{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1708 <br>KARAR NO\t\t: 2025/658<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/05/2022<br>NUMARASI\t\t: 2019/245 E. 2022/311 K.<br>BİRLEŞEN KARŞIYAKA ATM'NİN 2020/583 E. 2020/452 K. SAYILI DOSYASINDA<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit<br>KARAR TARİHİ\t: 24.04.2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 24.04.2025<br><br>\tKarşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.05.2022 tarih 2019/245 E. 2022/311 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tASIL VE BİRLEŞEN DAVA : Davacılar vekili; davacı ile davalı arasında varılan mutabakatla davalı ... tarafından devre konu iş yerine şirket vasfı kazandırılarak davacıy devrinin sağlanacağını, davacının işyerinin devri karşılığı 450.000,00-TL ödeme yapacağının kararlaştırıldığını, davacının davalıya 50.000,00-TL kapora elden ödediğini, daha sonra Franchise sözleşmesi ve bu sözleşmenin ek protokolü düzenlenirken 200.000,00-TL daha ödeme yaparak toplamda 250.000,00-TL ödemeyi elden yaptığını,  bakiye kalan 200.000,00-TL için de 02.04.2018 ödeme tarihli teminat senedi düzenlendiğini, sözleşme gereğince davacının faaliyetine başlayabilmesi için öncelikle davacının işyerinin bulunduğu taşınmazın kiracısı olması gerektiğini, ancak mülk sahiplerinin devirden haberdar olmadıklarını, mevcut kira sözleşmesinde işyerinin üçüncü şahıslara devri veyahut kiralanmasının mümkün olmadığına dair maddenin bulunduğunu, Franchise Sözleşmesinin taraflar başlığında franchise veren olarak görülen ... Ltd Şti'nin de sicile kayıtlı olmadığının öğrenildiğini, bu haliyle belirtili ünvan ile franchise sözleşmesi yapmaya veya herhangi bir tasarrufta bulunma yetkisi bulunmayan davalının tarafı olduğu sözleşme ve iş bu sözleşmenin ek protokolünün hukuken geçersiz olduğunu, iş bu geçersiz sözleşme ve sözleşmenin ek protokolü gereğince davalı lehine keşide edilen teminat senedinin geçersiz olmasına rağmen davalı tarafça teminat senedine dayalı olarak takip başlatıldığını,  işletmenin devri konusunda ve teminat olarak verilen senette ... ile ortak olmasına rağmen icra ödeme emrinden anlaşılacağı ...'un borçlu olarak gösterilmediğini, bu durumun dahi davalının gerçek iradesinin sözleşme ile işletme devrini sağlamak olmayıp müvekkilinden kötüniyetli olarak haksız kazanç elde etmek olduğunu, davacının bedellerini ödeyerek devir aldığı işyerinde bulunan demirbaş tüm masa, sandalye gibi kullanım eşyalarının teslim edilmediğini, belirterek; senede dayanılarak başlatılan takip nedeniyle davacının davalıya borcu olmadığının tespitine, taraflar arasında akdedilen Franchise Sözleşmesi ve iş bu sözleşmenin ek protokolünün geçersiz olduğunun tespitine, davalının sözleşme edimlerini yerine getirmediğinin tespitine, % 20 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı vekili; taraflar arasındaki uyuşmazlığın Franchise sözleşmesinden kaynaklandığını, davacıların Bostanlı Mahallesi ile sınırlı olmak kaydı ile davalıya ait \"...\" isimli işletmesinin isim hakkını tüm marka sembol dekorasyon ve demirbaşları ile devralmayı teklif etmesi üzerine taraflar arasında franchising sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında davalının tüm yükümlülüklerini ifa ettiğini, davalının franchise alana bir işletme tahsis etmek ya da franchise hakkını kullanacağı uygun bir iş yeri kiralamak gibi yükümlülükleri bulunmadığını, davacıların davalının kira sözleşmesi ile kiracısı olduğu iş yerindeki faaliyetleri devam ettiremeyip işletmeyi zarara uğrattıklarını, iş yeri kirasını ödemediklerini, kira, bu dönemde SGK ve sair vergi ödemelerinin davalı tarafından tarafından yapıldığını,  iş yerinin atıl durumda kalmasından gerekse franchising sözleşmesinin davacı tarafından haksız bir biçimde feshedilmesi sonucu \"...\" markasının ciddi anlamda maddi zarara uğradığını, franchising sözleşmesinin marka ve isim hakkına ilişkin fikri mülkiyetin devrinden ibaret olduğunu, sözleşmenin bir bölümünde sehven yer alan ... Ltd Şti ibaresinin sözleşmesin kalanında, ek protokolde ya da imza bölümlerinde yer almadığını, davalının sözleşmeyi ve ek protokolü kendi adına imzaladığını, dava dışı ...'un franchising sözleşmesinden kendi adına doğan yükümlülüğü ifa ettiğinden takip dosyasında borçlu olarak gösterilmediğini, davacı yan ortaklarından ...'un da icra takip dosyasındaki franchising sözleşmesinden doğan borcu kabul etmekle ödeme hazırlıklarına giriştiğini, demirbaşları ve işletmeyi atıl vaziyette bırakıp giden davacının işletmede kullandığı demirbaşların davalı tarafından bir depoya nakledildiğini, davacının şikayeti hakkında Kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, belirterek, davanın redine, davacının % 20 kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, beimsenen bilirkişi raporu ile diğer deliller ve tüm dosya kapsamına göre; asıl ve birleşen davada davacılar ile davalı ve dava dışı ...'un işyerinin, devri konusunda  anlaştıklarını, işlem karşılığı davalıya 250.000,00-TL nakit ödendiği, kalan  200.000,00-TL için ise senet verildiği, senedin ödenmemesi üzerine takibe konulduğu, davanın Franchise sözleşmesi ve eki protokolün geçersizliği nedeniyle sözleşme gereği keşide edilen kambiyo senedinden dolayı borçlu bulunmadığının tespitine ilişkin olduğu,, taraflar arasında imzalanan sözleşme franchise sözleşmesi olarak imzalanmış ise de davalı adına tescilli marka ve tasarım belgesinin bulunmadığı franchise sözleşmesinde  bulunması gereken unsurların taraflar arasındaki sözleşmede uygulanamadığı, sözleşme ile Franchisee Franchise Veren’in <br>yazılı izni olmadıkça işyeri ve adres değişikliği yapamayacağının, kiraya verene ödenen depozito bedelinin Franchis alanlar tarafından ...’a ödeneceğinin ve davalı ile kiraya veren arasında imzalanan kira sözleşmesinde de kiralanan şeyin  kiracı tarafından üçüncü şahıslara kısmen veya tamamen kiralanamayacağı ve devredilemeyeceğinin düzeenlendiği, işyeri devrinin taraflar arasında uygulanamadığı, sözleşme gereğince Franchise veren tarafından bilgi <br> işlem hizmetlerinin, yazılım projelerinin Franchise’ye devredildiğine ilişkin bir evrak ve bilgiye rastlanılmadığı, taraflar arasında imzalanan ek protokolde işyeri 01/02/2018 tarihinde fiilen teslim edilmiştir şeklinde düzenlenmiş ise de  sözleşmenin yasal devrinin sağlanamadığı, tüm demirbaşların davalıda bulunduğu,  franchise verenin üzerine düşen edim yükümlülüklerini yerine getiremediği, belirtilerek; asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili; davacının 2015/98767 marka no ile 03/1272015 tarihinden itibaren 10 yıl boyunca \" ... \" markası ve logosu tescil edildiğini,  sözleşmedeki- franchisee franchise veren’in yazılı izni olmadıkça işyeri ve adres değişikliği yapamaz\" ifadesinin franchising verilen bölgede franchise alana sınırsız şube açma yetkisi vermemek adına konulmuş bir hüküm olduğunu, sözleşmenin tümünü geçersiz kılabilecek nitelikte esaslı bir unsur olmadığını, davalı tarafından 2015/98767 marka nolu isim ve logo başta olmak üzere İzmir Bornova bölgesinde 2. Bir şubesi olan işletmenin demirbaşlarıyla \"aynı nitelikte birebir \" demirbaşları ile muhasebe sistemi ve stok bilgisi için kullanılan elektronik sistem aynı şekilde teslim edildiğini, alkolsüz kafeterya mahiyetinde bir işletmenin franchising unsurları arasında yazılım projeleri olmasının beklenmesi abesle iştigal olduğunu,15/12/2018 tarihli anahtar teslim tutanağının sunulduğunu, belirterek; kararın kaldırılarak davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavacı vekili istinafa cevap dilekçesi ile davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep ermiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, bonoya dayalı takip dosyası kapsamında menfi tespit istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın  reddine karar verilmiştir.<br>\t1.\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2.\tToplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davanın takibe konu senedin teminat senedi olarak verildiği ve taraflar arasındaki franchise ile iş yerinin devri sözleşmesinin geçersizliği iddiasına dayanan menfi tespit istemine ilişkin olmasına, kambiyo senedi uyarınca açılan menfi tespit davasında ispat külfetinin davacı borçluya ait olmasına, senede karşı ileri sürülen her türlü iddia ve def'inin yazılı delille kanıtlanması zorunlu olup ispat külfeti üzerinde bulunan davacının senede karşı ileri sürdüğü senedin teminat senedi olduğu iddiasının ancak yazılı delille ispatlanması gerekmesine, ancak taraflar arasında takibe konu senedin taraflar arasındaki franchise sözleşmesininden kaynaklı bakiye borcu teminatı olarak verildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamasına, senedin teminat senedi olması nedeniyle taraflar arasındaki kambiyo ilişkinin ortadan kalmasına, temel ilişki bağlamında  davalının sözleşmeden kaynaklı edim yükümlülüğünü yerine getirmediğinin ve sözleşmenin geçersiz olduğunun tespit edilmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.\t\t\t<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 15.132,55-TL'den peşin alınan 3.784,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 11.348,55-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f54b3e918ab272d6","SID":"d5a799c1268a7324"}}