{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 30/04/2025<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ...<br>TARİHİ\t\t: ...<br>NUMARASI\t\t:...<br><br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLLERİ\t: ...<br>DAVALI\t: ...<br>VEKİLLERİ\t: ...<br>DAVALI\t:...<br>VEKİLLERİ\t: ...<br>DAVALI\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>FERİ MÜDAHİL\t: ...<br>VEKİLLERİ\t: ...<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: ...<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili  ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket sigortalısı ...'ün ... özel teknesini (...)  ... numaralı Tekne İnşaat Sigorta Poliçesi ile sigorta ettirdiğini, müvekkili şirket sigortalısı ...'ün maliki olduğu bağlama limanı ... olan ... numaralı 1993 Türkiye yapımı olan ... isimli ağaç teknesi ... ilçesinde faaliyet gösteren '...' ne ait çekek sahasına onarım ve yenileme maksadıyla çekildiğini, 17/05/2020 tarihinde bitişikte bulunan ...'ne ait çekek yerinde karaya çekilmiş durumunda maliki ... olan ve ... isimli ağaç teknede saat 01.24'te başlayan yangının ... isimli tekneye sirayet etmesi neticesinde sancak bordada 25-30 metrelik bölümde ve tekne yanında yere yatırılmış durumumda bulunan 25 ve 27 metre boyundaki ağaç direklerde hasar meydana geldiğini, hazırlanan 23/07/2020 tarihli Ekspertiz Raporu'na göre çekik yeri işletmecisi ...' nin, yangının ilk başladığı ve sigortalı '...' isimli tekneye sirayetine sebep olan özel tekne ...'ın maliki ...'nin kusuru sonucu 29.379,91-EURO'luk hasar meydana geldiğini, davalıların kusuru doğrultusunda meydana gelen hasarın tazmini için müvekkili şirket sigortalısı ...in müvekkili şirkete başvurusu üzerine ... numaralı hasar dosyası açıldığını, açılan hasar dosyası uyarınca, meydana gelen maddi hasar için müvekkili şirketin, 23/07/2020 tarihli Ekspertiz Rapor'unda belirtilen miktar 29.379,91-EURO üzerinden meydana çıkan toplam hasar miktarından müvekkili şirkete yaptırılan sigortanın oranına (%40) tekabul eden kısmı kadar (11.751,97-EURO) ödeme yaptığını, yapılan ödemelere müteakip, müvekkili şirket sorumluluğundaki tüm zararlarının karşılandığının kabul edildiğini ve fazlaya ilişkin haklarını da kapsar şekilde müvekkili şirketin ibra edildiğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. Maddesine göre; sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçeceğini, halefiyet ilkesi çerçevesinde sigorta şirketinin yasal olarak sigortalanan kişinin halefi  durumuna geçtikten sonra bu kişi yerine dava açma hakkına da sahip olduğunu, müvekkil şirketin, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre ödediği tazminatın  davalılar ...'nden maliki ...'den ve maliki ... olan ve ... isimli ağaç tekneyi ... numaralı poliçe ile sigortalayan ...'nden rücuen tazminat ve talep hakkına sahip olduğunu, müvekkili şirket tarafından ödenen tazminatın, söz konusu davalılardan tahsili amacıyla öncelikle rücu mektubu gönderildiğini ancak davalılar  tarafından herhangi bir ödeme yapılmaması nedeniyle ...İcra Müdürlüğü’nün .... Esas sayılı dosyası ile davalılar aleyhine icra takibinin ikame edildiğini, takibe ilişkin ödeme emrinin davalı tarafça tebellüğ edildiğini ve fakat davalının yapmış olduğu haksız ve tahsil sürecini uzatmaya yönelik, hüsnüniyet kaidelerine aykırı itirazları neticesinde icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile HMK 389-392. maddelerine göre davalıların söz konusu borç miktarı kadar mal varlığı üzerine, karar kesinleşinceye kadar teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına, itirazın iptali ile icra takibinin devamına, asıl alacağa ödeme tarihinden fiili ödeme tarihine kadar ve fiili ödeme günündeki döviz alış kuru üzerinden EUR alacak için işleyecek yıllık mevduata kamu bankalarınca fiilen uygulanan azami yıllık faiz ve değişen oranlardaki faiz işletilmesine, davalı yanın %20’den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket aleyhine aynı hasar nedeniyle açılan ve ...Mahkemesi'nden görevsizlikle gelen ...Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dava ile yine ... Mahkemesi'nin ... Esas (... Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmiştir) sayılı davalar bulunduğunu, usul ekonomisi açısından, konusu ve tarafları aynı davacı sigorta şirketleri farklı olan bu davalar ile iş bu dava arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğunu, usul ekonomisi nedeniyle iş bu davanın daha eski tarihte açılan ...Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava ile birleştirilmesine karar verilmesini, müvekkili şirket aleyhine TTK. Mad. 1472'ye göre açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, dosya alacaklısı ile müvekkili şirket arasında hiç bir borç ilişkisi bulunmadığını, borcun sebebi olarak belirtilen 17/05/2020 tarihli yangın hasarı sebebiyle ...teknesi için ödenen tazminatın rücuen tazmininin istendiğini, müvekkili şirkete bu konuda herhangi bir ihtar da gönderilmediğini, bahsi geçen yangında müvekkili şirketin hiç bir kusurunun bulunmadığını, müvekkili şirketin, ... adresinde yat çekek yeri işlettiğini, karaya çekilecek tekneler ve yatlar için tekne sahipleri ile karaya çekme kontratı düzenlendiğini, ...'nin, teknesini müvekkili şirkete ait tersaneye bakımını yapmak üzere bir aylığına çektiğini taraflar arasında 12/05/2020 tarihli kontrat bulunduğunu,  kontrata göre teknede oluşabilecek her türlü tehlike, zarar ve diğer teknelere vereceği zararlardan tüm sorumluluğun ...'ye ait olacağı, müvekkili şirketin sorumlu olmayacağının taraflarca kabul edildiğini ve kontratta açıkça belirtildiğini, bahsi geçen yangının ...'nin teknesinde meydana geldiğini bu yangından ve meydana gelen zararlardan müvekkili şirketin hiç bir kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığını, ... ile davalı müvekkili şirket arasında düzenlenen 12/05/2020 tarihli kontrat gereği; Sözleşmeye göre 13/05/2020 tarihi ile 13/06/2020 tarihleri arası bir aylık süre için davalı ...'nin teknesini müvekkili şirkete ait tersaneye çekeceğini, sözleşmeye göre yatın her türlü sorumluluğunun yat sahibine ve kaptana ait olduğunu, yat sahibinin sigortasız ve vergi levhasız kişilerle çalışamayacağını, tersane içinde ateş yakılamayacağını, yat karada iken yatta yapılacak bakım ve tamiratın derecesini tersane yetkilisine bildirmek zorunda olduğunu, yat sahibi veya kaptanının ayrılırken tersaneye verdiği zarardan ve bıraktığı çöpten bizzat sorumlu olduğunu, Bot şartelini Of'a almak ve akü başlığını çıkarmak tekne sahibinin sorumluluğunda olduğunu, Saat 18:00'den sonra tersaneden elektrik alınamayacağını, elektrik kablosunu çıkarmanın tekne sahibinin sorumluluğunda olduğunu, tekne sahibi diğer bir tekneye verdiği zarardan kendisinin sorumlu olduğunu, tüm bu nedenlere iddia edilen hasarlardan davalı müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, tüm sorumluluğun diğer davalı ... teknesinin sahibi ...'ye ait olduğunu, davalı ... ile müvekkili şirket arasında düzenlenen sözleşme şartları gereği ...'nin,  müvekkili şirketin ... adlı Tersanesinden ... adlı teknesine hiç bir şekilde elektrik almadığını, müvekkili şirkete ait ...adlı tersanede Tersane, Tekne İmal Ve Çekek Yeri Hakkında Yönetmelikte belirtilen tesislerin çalışma usul ve esaslarına göre her türlü önlem alındığını, karaya çekilen teknelerde gerek kendi tersanesinde gerekse komşu tersane sınırında her türlü çekme mesafesine uyulduğunu, yangına karşı her türlü güvenlik önlemlerinin alındığını, 17/05/2020 tarihinde saat 01:30 sıralarında, müvekkili ... İşletmesinde karada bulunan davalı ...'ye ait ...isimli özel teknede yangın çıktığını, müvekkili şirkete ait ... adlı tersanede her türlü güvenlik önlemi alınmış olması nedeniyle yangın büyümeden başka teknelere sıçramadan itfaiye ekiplerince söndürüldüğünü, 28/06/2015 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Tersane, Tekne İmal Ve Çekek Yeri Hakkında Yönetmelikte Tesislerin çalışma usul ve esasları, güvenlik ve çevre şartları belirtildiğini, ... Liman Başkanlığınca verilen talimatlarda teknelerin tersanede park mesafesi kurallarının belirlendiğini, olay yeri inceleme raporunda yangının ... adlı teknenin kaptan köşkünde çıktığının belirtildiğini, ... adlı teknenin karada komşu işletme ... işletmesi sınırından 2 m.'den fazla içeride karada çekili vaziyette olduğunu, hasar gördüğü iddia edilen ...isimli yatın ise, müvekkili şirketin işletmesinde karada olmadığını, komşu işletmenin ...'ya ait ...işletmesi tersanesinde olduğunu ve sınırda ... Liman Başkalığı'nın talimatlarında (... Liman başkanlığından tersane yönetmeliği gereği verilen talimatların istenilmesi) belirlenen çekme mesafesine uyulmadan müvekkili şirketin işletmesinin tam sınırına çekili ve üzerine yanıcı madde olan naylon örtüldüğünü, örtülerin ucunun müvekkili şirkete ait tersane sınırına yayıldığını, ... işletmesinin çekme mesafesine uymuş olsa idi yangının bu tekneye sıçrama riskinin de olmayacağını, burada komşu işletme ...nın sahibi ...'nın da kusurunun bulunduğunu, bu sebeple davanın ...'ya  ihbarı gerektiğini, ayrıca davalı ...'ye ait ... adlı teknenin ... şirketince düzenlenmiş 01/06/2019-01/06/2020 tarihleri arası geçerli Gezinti Tekneleri Sigorta Poliçesi bulunduğunu, davacı sigorta şirketine ve sigortalı ...'e bu konuda bilgi verildiği halde ... bu konuda bir müracaatları olmadığını, arabuluculuk aşamasında sürece dahil edildiğini, yangın nedeniyle müvekkili şirketten ayrıca ... ve ... de rücuen tazminat talebinde bulunduklarını, davaların ... Mahkemesi'nde görüldüğünü, oluşan tek bir hasara üç farklı sigorta şirketinden ödeme yapıldığını, olayda tarafların kusuru, oluşan hasarın miktarı, hasardan sorumlu kişilerin belirlenmesi hususlarının yargılamayı gerektirdiğini, bahsi geçen yangında davalı müvekkili şirketin hiç bir kusurunun bulunmadığını, tarafların kusur oranları yönünden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, ...isimli yatta ekspertiz raporunda belirtildiği kadar hasar meydana gelmediğini, ekspertiz raporlarının gerçeği yansıtmadığını, hasar tespiti yönünden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, tüm bu nedenlerle müvekkili şirket aleyhine başlatılan icra takibine itiraz edildiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte dava dilekçesinde talep edilen bedelin çok fahiş olduğunu, yangının davacı sigorta şirketine sigortalı ...'e ait özel yata sirayet etmediğini, yangın hasara sebebiyet verse de sigortalı yatta iddia edildiği kadar hasar meydana gelmediğini, bu yatın yangından çok önce karaya bakım ve tamiratları yapılmak üzere çekildiğini, direği boyanmak üzere sökülmüş yerde bulunmakta iken yangının sıcağı nedeniyle sadece direk ve tekne gövdesinin bir kısmının boyasının sıcaktan zarar gördüğünü, teknede yangın olsa da olmasa da komple bir bakım ve tamirat yapıldığını sigorta şirketinin talep ettiğinin bu rakam olduğunu, yangından önce komple bakım ve onarım için ustalardan teklif alındığını bunun için 500.000,00 Türk Lirası teklif verildiğini, bu refit hizmetleri bedeli yani sıfırdan yapım bedeli olduğunu, yangından sonra da bu yatın tamiratı öncesinde birçok ustadan yazılı malzeme ve işçilik fiyat teklifleri aldıklarını, ancak fiyat teklifi veren firma ve kişilerin fiyat tekliflerinin iddia edilen hasar bedelinin çok altında olduğunu, bu nedenle gerçek hasarın tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, sigorta ekspertiz raporuna göre rücu isteminin haksız ve yersiz olduğunu, kusur oranlarının ve gerçek hasarın tespiti için tüm delillerle birlikte keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması, gerçek hasar ve sorumluların tespiti gerektiğini savunarak, tüm bu nedenlerle öncelikle oluşan hasarlardan sorumluluğu olan üçüncü kişi ...'ya davanın ihbarına, tarafların kusur oranlarının tespiti yönünden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına, davacı sigorta şirketine sigortalı ...isimli yatta yangından kaynaklanan hasarın tespiti için keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına, dava sonunda müvekkil şirket aleyhine haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davaya konu kazada en ufak bir kusurunun bulunmadığını, yangın çıktığı esnada müvekkiline ait ... isimli gezi teknesinin, diğer davalının işletmesine ait tersanede kışlama bakımları yapılmak üzere bulunduğunu, bahsini ettikleri bakımların yapılması için tersane ile anlaşılması esnasında müvekkilinin tekneye müdahele etmesi beklenemeyecekken tedbir alması hususunda da bir sorumluluğunun beklenmemesi gerektiğini, şayet mahkemece müvekkilinin kusuru, taraflarınca kabul edilmese dahi, tespit edilirse de davacı şirket tarafından kabul edilen ve ödenen tazminat miktarlarının oldukça fahiş ve gerçeği yansıtmayan rakamlar olduğunu, olayın meydana gelmesi akabinde tutulan olay yeri inceleme tutanakları ve itfaiye yangın raporlarında zarara ilişkin belirleme bulunmamakla birlikte olay yerinden çekilen fotoğraflarda ve sundukları fotoğraflarda da anlaşılacağı üzere meydana gelen yangının bitişikte bulunan ... isimli tekneye sıçramadan söndürüldüğünü, ancak buna rağmen sanki bitişikteki tekne de alev almış gibi belirlemeler yapılarak aslında doğmamış bir zararın rücuen tazminatı yoluna gidildiğini, yangın esnasında yan tarafta bulunan ... adlı teknede meydana gelen hasar, alevin sıcaklığından etkilenmek kaydı ile diğer teknelerin toz veya boya artıklarından korunmak için kullanılan naylon malzemenin erimesi ve bu şekilde teknenin bordasında bulunan epoksi elyaf ve kontrplaka zarar vermesi şeklinde oluştuğunu, bir diğer deyişle tekneye örtülü naylon malzemenin erimesi tekne bordasındaki boyayı erittiğini ancak ahşap malzemeye en ufak bir zarar vermediğini, ...isimli teknenin bordası zımparalanıp yanmış kısımdan arındırılarak epoksi tamiratı ve boya ile eski durumuna getirilebilecek bir hasar olduğunu, bu durumun tespiti için taraflarınca uzman kişilerden talepte bulunulduğunu ve meydana gelen hasarın giderilmesi için 23/05/2020 tarihinde 15.000,00 TL + KDV fiyat teklifi alındığını, bu fiyat teklifinin .... yetkilisi ... tarafından yapıldığını, kendisinin tanık olarak da dinlenilmesini talep ettiklerini, bir diğer teklif sahibi olan ...'nun ise aynı minvalde hasarlar tespit ederek 13.000,00 TL masraf çıkardığını, yine dilekçeleri ekinde sundukları fotoğraf ve videolardan meydana gelen hasarın davalı şirketin iddia ettiği gibi 30.000,00 Euro civarında olamayacağının anlaşıldığını, bir diğer itiraz ettikleri hususun ise ...isimli teknenin müvekkilinin teknesinin bulunduğu değil, bitişik tersane işletmesinde bakımda olması ve bitişik tersane işletmesinin sınırlarına sıfır şekilde tekneyi yerleştirmesi olduğunu, şayet müvekkiline ait teknenin bulunduğu tersane gibi muntazam bir mesafe bulundurulsa söz konusu zararın da meydana gelmeyeceğini, dosyaya sunulan resimlerde müvekkiline ait teknenin yaklaşık 1,5 metre sınıra uzaklıkta bulunduğu ancak diğer teknenin bordasının bitişik işletme tarafından tam sınıra yanaştırıldığının da görüldüğünü, hal böyle iken oluşan zararın ... isimli tersane işletmesine ait olduğu, ilgili tersanenin işletmesine haiz olan özel ya da tüzel kişinin de davaya ihbarı gerektiğini, ayrıca müvekkilinin hasar meydana geldiği tarihte geçerli olan ve ... ile imzalanmış sigorta poliçesi bulunduğunu, ilgili sigorta şirketinin de davaya dahil edilmesi gerektiğini, bununla birlikte aynı konuda daha önce davacısı ... olan ve ...Mahkemesi'nin ....Esas ( yeni ... Esas ) sayılı dava dosyası ikame edilmiş olduğundan işbu davaya ilişkin derdestlik itirazlarının bulunduğunu, bunun yanında aynı alacağın yine ... İcra Dairesi'nin ... Esas ve ... Esas sayılı dosyalarına konu edildiğini, ayrıca mezkur davada da müvekkilinden talep edilen tutarın birebir işbu davada olduğu gibi 8.992,91 Euro olmakla esasen aynı tutarın ..., .... ve işbu davada .... tarafından talep edilmekle, her üç davanın da kabulü halinde tahsilde tekerrür oluşacağının açık olduğunu, işbu yönleriyle de davanın reddini talep ettiklerini, her ne kadar işbu davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ikame edilmişse de, müvekkili yönünden ticari bir dava söz konusu olmadığından davanın görev yönünden reddine, davaya konu alacaklar zaman aşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı ... cevap dilekçesinde; davacının müvekkili şirket nezdinde ... nolu 01/06/2019-01/06/2020 vade tarihli Gezinti Tekneleri Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçenin varlığı davaya konu talebin doğrudan ödenecek olduğu anlamına gelmediğini, yetki  ve zamanaşımı itirazında bulunduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, ayrıca poliçe içerisinde muafiyet düzenlemesinin de bulunduğunu, poliçe kapsamında tekne sorumluluk teminat limitinin 120.000,00 TL olarak düzenlendiğini ve bu limit ile sorumluluğunun sınırlı olduğunu, ayrıca poliçe içerisinde muafiyet düzenlemesi de bulunduğunu buna göre muafiyet sigorta bedeli üzerinden %50 tenzili muafiyet uygulanacağını, meydana gelen yangın sonrası sigortalı tarafından yapılan ihbar neticesinde yangının meydana geliş şekli ve hasar tespiti maksadıyla eksper incelemesinin gerçekleştirildiğini, davacı sigorta şirketi tarafından ... teknesinde meydana gelen hasarla ilgili olarak rücuen tazminat davası açıldığını, aynı tekne ile ilgili olarak daha evvelden ... tarafından da talep iletildiğinin anlaşıldığını, bu kapsamda incelendiğinde davaya konu teknede davacı sigorta şirketinin %40, ....'nin %30, ...'nın ise %30 oranında teminatının olduğunun anlaşıldığını, buna göre kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin tazminat sorumluluğuna gidilecek olur ise dahi hesaplamanın garamaten poliçe teminat limitleri uyarınca yapılması gerektiğini, müvekkil şirkete ... tarafından gelen talep üzerine davaya konu ... teknesinde meydana gelen zararın tespiti için eksper incelemesi yaptırıldığını, müvekkili şirketçe yaptırılan tespitin Hazine Müsteşarlığı’na bağlı bağımsız eksper tarafından yapılan tespitler doğrultusunda gerçekleştiğini, uyuşmazlığın çözümünün, zararın miktarını belirleyen ekspertiz raporlarının hukuki niteliğinin irdelenmesini gerekli kıldığını, ekspertiz raporlarının delil niteliği taşıdığını belirleyen Yasa kuralı ile sigorta ekspertizlerinin sigortalayan ve sigorta ettirene karşı tarafsız ve bağımsız çalışma ilkeleri gereği tazminat yükümlüğünü doğuran olayların nedenlerini ve zarar miktarını ortaya koyan raporlarının hukuken geçerli belge niteliği taşıdığının kabulünün zorunlu olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirket aleyhine tazminata hükmedilmesi halinde ekspertiz raporunun dikkate alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere, talep edilen hasar bedelinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, davacının talebinin fahiş olduğunu, müvekkili şirketin gerçek zarardan sorumlu olduğundan, davacı tarafın talep ettiği tazminat tutarının da fahiş olduğunu, mahkeme tarafından kusur ve hasar miktarı yönünden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, kabul anlamında olmamakla, öncelikle davaya konu hasarın teminat kapsamında olup olmadığının tespiti ile gerçek zararın tespiti için konusunda uzman bilirkişiler aracılığı ile bilirkişi raporu alınması ve davacının aracındaki gerçek hasar miktarının tespit edilmesi gerektiğini, ispat yükünün zarara uğradığını iddia eden davacıda olduğundan masrafların da davacı tarafından karşılanması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini ve dava konusu olaya uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu, davacı sigorta şirketi tarafından huzurdaki dava açılmadan evvel müvekkili şirkete yapılmış usule uygun bir başvuru bulunmadığını, bu nedenle faiz başlangıç tarihinin ancak dava tarihi olabileceğini, ayrıca faiz türünün de hatalı olarak talep edildiğini somut olaya uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br> İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;  dava dışı, ...ün  ...  adlı özel teknesini ...  numaralı Tekne İnşaat Sigorta Poliçesi ile davacı sigorta şirketine sigorta  ettirdiği, bağlama limanı  ...  olan ... numaralı  1993  Türkiye yapımı olan ...isimli  ağaç teknesinin  ...ilçesinde faaliyet gösteren ... 'ne ait çekek sahasına onarım ve yineleme maksadı ile  çekildiği sırada 17/05/2020 tarihinde bitişikte bulunan ...'ne ait çekek yerinde karaya çekilmiş durumda olan maliki ...  olan ve ... isimli ağaç teknede yangın başladığı ve sigortalı tekneye yangının sirayet ettiği, her iki tekneninde farklı çekek sahasında bulunduğu, mahkemece dava konusu edilen yangın yerinde keşif yapıldığı, yangın bilirkişisinin düzenlediği rapora göre, ...tekneye enerji sağlayan pedeskal panolarının orjinal olmadığı, ... İşletmelerinin yasal mevzuata göre \"çekek alanında her an kullanıma hazır ve etkin bir yangın söndürme/ yangınla mücadele sistemi\" konusunda deniz emişli tulumbalarına alternatiflerinin bulunmaması, yangına ilk müdahalelerinin yetersiz bulunmasına bağlı olarak \"Tali Kusurlu\" olduğu, ... isimli teknenin sahibi olan ...'nin teknesinde almış olduğu yangın önleme tedbirlerinin yetersiz ve uygun olmadığı görüldüğünden yangının çıkmasında \"Asli Kusurlu\" olduğunun bildirildiğini, hükme esas alınan Gemi Mühendisi ...'in, 07/08/2024 tarihli raporunda; ...isimli teknede yapılan onarımların 15 iş gününde yapılabileceğini, ... isimli teknede yapılan onarımların ihtiyati maliyetinin hasar tarihi itibari ile 7.397,63 Euro (KDV Hariç), 8.729,20 Euro (%18 KDV Dahil) hesaplandığını, davacı sigorta şirketinin hesaplanan maliyetten hissesi oranında (%40) sorumlu olduğu, muafiyet düşüldükten sonra 1.691,68 Euro hasar tazminatı hesaplandığını bildirdiğini, 07/08/2024 tarihli  havale tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli ve yeterli gerekçeyi içerir nitelikte olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, ...Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına davalıların yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, 1.691,68 Euro  asıl alacağa takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar ve fiili ödeme günündeki döviz alış kuru üzerinden EURO alacak için işleyecek Yıllık Mevduata Kamu Bankalarınca Fiilen Uygulanan işlemiş faiz olmak üzere takibin kısmen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, icra inkar tazminatı talebinin şartları oluşmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; istinafa konu davada, hasar tespitine dair alınan bilirkişi raporu sonrası taraflarınca çeşitli itirazlarda bulunulduğunu, ancak bilirkişinin ne kök raporunda ne de ek raporunda söz konusu itirazlarının dikkate alınmadığını, dosyada hasarın tam olarak ne olduğunu gösteren iki farklı belge bulunduğunu, birincisinin itfaiye yangın raporu, diğerinin de hasarın tazminine dayanak ekspertiz raporu olduğunu, direkt yangına müdahale eden itfaiye ekipleri tarafından tutulan yangın raporunda hasarlı malzemelerin kalem kalem belirtildiğini ve 12 farklı kişi tarafından imza altına alındığını, bu raporlar sonucu müvekkili sigorta şirketi tarafından gerekli ödemelerin yapıldığını, ancak hükme esas teşkil etmesi için alınan, hasar tespitine yönelik bilirkişi raporunda, bilirkişinin sadece kendi yaptığı tespitleri yuvarlak bir dille açıklamaya çalıştığını ve varsayımsal olarak  bir rapor hazırladığını, yangında hasar gördüğü tespit edilen parçalar ve malzemelerin varlığından dahi bahsetmediğini, raporlar arası çelişki giderilmeden bilirkişi raporunun hükme esas teşkil edildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; hatalı ve eksik gerekçe ile hüküm kurulduğunu, 07/08/2024 tarihli bilirkişi raporuna itirazları değerlendirilmeden hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, bilirkişi raporunda \"...isimli teknede hasar bedeli hususunun irdelendiği, kusur durumunun irdelenmediğinin belirtildiğini, oysa tarafların kusur durumlarına göre sorumlu oldukları zararın belirlenmesi gerekeceğinden bu hususun da bilirkişi raporunda açıklanması gerektiğini, bilirkişi raporunda; \"dosya içeriğindeki resimlerin irdelenmesinde ... adlı ahşap guletin sancak bordasında yaklaşık 20 m2 yüzeyin yangından etkilendiği\" belirtilmiş malzeme ve işçilik bedelleri de 20m2 alana göre hesaplandığını, oysa dosya kapsamında böyle bir tespit bulunmadığını, keşifte dinlenen taraf tanıklarının yaklaşık 10-15 m2'lik bir alanın yangından etkilendiğini belirttiğini, önceki bilirkişi raporlarında da 15m2'lik bir alan için hesaplamalar yapıldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise 20m2 dikkate alınarak 5 m2'ik alan için fazladan işçilik ve malzeme bedeli hesaplandığını, davacı sigorta şirketinin yaptırdığı ekspertiz raporunda belirtilen ve davada talep edilen bedelin yangın hasarı ile ilgili olmadığı, teknenin komple refit bedeli olduğu, yangın olmasa dahi zaten bu tadilat ve tamiratların yapılması için teknenin karaya çekilmiş olduğu, teknenin komple boyasının yapılacağı, keşifte dinlenen tüm tanık beyanları ile ispatlandığı gibi tadilat ve tamirat işlemlerini yapan ... isimli kişinin düzenlediği fatura detaylarında da açıkça görüldüğünü, fatura detaylarında, kullanılan malzeme ve işçilik bedellerin teknenin tamamının bakım onarım, boya malzeme ve işçilik bedelleri olduğunun açık olduğunu, bilirkişi raporunda faturaların irdelenmesinde faturadaki bazı malzemelerin nerede kullanıldığının tespit edilemediği, malzemelerin fazla yazıldığının belirtildiğini ancak buna rağmen davacı sigorta şirketinin hasar tazminatına ödemeye esas aldığı dosya içeriğindeki 2 faturada bulunan malzeme kalemlerinin incelendiği ve buna göre bedel hesapladığının belirtildiğini, bu yönü ile bilirkişi raporunun kendi içinde çelişkili olup neredeyse teknenin 10 aylık refit (yenileme) bedeline yakın hasar ve malzeme bedeli çıkaran Ekspertiz Raporuna ve rapora esas alınan faturalara itibar edilmemesi gerektiğini, teknenin tüm onarım işleri ve kullanılacak malzemeler için bir çok kişinin teklif sunduğunu, bu tekliflerde  teknede yapılması gereken işlemler ve malzeme miktarlarının tek tek belirtildiğini, bilirkişinin bunu dikkate almadığını, teknenin komple bakım için karaya çekildiğini ve komple bakım yapıldığını ve komple bakım için işçilik ve malzeme bedellerinin tamamına fatura düzenlettirildiğini ve sigorta şirketinden bu bedelin tahsil edildiğini, bilirkişi raporunda esas alınan faturaların teknenin komple refit bedeli olduğundan bilirkişi raporunda hesaplanan yangından kaynaklı hasar bedelinin gerçeği yansıtmadığını, davacının taleplerinin gerçeği yansıtmadığı rakamların şişirilmiş olduğunun açık olduğunu, ... isimli yatta ekspertiz raporunda belirtildiği kadar hasar meydana gelmediğinin keşif ve bilirkişi raporları ile ispatlandığını, bilirkişi raporunda, hem ekspertiz raporu ve faturaların gerçeği yansıtmadığını belirttiğini, hem de dosyadaki 2 adet faturadaki malzeme ve işçilik kalemleri dikkate alınarak hesaplama yapıldığını belirttiğini, raporun kendi içinde çelişkili olduğunu, bilirkişi raporunda hesaplanan malzeme ve işçilik bedellerinin piyasa rayiçlerinin çok üstünde fazla hesaplandığını, tüm bu nedenlerle bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, mahkemenin delillerini değerlendirmediğini, tanık beyanlarına itibar edilmediğini, davalı müvekkili şirketin, ... adresinde yat çekek yeri işlettiğini, karaya çekilecek tekneler ve yatlar için tekne sahipleri ile karaya çekme kontratı düzenlendiklerini, davalı ...in, teknesini müvekkili şirkete ait tersaneye bakımını yapmak üzere bir aylığına çektiğini taraflar arasında 12/05/2020 tarihli kontrat düzenlendiğini, kontrata göre teknede oluşabilecek her türlü tehlike, zarar ve diğer teknelere vereceği zararlardan tüm sorumluluğun ...'ye ait olacağı, müvekkili şirketin sorumlu olmayacağının taraflarca kabul edildiğini ve kontratta açıkça belirtildiğini, bahsi geçen yangın ...'nin teknesinde meydana geldiğini bu yangından ve meydana gelen zararlardan müvekkili şirketin hiç bir kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığını, ... ile davalı müvekkili şirket arasında düzenlenen 12/05/2020 tarihli kontrat gereği; Sözleşmeye göre 13/05/2020 tarihi ile 13/06/2020 tarihleri arası bir aylık süre için davalı ... teknesini müvekkili şirkete ait tersaneye çekeceğini, sözleşmeye göre yatın her türlü sorumluluğunun yat sahibine ve kaptana ait olduğunu, yat sahibinin sigortasız ve vergi levhasız kişilerle çalışamayacağını, tersane içinde ateş yakılamayacağını, yat karada iken yatta yapılacak bakım ve tamiratın derecesini tersane yetkilisine bildirmek zorunda olduğunu, yat sahibi veya kaptanı ayrılırken tersaneye verdiği zarardan ve bıraktığı çöpten bizzat sorumlu olduğunu, bot şartelini Of'a almak ve akü başlığını çıkarmak tekne sahibinin sorumluluğunda olduğunu, saat 18:00'den sonra tersaneden elektrik alınamayacağını, elektrik kablosunu çıkarmanın tekne sahibinin sorumluluğunda olduğunu, tekne sahibinin diğer bir tekneye verdiği zarardan kendisinin sorumlu olduğunu, davalı ... ile davalı müvekkili şirket arasında düzenlenmiş sözleşme şartlarının değerlendirilmediğini, mahkemenin de bu hususu dikkate almadığını, ... adlı tekne karada komşu işletme ...işletmesi sınırından 2 m.'den fazla içeride karada çekili vaziyette olduğunu, hasar gördüğü iddia edilen ...isimli yatın ise, komşu işletme ...'ya ait ... işletmesi tersanesinde olduğunu ve sınırda ... Liman Başkalığı'nın talimatlarında belirlenen çekme mesafesine uyulmadan müvekkili şirketin işletmesinin tam sınırına çekili ve üzerine yanıcı madde olan naylon örtüldüğünü, örtülerin ucunun müvekkili şirkete ait tersane sınırına yayıldığını, .. işletmesinin çekme mesafesine uymuş olsaydı yangının bu tekneye sıçrama riskinin de olmayacağını, dosyaya sunulan fotoğraflar, tanık beyanları ile de, bu durumun ispatlandığını, ancak mahkemece dikkate alınmadığını, kararın gerekçesinde \"... İşletmelerinin yasal mevzuata göre \"çekek alanında her an kullanıma hazır ve etkin bir yangın söndürme/ yangınla mücadele sistemi \" konusunda deniz emişli tulumbalarına alternatiflerinin bulunmaması, yangına ilk müdahalelerinin yetersiz bulunmasına bağlı olarak \"Tali Kusurlu\" olduğu, ... isimli teknenin sahibi olan ...'nin teknesinde almış olduğu yangın önleme tedbirlerinin yetersiz ve uygun olmadığı görüldüğünden yangının çıkmasında \"Asli Kusurlu\" olduğu belirtildiği halde müvekkili şirket aleyhine asli kusurlu gibi hüküm kurulduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>İstinaf başvurusuna uyuşmazlık, davacı sigorta şirketinin sigortalıya ödediği tazminatın kusurlu olduğu iddia edilen davalı taraftan rücuen tahsili istemine ilişkindir.<br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1. maddesinde kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin, bu zararı gidermekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Halefiyet başlıklı 1472/1. maddesinde ise; \"Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.\" şeklinde  düzenlenme yapılmıştır.<br>Dosyadaki belgelere, mevcut delil durumuna, kararın dayandığı delillerle belirtilen gerekçelere, zararın meydana gelmesinde davalı ...'nin asli, diğer davalı ....nin tali kusurlu bulunduğu sabit olduğundan, davacının sigortalısına karşı zararın giderilmesinde müteselsilen sorumlu olmalarına, birbirleri arasındaki kusur oranının ve sorumluluk miktarının kendi iç meseleleri olmasına, rücu edilebilecek zarar miktarını hesaplayan bilirkişinin 07/08/2025 tarihli raporunun bilimsel verilere dayanan, çelişkileri giderir mahiyette olmasına, hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-... Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davacı yönünden alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davalı .... yönünden alınması gerekli 2.061,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.446,00 TL harcın bu davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile kesin olarak karar verildi. ...<br>...<br> <br><br><br><br><br><br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5e5cba446807779c","SID":"aacc4be6a20ccf1c"}}