{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/1421 <br>KARAR NO\t\t: 2025/553<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ                                  \t: 03/02/2021 (Dava) - 01/06/2022 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2021/73 Esas - 2022/478 Karar<br>DAVA             \t\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 10/04/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 10/04/2025<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/06/2022 tarih ve 2021/73 Esas - 2022/478 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle;  arabuluculuk aşamasında anlaşamadıklarını, davalı ...'ın vefat ettiği öğrenilmiş İzmir 13. Sulh Hukuk Mahkemesi 2021/18 E. sayılı dosyasıyla veraset ilamı için başvurulmuş ancak taleplerinin reddedildiğini, müvekkiline ait olan ...  plaka sayılı park halindeki araca, davalı sigorta şirketince sigortalı ... adına kayıtlı ... plaka sayılı araç tam kusurlu olarak  çarptığını, kaza 26.01.2019 tarihinde İzmir İli Narlıdere İlçesinde meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda davalı sigorta şirketinin  ... plaka sayılı aracın sürücüsü olan davalı ...'ın tam kusurlu olduğu tespit edildiğini, müvekkili aracı ... San ve Tic. Ltd. Şti yetkili servisinde yaptırıldığını,  araçta pek çok parça değiştirilmiş, 14.067,32 TL fatura çıkarıldığını, aracın değişen parçalarının değer kaybına etkisi, ikinci el araç piyasasının değişkenliği, varsa önceki kazaların etkisi tarafımızca belirlenemediğinden davamız belirsiz alacak olarak açıldığını, araç ağır hasar aldığını, araçta yüklü miktarda onarım yaptırıldığını, bir kısım parçaları değiştiğini, kazaya karışmasından dolayı ciddi manada değer kaybına uğradığını, dolayısıyla davalı ...'ın haksız eylemiyle doğan bu zararın da tazmini gerektiğini, müvekkiline ait araçta meydan gelen değer kaybının tespit edilerek kaza tarihinden işleyecek ticari faiziyle tazmini talepleri olduğunu, davada harca esas değer olarak şimdilik 100,00 TL gösterilmiş olup bedel tespit edildiğinde harç ikmali yapılacağını, müvekkilinin uğramış olduğu zararın davalı yan tarafından tazmini zorunlu olduğunu ileri sürerek, davanın kabulüne, tahkikat sonucu belirlenecek zararın  (şimdilik Harca Esas Değer 100,00 TL'nin) kaza tarihi 26.01.2019'dan itibaren işleyecek ticari faiziyle davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yüklenilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>\tCEVAP:<br>\tDavalı mirasçılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle;  müvekkilinin kusuru bulunmadığını, her ne kadar müvekkili davacıya ait ... plakalı araca park halindeyken çarpmış ise de, davacıya ait aracın nizami park halinde olmaması sebebiyle müvekkili söz konusu trafik kazasında kusursuz olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu'nun 60/1-e maddesine göre dönemeçlerde duraklamak yasaklanmış ve 61/1-a maddesinde de duraklamanın yasak olduğu yerlerde park etmek yasaklandığını, kaza tutanağında da görüleceği üzere, kaza esnasında davacıya ait ... plakalı araç dönemeçte park halinde olduğunu, bu sebeple, müvekkiline atfedilebilecek bir kusur bulunmamakta olup davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça dosyaya ibraz edilen ekspertiz raporunu kabul etmediklerini, kaza tutanağından ve kazaya ait fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere, müvekkili davacının park halindeki aracının arka tarafına çarptığını, ancak dosyaya sunulan ekspertiz raporunda aracın ön panjurunun da değiştirildiği belirtildiğini,  kaza sebebiyle davacının aracının ön panjurunda hasar meydana gelmediğini, kesinlikle kabul manasına gelmemek üzere, bir an için müvekkilinin kusurlu olduğu kabul edilse dahi, yapılacak değer kaybı hesaplamasında ekspertiz raporunda belirtilen ön panjur hasarının hesaplamaya dahil edilmemesi gerektiğini, davacıya ait ... plakalı aracın sadece arka tamponu hasarlandığını, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A6-0 fıkrasının yollamasıyla 1 nolu ekinin teminat dışında kalan halleri belirten 2nci maddesine göre “plastik tampon parça onarımları” değer kaybı hesaplamasından istisna olduğunu, buna göre, kaza sonrası davacının aracının arka tamponunda meydana gelen hasarlar değer kaybı hesaplamasına dahil edilmemesi gerektiğini savunarak, haksız davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılarak lehe vekalet ücreti takdirine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu talep zamanaşımına uğradığını, davada söz konusu olan vakıa 26.01.2019 tarihinde gerçekleştiğini, haksız fiillerden doğan tazminat alacaklarının, fiil tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde ileri sürülmesi gerektiğini, davacı taraf, davayı işbu 2 yıllık süre içerisinde davasını ikame etmediğinden, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen 26.01.2019 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ... plakalı araç, müvekkili şirkete 23/01/2019 - 23/01/2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumlulukları,  sigortalıları kusuru oranında olmak üzere maddi zararlarda araç başına azami  36.000-TL ile sınırlıdır. Teminat limitlerini bildirmemiz davayı kabul anlamında olmadığını, müvekkili şirket Karayolları Trafik Kanunu ve Poliçe Genel Şartları gereği yalnız gerçek zarardan sorumlu olduğunu, trafik sigorta poliçesi teminat kapsamı kanun ve genel şartlarla belirlendiğinden, delil tespit gideri, ekspertiz ücreti, vekalet ücreti, keşif harcı, tebligat gideri, bilirkişi ücreti, kazanç kaybı vb. gibi masrafları sigorta teminatı dışında kaldığını,  müvekkilİ şirketinin sorumluluğu, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu,  Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. ve 85. maddelerine göre trafik sigortaları, işletenlere düşen sorumlulukları karşılamak üzere yapıldığını, sigortalı aracın sürücüsünün kusuru yoksa, işletene düşen bir sorumluluk da olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek üzere şayet bir hesaplama yapılacak ise yürürlükte bulunan karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlar ekine göre yapılması gerektiğini, hazırlanacak bilirkişi raporunda değer kaybının tespit edilmesi halinde; Yürürlükte bulunan karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlar ekine göre yapılması gerektiğini, ayrıca aracın modeli yıllı, kilometresi ve daha önce meydana gelmiş olan hasarları olup olmadığına göre  değerlendirme yapılması gerektiğini, Trafik Sigortası Genel Şartlarına göre değerlendirme yapıldığında basit kaporta, plastik tampon, mekanik ve elektronik vb. Hasarlar değer kaybı teminatı kapsamında olmadığını, araçta da değer kaybı meydana gelmediğini, bu nedenle haksız davanın reddi gerektiğini, belirlenecek değer kaybını kabul anlamına gelmemek üzere, hesaplama yönteminin yanı sıra “gerçek değer kaybı”nın belirlenebilmesi için birden çok kriterin incelenmesi, bu incelemenin de, konusunda uzman ve ehil bir bilirkişi kanalı ile yapılması gerektiğini,  faizin hatalı talep edildiğini, müvekkili sigorta şirketi temerrüde düşmediğini,  davacının yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin reddi gerektiğini, dava açılmasına sebebiyet vermesi söz konusu olmadığından; faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinden de sorumlu olmayacağının kabulü gerektiğini, bu itibarla davacının bu yöndeki taleplerinin de reddi gerektiğini, yargılama sırasında ortaya çıkabilecek sair nedenlerle  davanın reddine, görevli mahkemeye gönderilmesine, Trafik Sigortası Genel Şartlarına göre değerlendirme yapıldığında basit kaporta, plastik tampon, mekanik ve elektronik vb. Hasarlar değer kaybı teminatı kapsamında olmadığını savunarak, haksız davanın reddini, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasına, müvekkili şirket dava açılmasına sebebiyet vermesi söz konusu olmadığından; faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Diğer davalılara usulüne uygun tebligata rağmen cevap süresi içerisinde cevap dilekçeleri vermedikleri anlaşılmıştır. <br>Davalı ...'ın 25/09/2019 tarihinde vefat ettiği, yerel mahkemece davacı vekiline davalı ...'ın veraset ilamının çıkartılması için yetki ve süre verildiği, davacı vekili tarafından veraset ilamının sunulduğu ve mirasçılar ..., ..., ... ve ...'ın dahili davalı olarak uyap sistemine eklendikleri ve usulüne uygun olarak dava dilekçesinin tebliğ edildiği anlaşılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesince; \"...taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının davacıya kaza nedeniyle değer kaybı borcu olup olmadığının ve varsa miktarının, davacının hangi tarihten itibaren ne tür faiz talebinde bulunabileceğinin tespiti noktalarında  toplandığı anlaşılmakla; mahkememizce yapılan yargılamada toplanan deliller ve bilirkişi heyetinin mahkememize ibraz ettiği  raporunda, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan, kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olan davalı ...'a ait davalı ...'ın kullandığı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ve kazanın sigorta poliçesi teminat süresi içerisinde meydana geldiği,  bu nedenle talep edilen hasar bedelinden sigortalının sigortacısı olarak sigorta poliçesi teminat limiti ile sınırlı olmak üzere, davalı ...'ın ise  kaza tarihinde araç maliki ve kaza anında araç sürücüsü olarak kusur sorumluluğu ilkelerine göre kaza kaynaklı meydana geldiği anlaşılan kaza sonucu Yargıtay içtihatlarına göre bir aracın reel değer kaybı, dava konusu kazadan önceki piyasa değerinden kazadan sonra ve kazanın tramer kayıtlarında görünmesinden dolayı dava konusu aracın 2. el piyasada satılabilir değerinin farkı alınması gerektiğinden dava konusu kazada aracın satış değerine %7 oranında etki ettiği, kaza tarihinde dava konusu aracın kaza olmasaydı 2. el piyasada satılabilir değerinin, internetten ve bayilerden yaptığım araştırmaya göre kaza tarihinde ki rayiç değeri: 300.000,00 TL olduğu, dava konusu kazadan dolayı ve bu kazanın tramer kayıtlarında görülmesi, yetkili serviste tamir görüp servis kayıtlarında görülmesinden dolayı 2. el piyasada %7 oranında düşük bedelle 279.000,00 TL bedelle satılabileceği, Araç Reel Değer Kaybının= 300.000,00-279.000,00=21.000,00 TL olduğu...\" gerekçesiyle Davacının davasının KABULÜ ile; a-Değer kaybı olarak ... Sigorta yönünden, 21.000,00 TL değer kaybı bedelinin 29.09.2020’ye KTK 97. Madde mucibince 15 gün ilavesi ile 14.10.2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b-Değer kaybı olarak davalılar ..., ..., ... ve ... yönünden, 21.000,00 TL değer kaybı bedelinin 26.01.2019 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı ... mirasçıları ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik ve hatalı bilirkişi raporuna istinaden hüküm kurulduğunu, müvekkillerine atfedilecek bir kusur bulunmadığını, tampon parça onarımlarının değer kaybı hesaplamasından istisna olduğu halde, aksi yönde tanzim edilen bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun davaya cevaplarını aydınlatma yönünden yetersiz olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, araçta meydana gelen değer kaybı bulunmadığından haksız davanın reddine karar verilmesini gerektiğini, davayı kabul anlanıma gelmemekle, bir hesaplama yapılacaksa yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlar ekine göre yapılması gerektiğini, tazminat hesaplamalarındaki belirsizlikleri ortadan kaldıran 7327 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiğini, huzurdaki davada da uygulanması gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, trafik kazası sebebiyle araçta oluşan değer kaybının tahsili istemine ilişkindir. <br>Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş olup hüküm, davalı sigorta şirketi ile ... ve ... vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, bilirkişi tarafından yerinde yapılan inceleme ile davacının park halindeki aracının kurallara uygun park edildiğinin saptandığı, bu sebeple davacıya ait park halindeki araca arkadan çarpan davalı sürücü ...'ın söz konusu kazada tam ve asli kusurlu olduğunun sabit olduğu, söz konusu araçta arka tampon haricinde kaportanın da zarar gördüğü, bu sebeple kaporta ve boya işçiliği gerektirdiği, bu şekildeki bir hasarın servis ve tramer kayıtlarında yer alması sebebiyle değer kaybının olıuşacağı, hükme esas alınan bilirkişi asıl ve ek raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, hasar bedelinin gerçek zararın karşılanması ilkesi uyarınca genel şartlar yerine Yargıtay içtihatlarında belirtildiği şekilde hesaplanmasının da doğru olduğu anlaşılmakla, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davalılar ... Sigorta Şirketi ile ... ve ... vekillerinin İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/73 Esas - 2022/478 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; davalı ... mirasçıları ... ve ... istinafı yönünden; alınması gerekli 1.434,51 TL istinaf karar harcından peşin alınan 358,62 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.075,89 TL harcın davalılar ... ve ...'dan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine), <br>Davalı sigorta şirketi istinafı yönünden; alınması gerekli 1.434,51 TL istinaf karar harcından peşin alınan 358,62 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.075,89 TL harcın davalı sigorta şirketinden tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine), <br>3-İstinaf eden davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/04/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2a29e732aa2968f2","SID":"a976edab005c2f01"}}