{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2020/585 - 2025/391<br><br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                     (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br>ESAS NO\t: 2020/585 <br>KARAR NO\t: 2025/391<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t                      :ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t                      : 19/09/2018<br>ESAS-KARAR NUMARASI                     : 2014/1138E., 2018/714K.<br><br><br><br>\tDavalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\tDavacı vekili, dava dışı ...'a 30/03/2011 tarihli Genel Tarımsal Kredi Sözleşmesi imzalanarak şahsi kefalet ve ipotek teminat alınmak suretiyle kredi tahsis edildiğini, teminat kapsamında ... parsel üzerinde 12/04/2011 tarihinde 1.000.000,00 TL bedelli 1. Derecede, ... parselde kayıtlı gayrimenkuller üzerine 31/03/2011 ve 12/04/2011 tarihlerinde 1.000.000,00 TL bedelli 1. Derecede ipotek tesis edildiğini, davalı ... A.Ş. Tarafından düzenlenen 28/03/2011 tarih 251087, 251098 ve 251101 nolu  gayrimenkullerin değerinin 860.000,00 TL tespit edilmesini müteakip ipotek tesis edilerek dava dışı ...'a 500.000 TL kredi limiti tahsis edildiğini, 04/04/2011 ve 12/04/2011 tarihlerinde kredi kullandırıldığını,   ayrıca 20/06/2011 tarihinde ... parselde kayıtlı gayrimenkul üzerinde 3.000.000,00 TL bedelli 1. derecede ipotek tesis edildiğini, ipotekli gayrimenkullerin değerinin yeniden tespiti amacıyla 2 ayrı şirkete ekspertiz yaptırıldığını, bu ekspertizleride gayrimenkulün toplam değerinin 82.332,00 TL ve 120.000 TL tespit edildiğini, kredinin ödenmemesi üzerine borçlu ve ipotek borçluları aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi ve kefil aleyhine de genel haciz yoluyla takipler başlatıldığını, ... nolu parseli 39.450,00 TL, 191 Ada 9 nolu parselin 61.730,00 TL, ... nolu parselin 38.310,00 TL olmak üzere toplam 139.490,00 TL bedelle satıldığını, teminat oluşturan diğer iki parselinde 25.230,00 TL bedelle satılması sonucunda 164.790,00 TL toplam tahsilat yapıldığını, bakiye 617.426,14 TL alacaklarının kaldığını, İcra Müdürlüğünce iki ayrı değerleme şirketine yaptırılan kıymet takdirlerinde 81.233,00 TL - 207.429,87 TL aralığında iken davalının belirlediği değerin gerçek değerin 4 katı tutarında 860.000,00 TL tespit edildiğini, hatalı ekspertiz raporu nedeniyle zarara uğradıklarını, müvekkili bankanın kredi kullandırılırken bu durumu biliyor olsaydı kullandırabileceği kredi limitinin 181.907,49 TL olduğunu, 500.000 TL - 181.907,49 TL = 318.092,52 TL müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, banka zararının 02/07/2012 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili, müvekkili tarafından hazırlanan değerleme raporlarında hata olduğunu kabul etmediklerini, davacının kıymet takdir raporunda belirlenen değerlere itiraz etmeyerek kendi kusuru ile düşük kıymet takdirinin kesinleşmesine sebep olduğunu savunarak,  davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t: <br>İlk derece mahkemesince \"...Dava konusu sözleşme kapsamında davalı şirketin dava konusu taşınmazların tespit ettiği değerlerini talimat ile aldırılan bilirkişi heyeti raporunda belirtildiği üzere çok yüksek tespit edildiği sabittir. Gerek taraflar arasında tanzim edilen sözleşmenin 11. maddesi, gerekse BDDK tarafından çıkartılan yönetmeliğin 7. maddesi ve gerekse Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin içtihatları dikkate alındığında ekspertiz hizmeti veren davalının hazırladığı değerleme raporunda gerekli özen ve dikkati göstermesi zorunlu olup meydana gelecek zarardan sorumlu olduğu ve bunun tazminin gerektiği açıktır. Her ne kadar son bilirkişi heyeti raporunda hesaplama yapılarak 254.353,50 TL zarar tespit edilmiş ise de Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/17204 Esas ve 2015/5587 Karar sayılı ilamında belirtilen kriterlere göre mahkemece resen hesaplama yapılmış buna göre;<br>Dava konusu taşınmazların değerleme raporunun tanzim tarihindeki gerçek değeri 520.862,00 TL, davalı şirket tarafından tespit edilen değer 860.000,00 TL, verilen kredi 500.000,00 TL olup, 860.000,00 TL'ye 500.000,00 TL kredi verildiğine göre gerçek değer olan 520.862,00 TL karşılığı verilebilecek kredi  302.826,75 TL'dir. <br>( Taşınmaz değeri 860.000,00 TL , verilen kredi  500.000,00 TL ise<br>Taşınmaz değeri 520.862,00 TL iken  verilebilecek kredi 302.826,75  TL )<br> Bu durumda 500.000 TL'den 302.826,74 TL verilmesi gereken kredi çıkartıldığında değerin fazla tespitinden dolayı davacı bankanın 197.173,25 TL fazla kredi verdiği, bu miktar kadar zararın oluştuğu,  taşınmazların satış bedeli dikkate alındığında verilen 500.000 TL'yi aşan bir husus olmadığı ( zarar miktarı 197.173,25 TL + taşınmazların satış bedeli 139.490,00 TL = 336.663,25 TL)  anlaşıldığından tespit edilen bu miktar yönünden davanın kısmen kabulü ile dava konusu kredinin tasfiye olunacak alacaklar hesabına aktarıldığı tarih olan 02/07/2012 tarihi temerrüt tarihi kabul edilerek bu tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davacı tarafça alınmış bir rehin açığı  belgesinden söz edilmekte ise de davalıya başvuru koşullarının oluşup oluşmadığı konusunun irdelenmediğini, kredi borçlusu ve kefiller yönünden alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan takiplerin akıbeti ve dolayısı ile müvekkili şirkete başvuru koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması gerektiğini, taşınmazların değerine ilişkin olarak mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi raporunun yeterli olmadığını, taşınmazların düşük değer üzerinden satışa çıkmasına davacının kendisinin sebebiyet verdiğini, kredi kullandırılıp kullandırılmayacağına ilişkin tüm değerlendirme ve takdir yetkisinin davacı bankaya ait olduğunu, sadece teminata dayalı olarak kredi kullandırılmasının mümkün olmadığını,  davacı tarafın kredi kullandırırken kusurlu davranıp davranmadığına ilişkin olarak, davacı banka teftiş kurulu raporunun da celp edilerek incelenmesi gerektiğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t:<br>Dava, hizmet alım sözleşmesinin gereği gibi ifa edilmemesinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.<br>\tDosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden  HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. \t<br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>\t1-Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2014/1138E., 2018/714K. sayılı dava dosyasında verdiği 19/09/2018 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. <br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 13.468,90 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak alınan 3.367,25 TL'nin mahsubu ile kalan 10.101,65‬ TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına.<br>\t3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.<br>\t4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına.<br>\t30/04/2025 tarihinde,  dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri  beş yüz kırk dört bin  (544,000-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  30/04/2025<br><br>        \tBaşkan                     Üye                Üye                 Katip<br>     e-imza\t\t\t                     e-imza\t\t\t                 e-imza\t\t\t\t \t             e-imza<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"52bc538856540395","SID":"00f8a5d9723ac887"}}