasına konu 43.886,67TL alacak ve ferileri yönünden borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.    <br>\tCEVAP : Davalı vekili, davalıya usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen davalı tarafından süresi içerisinde cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür.<br> <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmalarına göre davacının, 11/08/2020 tarihinde gerçekleşen maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası neticesinde hasarlanan ... ve ... plakalı araçların maliklerinin başvuruları üzerine, davacı ...'a ait ... plakalı aracın ZMMS poliçesi kapsamında davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından hak sahiplerine ödenen tazminat bedelinin sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi sebebiyle rücuen tazmini amacıyla davacı aleyhine Kemalpaşa İcra Dairesinin 2021/914 E sayılı dosyasında icra takibine girişmiş ise de, Kemalpaşa Devlet Hastanesi nezdinde dava dışı ...'a ait olarak bulunan tedavi evraklarına göre dava dışı araç sürücüsü ...'ın 11/08/2020 tarihinde trafik kazası sonrası yaralanması sebebiyle muayene ve gözlem amacıyla hastaneye başvurduğunun anlaşıldığı, bu kapsamda dava dışı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesinin tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesinden kaynaklandığı, bu durumda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B/4-f. maddesinde sayılan zorunlu hal nedeniyle olay yerinin terk edilmiş olması nedeniyle ZMMS poliçesi çerçevesinde dava dışı üçüncü kişilere yapılan ödeme açısından açısından sigortalı davalıya rücu şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle  davanın kabulüne davacının, Kemalpaşa İcra Dairesinin 2021/914 E sayılı dosyası kapsamında davalı ... Sigorta Anonim Şirketine borçlu olmadığının tespitine, davacı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, müvekkil şirketince sigortalısı olan davacı ile ZMMS poliçesine aykırılık dolayısıyla rücu edilmiş olması nedeniyle görevli mahkemenin İzmir Tüketici Mahkemeleri olduğunu, görevsizlik kararıyla dosyanın gönderildiği İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesince 26/07/2022 tarihli tensip zaptının davalı şirkete tebliğ edilmiş ise  de, tebligat mazbatasına HMK'nun ilgili maddeleri uyarınca 2 haftalık süre içinde cevap verilmesi ve delillerin bildirmesine ilişkin ihtarat şerhinin düşülmediğini, bu itibarla çıkarılan tebligat usulsüz olduğunu, yerel Mahkemece Müvekkili sigorta şirketinden hasar dosyasının talep edilmeden dosyanın bilirkişiye tevdine karar verildiğini, kaza tespit tutanağına göre sürücüsü tespit edilemeyen sigortalı araç sürücüsünün dava dışı ... ve ... plakalı araçlara çarparak hasarlanmasına neden olduğu, sürücü asli kusurlu olup olay yerini terk etmesi sebebi ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 95. Maddesi ve Trafik Sigorta Poliçesinin Genel Şartları’nın B.4/f maddesi müvekkili şirket tarafından ödenen tazminatlardan sorumlu olduğunu, sigortalının kaza yeri ve delillerinin değiştirilmemesi, doğru beyanda bulunma yükümlülüğü mevcut olmasına rağmen buna aykırı davranıldığını, sigortalının haklarını kullanırken ve yükümlülüklerini yerine getirirken iyiniyetle hareket etmesi; rizikonun gerçekleşmesinden sonra doğru ihbar yükümlülüğü altında bulunduğunu, sürücünün olay yerini terk ederek poliçeye aykırı davrandığını, sürücü ...'ın çelişkili ifadelerine itibar edilmemesi gerektiğini, 25/08/2020 tarihli ifade tutanağında dava dışı ...'ın ilk önce arabayı ...'ın sürdüğünü beyan ettiği, daha sonra 25/08/2020 tarihli ifadesi alınırken bu beyanından dönerek traktörü kendisinin kullandığını ifade ederek çelişkili beyanlarda bulunduğunu, kaza tespit tutanağında müvekkil şirket nezdinde sigortalı araçtan \"sürücüsü tespit edilemeyen ... plakalı traktör\" şeklinde bahsedildiğini, bu durumun da ... plakalı aracın sürücü koltuğunda ...'ın bulunmadığı, ...'ın sürücü olarak bulunduğunu, sürücü ...'ın olay yerini terk ettiğini gösterdiğini, kaza tespit tutanağı \"...'ın olay yerinde bulunduğu, yaralandığı ve hastaneye kaldırıldığı, sürücüsünün ise tespit edilemediği\" şeklinde düzenlendiğini, olayın şoku ile trafik polislerine başkasının aracı sürdüğünü beyan etmesinin doğru beyan yükümlülüğüne aykırı olduğunu,  davacı tarafça rücu talep yazısısına \"olay yerini neden terk ettiğine dair\" cevap vermesi halinde müvekkili şirketçe hukuki açıdan sağlıklı bir sonuca varılacak ve işbu davaya konu icra takibinin başlatılmayacağını, bu itibarla dava açılmasına sebebiyet verilmemiş olması nedeniyle davacı lehin vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE: Dava, ZMMS poliçesi kapsamında, davacıya ait traktörün karıştığı kaza neticesinde dava dışı üçüncü kişilerin karşılanan zararlarının rücuen davacı sigortalıdan tahsili hususunda başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t Somut olayda taraflar arasında düzenlenen ZMMS poliçesi kapsamında davalı tarafça trafik kazası nedeniyle zarara uğrayan dava dışı üçüncü kişilerin zararının karşılandığı ve  kazadan sonra davacıya ait traktör sürücüsünün olay yerini terk ettiği gerekçesiyle Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın  B.4.f maddesi hükmü uyarınca 3. kişilerin karşılanan zararlarının rücuen davacı sigortalıdan tahsili hususunda icra takibi başlatıldığı, söz konusu icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti hususunda eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. <br>\tDavacı adına kayıtlı ... plakalı aracın trafik kayıtlarında New Holland marka traktör olarak kayıtlı olup, zirai amaçla kullanılan traktör olduğu, böylece davalı nezdinde zorunlu mali sorumluluk poliçesiyle sigortalı traktörün zirai faaliyette ve gelir elde etme amaçlı kullanılan araçlardan olması nedeniyle, davacının  tüketici  olarak kabul edilemeyeceği yönündeki yerel mahkeme kanaatinde isabetsizlik bulunmadığı, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4.f maddesi hükmü uyarınca; bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerinin terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, sigortacının sigortalısına rücu edebileceği hüküm altına alınmış ise de, Kemalpaşa Devlet Hastanesi nezdinde dava dışı ... için düzenlenen tedavi evraklarında dava dışı araç sürücüsü ...'ın 11/08/2020 tarihinde trafik kazası sonrası yaralanması sebebiyle muayene ve gözlem amacıyla hastaneye başvurduğu, buna göre dava dışı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesinin tedavi amacıyla sağlık kuruluşuna gitmesinden kaynaklandığı, bu durumda mahkemece Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B/4-f. maddesinde sayılan rücu şartlarının somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. \t  <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,\t<br>2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 2.996,53 TL'den peşin alınan 749,14 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.247,39 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 15/05/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"66ab3e3e91e6615c","SID":"2abfe685f0ab69fb"}}