{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2022/1868 Esas 2025/397  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/1868 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/397<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 16/05/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/670 Esas 2022/394 Karar<br><br><br>DAVA\t: Alacak (İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 16/11/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 18/04/2025 <br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 16/05/2025 <br><br>\tTaraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında işletme hakkı devir sözleşmesi imzalandığını, dağıtım faaliyetlerinin davalı tarafından yürütüldüğü dönemde 17/07/2006 tarihinde trafo merkezinde çıkan yangının itfaiye tarafından söndürülmesinden sonra devre dışı kalan trafonun söküm, temizlik çalışmalarını yürüten taşeron işçisinin elektrik akımına kapılarak malul kalmasından kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini talebi ile açılan tazminat davasının kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın icra takibine konulması sonucu müvekkilinin ödeme yaptığını, yargılama sırasında bilirkişi ücreti ve gider avansı, istinaf harç ve masrafı yaptığını,  belirterek icra dosyasına ödenen 153.909,62 TL ile tazminat davasında yargılama sırasında ödenen 50,00 TL gider avansı, 750,00 TL bilirkişi ücreti, 1.051,35 TL istinaf harç ve masrafının ödeme tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, ihale şartnamesi, hisse satış sözleşmesi ve işletme hakkı devir sözleşmesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, yüklenicilerin işçilerinin üçüncü kişi olarak değerlendirilemeyeceğini, açılan davanın müvekkiline ihbar edilmediğini, ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeyen ve icra takibine sebep olan davacının davaya ilişkin faiz, masraflar ve icra dosyasına ilişkin giderleri, vekalet ücretini talep edemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davacı tarafından icra dosyasına yapılan ödeme İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin imzalandığı 24/07/2006  tarihinden önceki döneme isabet eden rücuya esas mahkeme kararının davacısının 17.07.2006 tarihinde geçirdiği iş kazasında maluliyeti sebebiyle yapılan ödemelerin rücuen tahsili istemine ilişkin olup, eldeki davanın işletme hakkı devir sözlemesinin imzalandığı tarihten önceki olaya dayandığı, davacının rucü isteminde haklı olduğu, rücuen tazminat talebi başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde olup, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 155.760,97 TL'nin, 153.909,62 TL'sinin 08.03.2021 tarihinden, 1.101,35 TL'sinin 06.02.2019 tarihinden, 750,00 TL'sinin 21.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın zaman aşımına uğradığını, ihale şartnamesi, hisse satış sözleşmesi ve işletme hakkı devir sözleşmesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, ... 1995 yılından özelleşme tarihine kadar bağlı ortaklık sıfatı ile faaliyetini sürdüren ayrı bir tüzel kişiliği olan ve kendi genel müdürü, yönetim kurulu olan bir şirket olup, işletme hakkı devir sözleşmesi öncesine ait dönemden doğan sorumluluğun müvekkiline ait olacağı iddiasının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davaya konu karardan anlaşıldığı üzere söz konusu dosyanın konusunun alacak iş kazasından kaynaklanan tazminat olup, işbu talebin İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7. maddesi kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, İşletme Hakkı Devir sözleşmesinin 7. maddesinde 3. kişilerin hak iddiaları düzenlenmiş olup, şirket bünyesinde çalışan işçi ile yine şirketin işlerini alt yüklenici veya taşeron vasıtasıyla yaptırdığı işlerde çalışan işçiler bu kapsamda değerlendirilmeyeceğini, davacının rücu talebine dayanak kök davada, başka davalıların da bulunduğunu, diğer davalılara herhangi bir rücu başvurusunda bulunup bulunulmadığı veya herhangi bir ödeme alınıp alınmadığının dahi irdelenmediğini, davacı vekilince müvekkilinden ödediğini iddia ettiği tutarın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte talep edilmesinin de ihds'ye aykırı olduğunu, davanın şirket tarafından derhal müvekkiline bildirilmesi gerektiğini, ancak davacı tarafından söz konusu dava hiçbir aşamada müvekkiline bildirilmediği gibi, icra dosyasına ilişkin olarak da bildirimde bulunulmadığını, bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen ve icra takibine sebep olan davacının söz konusu davaya ilişkin faizi ve icra dosyasına ilişkin giderleri talep hakkının olmadığını, davacının haklı olduğu düşünülse dahi müvekkilinin davacı tarafça yalnızca mahkeme kararında belirtilen tutardan sorumlu tutulabileceğini, müvekkilinin icra takibine ilişkin giderlerden, vekalet ücretinden, karara ilişkin olarak yapılan diğer masraflardan ve faizden sorumlu olmayacağını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir.<br><br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tİstanbul Anadolu 13. İş Mahkemesinin 2013/22 Esas 2018/744 Karar (birleşen İstanbul Anadolu 7. İş Mahkemesinin 2016/370 Esas 2018/317 Karar) sayılı ilamının incelenmesinde; davacısı ..., davalıları ..., ... İnşaat ... Lltd. Şti., ... Gayrimenkul ... A.Ş. olup, 17/07/2006 tarihinde trafo merkezinde çıkan yangının itfaiye tarafından söndürülmesinden sonra devre dışı kalan trafonun söküm, temizlik çalışmalarını yürüten ... taşeron işçisinin elektrik akımına kapılarak malul kalmasından kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini talebiyle açılan davada yapılan yargılama sonunda asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Anılan yargılama sırasında ... vekili tarafından dosyaya 06/02/2019 tarihinde 50,00 TL gider avansı, 21/07/2017 tarihinde 750,00 TL bilirkişi ücreti yatırılmıştır. Anılan karara karşı davalılar vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesinin 2019/695 Esas 2021/95 Karar sayılı kararıyla davalılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilerek karar kesinleşmiştir. İstinaf başvurusu sırasında ... vekili tarafından 06/02/2019 tarihinde 1.051,35 TL istinaf harcı yatırılmıştır. <br>\tİstanbul 33. İcra Müdürlüğünün 2019/3827 sayılı icra takip dosyası ile, İstanbul Anadolu 13. İş Mahkemesinin 2013/22 Esas 2018/744 Karar (birleşen İstanbul Anadolu 7. İş Mahkemesinin 2016/370 Esas 2018/317 Karar) sayılı ilamına dayanılarak, alacaklı ..., borçlular ..., ... İnşaat ... Lltd. Şti., ... Gayrimenkul ... A.Ş. aleyhine icra takibi başlatıldığı, davacının icra dosyasına 08/03/2021 tarihinde 153.909,62 TL yatırdığı görülmüştür. <br>\tSözleşme hükümleri ile birlikte somut olay ve davalı vekilinin istinaf itirazları birlikte incelendiğinde; dava dışı ... tarafından ...'ın taşeron işçisi olduğu belirtilerek trafo merkezinde çıkan yangının itfaiye tarafından söndürülmesinden sonra devre dışı kalan trafonun söküm, temizlik çalışmalarını yürütürken elektrik akımına kapılarak yaralanması sonucu malul kalmasından kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini talebi ile ... ve dava dışı sorumlular aleyhine açılan davada yapılan yargılama sonunda asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verildiği, yargılama sırasında ... vekili tarafından dosyaya 06/02/2019 tarihinde 50,00 TL gider avansı, 21/07/2017 tarihinde 750,00 TL bilirkişi ücreti yatırıldığı, karara karşı ... ve diğer davalılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, istinaf başvurusu sırasında ... vekili tarafından 06/02/2019 tarihinde 1.051,35 TL istinaf harcı yatırıldığı, kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, bu kararın icra takibine konulması nedeniyle icra dosyasına 08/03/2021 tarihinde 153.909,62 TL ödendiği dosya içeriğiyle sabittir.<br>\tTaraflar arasında akdedildiği hususunda her hangi bir ihtilaf bulunmayan 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7.1 maddesinde; sözleşmenin imza tarihinden önce başlamış idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bundan kaynaklanan her türlü sorumluluğun ...'a ait olduğu, 7.4 ve 7.6 maddesinde de; dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu hükme bağlanmıştır.<br>\tSomut uyuşmazlıkta davacı tarafından yapılan ödeme İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden olaya dayanmaktadır. Rücuen alacağa dayanak olan İstanbul Anadolu 13. İş Mahkemesi'ndeki (Birleşen İstanbul Anadolu 7. İş Mahkemesi) davanın davacısı olan ... bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olup İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacının ödediği bedeli davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunmaktadır. Rücuen alacağa dayanak davadaki uyuşmazlığın dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olmaması karşısında sözleşmenin 7.2 maddesi uyarınca davacının ihbar yükümlülüğü de bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı icra dosyasına ödediği tüm bedel ile icra dosyasına dayanak ilama ilişkin davanın yargılaması sırasında yaptığı yargılama giderleri ile istinaf harçlarının rücuen tahsilini davalıdan talep edebileceğinden ve rücuen tazminat talebi, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde olup, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihlerinde gerçekleştiğinden ödeme günlerinden itibaren her iki tarafta tacir olduğundan avans faizi talep edebileceğinden davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23/03/2016 tarih 2015/13510 esas 2016/3219 karar sayılı emsal içtihadı).<br>\tDavalı vekilinin zamanaşımına ilişkin istinaf itirazının incelenmesinde; alacak taraflar arasında imzalanan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne dayandığından bu davada uygulanması gerekli olan zamanaşımı süresi Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca 10 yıl olup davanın da bu süre içerisinde açıldığı anlaşıldığından bu yöndeki itiraz yerinde görülmemiştir. Rücuen alacağa dayanak dava ... Genel Müdürlüğü aleyhine açılmadığından ve takip doğrudan ... Genel Müdürlüğü aleyhine başlatılmadığından somut uyuşmazlıkta sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde zaman aşımı itirazının değerlendirilmesi yoluna gidilmemiştir. <br>\tÖte yandan, Hisse Satış Sözleşmesi'nin 9.4. maddesinde \"...İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla\", 22. maddesinin f bendinde \"Alıcı ihale konusu hisseleri devir aldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla...\" hükümleri yer almaktadır. Anılan hükümler gözetildiğinde Hisse Satış Sözleşmesi karşısında İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi öncelikle uygulanacaktır.<br>\tDavalı vekilinin diğer istinaf itirazlarına gelindiğinde, rücuen alacağa dayanak mahkeme ilamı ile meydana gelen iş kazasında ...'ın da aralarında bulunduğu davalıların %90, davacının %10 oranında kusurlu olduğu belirtildikten sonra asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilerek hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Anılan ilama dayalı olarak dava dışı ... tarafından ..., ... İnşaat ... Lltd. Şti., ... Gayrimenkul ... A.Ş. aleyhine icra takibine girişilmiş, takip sonucu işbu davaya konu edilen bedel icra dosyasına davacı tarafından ödenmiştir. Ödenen  bedelden ise İHDS hükümleri uyarınca davalı ...'ın sorumlu olduğu iddiasıyla işbu dava açılmıştır. Dosya içeriğinden rücuya esas davanın diğer davalıları tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapıldığına ilişkin bir bilgi ve belge dosyaya sunulmuş değildir. Hal böyle olunca davacının icra dosyasına yaptığı ve rücuya dayanak ilam nedeniyle ödemekle sorumlu olduğu miktarı ve yaptığı yargılama giderleri ve harcı davalıdan talep edebilecek olup, mahkemece bu yönde kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Alınması gerekli olan 10.640,03 TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.660,08 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.979,95‬ TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/04/2025 <br><br>Başkan -             Üye -                Üye -              Zabıt Katibi -<br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"46d152a849439639","SID":"e06089a3cd72f20e"}}