{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/316 <br>KARAR NO\t\t: 2025/762<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03.05.2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/408 D. İş 2023/406 K.<br>TALEBİN KONUSU\t: İhtiyati haciz<br>KARAR TARİHİ\t: 08.05.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 08.05.2025<br><br>\tMuğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 03.05.2024 tarih 2023/408 D. İş 2023/406 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tTALEP : İhtiyati haciz isteyen vekili, ihtiyati haciz talep eden alacaklının borçlu ... Şirketinde 1Haziran 2018 tarihinden itibaren %50 oranında hissedar olduğunu,  Malta merkezli ... (...) isimli şirkette \"company secretary\" (şirket adına yetkili ...) ile imzalanan sertifikadan da anlaşıldığı üzere 1.250 payın 625'i ihtiyati haciz talep edenin 625 hissesi ise şirketin olmak üzere yönetim kurulu adına sertifika imzalanarak  ihtiyati haciz talep edene teslim edildiğini, borçlu şirketlerin Malta menşei bir yabancı şirket olduğunu, yat turizmi alanında charter  seferler ile faaliyet göstertiğini,  ihtiyati haciz talep eden trafından yaklaşık 5 yıldır hem kâr payı hem de ... isimli geminin satış bedelinin tarafına ödenmesi için defalarca talepte bulunsa da hiçbir ödeme yapmadığını,  son olarak, şirketin diğer ortağı ve yetkilisi tarafından 14.11.2023 tarihli Declaration yazısının ihtiyati haciz talep edenine gönderildiğini, haksız ve hukuka aykırı olarak şirket tarafından ihtiyati haciz talep edenin şirketteki ortaklığı sona erdirilmek istendiğini,   şirket ortaklığın feshi ve tasfiyesi konusunda ısrarcı tavırlar sergilediğini belirterek;  ihtiyati haciz talep edenin 1.000.000-TL'lik alacağının tahsili (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla) 18421 official number, ..., ... isimli Bodrum limanına bağlı gemi üzerine İHTİYATİ HACİZ konulmasına konulmasını talep etmiş, mahkemece dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verilmiştir.<br>İTİRAZ : İhtiyati hacze itiraz eden vekili,  karşı tarafın  uyarınca ihtiyati haczi tamamlayan merasimi zamanında yerine getirmediğini, haczin gemi üzerine tatbik edilmesinden sonra asıl alacağı ile ilgili olarak icra takibine geçmemiş ya da bu hususta bir alacak davası açmadığını, hak düşürücü süre içerisinde gerekli işlemin yapılmadığını, ihtiyati haciz nedeniyle yatırılan teminat ile karşılanamayacak derecede, telafisi imkansız zararlar doğduğunu, ... şirketine ait 2018-2023 yıllarını kapsayan denetim raporuna göre şirketin herhangi bir karı olmadığı gibi her yıl şirket zarara uğradığını, bu zararın da şirketin diğer ortağı ... tarafından sübvanse edildiğini, kar payı alacağı olmaması bir yana ihtiyati haciz talep edenin şirketin %50 ortağı olarak tüm bu zarardan eşit olarak sorumlu olması nedeniyle şirketin alacağı bulunduğunu,  ihtiyati haciz talep ederken geminin satış bedelinin kendisine ödenmediği iddia etmiş ise de noter satış senedine göre gemi satış bedelini almadığını iddia eden tarafın \"satış bedelini nakden, defaten ve tamamen\" aldığını Noter huzurunda beyan ettiğini,  ihtiyati haciz talep eden tarafından muaccel alacağın olduğunu ispata yarayan ve taraflar arasında mevcut bir sözleşme ilişkisi, fatura ilişkisi, çek, bono, senet gibi kıymeti evraklar da dahil olmak üzere hiç bir belge sunulmadığını, şirket finansal tablosuna göre ihtiyati haciz talep edene şirket tarafından her yıl maaş ödemesi yapıldığını,  ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığını, belirterek; ihtiyati haciz kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, duruşmalı olarak yapılan inceleme neticesinde, ihtiyati haciz talep eden  vekili, alacağın dayanağı olarak şirket ortağı olduğunu ve şirketten alacaklı olduğunu beyan ederek, ihtiyati haciz talebinde bulunduğu, davacının davalı şirketten alacaklı olup olmadığı yargılama sonucunda ortaya çıkacak olup, alacak miktarı 2004 sayılı İİK'nun 257. vd. maddeleri gereğince talep eden yönünden yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediğni, davacının amacı para alacağını güvence altına almak olduğu, talep dilekçesinde belirttiği hususların alacağın varlığı hususunda kanaat uyandırıcı nitelikte olmadığı, yaklaşık ispat sağlanamadığı,ihtiyati haciz talep edenin davalı şirketten alacaklı olup olmadığı hususunun yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati haciz şartlarının mevcut olmadığı, belitilerek ihtiyati haciz kararına itirazın kabulüne karar verilmiştir<br>Karara karşı  ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili,ihtiyati haciz talep edenin ... Şirketinde 1 Haziran 2018 tarihinden itibaren %50 oranında hissedar olduğunu Malta merkezli ... (...) isimli şirkette \"company secretary\" (şirket adına yetkili ...) ile imzalanan sertifikadan da anlaşıldığı üzere 1.250 payın 625'i ihtiyati haciz talep edenin 625 hissesi ise şirketin olmak üzere yönetim kurulu adına sertifika imzalanarak  ihtiyati haciz talep edene teslim edildiğini, borçlu şirketlerin Malta menşei bir yabancı şirket olduğunu, yat turizmi alanında charter  seferler ile faaliyet göstertiğini, ,ihtiyati haciz talep edenin  hem şirketin 1/2 oranında hissedarı olup hem de bu seferlerde kaptan olarak çalıştığını,  ihtiyati haciz talep eden trafından yaklaşık 5 yıldır hem kâr payı hem de ... isimli geminin satış bedelinin tarafına ödenmesi için defalarca talepte bulunsa da  hiçbir ödeme yapmadığını, kaptanlık ücretini alamadığını, kâr payları, diğer alacak kalemleri ödenmesi bir yana dursun haksız ve hukuka aykırı olarak şirket ortaklığından ayrılmaya zorlandığını, karşı taraf tarafından şirketin zarar ettiği ve ...'in borçlu olduğu iddia edilse de mevcut ihtiyati haciz değişik iş dosyasının şirketin alacak veya borçları ile ilgili bir bağlantısı mevcut olmadığını, karşı taraf tarafından sunulan finansal raporların her zaman harici olarak düzenlenebilecek nitelikte olup delil olarak kabul edilmesi mümkün olmadığını,ihtiyati haciz talep edenin talep tarihinde  aylık maaşının 3.000 Euro olduğunu, karşı taraf tarafından ikrar edildiği üzere aylık çok cüzi miktarlar ödendiğini, hak ettiği ücretlerinin çok çok altında ücret karşılığında yaklaşık 5 yıl boyunca çalıştırıldığını, ihtiyati haciz talep edene gönderilmiş olan ücretlerin maaş ücreti değil teknenin bakım ve onarım giderlerine ve diğer ihtiyaçlarına yönelik olduğunu, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına müteakip karşı taraf şirket yetkilisi tarafından gemi başka bir ülkeye götürüleceğini, ihtiyati haciz talep edenin alacaklarına kavuşmasının imkanının ortadan kalkacağını, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davalılar vekili istinafa cevap dilekçesinde davacının istinaf başvurusunun reddini talep emiştir.<br>GEREKÇE : Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle itirazın kabulüne karar verilmiştir.<br>1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>2.\tİhtiyati haciz, İİK'nın 257. vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, bir para alacağının zamanında ödenmesini temin etmek için, mahkeme kararı ile borçlunun mal varlığına geçici olarak el konulması halidir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için, talepte bulunanın alacaklı olması, bu alacağın muaccel bulunması ve rehinle temin edilmemiş olması gerekir.  İhtiyati haciz talep tarihi itibarıyla henüz muaccel olmayan alacaklar yönünden ise İİK'nın 257/2. maddesindeki koşulların varlığı aranacaktır. Anılan madde uyarınca muaccel hale gelmiş olan ve rehinle temin edilmemiş olan alacaklar için ihtiyati haciz kararı verilebilecektir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 tarih ve 2019/2300 E. - 2019/5531 K). <br>3.\tGeçiçi hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsüdür. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmemektedir. Alacaklının, alacağın varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemede olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterli olup, buradaki ispat asıl davadaki gibi tam bir ispat değil yaklaşık ispattır.<br>4.\tİİK'nun 265. maddesinde ihtiyati haciz kararına itiraz sebepleri sınırlı olarak sayılmış olup, borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haciz kararının dayandığı sebeplere, Mahkemenin yetkisine ve teminata karşı huzuruyla yapılan hacizlerde, haczin tatbiki aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde Mahkemesine müracaat ile itiraz edebilir.<br>5.\tYukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olayın değerlendirilmesinde;  dosyadaki bilgi ve belgelere göre ihtiyati haciz talep edenin ileri sürdüğü alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği, mevcut delil durumu itibariyle ihtiyati haciz talebinin yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığının anlaşılmasına göre ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.<br>Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına ve İİK'nın 257. maddesindeki şartların somut olayda bulunmamasına göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-İhtiyati haciz talep edeninin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-İhtiyati haciz talep eden yönünden istinaf karar harcı olan 1.013,90-TL'den peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 586,30-TL'nin ihtiyati haciz talep edenden (alacaklı) alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati haciz talep edenin yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,\t<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b3c17f6c37f7e815","SID":"4032b0f05947f578"}}