{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1913 <br>KARAR NO\t\t: 2025/791<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/09/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/125 Esas - 2024/559 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tapu İptali ve Tescil <br>KARAR TARİHİ \t: 15/05/2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 15/05/2025<br>                     <br>Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/09/2024 tarih 2023/125 Esas 2024/559 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ...<br>tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA :Davacı vekili, ... Ada ... parsel taşınmazın, davalı .... Kooperatifleri Birliği adına kayıtlıken birliğe bağlı ... Kooperatifine devredildiğini, davacının 26.02.2013 tarihinde ortak olmak üzere kooperatife başvurduğunu, taşınmazın bedelini ödediğini, ancak adına tescilinin yapılmadığını, taşınmazın ferdileşeme ile davalı ...'a devredildiğini, bu davalı tarafından da davalı ...'ya satışının yapıldığını, söz konusu tescilin yolsuz olduğunu, belirterek; taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 20.000,00-TL tazimatın davalı kooperatiften tahsile karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalılar ... Konut Yapı Koop. vekili, birliğin kooperatifler üst birliği olup ortaklarının kooperatifler olduğunu, husumeti bulunmadığını, davacının 2013 yılında arsa tahsis edilmesi için kooperetife başvuruda bulunduğunu, gerekli ödeme planına göre ödemelerini yaptığını, 2016 yılına kadar kooperatif ile herhangi bir irtibata geçmediğini, satış temsilcisinin ihmali sonucunda toplu olarak arsa tahsis işlemi yapılırken davacının talep ettiği taşınmazın üçüncü bir şahsa devrettiğini, bu hatanın 2016 yılında  fark edildiğini, kooperatif üzerine kayıtlı herhangi bir taşınmaz olmadığı için davacıya emsal nitelikte başka bir taşınmazın mülkiyetinin de devrinin yapılamadığını, davacının emsal değerdeki taşımazın mülkiyetinin verilmesi talebinin karşılamasının mümkün olmadığını, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ..., tapu maliki olmadığı için husumeti bulunmadığını, davalı kooperatifin ortağı olduğunu, yasal ve geçerli ortaklık sözleşmesi ile mal sahibi olduğunu, ferdileştirme sonucu mülkiyetini tapudan aldıktan sonra taşınmazı  devrettiğini, ferdileştirmenin kooperatif tarafından yapılan işlemler olduğunu, kendisinin de gerekli ödemelerini eksiksiz yaptığını, davacının durumu hakkında bilgi sahibi olmasının mümkün olmadığını, iyi niyetli olarak kooperatiften taşınmaz iktisap ettiğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davalının dava konusu taşınmazı davalı ... isimli şahıstan 40.000,00-TL karşılığında tapu sicil kaydına itibar ederek satın aldığını, müvekkilinin ayni hak kazanırken tescilin yolsuz olup olmadığını bilmediğini ve bilebilecek durumda olmadığını, tapudaki kayda güvenerek ayni bir hak kazanan iyiniyetli kişilerin bu kazanmalarının tapu kaydı doğru olmasa dahi  korunacağını, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ  : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı ... Kooperatifine üye olduğu, üyelikten kaynaklı talep edilen ödemelerini yaptığı, kooperatif tarafından dava konusu olan taşınmazın davacı adına tahsisinin yapıldığı, ancak ferdileşme işleminin gerçekleşmesi sırasında davacı adına ferdileşmenin yapılmayarak davalı ... adına ferdileştirmenin yapılmasında davacıya atfedilebilecek herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davalı kooperatifin kendi kusuruna dayanamayacağı, davalı ... tarafından da dava konusu taşınmazın kooperatiften devraldığı bedelden daha düşük bir bedelle önceki eşi olan ...'ya devretmiş olmasında iyiniyetli sayılamayacağı, belirterek; tapu iptal tescil isteminin kabulüne karar verilmiştir.<br>Karara karşı davalılar tarafından istinaf  kanun yoluna başvurulmuştur.<br>DAİREMİZİN 29/12/2022 TARH VE 2020/663 E. 2022/1954 K. SAYILI KALDIRMA KARARININ ÖZETİ : Davacının ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiği, kooperatife her hangi bir borcu bulunmadığı, davacının kooperatif üyesi olduğunun kabulü isabetli olduğu, kooperatif tarafından davacıya tahsis edilen dava konusu ... ada ... parsel sayılı taşınmazın 24.12.2015 tarihli ferdileşme işlemi ile davalı ... adına tescil edildiği,  ancak, davalının da kabulünde olduğu üzere esasen davalıya tahsis ve tescil edilmesi gereken taşınmaz ... ada ... parsel sayılı taşınmaz olduğu, davacı adına tahsisli taşınmazın davacının üyeliği devam ettiği sürece bir başka üyeye tahsis edilemeyeceği için davalı adına bu tahsis ve tescil işleminin yolsuz olduğu,  tapu kütüğündeki sicile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunacağı, her ne kadar İDM tarafından taşınmazın tapudaki devir bedeli ile tapu maliki son davalı ...'in davalı ...'ün 2001 yılında boşandığı eski eşi olması nedeniyle iyi niyetli olmadığı kabul edilmiş ise de bu hususta yapılan inceleme ve araştırma yetersiz olup eksik inceleme ile karar verilemeyeceği, bu kapsamda İDM tarafından ispat yükünün davacının üzerinde olduğu gözetilerek, tarafların tüm delilleri eksiksiz toplanarak, tanıkların dinlenmeli, davacının yemin deliline dayandığı gözetilmeli, davalıların sosyal ekonomik durumu araştırılmalı, taşınmazın bedelinin nasıl ödendiği, davalıların 2001 yılında boşandığı, davalı ...'nün 2003 yılında yeniden evlendiği, taşınmaz satışının 2016 yılında yapıldığı üzerinde durularak, taşınmazın kimin tasarrufunda bulunduğu kim tarafından kullanılığı değerlendirip, tartışılarak; davalı ...'in iyi niyetli olup olmadığı tespit edilerek oluşacak sonuca göre oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek davanın esası hakkında karar verilmesi gerektiği, belirtilerek; kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>KALDIRMA KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :  Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya tahsis edilen dava  konu  ... ada ... parsel sayılı taşınmazın  24/12/2015 tarihinde davalı ... adına tescil edildiği, taşınmazın 17/08/2016 tarihinde 12275 yevmiye işlemi ile diğer davalı ... adına satış yolu ile  tescil edildiği, son  tapu maliki davalı ...'in davalı ...'nün 08/12/2001 yılında boşandığı eski eşi  ise de  davalılardan ...nün 08/07/2003 tarihinde başka bir evlilik yaptığı, davalılardan ... 'in hizmet dökümünde 01/09/2003 tarihinden  beri emekli olduğu ve emekli olduktan sonra da 09/ 2015 tarihinden itibaren de sigortalı olarak  çalışmaya başladığı ve  devam ettiği, üzerine iki adet taşınmazın bulunduğu, davacının yemin teklif etme hakkını kullanmadığı, mahkememizce toplanan deliller ve tanık beyanlarına göre davalıların danışıklı olarak hareket ettikleri kötüniyetli iddiasının kanıtlanmadığı, iyiniyetin asıl olduğu, davalılar ... ve ...'nün kötü niyetli kabul edilmelerine imkan  bulunmadığı, bu nedenle davalılardan ... 'in tapu kaydına güvenle oluşan kazanımlarının korunması gerektiği, davalı kooperatifinin 20/09/2017 tarihinden itibaren tasfiye halinde olduğu, dava tarihi itibariyle davacıya tahsis edilecek davaya konu taşınmaza eşdeğer nitelikte taşınmaz bulunmadığı,  davacı ortağın davalı kooperatife ve üst birliğe borcu bulunmadığı, ortağa tahsisin mülkiyeti geçiren bir işlem olmadığı kooperatif ile iç ilişkide hak bahşeden  bir hak olduğu, dava konusu arsa niteliğindeki taşınmazın 11/05/2018 dava tarihindeki rayiç değerinin 97.200,00-TL olduğu, davacının 20.000,00 TL lik talebini 11/09/2019 tarihinde 77.200,00-TL artırdığı, belirtilerek; davacının daavalılar  .... Kooperatifleri birliği ve ... Konut Yapı Kooperatifi ve  hakkında açılan tapu iptali tescili davasının reddine, Maddi tazminat davasının ise kabulüne, 97.200,00-TL nin  dava tarihi 11/05/2018 den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar  .... Yapı Kooperatifleri birliği ve ... Arsa Konut Yapı Kooperatifinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, diğer davalılar ... ve ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.<br>Karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davalıların eski eş oldukları ve görüştüklerini, dava konusu taşınmazı davalı ... tarafından 70.000-TL bedelle satın alındıktan 7 ay gibi kısa süre sonra 40.000-TL bedelle diğer davalı ...'e satıldığını, davalı ...nün mali durum araştırmasına göre emekli olduğu başka geliri, bankada parası olmadığı halde taşınmazı 30.000-TL daha düşük bedelle satmasının hayatın olağan akışına aykırı lduğunu, Davalı ...'nün taşınmazı yatırım amacı ile satın aldıktan 7 ay sonra tanık müşterek çocukları ...'un beyanına göre maddi sıkıntıları olması nedeniyle satmasının gerçekle bağdaşmadığını, birbirleriyle görüşmeyen davalılar arasında müşterek çocukları ...'un tapuda yapılan satış sırasında satış bedelinin tamamının ödenmediğine ilişkin beyan ettiğini, ev temizliğine giden davalı ...'in 33-36 yaşlarında çocukları için borç bilezik alarak yatırım amacı ile taşınmaz satın alamayacağını, taşınmazı borç bilezik ile satın aldığını ve bilezik borcunu 1 yıl içerisinde ödediğini iddia eden davalı ...'in satış tarihinden sonraki 1 yıl içerisinde sadece 13 gün sigortalı çalıştığını, davalı ...'nın ...'a yapılan tapudaki yolsuz tescili bilebilecek kişilerden olduğunu, iyi niyetli alıcı olarak kabul edilemeyeceğini, davalı ... adına yapılan tescilin yolsuz tescil olduğu kabul edilmesine rağmen ... hakkındaki davanın da red edildiğini, belirterek; kararın kaldırlmasını talep etmiştir.<br>Davalılar vekilleri istinafa cevap dilekçesi ile davacının istinaf başvurusnunun reddini talep etmiştir.<br>GEREKÇE : Dava, kooperatif ortağı olan davacıya taşınmaz tahsis edilmediği iddiasına dayalı, tapu iptal tescil olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>2.\tToplan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; kaldırma kararında belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davalı ...'ın kooperatife karşı tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine, taşınmazı davalıdan satın alan diğer davalı ...'nın TMK 1023 kapsamında kötünü niyetli olduğunun ispatlamamasına,  dava tarihi itibariyle davacıya tahsis edilecek davaya konu taşınmaza eşdeğer nitelikte taşınmaz bulunmadığından davalı kooperartifin dava konusu arsa niteliğindeki taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerininden sorumlu tutulmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.<br>Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 2.087,60-TL'nin mahsubu ile bakiye fazla alınan 1,472,20-TL harcın talep halinde yatırana iadesine,<br>3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere15/05/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a46430ddd2543a80","SID":"9bad53c9f03e6228"}}