{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/2011 <br>KARAR NO\t\t: 2025/802<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28.09.2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/1337 E. - 2022/1287 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 16.05.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 16.05.2025<br><br>\tManisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.09.2022 tarih 2021/1337 E. - 2022/1287 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacılar vekili, 29/11/2020 tarihinde ehliyetsiz sürücü ...'ün kullandığı ve davalı ...'ın maliki olduğu ... plakalı araç ile  davacıların çocuğu ...'a çarparak ölümüne neden olduğunu, aracın davalı ... şirketine ZMMS poliçesiyle sigortalı olduğunu, ceza dosyasında bulunan kusur raporuna göre sürücünün %100 oranında kusurlu olduğunu, sigorta şirketi tarafından 19/08/2021 tarihinde  43.724-TL ödeme yapıldığını, ödemenin düşük olduğunu iddia ile destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>\tDavacılar vekili 24.05.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle, dava değerini 503.806,75 TL'ye çıkartmıştır. <br>\tCEVAP:Davalı ... vekili, yetkili mahkemelerin İstanbul mahkemeleri olduğunu, davacılara 19/08/2021 tarihinde 43.724,00-TL ödeme yapıldığından müvekkili şirketin poliçeden doğan tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden kusur raporu alınması gerektiğini, müvekkili şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, avans faizine hükmedilmemesi gerektiğini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dosyaya sunulan 28/04/2022 tarihli hesap raporu ile davacıların destekten yoksun kalma tazminatı tutarlarının poliçe limitinden fazla olması nedeniyle sigorta şirketinin sorumluluğu yönünden garameten paylaştırıldığı ve yapılan ödemenin mahsup edildiği, davalı ... şirketinin, sigorta poliçesi kapsamında zarardan sorumlu olduğu, davalı ... araç sahibi olarak oluşan zarardan sorumlu tutulduğu, kaza tarihi 29/11/2020 olmasına rağmen, hüküm kurulurken, hükmün 1. ve 2. Fıkralarında \"kaza tarihi olan 29/11/2021 tarihinden\" şeklinde yazıldığı, yapılan hatanın açık yazım hatası olarak değerlendirildiği ve HMK'nın 304. maddesi gereği hata tashih edilerek, hükmün 1. fıkrasındaki ve 2. fıkrasındaki \"29/11/2021\" ibareleri çıkarılarak, yerine \"29/11/2020\" yazılarak hükmün, gerekçe yazım aşamasında tashih edildiği belirtilerek davanın kabulü ile, 188.975,49-TL Maddi tazminatın, (davalı ... 134.835,34-TL'si ile sınırlı sorumlu olmak üzere) kaza tarihi olan 29/11/2020 tarihinden itibaren (davalı ... yönünden 134.835,34-TL'ye başvuru tarihi olan 10/05/2021 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,314.831,26-TL tazminatın (davalı ... 226.060,81TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere) kaza tarihi olan 29/11/2020 tarihinden itibaren, (davalı ... yönünden 226.060,81-TL'ye başvuru tarihi olan 10/05/2021 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı ...vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... vekili, yapılan ödeme ile müvekkil sigorta şirketinin poliçeden doğan tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, dosya kapsamında alınan ve trafik bilirkişisinin 11.06.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre davalı araç sürücüsü tam kusurlu bulunmuş ise de, kusur tespitinin ATK Trafik İhtisas Dairesince yapılması gerektiğini, Aktüer Bilirkişinin 28.04.2022 tarihli raporuyla tespit edilen fahiş tazminat tutarlarının kabul edilmediğini, TRH 2010 ölüm tablosu ile %1,8 teknik faiz esas alınarak destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması ve müvekkili sigorta şirketi tarafından davacılara yapılan ödemenin güncellenmiş tutarının hesaplanacak olan tazminattan tenzili gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kaza sebebiyle davacılara herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, müterafik kusurun söz konusu olduğu durumlarda TBK m.52 maddesi uyarınca tazminattan hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin müvekkili sigorta şirketine yapılan başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası kabul edildiğinden, dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini belirtmiştir. <br>\tGEREKÇE :Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun  91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı ... ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’unun 92. maddesinin (f) bendi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının gereği manevi tazminat poliçe kapsamı dışında olduğundan davalı ... şirketinin  manevi tazminat talebi yönünden her hangi bir sorumluluğu söz konusu değildir. Buna karşın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun  85 ve 90. maddeleri kapsamında davacıların manevi zararından  işleten sıfatına haiz  araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumludur.\tSomut olayda 29.11.2020 tarihinde davalı ... şirketine ZMMS poliçesiyle sigortalı olan ve davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davacıların çocuğu olan yaya ...'a çarpması neticesinde küçüğün vefat ettiği, küçüğün vefatı sebebiyle mirasçıları davacıların kendisinin desteğinden yoksun kaldıklarından bahisle davalılar araç maliki, sürücü ve ZMMS poliçesini düzenleyen davalı ... şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulundukları, davalı ... tarafından 19.08.2021 tarihinde davacılara 43.724,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, alınan kusura ilişkin bilirkişi raporuyla davalı araç sürücüsü ...'ün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, aktüer bilirkişi raporuna göre KTK'nun 111. Maddesi gereğince davalı ... şirketince yapılan ödeme ile davacıların gerçek zararı arasında fahiş fark bulunduğu tespit edilerek, söz konusu ödemenin güncellenerek hesaplanan tazminattan mahsup edilerek davacıların destekten yoksun kalma tazminatının poliçe limiti de gözetilerek hesaplandığı anlaşılmıştır.  <br>\tBu durumda, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, hükme esas alınan bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, özellikle de ceza dosyasında alınan kusur raporuyla da örtüşen kusur raporuna göre davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun tespit edilmiş olmasına, aktüer bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada davalı ... şirketince yapılan ödemenin davacıların zararını karşılamadığının tespit edilmiş olması nedeniyle söz konusu ödeme güncellenerek, TRH 2010 ve progresif rant yöntemine uygun olarak hesaplanan tazminat tutarından mahsup edilmiş olmasına, zararın poliçe teminatı kapsamında kalmadığının kanıtlanamamış olmasına, mahkemece hükme esas alınan raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemiş ise de, davalı ... yönünden 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi gereğince rizikonun ihbar edildiği 10.05.2020 tarihine 8 iş günü ilavesiyle temerrüdün 20.05.2020 tarihinde gerçekleşmiş omasına karşın, mahkemece temerrüt faizinin sigorta şirketine başvuru tarihinden başlatılmış olmasında isabet bulunmadığı, bu yönüyle davalı ... vekilinin istinaf itirazının haklı ve yerinde olduğu, ancak iş bu hususun da yeniden yargılamayı gerektirmediği değerlendirilmekle, istinaf itirazlarıyla sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.09.2022 tarih 2021/1337 E. - 2022/1287 K. Sayılı kararının  Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, buna göre;<br>\t2-Davanın kabulü ile:<br>\t188.975,49-TL maddi tazminatın, (davalı ... şirketinin sorumluluğu poliçe limiti gözetilerek 134.835,34-TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere, temerrüt tarihi olan 20.05.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle) kaza tarihi olan 29/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,<br>\t314.831,26-TL maddi tazminatın (davalı ... şirketinin sorumluluğu poliçe limiti gözetilerek 226.060,81-TL  ile sınırlı sorumlu olmak üzere, temerrüt tarihi olan 20.05.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle) kaza tarihi olan 29/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,<br>\tAlınması gereken 34.415,03 TL harçtan, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 170,78 TL harcın ve davacı tarafından tamamlama harcı olarak yatırılan 1.550,00 TL olmak üzere toplam 1.720,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 32.694,25 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\tA.A.Ü.T. Uyarınca hesaplanan 73.418,74 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,<br>\tDavacı tarafça yapılan 2.070,70 TL yargılama giderinin, davacı tarafça yatırılan 170,78 TL peşin harcın ve 1.550,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 3.791,48 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,<br>\t6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13 maddesi gereğince UYAP sistem üzerinden arabuluculuk dosyasında yapılan inceleme neticesinde sarf kararında 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin Adalet Bakanlığı tarafından karşılandığı görülmekle, arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen  tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>\t6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi ve 29437 sayılı Yazı İşleri Yönetmeliğinin 207. maddesine  yargılama gideri için tahsil edilen paranın kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra yazı işleri müdürü tarafından ilgilisine iade edilmesine, hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine, <br>\t3-Davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 105,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 326,20 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... şirketine verilmesine,\t<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 16.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4b738b410d68aafa","SID":"bda46ebc75ee2420"}}