{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/1412 <br>KARAR NO\t\t: 2025/520<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/03/2021 (Dava) -  08/02/2022 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2021/190 Esas - 2022/109 Karar <br>DAVA\t\t: Menfi Tespit <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 27/03/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 27/03/2025<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/02/2022 tarihli 2021/190 Esas ve 2022/109 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından davacının lehdarı olduğu, keşidecisi ... San. Tic. Ltd. Şti olan ve ... A.Ş ... Şubesi tarafından düzenlenen 15/07/220 keşide tarihli ... seri nolu 100.000,00 TL bedelli çeke dayanılarak İzmir 19. İcra Müdürlüğünün 2021/2088 esas sayılı dosya kapsamında ödeme emrinin 04/03/2021 tarihinde tebliğ edildiğini, davacı tarafça anılı takibin davacı yönünden iptaline ilişkin İzmir 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/178 esas sayılı dosya kapsamında dava ikame ettiğini, sınırlı inceleme yetkisine sahip icra mahkemesince takibin yanlızca tazminat olan 10.000,00 TL lik kısmı yönünden tedbiren durdurulmasına karar verildiğini, davacının anılı icra takibine konu çek sebebiyle borçlu bulunmadığından ve davalı alacaklı yanca icrai işlemlere başlandığından davayı açtıklarını, takibe dayanak olan çekin keşide tarihinin değiştirilmesi suretiyle tahrifata uğradığını ve süresi içinde ibraz edilmeyen çekin kambiyo senedi vasfını yitirdiğini, takibe konu çekin davacı tarafından borçlu keşideci şirkete iade edilmiş olmasına karşı davacının ciro zincirinden silinmeksizin çekin tedavüle sokulduğunu, çekin davacı tarafından kendisine ciro edilmiş görünen şirket ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişkinin olmadığını, takip borçlusu olan keşideci ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. hakkında söz konusu eylemine uyan nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçları sebebiyle şikayette bulunulduğunu, Çine Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/2043 soruşturma numaralı dosya kapsamında soruşturmanın devam ettiğini, davacının lehdar sıfatına haiz olduğundan çek tazminatından sorumlu tutulamayacağını, takibe konu çekin lehdarı olan davacının anılı çeki keşideci şirkete iade etmiş olduğundan ciro zincirinde yer almasının hukuka aykırı olduğunu, davacının anılı icra takibi kapsamında borçlu olmadığının tespiti ile takip bedelinin tamamının uygun görülecek teminat bedelinin depo edilmek suretiyle yargılama sonuna kadar takibin davacı yönünden tedbiren durdurulmasını ve icra veznesine yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep  ve dava ettiği görülmüştür. <br>CEVAP :<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı  tarafından  açılan   işbu menfi  tespit davasının  haksız  ve yersiz  olduğunu,  hukuki  dayanaktan  yoksun olduğunu, davanın  reddinin  gerektiğini, davalı şirket  tarafından  ...  ...  Şubesine  ait, CÇ ... seri  nolu, 15.07.2020 keşide  tarihli, 100.000,00 TL  bedelli  çek,   keşideci   ... San. Ve Tic.  Ltd.  Şti.  tarafından  tedavüle  çıkartıldığını  ve   ... San. Tic. Ltd  Şti., ... San.  Ve  Tic.  Ltd.  Şti. ve    akabinde  davalı şirkete  cirolandığını, süresinde ibraz  olunan  çekin  karşılığı bulunmadığından    karşılıksız   kaşesi basıldığını, davalı şirket  tarafından  Çine  İcra  Müdürlüğü'nün  2020/302 Esas  sayılı  dosyası  ile,  keşideci  ve   cirantalar  hakkında  kambiyo  senetlerine  mahsus haciz   yoluyla   takibe  geçildiğini, ... San. Tic. Ltd  Şr tarafından  Çine  İcra  Hukuk  mahkemesinin 2020/41 E  sayılı  dosyası  ile  yetkisizlik  ve  takibin  iptaline  dair  dava  açıldığını, yetkisizlik  talepleri  kabul  edildiğinden  dosyanın   yetkili  İzmir  İcra  Müdürlüğüne gönderilmesine  karar verildiğini, Yetkili  İcra  Müdürlüğü   olarak  İzmir  19  İcra  Müdürlüğünün   2021/2088  E  sayılı  dosyasına    kayıt  yapıldığını, bu  arada    davalı şirket tarafından Çine  İcra  Ceza  Mahkemesinin 2020/ 49 E  sayılı  dosyası  ile  “karşılıksız  çek  keşide  etmek\"  suçundan  müracatta  bulunulduğunu, sanık   hakkında   mahkumiyet  kararı  verildiğini, işbu dava ile  davacı tarafın  esasa  ilişkin itirazlarını  ortaya  koyduklarını,       davanın Arabuluculuk şartını taşıdığını, davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı  yanın,  takip  konusu  çekin ,  keşideci    ... San. Ve Tic. Ltd. Şirketine  iade  bordrosu  ile   iade  edildiğini   iddia  ettiklerini, çekin  iadesi  nedeniyle     kendilerinin ciro   zincirinde  yer  almasının  hukuka  aykırı  olduğunu  bildirdiklerini, keşideci  ve   davacı   şirket  arasındaki  her  türlü  hukuki  ilişkinin  kendilerini  bağlayacağını, davalı şirketin bu  ticari  ilişkinin  dışında kaldığını, davacı  yanın   şahsi  defi  mahiyetindeki  savunmasını , iyiniyetli olan  düzgün  ciro  silsilesine  güven  duyan davalı şirkete  ileri  sürdüğünü, davacı   çekin  ödenmesi  nedeniyle   iade  ettiği   iddiasında   ise   cirosunu   iptal  etmesi gerektiğini, iptal  etmemesindeki   ihmalin davalı şirketi bağlamadığını, davalı şirketin bu  hususu  araştırma   yükümlülüğü  bulunmadığını, davacı  şirketin  basiretli  bir   iş adamı   (TTK  18/2)  gibi  davranıp cirosunun üzerini çizmesi veya başka yöntemle okunamaz hale getirmesi ya da cironun iptal edildiğine ilişkin bir ifadenin cironun üzerine koyması gerektiğini, sunulan  nedenlerle ; Zorunlu  arabuluculuğa   başvurulmamış olması  nedeniyle öncelikle  dava  şartı  yokluğundan  davanın   reddine, haksız  ve  hukuki  dayanaktan yoksun  olarak  açılan  işbu   menfi  tesbit  davasının  reddi  ile, takip  konusu alacağın    tüm  ferileri  ile   davalıya   ödemesini,  İİK  72/4  uyarınca  alacağın  geç  alınmasından  kaynaklanan  zararların  de  tesbiti  ile   %20'  den  az  olmamak   kaydıyla öncelikle  yatırılan  teminattan  olmak  üzere  davalıya  ödenmesine  karar    verilmesini talep ettiği görülmüştür. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>Mahkemece, ''...Davacının dava konusu takibe dayanak çekin dava dışı keşideciye iadesi ve iade sırasında cironun iptal edilmemesi nedeni ile ileri sürebileceği defi sadece şahsi defi olabilecek  olup, şahsi definin davalı yetkili hamile karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığı tespit edilmiştir. Zira davalı yetkili hamilin kural olarak iyi niyetli olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Davalı şirket tarafından ciro yolu ile teslim alınan çekin keşide tarihi dikkate alınarak süresi içinde bankaya ibraz edildiği, çekin karşılığının olmadığının tespiti üzerine davalı şirket aleyhine icra takibinin başlatıldığı anlaşılmıştır. Davalı şirketin dayandığı belgenin niteliği dikkate alınarak keşideci veya cirantalardan herhangi birine başvurabileceği hususu dikkate alındığında davacı şirket aleyhine başlatılan takipte herhangi bir usule aykırılık tespit edilememiştir. Davacının şahsi defi mahiyetinde kabul edilmesi gereken hususu düzgün ciro silsilesi ile çeki elinde bulunduran kişiye karşı ileri süremeyeceği anlaşılmış...'' gerekçesiyle; ''...Davanın REDDİNE...'' şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  :<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından dava konusu çek dava dışı ... şirketine iade edildiğinden müvekkilinin, ciro zincirinde yer almasının hukuka uyarlı olmadığını, taraflarınca ... Şirket yetkilisinin işbu eylemi nedeniyle hakkında resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık suçlarından Çine Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu, Çine Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2021/903 Soruşturma numaralı dosyası kapsamında Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verilmiş olup anılı kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle kanun yararına bozma isteminde bulunduklarını, KYOK kararında Savcılık makamınca, dava dışı ... şirket yetkilisi olan şüphelinin taraflar arasında ticari ilişki gereği çek üzerindeki cironun müvekkilince özellikle iptal edilmediği ve taraflar arasında bu yönde ticari teamül olduğu iddiaları karşısında müşteki sıfatıyla müvekkilinin beyanları alınmadan, tarafların defterleri incelenmeden, iade edilen üç çekten ikisinin akıbeti araştırılmadan, taraflar arasında nasıl bir ticari durum varken bu çekin müvekkilinden alınıp başkasına verildiği araştırılmadan, çeki tahsile koyanın şüpheli ile bağlantısı araştırılmadan şüphelinin suçtan kurtulmak için beyan ettiği şekilde takipsizlik kararı verildiğini, işbu araştırmalar yapılmaksızın şüphelinin savunmaları üzerine tesis edilmiş bir varsayımdan hareketle takipsizlik kararı verilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle yapmış oldukları kanun yararına bozma isteminin sonucunun huzurdaki dava kapsamında beklenmesi gerekmekte olup yerel mahkemeden kanun yararına bozma isteminin sonucunun beklenilmesi talebinde bulunulmasına rağmen mahkemece sonuç beklenilmeksizin dosyanın karara çıkarılmasının hukuka aykırı olduğunu, takibe dayanak çekin keşide tarihinin çizilmek suretiyle değiştirilmesi ile çek tahrifata uğramış olup kambiyo vasfını yitirdiğini,  bu nedenle kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamayacağını, genel haciz yolu ile takip yapılabileceğini, iade edilen çekin,müvekkilinin bilgisi dahilinde olmadan keşide tarihinin değiştirilerek tedavüle sokulması karşısında anılı değişiklik yok hükmünde olduğundan senedin değişiklik öncesi durumuna göre değerlendirme yapılması gerektiğini, değişiklik öncesi keşide tarihi 27.04.2020 olan çekin, davalı şirket tarafından TTK madde 796/1' de belirtilen sürelerde bankaya ibraz edilmediğini, anılı sürelerde bankaya ibraz edilmemesi nedeniyle kambiyo vasfını yitirmiş olan çek ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapılması takibin iptali sonucunu doğurmasına rağmen Mahkemece hatalı değerlendirme yapılarak hüküm kurulduğunu, ayrıca yerel mahkemece ticari defter ve kayıtlar incelenmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, bu durumun hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, istinaf gerekçeleri doğrultusunda yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesince ele alınmasına karar verilmesi halinde davanın kabulüne, davalının haksız ve kötüniyetli olması sebebiyle İİK madde 72/5 hükmü uyarınca takip konusu alacağın %20sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilerek bedelin davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin  davanın  reddi  yönündeki   karara bir  diyecekleri bulunmadığını ancak   İİK 72/4 maddesinde   açıkca   müvekkilinin   ihtiyati  tedbir  dolayısıyla  alacağını  geç  almış   olmaktan  dolayı   ortaya  çıkan  zararı  gösterilen  teminattan   alacağını, müvekkilinin   uğradığı  zararın  aynı  davada   takdir  olunarak  karara  bağlanacağı ,bu  zararın  her  halde   %20  den   aşağı  olamayacağı nın bildirildiğini, Mahkeme  tarafından    25.03.2021  tarihli   ara  karar  ile   ihtiyati   tedbir kararı  verilmiş  olmakla   müvekkilinin  alacağını  alamadığını, müvekkili tacir   olduğundan   takip konusu  alacağını  tahsil  edememiş olmasının ticaretini  olumsuz  etkilediğini,  zararına  neden  olduğunu, bu  zararının  giderilmesi  ve  %20  den  az  olmamak  kaydıyla   işbu  davada   uğranılan  zarara  hükmedilmesi  yönündeki  talebin olumlu  ya da  olumsuz  olmak  üzere  karşılanmadığını, yerel  mahkemenin  bu  hususta  hiç  bir  karar vermediğini, bu yönü  ile kararın  eksik olduğunu,  bu  eksikliğin usul ve yasaya  aykırı  olduğunu,  ciro   silsilesinde  bir  kopukluk da olmadığını, yerel  mahkeme  tarafından  davanın  reddi  yönündeki  karar yerinde  olup, talebe  rağmen müvekkilinin  İİK  72/4 maddesi  uyarınca   alacağını  geç  almış olmaktan  kaynaklanan  zararının  %20' den  az  olmamak  üzere   tesbit  edilmediğini ve  bu  hususta  karar verilmemiş  olması  nedeniyle  bu husustaki  eksikliğin  giderilmesi yeniden  yargılama  ve  yerel  mahkemeye  iade hususunu  gerektirmeyeceğinden  Dairemizce  bu  hususta  talepleri  gibi   hüküm   kurulmasını  , davacı  yanın    sair  istinaf  sebeplerinin  hukuki  dayanaktan   yoksun  olması, Yerel  Mahkemenin kararının  hukuka  uygun ve  yerinde  olması  nedeniyle    reddine  karar verilmesini talep etmiştir. \t\t\t\t<br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava,  takibe konu çekten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>1-Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; davacı icra takibine konu edilen çekin keşideciden teslim alındıktan sonra çek bedelinin ödenmiş olması nedeniyle dava dışı keşideci şirkete çeki iade etmesi neden ile takibe konu çek ile ilgisinin kalmadığını iddia etmiş ise de,  dava konusu çekin arka yüzünde bulunan davacı şirkete ait cironun üzerinin çizilmediği, cironun iptalini gösterir herhangi bir kaydın bulunmadığı, cironun iptal edildiği yönünden yazılı bir belgenin de bulunmadığı; takibe konu çekin niteliği itibariyle kambiyo senedi vasfını taşıdığı nazara alındığında, aksi ispat edilmediği sürece davalı yetkili hamilin iyi niyetli olduğunun kabulü gerektiği, davacının şahsi defi mahiyetinde kabul edilmesi gereken hususu düzgün ciro silsilesi ile çeki elinde bulunduran yetkili hamile karşı ileri süremeyeceği, bu durumda basiretli bir tacir gibi davranması beklenen davacının dava dilekçesi ile talep ettiği hususları çeki eli bulunduran kişiye karşı ileri sürülemeyeceği, davacı yönünden Mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olmakla, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>2-Mahkemece 25/03/2021 tarihli ara karar ile \"İhtiyati Tedbir İsteminin KABULÜNE, İzmir 19. İcra Müdürlüğünün 2021/2088 Esas sayılı takip dosyasında İİK Mad.72 hükmü uyarınca takibe konu alacağın %15'i oranında teminatın Mahkeme veznesine yatırılması halinde icra veznesine yatırılacak paranın alacaklıya ödenmesinin durdurulmasına,\" şeklinde arar karar tesis edildiği anlaşılmıştır.<br>Davada ihtiyati tedbir kararı verilmiş olup, davalının alacağına kavuşması bu nedenle geciktirildiğinden reddedilen kısımla ilgili olarak davalı yararına İİK'nın 72/4 maddesinde öngörülen tazminat koşulları oluştuğu halde Mahkemece davalının bu yöndeki talebine ilişkin bir karar verilmemiş olması hatalı olup, davalının bu yöne ilişkin itirazın kabulü ile kararın kaldırılması gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine, davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK 353/1-b-2. maddesi uyarınca esastan kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak Dairemizce yeniden hüküm tesisine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/02/2022 tarihli 2021/190 Esas ve 2022/109 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davalı vekilinin istinaf itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle ESASTAN KABULÜNE; İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/02/2022 tarihli 2021/190 Esas ve 2022/109 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;<br>\"a)Davanın REDDİNE,<br>b)İzmir 19. İcra Müdürlüğü'nün 2021/2088 Esas sayılı takip dosyasında İİK Mad.72 hükmü uyarınca takibe konu alacak miktarı olan 111.178,08 TL'nin %20'si olan 22.235,61 TL tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>c)Peşin alınan harcın red harcına mahsubu ile 1.627,05 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>\tç)Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden vekilin harcadığı emek ve mesaiye karşılık Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ne göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,<br>d)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>e)Karar kesinleştiğinde artan gider avansının taraflara iadesine,\" <br>  ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>3-İSTİNAF AŞAMASINDA; <br>Davacıdan alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 534,70-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br> Davalıdan alınan 80,70-TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),<br>4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf incelemesi esnasında davalı tarafça yapılan 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından ibaret yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>6-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>8-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/03/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9494ab8e6ec101c2","SID":"3c500eba0b68abd7"}}