{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1909 <br>KARAR NO\t\t: 2025/813<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16.09.2022<br>NUMARASI\t\t: 2019/613 E. - 2022/704 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 16.05.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 16.05.2025<br><br>\tİzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.09.2022 tarih 2019/613 E. - 2022/704 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili, davacı 50.000 TL tutarındaki alacağına istinaden davalı hakkında İzmir 5.İcra Müdürlüğü'nün 2019/15184 E sayılı dosyasında icra takibi başlattığını, davalının 05.12.2019 tarihli itirazı ile takibin durduğunu, takibe dayanak alacağın kambiyo senedinden kaynaklandığını, İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/250 E sayılı dosyasında söz konusu senedin iptaline karar verildiğini, davalının senet borçlusu olduğunu beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre,  davacının kambiyo senedi alacağı nedeniyle davalı hakkında icra takibi başlattığı, davalının icra takibine itiraz ettiği, icra takibine konu kambiyo senedinin zayi sebebiyle iptaline karar verildiği, davacının bu karara dayalı alacağını talep ettiği, kambiyo ilişkisi sebepten mücerret olsa da aslında bir temel ilişkinin sonucu olarak düzenlendiği, kambiyo senedi ile ilgili iptal kararı almanın maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediği, yalnızca senedi düzenleyenin iptal kararını alana iyiniyetle ödeme yapmakla borcundan kurtulabileceği, davacının somut olayda senedin dayandığı temel ilişkiyi ispat edemediği, temel ilişkiye dayanak olarak sunduğu evrakta yer alan bilgilerin iptal kararı alınan senet miktarı ile uyuşmadığı, evrakta yer alan temel ilişkiyi şüpheye yer vermeyecek derecede de ispat edemediği, bu bağlamda davacının senet dolayısıyla davalıdan alacaklı olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ:Davacı vekili, davacı tarafından İzmir 5.İcra Müdürlüğünün 2019/15184 E sayılı takip dosyasında yapılan takibe konu alacağın müvekkilinin hamili olduğu kambiyo senedine dayandığın, müvekkili tarafından yapılan işlere karşılık teslim alınan senedin rızası dışında elinden çıkması üzerine davacı müvekkil tarafından bu senede ilişkin olarak İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/250 E sayılı dosyasında açılan zayi nedeniyle iptal davasında 20.01.2019 keşide tarihli 30.05.2019 vade tarihli 50.000,00 TL bedelli senedin iptaline karar verildiğini, daha sonra iptaline karar verilen senedin tahsili için 5.İcra Müdürlüğünün 2019/15184 E sayılı dosyasıyla icra takibine başlandığını, davalının senet borçlusu olup, herhangi bir ödeme iddiasında da bulunmadığını,mahkemenin gerekçesinde 'davacının somut olayda senedin dayandığı temel ilişkiyi ispat edemediği'nin hatalı olduğunu, kıymetli evrakta mücerretlik ilkesi gereğince kıymetli evrakın borcun doğumuna sebep olan ilişkiden bağımsız ve soyut olduğunu, davaya konu senedin davalı tarafından değil, üçüncü kişi tarafından ciro yoluyla müvekkiline teslim edildiğini, bu sebeple davalı ile müvekkili arasında herhangi bir ilişki bulunmadığını bu nedenle dikkate alınarak davanın reddinin hatalı olduğunu belirtmiştir. <br>\tGEREKÇE :Dava, genel haciz yoluyla yapılan icra takibine vaki itirazın  iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tSomut olayda, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/250 E, 2019/1092 K ve 22/10/2019 tarihli kararıyla TTK'nun 757 ve devamı maddeleri gereğince zayi nedeniyle iptaline karar verilen 20.01.2019 düzenleme ve 30.05.2019 vade tarihli, keşidecisi davalı ... olan ve dava dışı ... lehine düzenlenen 50.000,00 TL bedelli bononun yetkili hamili olduğunu iddia eden davacı tarafından İzmir 5.İcra Müdürlüğü'nün 2019/15184 E sayılı dosyasında davalı aleyhine ilamsız icra yoluyla icra takibi başlatıldığı, senedin keşidecisi ... ile ciranta olduğunu iddia eden davacı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı, davacının söz konusu senedi dava dışı lehtar ...'dan aralarındaki ticari ilişki nedeniyle aldığını iddia ettiği, mahkemece temel ilişkiye dayanak olarak sunulan tahsilat makbuzundaki bilgilerin zayi nedeniyle iptaline karar verilen senetle uyuşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. <br>\tBu durumda, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, mahkemenin tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olduğu, TTK'nun 757 ve devamı maddeleri gereğince zayi nedeniyle iptaline karar verilen senede dayanılarak senet keşidecisi davalı ... aleyhine ilamsız icra yoluyla takibe girişilmiş ise de, senet cirantası olduğu iddia edilen davacı ile senet keşidecisi davalı arasında arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı, davacının söz konusu senedi dava dışı lehtar ...'dan aralarındaki ticari ilişki nedeniyle aldığını ileri sürmesine karşın, temel ilişkiye dayanak olarak sunulan tahsilat makbuzunun  zayi nedeniyle iptaline karar verilen senet nedeniyle düzenlendiğini tek başına ispata yeterli olmadığı,  bu şekilde davacının davalıdan senet nedeniyle alacaklı olduğunu yazılı ve kesin delillerle kanıtlayamadığı, bu gerekçeye dayalı yerel mahkeme kararında isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.  <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL'den peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 16.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e5d782cd402da27a","SID":"502b73eaa6214534"}}