{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/627 <br>KARAR NO\t\t: 2025/779<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/02/2025<br>NUMARASI\t\t: 2024/447 E. 2025/116 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 09.05.2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 09.05.2025<br><br>\tManisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.02.2025 tarih 2024/447 Esas 2025/116 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, başkan ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDAVA :Davacı sigorta şirketi vekili, müvekkili şirketi nezdinde kasko sigorta poliçesi ile  sigortalanan ... plakalı aracın seyir halindeyken yola aniden çıkan köpeğe çarpması sonucu tek taraflı maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, sigortalı arata oluşan hasarın tazmini amacıyla hasar dosyası açılarak 01.08.2022 tarihinde sigortalısına 186.665,32 TL hasar bedeli tazminatı ödendiğini, davalı tarafın kusurlu olup meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu, karayolunun yapımı, bakımı ve işletilmesi ile ilgili KTK 13 ve 19.maddeleri gereğince davalının sorumlu bulunduğunu, söz konusu otoyolun ücret karşılığında işletilen bir yol olup davalı tarafın bu sebeple trafik güvenliğini sağlamakla sorumlu bulunduğunu, zararı karşılayan müvekkilinin TTK 1472 maddesi gereğince sigortalısına halef olduğunu ileri sürerek halefen istedikleri tazm,inat için başlatılan icra takibine karşı ileri sürülen itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tCEVAP : Davalı vekili vasıtasıyla sunduğu cevap dilekçesi ile Ankara Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili bulunduğunu, talebin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirkete kusur atfedilmemesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma i toplanan deliller, takip dosyası, bilirkişi raporları birlikte değerlendirilerek davanın kabulü ile icra takibine yapılan itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, yerel mahkeme tarafından dosyaya yalnızca tek bir bilirkişi raporu alınarak hüküm kurulduğunu, rapora yapılan itirazların dikkate alınmadığını, eksik incelemeye dayalı karar verildiğini, sadece kaza tespit tutanağı incelenerek kanaate varıldığını, teknik şartname 513.maddesi gereğince alınan raporda yoldaki galvanizli kafes, tel, tel çit, pano ve kare profilden düz çit direği dahi kontrol edilmediğini, müvekkili şirketin kusursuz sorumlu tutulduğunu, otoyola yabani hayvan girmiş olmasının tek başına gerekli önlem ve tedbirlerin alınmadığını göstermediğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istinaf konusu etmiştir. <br>\tGEREKÇE : Dava, kasko poliçesinden kaynaklanan  sigorta şirketi tarafından poliçe akitine ödenen bedelin onun yerine geçerek rucuen kusurlu olduğu iddia olunan karşı taraftan tazminine yönelik başlatılan takibe itirazın i,ptali istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/I-a maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re’sen) dikkate alınması zorunlu olmakla birlikte Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının 22.3.1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında \" Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.\" şeklinde açıklamalara yer verilmiştir. Buna göre sigorta ettiren hangi mahkemeye başvurabilecek ise ona halefen sigorta şirketi de aynı mahkemede dava açabilecektir. <br>\tSomut olayda dava dışı gerçek kişiye ait aracın davalının işlettiği otoyolda karşısına çıkan köpeğe çarpması sonucu hasarlanması ile oluşan hasar bedeli nedeniyle sigortalısına yapılan ödemenin davalılardan tahsili isteminde bulunmuştur.  Davacı sigorta eldeki davayı sigortalısına halefen açmış olup sigortalı gerçek kişi ile davalı taraf ücretli otoyol çalıştırıcısı olduğundan aralarında ücret karşılığında geçiş sözleşmesel ilişkisi  bulunmaktadır ve bu bakımdan davacı gerçek kişi olup sigorta ettirilen araç ise hususi otomobil olduğundan taraflar arasında TTK 4. maddesi kapsamında mutlak ya da nispi bir ticari ilişki bulunmamaktadır. Davacının ödeme yaparak kendi  yerine geçtiği taraf gerçek kişi olup sigortalanan araçta hususi araç olup davalı tarafın ücret karşılığında otoyol hizmeti verdiği benimsendiğinde davanın yerine geçtiği gerçek kişi şahıs 6502 sayılı yasa 73 vd maddeleri gereğince tüketici olup, davalı ile arasındaki ilişki tüketici işlemi ilişkisi olduğundan davaya bakma görevi Tüketici Mahkemelerine aittir. Anılan bu görev hususu kamu düzenine ilişkin olup davanın her aşamasında resen gözetilemesi gereken durumlardan olduğundan mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın Tüketici Mahkemesine gönderilmesi gerektiği halde işin esası hakkında karar verilmesi doğru  bulunmamıştır. Bu durumda ilk derece mahkemesince dosyada Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan dolayı davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile bakılması gerekirken yanılgıya düşülerek işin esası hakkında karar verilmesi hatalıdır. <br>\tBu durumda, davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılması usul ve yasaya uygun bulunmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının esasa ilişkin istinaf istemleri incelenmeksizin resen kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalının istinaf başvurusunun ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,<br>\t2-Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.02.2025 tarih 2024/447 Esas 2025/116 Karar sayılı kararının RESEN KALDIRILMASINA,<br>\t3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre, istinaf yoluna başvuran davalının esasa yönelik istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t5-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-3 maddesi gereğince kesin olmak üzere 09.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"692df55a83484b9b","SID":"ce133fe00cd527eb"}}