{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1648 Esas<br>KARAR NO:2025/662 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2019/574 Esas- 2022/165 Karar<br>TARİH:04/03/2022 <br>DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:24/04/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile müvekkili arasında yıllardan beri süre gelen ticari ilişkinin mevcut olduğunu, müvekkilinin ... isimli dükkanı işlettiğini, bu ticari faaliyet kapsamında müvekkilinin verdiği mal ve hizmet karşılığında 01.05.2016 tarihli, ... nolu, 11.233,60-TL bedelli fatura, 20.06.2016 tarihli, ... nolu, 7.198,00-TL bedelli fatura, 13.07.2016 tarihli, ... nolu, 2.124,00-TL bedelli faturaları tanzim ettiğini, davalı/borçlunun muaccel fatura bedellerini ödemesi için defalarca talepte bulunulmuş ancak sonuç alınamayınca Beyoğlu ...Noterliği'nin 04.07.2019 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderilmiş olduğunu, işbu ihtarname davalıya usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen söz konusu fatura bedellerinin ödenmediğini, bu  sebeple ödenmeyen fatura alacaklarının tahsili amacıyla .... sayılı dosyası ile davalı/borçlu hakkında icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlunun müvekkiline olan borcunu ödemediği gibi haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine ittraz ettiğini, bu nedenle takibin durmuş olduğunu beyan ederek davalı/borçlunun.... sayılı dosyasından başlatılan icra takibine yaptığı itirazının iptaline, takip konuşu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar vehilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı taraf süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin 04/03/2022 tarih 2019/574 Esas- 2022/165 Karar sayılı kararında; \"dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK’ nın 67. maddesi gereğince iptali istemine ilişkindir.Dava konusu olayda, takip  fatura alacağına dayalı olarak başlatılmış, davalı taraf icra takip dosyasına sunduğu dilekçesinde takibin tamamına itirazda bulunmuştur. Bu durumda ispat yükü genel karine gereğince davacı taraf üzerindedir. Davacı taraf takipte dayandığı fatura alacağı bulunduğunu ispat etmelidir. Davacı tarafından, icra takibine konu 01.05.2006 tarihli 11.233,60-TL bedelli, 20.06.2016 tarihli 7.198,00-TL bedelli, 13.07.2016 tarih 2.124,00-TL bedelli  olmak üzere toplam 20.555,60-TL bedelli 3 adet fatura alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibine girişildiği,  Mahkememizce bilirkişi incelemesi için belirlenen inceleme gün ve saatinde taraflarca defter ve kayıtların ibraz edilmemesi ve bulunduğu yerin de bildirilmemesi nedeniyle taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesinin yapılamadığı, Mahkememizce celbedilen taraf şirketlerin BA-BS formlarına göre davalı tarafından davacıya ait 2 adet fatura toplamı olarak 15.620,00-TL'yi KDV hariç mal alışı olarak bildirildiği,  davacı tarafından da davalıya 2 adet fatura toplamı olarak 15.620,00-TL'yi KDV hariç mal satışı olarak bildirildiği, bu bedele  % 18 KDV (2.811,60-TL) ilavesi ile  bildirilen faturalar toplamının 18.431,60-TL bedelli olduğu,   bu hali ile davalı tarafın resmi bir kuruma dava konusu malları teslim aldığına yönelik beyanının kendisini bağlayacağı (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin  2016/4326 Esas,  2016/14860 Karar sayılı ilamı),  bu hali ile davacı tarafından, icra takibine konu 20/06/2016 ve 01/05/2016 tarihli toplam 18.431,60-TL bedelli 2 adet faturaya konu ürünlerin  teslim olgusunun ispat edildiği,  buna karşı davalının yasal süre içinde defter ve belgelerini ibraz etmediği gibi borçlu olmadığına veya borcu ödediğine dair dava değeri de gözetilerek HMK 200/1 maddesi gereğince aynı kuvvet ve mahiyette herhangi bir belge ve delil de sunmadığı anlaşılmış, davalı tarafın icra takibinden önce gönderilen ihtarname ile 16.07.2019 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, Mahkememizce 18.431,60-TL asıl alacak için davacının takip öncesi 128,00-TL (18.431,60-TL/100x19,50/365x13gün 16.07.2019-29.07.2019 tarihleri arası)  faiz istenebileceğinin hesap edildiği, davaya ve icra takibine konu, Vergi Dairesine beyan edilmeyen KDV dahil 2.124,00-TL bedelli 13/07/2016 tarihli faturada,  teslim alan imzasının bulunmadığı, davalının teslimi kabul etmediği,  davacının yemin deliline dayandığı, davalının usulüne uygun yerine getirdiği yemini ile de teslimi kabul etmediği anlaşıldığından, davacının 2.124,00-TL bedelli 13/07/2016 tarihli faturaya konu alacağını ispat edemediği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne,  davalının İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasına itirazının kısmen iptaline, takibin 18.431,60-TL asıl alacak, 128,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.559,60-TL yönünden devamına ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans  faiz uygulanmasına karar vermek gerekmiştir.Davacı alacağı likit nitelikte olup, davalının itirazında haksız bulunduğu anlaşıldığından İ.İ.K.nun 67/2. maddesi hükmü gereğince takdiren kabul edilen alacağın %20'si  oranında icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması gerekmiştir...\"gerekçesi ile,''1-Davanın KISMEN KABULÜNE, davalının İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasına itirazının kısmen iptaline, takibin 18.431,60-TL asıl alacak, 128,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.559,60-TL yönünden devamına ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans  faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine,Hükmolunan 18.559,60-Tl nin %20'si oranında 3.711,92-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... sayılı dosyasına yapılan haklı itirazların iptali talebi, takibin devamı ve inkar tazminatı talepleriyle Yerel mahkeme nezdinde ikame edilen işbu davanın yargılaması neticesinde, davanın kısmen kabulü yönünde dosya kapsamına, yasa ve içtihatlara aykırı bir hüküm kurulduğunu;Davacı tarafın, ... sayılı dosyası ile davalı müvekkili şirket aleyhine ilamsız takip başlattığını, takip konusu alacak iddialarını ise ödenmeyen fatura bedellerine dayandırdığını, ödeme emrinin tebliği akabinde, müvekkili şirket kayıtlarının tetkik edildiğini ve davacının davalı müvekkili şirket nezdinde herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığının tespit edildiğini ve bu nedenle haksız takibe ve dosya borcuna itiraz edildiğini; Müvekkili şirketin yönetim kurulu üyesi ...'in yeminli ifadesinde davacı ile davalı şirket arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını beyan ettiğini, davalı şirket yetkilisinin  yeminli ifadesinde de ... 'in yalnızca eşi ile davacı arasında çiçek alışverişine ilişkin bir alım satım  ilişkisi bulunduğunu, davalı şirket için düzenlenen 01.05.2016 tarihli, 11.233,60 TL bedelli, 20.06.2016 tarihli, 7.198,00 TL bedelli ve  13.07.2016 tarihli,  2.124,00 TL bedelli  faturalara ve faturalara konu  konu çiçeklerin teslim edilip edilmediğine ilişkin bilgisinin bulunmadığını beyan ettiğini, şirket yetkilisinin faturalara konu çiçekleri teslim almadığını ve davalı şirket yetkilisinin bir bilgisi de bulunmadığını, yargılama aşamasında dinlenen ... dışında davalı şirketin herhangi bir yetkilisinin bulunmadığını, şirket yetkilisinin davacı ile telefon görüşmelerinde yalnızca eşinin çiçek alışverişine ilişkin görüşmüş olduğunu, eşinin yapmış olduğu çiçek alışverişlerine ilişkin tüm çiçek bedellerini kapsayan 72.000,00 TL'yi de davacıya ödediğini, söz konusu 72.000,00 TL bedelli çiçek alışverişine ilişkin herhangi bir fatura da tanzim edilmediğini, bu nedenle davaya konu icra takibinde belirtilen 01.05.2016 tarihli 11.233,60 TL bedelli fatura, 20.06.2016 tarihli 7.198,00 TL bedelli fatura ve 13.07.2016 tarihli 2.124,00 TL bedelli faturaların şirket yetkilisinin eşinin kendi adına yapmış olduğu çiçek alışverişlerine istinaden ödenen 72.000,00 TL'yi kapsadığını;Davacı ... tarafından, ... ve eşi ... adına... Sayılı dosyası nezdinde icra takibi başlatıldığını,...tarafından eşi ...'in davacıdan almış olduğu tüm çiçek bedelleri ve hizmeti kapsayan 72.000,00 TL'nin söz konusu dosyaya yatırıldığını, yani, davaya konu takip ile davacının, mükerrer alacak kalemlerini borcu ve ticari ilişkisi olamayan müvekkili şirkete yönelttiğini;Davacı tarafından icra dosyasına sunulan faturalarda teslim alan imzasının bulunmadığını, davalı müvekkili şirket yetkilisinin yeminli ifadesinde de; teslime ilişkin bilgisi bulunmadığını beyan ettiğini, bu nedenle Yerel mahkemenin 01.05.2016 tarihli 11.233,60 TL bedelli fatura ve 20.06.2016 tarihli 7.198,00 TL bedelli fatura yönünden kısmen kabule ilişkin vermiş olduğu kararın dosya kapsamına, yasa ve içtihatlara aykırı olduğunu, davacı defter ve kayıtlarıyla takip konusu alacağını ispat edemediği gibi, faturalara konu çiçekleri, ürünleri teslim ettiğini de ispat edemediğini, buna rağmen Yerel mahkemenin takip konusu alacağın ispat edildiğinden bahisle davanın kabulüne karar verdiğini, ispat edilemeyen takip konusu alacağın kabulüne karar verilmesinin yasa ve yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu beyanla İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/574 Esas, 2022/165 Karar ve 04.03.2022 tarihli kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.Davacı taraf, davalıdan düzenlemiş olduğu üç adet fatura karşılığı alacaklı olduğunu ve alacağının ödenmediğini, gönderilen noter ihtarnamesinden sonra da ödeme yapılmadığından davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalının takibe itirazının haksız olduğunu beyan ederek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf cevap vermeyerek davayı tümü ile inkar etmiş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; davacı ile davalı şirket arasında doğrudan bir ticari ilişki olmadığı, davalı şirket yetkilisinin eşi ile davacı arasında çiçek alım satımına dayalı bir ilişki olduğu, bu nedenle başlatılan icra takip dosyasında da tüm borcun ödendiği, davacı tarafından sunulan faturalara konu alacağın ve malların teslim edildiğinin ispat edilemediği, buna rağmen Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğuna ilişkindir.Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması ile diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Ek cümle: 22/7/2020-7251/23 md.) veya defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanak ve gerekçe içeriğine göre; davacı tarafından toplam 20.555,60 TL bedelli üç adet faturaya dayalı olarak davalı şirket hakkında icra takibi başlatıldığı, her ne kadar taraflarca ilgili yıla ilişkin ticari defterler incelemeye sunulmamış ise de, ticari defterler ile bağlantılı kayıt niteliğinde olan ve bağlı oldukları vergi dairesine ilgili yılda/ayda vermiş oldukları alış ve satış beyannamelerinde (BA-BS formları) karşılıklı olarak, KDV hariç 15.620 TL alış-satış bildiriminde bulundukları, Mahkemece de kabul edildiği üzere davalının, davacı tarafından kendisi adına düzenlenen 01/05/2016 tarihli ve 11.233,60 TL bedelli fatura ile 20/06/2016 tarihli ve 7.198 TL bedelli faturaları bağlı olduğu vergi dairesine bildirmekle, bu faturaları ve faturalara konu malları davacıdan aldığını kabul etmiş olduğu, davalı tarafından; faturalara itiraz edildiği, malların teslim alınmadığı veya bedellerinin ödendiğine dair bir delil sunulmadığı, yargılama sırasında sunulan 18/02/2022 tarihli dilekçe ve istinaf dilekçesinde beyan edilen ... sayılı dosyasında borçlu tarafın davalı şirket olmadığı, ... ve ... olduğu, ilgili takibin 04/07/2019 tarihli Noter ihtarnamesi ile adı geçen davalılardan talep edilen 62.280 TL alacağın tahsili için başlatıldığı, söz konusu noter ihtarnamesinin dava dışı ... ve ... yanında davalı şirkete de tebliğ edildiği ki aynı ihtarname içeriğinde bu davaya konu edilen fatura alacaklarının da davalı şirketten talep edildiği, bu itibarla ... sayılı dosyası ve bu dosyaya dava dışı şirket yetkilisi tarafından yapılan ödemenin dava ve takip konusu faturaları kapsamadığı, Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.267,81 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 317,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 950,81 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 24/04/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fa77e9983aa8530d","SID":"5d5786280f40df70"}}