{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/338 <br>KARAR NO\t\t: 2025/738<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/01/2025 <br>NUMARASI\t\t: 2023/202 E.<br>TALEBİN  KONUSU\t: İhtiyati Tedbire İtiraz\t<br>KARAR TARİHİ\t: 05.05.2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 05.05.2025<br><br>\tİzmir fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 21.01.2025 tarih 2023/202 E. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ...  tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tTALEP : İhtiyati tedbir isteyen vekili,  müvekkiline ait ... şirketinin 01.11.2001 tarihinden beri ...+şekil ve ...+şekil ibareli markaların fiili kullanıcısı ve gerçek hak sahibi olduğunu, davalı adına tescil edilen  2021/112730 sayılı markanın kaydına teminatsız devri ve lisanslamayı önleyici tedbir konulmasını, tescilli markayı müvekkiline karşı kullanmaması için tedbir kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davalının kullanımlarının davacının markasına tecavüz oluşturduğu iddiası yönünden SMK'nın 159. Maddesinde aranan yaklaşık ispat olgusunun gerçekleştiği gerekçesiyle tedbir talebinin 300.000 TL teminat karşılığında  kabulüne karar verilmiştir.<br>\tİTİRAZ : İhtiyati tedbire itiraz eden vekili, \tTürk Patent ve Marka Kurumu tarafından verilen 2 sınıflı 2021 2021 112730 tescil numaralı Marka Tescil Belgesine istinaden \"...+şekil ibareli markanın 12.08.2021 tarihinden itibaren kesintisiz on yıl süre ile sahibi olduğunu, ayrıca davalı müvekkil, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından verilen 2 sınıflı 2021 112462 tescil numaralı Marka Tescil Belgesine istinaden \"...\" ibareli markanın da 12.08.2021 tarihinden itibaren kesintisiz on yıllık süre ile sahibi olduğunu, davalının markayı yaratan, kullanan, emek ve sermaye harcayan taraf olduğu ve bu sebeple markaların tescilinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğunu, dava konusu markaların kullanımının hukuka uygun kullanımlar olduğunu, markaların davalı tarafından 12.08.2021 tarihinde 2 sınıflı ürünlerde başvuruya konu edildiğini, söz konusu davada bulunan markalar davalı tarafından tescilli olarak kullanıldığını, 04/11/2024 tarihli ara kararla davalının 2021/112730 sayılı markadan kaynaklanan haklarının kullanılmasının önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararının davalının sahibi olduğu tescili bulunan markalar açısından maddi ve manevi olarak telafisi olmayacak sonuçlara yol açacağından verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını  savunarak ihtiyati tedbire  itiraz etmiştir.  <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, mevcut delil durumu, bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirilerek verilen ihtiyati tedbir kararının dosya kapsamına ve yaklaşık ispat kurallarına uygun bulunduğu, bu kapsamda ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına yer ve gerek bulunmadığı gerekçesiyle tedbir kararına itiraz eden vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.      <br>\tKarara karşı davalı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili,  müvekkilin uzun yıllardır emek ve sermaye koyduğu, kurucusu bulunduğu şirketin hukuka uygun şekilde tescilli bulunduğunu, tescille korunan kullanımının ihtiyati tedbir kararıyla engellenmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı müvekkilin markayı yaratan, kullanan, emek ve sermaye harcayan taraf olduğu ve bu sebeple markaların tescilinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğunu, davacı tarafın markaların tescili için herhangi bir başvurusu olmadığı gibi müvekkilin davaya konu markasına da tescil tarihinden itibaren çok uzun müddet herhangi bir dava ikame etmediğini bu itibarla davalının 2021/112730 sayılı markadan kaynaklanan haklarının kullanılmasının önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine ilişkin 21/01/2025 tarihli ara kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tGEREKÇE : Talep, 2021/112730 nolu \"...+şekil\" ibareli  tescilin hükümsüzlüğüne ilişkin davada, ihtiyati tedbire itirazın reddinin istinafı talebine ilişkindir. <br>\tDavalı adına tescilli 2021/112730 nolu \"...+şekil\" ibareli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemine ilişkin davada, talep üzerine mahkemece 04/11/2024 tarihli ara kararla davalının 2021/112730 sayılı markadan kaynaklanan haklarının davacı tarafa karşı kullanılmasının tedbiren önlenmesine karar verildiği, davalı tarafça söz konusu ara karara karşı yapılan itirazın mahkemenin 21/01/2025 tarihli ara kararıyla reddine karar verildiği, iş bu itirazın reddi kararına karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.    <br>\tİhtiyati tedbir bir dava olmayıp, geçici hukuki korumadır. İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Bu yasa hükmüne göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.   <br>\tİhtiyati tedbir isteminde davanın esası açısından haklılığın yaklaşık olarak, ispat edilmesi ve tedbirin  uyuşmazlık konusu hususa ilişkin olması gerekir. Geçici hukuki koruma olan ihtiyati tedbirin, davanın yerine ikâme edilmemesi ve uyuşmazlığın esasını çözecek mahiyette olmaması, başka bir deyişle yargılamanın sonunda elde edilecek menfaatin ihtiyati tedbirle elde edilmemesi gerekir.  Aksi halde ihtiyati tedbir hukuki kurumu ile getirilmesi amaçlanan hükümlerle bağdaşmayacaktır. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse veya yasanın öngördüğü ölçüde ispat edilememişse, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir.  <br>\tMahkemece aldırılan bilirkişi raporuyla tarafların kullandığı işaretler ile mal ve hizmet sınıflarının benzer olup bilinçli ve dikkatli bir tüketici çevresi için şikayete konu markalarla ürünlerdeki kullanımın mal, hizmet ve işaret <br>açısından aralarında bağlantı olduğu ihtimali de dahil olmak üzere <br>karıştırılma ihtimali yaratacak, aynı markanın devam ürünleri olarak algılanabilecek düzeyde benzerlik bulunduğu ve bu durumun iltibasa yol açtığının tespit edildiği gerekçesiyle davacının ihtiyati tedbir isteminin kabulüne ve davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiş ise de; davacının talebinin markaya tecavüz iştemine ilişkin olmadığı, talebin önceki hak sahipliğine dayanarak markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olduğu, davalının markasının tescilli olup, davacının ihtiyati tedbir isteminin değerlendirilmesinin ancak yargılama sonucunda mümkün olabileceği, hükümle elde edilecek sonucun ihtiyati tedbir yoluyla elde edilmesinin mümkün olmadığı, diğer bir deyişle yargılamanın sonunda elde edilecek menfaatin ihtiyati tedbir yoluyla elde edilememesi gerektiği, eldeki davanın davalının tescilli markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkin olduğu ve davanın niteliğinin ihtiyati tedbir yoluyla tescilli markanın kullanımından kaynaklı hakların ileri sürülmesinin engellenmesine elverişli olmadığı, bu durumda davalının tescilli markasından kaynaklı haklarının davacı tarafa karşı kullanılmasının tedbiren önlenmesine yönelik davacının ihtiyati tedbir talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesinde isabet bulunmadığı, değerlendirilerek, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ilişkin 04/11/2024 tarihli ara kararının ve ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin 21/01/2025 tarihli ara kararının kaldırılmasına ve davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun  KABULÜ ile, İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin 21/01/2025 tarihli 2023/202 Esas sayılı ara kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davalı vekilinin ihtiyati tedbire itirazının KABULÜ ile, İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ilişkin 04/11/2024 tarihli ara kararın  KALDIRILMASINA,<br>\tKoşulları oluşmadığından davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,<br>\t3-İstinaf yoluna başvuranın ödediği istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati hacze itiraz eden davalı tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvuru harcı olan istinaf yargılama giderinin ihtiyati tedbir talep eden davacıdan alınarak, ihtiyati tedbire itiraz eden davalıya verilmesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere 05.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a49d89d20d7a7d8d","SID":"2afbeca09b022be9"}}