{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1862 Esas<br>KARAR NO: 2025/629 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:  2021/595 Esas - 2022/339 Karar <br>TARİH: 28/04/2022 <br>DAVA:İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 17/04/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili Bankanın ... Gereçleri San. Ltd. Şti. arasında Kredi Genel Sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşme/sözleşmelere ... ve ... müşterek borçlu müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzaladığını, borçlunun aldığı kredilerini ödememesi ve ödemelerini aksatması üzerine borçluya ve kefillerine ödemeyi teminen hesap kat ihtarnameleri gönderilerek borcun ödenmesi talep edildiği, buna rağmen borcun ödenmemesi üzerine alacaklarının  tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından takibe geçildiğini, borçlular tarafından söz konusu takibe itiraz edildiğini ve anılan takibin itiraz edilen miktar bakımından durduğunu, davalıların faiz hakkındaki itirazlarının yersiz olduğunu, çünkü 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi'ne ilişkin Kanuna göre;temerrüt faizinin taraflarca serbestçe kararlaştırılacağı hükme bağlandığını, borçlular müvekkili banka ile imzamış oldukları sözleşme ile tayin edilen oranlarda faiz ödemeyi kabul ettiğini, bu nedenlerle davalıların İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından yapılan icra takibine yönelik tüm itirazının iptaline, takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacı alacaklı banka ile görüşülerek borçlarını yeniden yapılandırmak istediklerini, ancak davacı banka yeniden yapılandırma ile birlikte müvekkillere kötü niyetli olarak süre vermeyerek icra takibine başvurduklarını, dosyada muacceliyet ve temerrüdün şartlarının  oluşmadığını, ... ve ...'ün kefalet mablağı bu borca karşılık olmadığını, bu nedenlerle Mahkemece resen gözetilecek sebeplere binaen; haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 28/04/2022 tarih ve  2021/595 Esas - 2022/339 Karar  sayılı kararında; \" Dava,  genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacak nedeniyle başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyası üzerinde yapılan incelemede; alacaklısının ... olduğu, borçlularının ise ..., ... ve ... olduğu, alacaklı tarafından borçlular aleyhine toplam 45.157,25 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin takip borçlusu ...'ne 25/01/2021, ...'e 01/02/2021, ...'e 01/02/2021 tarihlerinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, takip borçluları vekilinin 25/01/2021 tarihinde borca ve takibe itiraz ettiği, 26/01/2021 tarihli tensip tutanağı ile icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. Davacı  ... ile davalı ... arasında 03/05/2018 tarihinde genel kredi sözleşmesinin imzalandığı, diğer davalılar  ... ve ...'ün aynı tarihte  300.000,00 TL limit ile müteselsil kefil olarak sözleşmeye ayrı ayrı imza attıkları, davacı banka tarafından kredi sözleşmesi imzalanan davalı şirkete 28/11/2019 tarihinde 36.681,58 TL bedelli ticari taksitli kredinin kullandırıldığı, davalı şirketin borçlarını ödemediğinden bahisle banka tarafından hesabın kat edilerek Beşiktaş ... Noterliği'nin 01/12/2020 tarihli ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesinin davalılara gönderildiği, ihtarnamenin davalıların kredi sözleşmesinde bildirilen adreslerine tebliğe çıkarıldığı, davalılara çıkarılan tebliğatların 03/12/2020 tarihinde tebliğ edildiği, daha sonra İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile davacı banka tarafından davalılar aleyhine ihtarname konusu kredi alacakları yönünden asıl alacak, temerrüt faizi, BSMV ve masraf kalemlerinden oluşan icra takibi yapıldığı, davalıların takibe itiraz ettikleri ve İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Davalı ...'ün kredi sözleşmesi tarihinde davalı asıl borçlu  ...'nin hem ortağı hem de şirket müdürü olduğu, bu nedenle de kefalet tarihi de dikkate alınarak 6098 Sayılı TBK'nun 584. maddesine 28/03/2013 tarihinde eklenen 3. fıkrası uyarınca şirket ortaklarının kefaleti yönünden eş rızasının aranmayacağı hükmü karşısında eş rızasına ilişkin beyan bulunmayan davalı ... yönünden de kefalet sözleşmesinin  geçerli olduğu görülmüştür. Diğer davalı ...'ün ise dosya arasına alınan nüfus kaydına göre bekar olması nedeniyle eş rızasının gerekli olmadığı anlaşılmıştır. 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK'nun 88. ve 120. maddelerinde temerrüt faizine sınırlamalar getirilmiştir. Yürürlük Kanunun 7. Maddesine göre söz konusu hüküm 01/07/2012 tarihinden önce başlatılmış takiplerde de uygulanacaktır. Ancak 6102 sayılı TTK'nun 8. maddesine göre ticari işlerde faiz serbestisi ilkesi geçerlidir. TTK, TBK'ya göre özel bir kanundur. Aynı tarihte yürürlüğe giren bu özel kanunlar arasındaki farklı nitelikteki hükümler söz konusu olduğundan daha özel nitelikteki 6102 sayılı TTK hükümlerinin dikkate alınarak faiz oranının belirlenmesi gerekir. Mahkememizce TBK'nun 88. ve 120. maddesindeki sınırlamaların uyuşmazlıkta uygulanamayacağı taraflar arasındaki kredi sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerekeceği düşünülmüştür. Taraflar arasında düzenlenen davaya konu genel kredi sözleşmesinin 13. maddesi de dikkate alınarak bilirkişi raporunda yapılan hesaplamada belirlenen ve emsal kredilerde uygulanan kredi için yıllık % 20,16 faiz oranı mahkememizce isabetli bulunmuştur. Dosya kapsamına uygun, objektif, gerekçeli ve mahkememizce de hüküm kurmaya elverişli bulunan taraflarca itiraza uğramayan 10/03/2022 tarihli raporu içeriği dikkate alınarak alacaklara ilişkin hesaplamalara itibar edilmiştir.Beşiktaş ... Noterliği'nin 01/12/2020 tarihli ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesine ilişkin noterlik makbuzunun sunulmuş olması ve bu makbuzda belirtilen miktar ile icra takibinde talep edilen 1.078,29 TL'nin uyumlu olması dikkate alınarak icra takibindeki masraf kalemine ilişkin alacağa da hükmedilmiştir. Bu nedenlerle, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile, İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına davalıların itirazlarının kısmen iptali ile 42.316,72 TL asıl alacak,  1.066,38 TL işlemiş temerrüt faizi, 53,32 TL BSMV ve 1.078,29 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 44.514,71 TL üzerinden icra takibinin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 20,16 oranında temerrüt faizi ve takip sonrası işleyecek faize %5 BSMV yürütülmesine, davacının fazlaya ilişkin itirazın iptali talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı taraf, dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. İİK'nun 67/1. maddesine göre \"Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın \"yüzde yirmisinden\" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.\" Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Davanın kısmen kabulüne karar verilen nakdi krediler kaynaklı alacak miktarının genel kredi sözleşmesinden kaynaklı banka kayıtlarına dayalı likit yani belirlenebilir bir alacak olduğu kanaati ile, iİK'nın 67/2. maddesi gereğince itirazın iptaline karar verilen 44.514,71 TL toplam alacağın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.\"gerekçesi ile,  ''Davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile, İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına davalıların itirazlarının kısmen iptali ile 42.316,72 TL asıl alacak,  1.066,38 TL işlemiş temerrüt faizi, 53,32 TL BSMV ve 1.078,29 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 44.514,71 TL üzerinden icra takibinin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 20,16 oranında temerrüt faizi ve takip sonrası işleyecek faize %5 BSMV yürütülmesine, davacının fazlaya ilişkin itirazın iptali talebinin reddine, İİK'nun 67/2. Maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilen 44.514,71 TL 'nin taktiren % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kapı kolu imalatı ile iştigal eden bir şirket olduğunu; son dönemlerde tüm Türkiye’de olduğu gibi ekonomik sıkıntı içine girdiğini ve davacı bankadan KGF kredisi aldığını, zaman içinde taksitleri ödemekte zorlanmaya başlayınca davacı bankaya yapılandırma talebinde bulunduğunu ancak davacı banka müvekkilşirketin bu talebini işleme almadığını ve cevap dahi vermediğini; akabinde icra takibine itirazları neticesinde iş bu davanın ikame edildiğini,  Mahkemece yapılan yargılama neticesinde ise davanın kabulüne karar verildiğini, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu; dosyada mübrez beyanlarını tekrarla birlikte, yapılan işlemin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Kabul edilen faiz oranının fahiş olduğunu; faiz oranına ve işlemiş faiz tutarına itiraz ettiklerini, ayrıca  krediler yönünden verilen kararında haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu; ihtarname tarihi itibari ile bu alacakların muaccel olmadığını; Mahkemece muaccel olmayan bir alacak yönünden hüküm kurulduğunu, tekli bir bilirkişiden alınan rapora itibar edilerek hüküm tesisinin doğru olmadığını; alanında uzman bilirkişilerden oluşan bir heyetten hükme elverişli rapor alınmadığını; bu yönü ile de eksik inceleme ile hüküm kurulmasına  itiraz ettiklerini, davacı bankanın o günlerde müvekkili şirketin talebini kabul etmiş olsa isi geriye kalan taksitin uygun koşullarda bu güne kadar ödenebileceğini, müvekkili şirket nezdinde temerrüd ve muacceliyet koşullarının gerçekleşmediğini; müvekkili şirkete 24 saat süre verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ve bozma nedeni olduğunu; davacı bankanın ancak takip tarihi itibari ile ödenmemiş taksit tutarlarını talep edebileceğini; tüm borcun muaccel hale gelmediğini, ayrıca %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de yasal dayanaktan yoksun olduğunu; alacağın varlığının tespiti yargılamayı gerektirmiş olup, ve alacak likit olmadığından dolayı icra  inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah olunduğu üzere ve mahkemece res’en gözetilecek sebeplere binaen; İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/595 E-2022/339 K.sayılı 28/04/2022 tarihli kararın iptal edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava genel kredi ve kefalet sözleşmesinden doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalılar vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; muacceliyet ve temerrüt koşullarının oluşmadığı, hükmedilen faiz oranının fahiş olduğu, inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı yönündedir. Dava konusu takip dosyası kapsamından, davacının davalılar aleyhine 21/01/2021 tarihinde 42.590,50-TL asıl alacak, 1.417,58-TL işlemiş temerrüt faizi, 70,88-TL BSMV ve 1.078,29-TL ihtar masrafı toplamı 45.157,25-TL alacağın, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %26 oranında işletilecek temerrüt faizi ile birlikte tahsili amacıyla ilamsız takip başlattığı anlaşılmıştır. Mahkemece, takip dosyası, genel kredi ve kefalet sözleşmesi, kat ihtarı ve tebliğ şerhi, hesap ekstresi, davalı şirkete kullandırılan taksitli ticari krediye ilişkin, şirket tarafından da imzalanmış ödeme planı dosya arasına alınarak, davacı bankanın defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, tahkikat bitirilerek yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı şirkete kullandırılan 28/11/2019 tarihinde kullandırılan 36.861,58-TL tutarındaki taksitli ticari kredi taksitlerinin hiçbirinin ödenmemiş olması nedeniyle, bankaca hesabın 03/12/2020 tarihinde kat edildiği, kat ihtarının davalıların tamamına tebliğ edildiği ve ihtarnamede verilen süre içerisinde borç ödenmediğinden tebliğ tarihine göre tüm davalıların 07/12/2020 tarihinde temerrüde düştükleri, borcun muaccel olmadığına ve temerrüt koşullarının oluşmadığına yönelik istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davalı şirkete kullandırılan ve taksitlerinin ödenmemesi nedeniyle davalı şirket hesabının kat edilmesine neden olan taksitli ticari krediye ilişkin ödeme planı incelendiğinde, akdi faiz oranının aylık %1,12, temerrüt faiz oranının ise yıllık %28,60 olarak belirlendiği, yukarıda belirtildiği üzere ödeme planı altında davalı şirket kaşe ve imzasının bulunduğu, böylece davalı şirkete davacı ile arasındaki 03/05/2018 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan ve  takip konusu edilen taksitli ticari kredinin temerrüt faizi oranın yıllık %28,60 olacağının kararlaştırılmış bulunduğu, buna rağmen banka tarafından takipte yıllık %26 oranında temerrüt faizi talep edilmiş olması, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise şirkete kullandırılan kredinin akdi faiz oranına %50 ilave ile bulunan yıllık %20,16 oranına göre ve davalılar lehine hesaplama yapılmış olması, davacı tarafından da rapora faiz oranı yönünden itiraz edilmemiş olması, hükmedilen faiz oranının ödeme planında kararlaştırılandan temerrüt faiz oranından daha düşük olması karşısında, davalıların temerrüt faiz oranının fahiş olduğuna yönelik istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, yine hüküm altına alacak likit nitelikte ve davalılar itirazlarında haksız olduklarından İİK'nun 67 maddesi kapsamında inkar tazminatına hükmedilmesinde de isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da  saptanmadığından, davalıların  istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.040,80-TL istinaf karar harcından istinaf edenler tarafından peşin olarak yatırılan 760,2‬0-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.280,6‬0-TL'nin davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 17/04/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6926eec61c926079","SID":"4529a0308af9e7a8"}}