{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:21/10/2021<br>DAVANIN KONUSU:Alacak <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:28/04/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında 31/10/2018 tarihinde ve 17/12/2018 tarihinde olmak üzere 2 adet özel güvenlik hizmetleri sözleşmesi imzalandığını, bahse konu sözleşmelerin davalı şirket tarafından gönderilen ihtarname ile haksız ve hukuka aykırı olarak süresinden önce feshedildiğini, taraflarına ödenmeyen cari hesap bedelleri ve davalı tarafın sözleşmeye aykırı şekilde sebebiyet verdiği finansman maliyetlerinden kaynaklı olarak davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, sonrasında ise cari hesap ödemesinin yapıldığını, ödenmeyen bakiye kısım için ise Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden görülen davanın açıldığını, davalının maliyeti düşürmek ya da farklı bir sebeple başka bir güvenlik şirketi ile çalışmak için kendi içinde yaşadığı yönetimsel düşünce aykırılıkları sebebiyle davacı şirkette çalışan güvenlik görevlilerini de kendi bünyesine ya da yeni anlaştığı şirkete geçirerek sözleşmelerin süresinden önce feshini gerçekleştirdiğini, sözleşmeleri feshetmek için haklı sebebi olmadığı için soyut ve gerçeklikten uzak beyanlarda bulunduğunu, sözleşmeler haksız feshedilmeseydi her iki sözleşmenin bitim tarihine kadar davacı şirketin davalıdan aylık düzenlediği fatura içeriği ücretleri her ay sözleşme süresi sonuna kadar alma hakkına sahip olacağını, fakat haksız fesih ile davacının alacağını almasının engellendiğini beyan ederek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları, ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davalı ile akdedilen 2 adet özel güvenlik hizmetleri sözleşmesinin süresinden önce haksız ve hukuka aykırı şekilde davalı tarafından fesihi sebebiyle davacının sözleşmelerin bitim tarihine kadar alması gereken 30.000,00 TL'nin sözleşmelerin haksız feshedildiği 01/11/2019'dan itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, davacının dilekçesinde bahsettiği sözleşmeler ve geçerlilik sürelerinin gerçek ve resmi kurumlara sunulan sözleşmeler ile aynı olmadığını, resmi kurumlara ibraz edilen sözleşmelerin süresinin zaten dolduğunu, dolayısıyla devam eden ve erken feshedildiği iddialarının gerçeği yansıtmadığını, sözleşmelerin bitim tarihlerinde fesih edildiğini, davacı ile davalı arasında, davalının organize sanayi bölgesinde yer alan 2 adet farklı fabrikası için sözleşme imzalandığını, sözleşmelerin de ilgili Kanun ve yönetmelikler gereği Antalya Valiliği İl Jandarma Komutanlığı Özel Güvenlik Şube Müdürlüğü'ne üst yazı ile davacı tarafından bildirildiğini, davalının Antalya OSB ... kısımda yer alan fabrikası için 26/10/2018 tarihinde davacı ile sözleşme imzalanmış olup, bu sözleşmenin geçerlilik tarihinin 26/10/2018 ve 26/10/2019 tarihleri arası olduğunu, sözleşmenin 9. maddesine göre davacının aylık kişi başı 3.200,00 TL+KDV ücreti üzerinden, yine sözleşmenin 8. maddesi gereği toplamda 5 özel güvenlik görevlisi tahsis etmeyi üstlendiğini, sözleşmenin 11. maddesine göre de süresinin de 12 ay olduğunu ve 26/10/2019 tarihinde sona erdiğini, davalının Antalya ... kısımda yer alan fabrikası için 31/10/2018 tarihinde davacı ile sözleşme imzalandığını bu sözleşmenin geçerlilik tarihinin 01/11/2018 - 01/11/2019 tarihleri arası olduğunu, sözleşmenin 9. maddesine göre davacının aylık kişi başı 3.200 TL+KDV ücret üzerinden, yine sözleşmenin 8. maddesi gereği toplamda 4 özel güvenlik görevlisi tahsis etmeyi üstlendiğini, sözleşmenin 11. maddesine göre de süresinin 12 ay olduğunu 01/11/2019 tarihinde sona erdiğini, sözleşmelerin sürelerinin zaten 26/10/2019 ve 01/11/2019 tarihinde sona erdiğini, davacının dilekçesinde bahsettiği gibi erken feshin söz konusu olmadığını, davalının sözleşmeleri bitim tarihlerinde feshettiğini bildirdiğini, kaldı ki davacının zaten dilekçesinde sözleşmelerin birisinin 26/10/2019 tarihine kadar geçerli olduğunu, diğerinin de 17/12/2019 tarihine kadar geçerli olduğu kabul ettiğini, dolayısıyla sözleşmelerden birisi içi kalan geçerlilik süresi olmadığını, diğeri içinde davacının herhangi bir hizmeti söz konusu olmadığından alacağı da olmadığını, aksi kanaatte olsa dahi davacının kabul ettiği üzere zaten sözleşmelerden birisinin kalan bakiye süresi olmayıp sona erme tarihinin 26/10/2019 olduğunu, bu sözleşme için davacının herhangi bir bakiye geçerli süreden söz edilemeyeceği ve alacağı olmadığının izahtan veraset olduğunu, davacının diğer sözleşme için geçerli olduğunu iddia ettiği süre bitim sonunun ise 17/12/2019 tarihi olduğunu, davacının sunulan sözleşme aksine olan bu iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini, zira davacının kendi üst yazısı ile valiliğe bildirdiği ve 17/12/2019 tarihine kadar devam eden bir sözleşmesinin olmadığını, davacının 01/11/2019 tarihinden 17/12/2019 tarihine kadar sözleşmesinin devam ettiğini yazılı belgelerle ispat edemediğini, kaldı ki aksi düşünülse dahi davacının bu sürede hizmet vermemiş olması sebebiyle herhangi bir alacağının da olmadığını, davacının tüm taleplerinin reddi gerektiğini, davacının, davalının fabrikalarında çalıştırdığı işçilerin özlük haklarını ödememesi ve sigortalarını eksik göstermesi, yine aynı zamanda bu sebeplerle işçilerin davalıya dilekçe vermeleri arabulucuya başvurmaları, bunların yanında personeli atı aylık periyotlarda sürekli değiştirmelerinin davalının sözleşmeleri feshetmesi için haklı ve geçerli sebep olduğunu, davacının davasının reddi gerektiğini, davacının dilekçesinde her ne kadar işçilerin özlük haklarının tam olarak ödendiğini ve sigortalarının tam yapıldığını iddia etse de gerçeğin böyle olmadığını, davacının davalının iş yerlerinde çalıştırdığı personellerden; ...'in 10/10/2019 tarihli dilekçesi ile davalıya Ramazan ve Kurban Bayramı ücretlerinin ödenmediğini bildirdiğini, ...'nın 10/10/2019 tarihli dilekçesi ile davalıya Ramazan ve Kurban Bayramı ücretlerinin ödenmediğini bildirdiğini yine SGK bildirimlerinde giriş-çıkış yapıldığını bildirdiğini, ...'ın dilekçesi ile davalıya Ramazan ve Kurban Bayramı ücretlerinin ödenmediğini bildirdiğini, görüldüğü üzere çalışanlar tarafından fesihten tam 20 gün önce çalışanlar tarafından dilekçelerin davalıya sunulduğunu, davacıdan bu konuda açıklama talep edildiğini ancak davacı tarafından davalıya herhangi bir izahat verilmediğini, işçiler tarafından talep edilen bedellerin davalıya da ödenmediğini, halbuki sözleşmenin 6.3 maddesine göre işçileri tarafından doğrudan davalıya yöneltilen özlük hakları olduğunda davacının bu talepleri derhal davalıya ödemesi gerektiğini, davacının işçilerin bütün özlük haklarını ödediğini ve davalının haksız olduğunu ifade etmekte ise de gerçek durumun bu olmadığını, ... davacıdan olan işçilik alacaklarını tahsil edemediği için davacı ile birlikte tarafları hakkında arabulucuya başvurduğunu, ... davacıdan olan işçilik alacaklarını tahsil edemediği için davacı hakkında arabulucuya başvurduğunu, ayrıca işçilerin SGK hizmet primlerinde giriş-çıkışlar gösterildiğini, yine davacı sözleşmenin 4/10. maddesi gereğince aylık projelerini davalıya sunmadığını, ayrıca davacı sözleşmenin 4/13. maddesi gereğince davalı fabrikasında çalıştırdığı işçileri 6 aylık periyotlarda değiştirmediğini, davacının iddialarının aksine işçilerin özlük haklarının ödenmediğini, davacının sözleşmeye aykırı davrandığını, davacının davasının esasa yönelik sebeplerden de reddi gerektiğini, aksi kanaat hasılında dahi davacının sunmadığı bir hizmetten dolayı davalıdan alacak talep etmesinin yasal bir dayanağı bulunmadığını, ayrıca kabul anlamına gelmemekle birlikte, erken fesihten dolayı sözleşme gereği davalının, davacıya ödeyeceği bir ceza-ücret vb. düzenlenmediğini, özellikle davacının talebi irdelendiğinde mahrum kalınan kar değil de sanki hizmet veriliyormuşcasına tüm ücret talep edildiği görülmekte olup davacının bu taleplerinin yasal bir zemini ve dayanağı bulunmadığını, davacının davasının reddi gerektiğini, davacının talep ettiği faiz oranı ve faiz başlangıç tarihinin de yasal bir dayanağı bulunmadığını, davacının talebi ile bağlılık ilkesinin ötesinde bir değerlendirme ile mahrum kalınan kar ile ilgili bir tazminata hükmedeceğini değerlendirişe bu durumda davacının katlanmak zorunda kalmadığı giderler hususlarında tenzilat yapılması gerektiğini belirterek, davacının eldeki davayı dürüstlük ilkesine aykırı olarak hakkını kötüye kullanarak belirsiz alacak şeklinde açmış olmasından davacının hakkını kötüye kullanması korunamayacağından ve dava konusu hususların belirlenebilir olmasından davacının davasının hukuki yarar yokluğu hakkın kötüye kullanılmasından reddine, davanın esastan reddine, HMK'nın 326, maddesi gereğince yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacının eldeki davasında haksız ve kötü niyetli olmasından dolayı dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, bu tazminatın davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, kötü niyetli davacının HMK'nın 326. maddesinde sayılanların haricinde HMK'nın 329/1. maddesi gereğince davalı ile aralarında kararlaştırılan yasal ve nispi vekalet ücretinin de davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;\"...Davacı tarafın davaya dayanak yaptığı sözleşme asılları istenmiş ve mahkememiz kasasına alınmıştır. İlgili sözleşmelerin incelenmesi sonucu son sayfada bulunan tarihleri belirten kısımlarda tahrifat gözlenmiştir. Hem davacının sunduğu sözleşmelerde tahrifat izleri bulunması hem de davalının sunduğu sözleşmelerin resmi kurum niteliğindeki Antalya Valiliği İl Jandarma Komutanlığın Özel Güvenlik Şube Müdürlüğüne sunulması nedeniyle davacının dava dilekçesinde sunduğu sözleşmelere değil  davalının cevap dilekçesinde sunduğu sözleşmelere itibar edilmiştir. Tüm dosya kapsamı yukarıdaki açıklamalar ışığında ve bilirkişi raporu doğrultusunda değerlendirildiğinde; taraflar arasında akdedilen 1. sözleşmede, sözleşme süresinin 12 ay olduğu, sözleşmenin 26/10/2018 tarihinde yürürlüğe gireceği 26/10/2019 tarihinde sonra ereceğinin yazılı olduğu, 2. sözleşmede, sözleşme süresinin 12 ay olduğu, sözleşmenin 01/11/2018 tarihinde yürürlüğe gireceği, 01/11/2019 tarihinde sonra ereceğinin yazılı olduğu, bu tarihlere göre fesih tarihinde (01/11/2019) devam eden sözleşmenin bulunmadığı, erken ve haksız  feshin söz konusu olmadığı dolayısıyla davacının mahrum kalınan kardan ötürü herhangi bir alacak talep edemeyeceği hususları sabit görüldüğü\" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafından sunulan sözleşmelerin güvenlik personeli bulundurulması için alınan geçici izin belgesi için düzenlenmiş ve valiliğe sunulmuş sözleşmeler olduğunu, asli izin belgesi alındıktan sonra ise taraflarınca dosya içerisine asılları ibraz edilen 31/10/2018 tarihli ve 17/12/2018 tarihli özel güvenlik hizmetleri sözleşmelerinin sunulduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında gerçekleşen hizmet ilişkisinin taraflarınca sunulan sözleşme esası ile devam ettiğini, davalı tarafından da asli güvenlik hizmeti almak için başvuruda bulunulduğunu, geçici dönemde sunulan sözleşme ile izin alındıktan sonra ise taraflarınca sunulan sözleşme ile özel güvenlik hizmeti verildiğini, geçici dönemdeki sözleşmenin, asli dönem ile hükümsüz hale geldiğini, Antalya Valiliği İl Jandarma Komutanlığı Özel Güvenlik Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılıp, mevcut durumun sorulması gerekirken, söz konusu hususun irdelenmediğini, kararın aksine davalı tarafından sunulan sözleşmeye itibar edilemeyeceğini, davalı tarafından yapılan feshin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, haksız fesihten kaynaklı zararın tazmini gerektiğini, 19/11/2019 tarihinde sözleşmelerin devam ettiğinin açık olduğunu, mahkemenin, 01/11/2019 tarihinde devam eden sözleşmenin bulunmadığı, erken ve haksız feshin söz konusu olmadığı değerlendirmesinin kabul edilemeyeceğini, davalı tarafça sözleşmeler haksız feshedilmeseydi her iki sözleşmenin bitim tarihine kadar müvekkili şirketin, davalıdan aylık düzenlediği fatura içeriğindeki ücretleri her ay sözleşme süresi sonuna kadar alma hakkına sahip olacağını, fakat haksız fesih ile müvekkilinin bu alacağını almasının engellendiğini, davalı tarafın, sözleşmenin feshindeki gerekçeleriyle bağlı olduğunu ve iddia ettiği hususlarda ispat yükünü üzerine aldığını, dayanmış olduğu haklı fesih iddiasını ispatlayamadığını, alınan bilirkişi raporuna itizarlarının değerlendirilmeden davanın reddine karar verildiğini, bilirkişi tarafından, dosya içerisine sehven yanlış sunulan sözleşmeler ile değerlendirme yapıldığını, asıl sözleşmeler üzerinden itirazları doğrultusunda ek rapor aldırılması istemlerinin kabul edilmediğini, davalının, sözleşmenin bitim süresinden en az 10 gün önce müvekkiline yazılı bildirimde bulunması gerektiğini, fesih bildiriminde bulunmadığı takdirde taraflar arasındaki sözleşmenin aynı şartlarda uzamış olacağını, sözleşmelerin, bildirim yükümlülüğüne, bitim tarihine uyulmadan, haklı bir nedene dayanmaksızın feshedildiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın davaya dayanak yaptığı sözleşme asıllarının mahkeme kasasına alındığını, ilgili sözleşmelerin incelenmesi sonucu, son sayfada bulunan tarihleri belirten kısımlarda tahrifat gözlendiğini, davacının sunduğu sözleşmelerde, tahrifat izleri bulunması sebebiyle davasında haksız ve kötüniyetli olduğunun aşikar olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin, davacı tarafından haksız kazanç sağlamak amacıyla tahrif edilmiş olduğunu, bu durumda HMK'nın 326. maddesinde sayılanlar haricinde HMK'nın 329/1. maddesi gereğince müvekkili ile aralarında kararlaştırılan yasal ve nispi vekalet ücretinden ayrıca eldeki davasında haksız ve kötüniyetli olmasından dolayı dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi gerekirken, mahkemece bu hususlarda bir karar verilmediğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının bu yönüyle kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, güvenlik hizmet sözleşmesinin haksız feshi sebebiyle tazminat istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>Davacı taraf, taraflar arasında 2 sözleşmenin yapıldığını, bu sözleşmelerin süresinden önce haksız şekilde feshedildiğini söyleyerek, sürenin sonuna kadar çalışılması halinde alabileceği ücretin zarar olarak tazminini istemektedir. <br>Dava dilekçesinin ilk sayfasında, 31/10/2018 ve 17/12/2018 tarihli sözleşmelerden söz edilmiş ve fakat dava dilekçesi ekinde 25/11/2018 tarihli (26/11/2018 - 26/10/2019 tarihleri arasında geçerli 12 ay süreli) sözleşme ile bila tarihli (17/12/2018 - 17/12/2019 tarihleri arasında geçerli 12 ay süreli) sözleşme sunulmuştur. Dava dilekçesinin 3. sayfasında tarih aralığı verilen sözleşmelerin ise dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşmeler olduğu anlaşılmaktadır. Davacı vekili rapora karşı beyan dilekçesinde, davanın konusunun dava dilekçesinin ilk sayfasında belirtilen 31/10/2018 ve 17/12/2018 tarihli sözleşmeler olduğunu, dava dilekçesi ekinde bu sözleşmelerin yerine sehven başka sözleşmelerin sunulduğunu belirtmiş ve 31/10/2018 tarihli sözleşme ile 17/12/2018 tarihli sözleşmeyi sunmuştur. Yapılan incelemede; 31/10/2018 tarihli sözleşmenin 4 güvenlik görevlisine ilişkin olup, süresinin 01/11/2018 - 01/11/2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 12 ay olduğu, 17/12/2018 tarihli sözleşmenin ise, 8 güvenlik görevlisine ilişkin olup, süresinin 17/12/2018 - 17/12//2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 12 ay olduğu anlaşılmıştır. <br>Davalı taraf, taraflar arasında geçerli olan sözleşmelerin bizzat davacı tarafından Antalya Valiliği'ne bildirilen sözleşmeler olduğunu, bu sözleşmelerin de 26/10/2018 tarihli ve 31/10/2018 tarihli olduklarını belirtmiştir. Cevap dilekçesi ekinde sunulan ve ayrıca Antalya Valiliği'ne bildirildiği anlaşılan bu sözleşmelerin incelenmesinde; 26/10/2018 tarihli sözleşmenin 5 güvenlik görevlisine ilişkin olup, süresinin 26/10/2018 - 26/10/2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 12 ay olduğu, 31/10/2018 tarihli sözleşmenin ise, 4 güvenlik görevlisine ilişkin olup, süresinin 01/11/2018 - 01/11/2019  tarihleri arasında geçerli olmak üzere 12 ay olduğu görülmektedir. <br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık, hangi sözleşmenin geçerli olduğu noktasında toplanmaktadır. <br>Tarafların beyanları, sundukları sözleşmeler ve sözleşmedeki imzalara tarafların herhangi bir itirazının bulunmaması dikkate alındığında, taraflar arasında aynı dönem için dahi var olan farklı sözleşmelerin olduğu, sözleşmelerin farklı sayıda güvenlik görevlisi için düzenlendiği anlaşılmakla, uyuşmazlığın çözümü için taraflar arasındaki ticari ilişki sürecinde en başından itibaren var olan tüm sözleşmelerin sunulması için taraflara süre verilmesi, Antalya Valiliği Özel Güvenlik Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak, taraflarca bildirilen tüm sözleşmelerin celp edilmesi, Antalya SGK İl Müdürlüğü'nden taraf şirketlerin sigortalı çalışanları hakkında bilgi alınması, diğer taraftan, güvenlik hizmetinin davalı şirketin Antalya Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan iş yeri için verildiğinin anlaşılması karşısında, Antalya Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak, davalı şirkette güvenlik görevlisi olarak çalıştığı bildirilen görevlilerin isimlerine ilişkin belgelerin dosyaya kazandırılması gerekir. <br>Mahkemece, yukarıda yazılı bilgi ve belgeler toplandıktan sonra, bir mali müşavir ve bir de iş güvenliği konusunda uzman bilirkişinin oluşturacağı bilirkişi heyetinden, taraf defterleri de incelenmek suretiyle, davacı tarafça, davalının iş yerinde kaç adet güvenlik görevlisinin çalıştırıldığının ve fiilen ifa edilen hizmete göre o dönem için hangi sözleşmenin uygulandığının tespit edilmesi, Antalya Valiliği Özel Güvenlik Şube Müdürlüğü'ne bildirilen sözleşmelerin, taraflar arasında fiilen uygulanan sözleşmeler olup olmadığının tespit edilmesi, neticeten, fiilen uygulandığı tespit olunan sözleşmeler dikkate alınmak suretiyle, davalının süresinden önce feshinin bulunup bulunmadığı ve süreden önce feshin haksız olup olmadığı değerlendirilerek, oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetli görülmemiş, davacı vekilinin bu yönlere ilişen istinaf başvurusu haklı bulunmuştur. <br>Kabule göre de; gerekçeli kararda davacının sunduğu sözleşmede, tarihte tahrifat yapıldığına yönelik yer alan tespitin, somut herhangi bir açıklamasının yapılmadığı, davalının da bu yönde herhangi bir iddiasının bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin tahrifat sebebiyle HMK'nın 329. maddesi uyarınca davacı aleyhine vekalet ücreti, yargılama gideri ve tazminata hükmedilmesi gerektiğine yönelik istinaf başvurusu yerinde bulunmamıştır.  <br>Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,\t<br>3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/10/2021 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>4-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>5-Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, <br>6-Davalının istinaf başvurusu reddedildiğinden, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>7-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, <br>8-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>9-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>10-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>11-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2268e4dc068e2c86","SID":"d0fbf09a04f892af"}}