{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/1297 <br>KARAR NO\t\t: 2025/559<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/08/2021 (Dava) - 20/04/2022 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2021/96 Esas - 2022/22 Karar<br>DAVA             \t\t: Tasarımın Hükümsüzlüğü ve Sicilden Terkini <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 10/04/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 10/04/2025<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 20/04/2022 tarih ve 2021/96 Esas - 2022/22 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili e- ticaret faaliyeti yürüttüğünü, \"bilgisayara çevre birimleri\" kategorisinde Oyuncu Mouse Padi satışı yaptığını, bu ürünleri yurt dışından ithal ederek satışını yaptığını, müvekkilinin satışını yaptığı mouse padlerde kullanılan bazı desenler için davalı tarafından 12/02/2021 tarihinde  Türk Patent ve Marka Kurumunda 2021/... no ile  başvuruda bulunulduğunu, tasarımların yenilik ve ayırt edicilik özelliği taşımadığını, davalının kötü niyetli olarak, dürüstlük kuralarına da aykırı olacak şekilde tasarımı haksız tescil ettirdiğini ve müvekkilinin de e- ticaret sitelerinde satışını engellediğini ileri sürerek, davalı adına kayıtlı 2021/... nolu 3, 6, 11, 13, 16 ve 17 desen numaralı tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını taşımaması nedeniyle hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine, yargılama süresince, hukuka aykırı olarak tescil edilen tasarımlarla ilgili olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve tasarım üzerindeki açıkça hukuka aykırı tescilden kaynaklanan ve davalı lehine oluşan münhasır hakların dava süresince askıya alınmasını ya da müvekkilinin uğraması kesin olan zararlarının tazmini bakımından davalı tarafından teminat verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tCEVAP:<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 07/07/2017 tarihinde kendinin hazırlamış olduğu tasarımları Çin Halk Cumhuriyeti'nde bulunan ... Co., Ltd isimli  üreticiye iletmiş ve fatura bedelini ödeyerek tasarımlarına göre ürettirmiş olduğunu, bu ürünler adına 23/08/2017 tarihinde Gümrük Beyannameleri düzenlenmiş olduğunu, müvekkilinin dava konusu tasarımların sipariş tarihinden yaklaşık 3 ay önce hazırlamış ve ardından üreticiye iletmiş olduğunu, bu kapsamda dava konusu tasarımların 07/04/2017 tarihinde müvekkili tarafından ayırt edici özelliklere sahip bir şekilde tasarlandığını ve uzun yıllardır kullanıldığını, Müvekkilinin ilk mousepad (bilgisayar faresi altlığı)  satış faturalarını 23/10/2017 tarihine dayanmakta olduğunu, hükümsüzlüğü iddia edilen tasarımlara ilişkin ... sanal pazaryerinde gerçekleştirmiş olduğu satışlara gelen ilk müşteri yorumlarının 2018 yılından başlamakta  olduğunu, müvekkilinin tasarımlarının hak sahibi olduğunu, 2017 yılından bu yana sanal pazar yerlerindeki satış miktarlarından ve bu sanal pazar yerlerindeki ürünlere yapılan yorumlardan  davaya konu müvekkiline ait tasarımların, sanal pazar yerlerindeki diğer tasarımlara nazaran, en  beğenilen ve en çok tercih edilen ürünler  kategorisinde yer almış olduğunu, Müvekkilinin bu başarısının, sanal pazar yerlerindeki diğer satıcılar tarafından fark edilmiş olduğunu ve buna istinaden diğer satıcıların da ürünlerin birebir aynısını hiçbir değişiklik yapmadan üreterek piyasaya sürmüş olduğunu, Bu durumu fark eden müvekkilinin, davaya konu bu tasarımlara ilişkin tescil başvurusunda bulunmak zorunda kaldığını, Türk Patent Kurumu'na  yaptığı başvuru sonucu  12.02.2021 tarihinde 2021/... tescil numarası ile tasarımları tescil ettirmiş olduğunu ve  bu tescille beraber  hak sahibi sıfatını kazanmış olduğunu, tescilden sonrada diğer kişilerin satış yapmaya devam etmiş olduğunu, müvekkili şirketin iyiniyetli bir tacir olarak sadece iki adet pazaryerine tasarım hakkının ihlaline ilişkin bildirimde bulunmuş olduğunu, en çok satışın gerçekleşmiş olduğu ....com isimli pazaryeri üzerinden elinde kalan ürünleri satıp bitirebilmesi için herhangi bir tasarım hakkı ihlali bildiriminde bulunmamış olduğunu, Davacının,  ....com internet sitesi üzerinden hükümsüzlüğünü iddia ettiği 6 numaralı tasarımın birebir olarak kullandığını davacının bu davayı açmaya hakkı olmadığını, dilekçesinde tasarımların benzerlerinin tescilli olduğunu  bildirdiği 3 numaralı ve 16 numaralı desenlere ilişkin hükümsüzlük talebinde bulunma hakkına sahip olmadığını, Daha eski bir marka ya da tasarım hakkına dayanarak müvekkilinin tasarımının hükümsüzlüğünü ancak marka veya tasarım hakkı sahibi olduğunu belirten ve ispat eden taraf ileri sürebileceğini, Davacının bu taleplerinin hiçbir hukuki karşılığının bulunmamakta olduğunu, davacının, ileri sürmüş olduğu bu taleplerinde menfaat sahibi olmadığını ve kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesince; \"... davalının dava konusu tasarımları 2017 yılında piyasaya sunduğu SMK m.57/2 uyarınca verilen 12 aylık hoşgörü süresinin geçtikten sonra 2021 yılında tescil başvurusunda bulunduğu bu sebeple yenilik unsurunun bulunmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı vekili kararın ilanını talep etmiş ise de  ilan hakkı  SMK m.149/1-g uyarınca sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayana tanındığı, kanun kapsamında hükümsüzlük davalarında ilan hakkının tanınmadığı...\" gerekçesiyle Davacının davasının kısmen kabulüyle, Dava konusu olan 2021/...- 6,11,13,17 nolu tasarımların hükümsüzlüğü ile sicilden terkine, Davacının kararın ilanı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkeme tarafından kararın ilan edilmesine ilişkin talep yönünden davanın kısmen reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, tasarımların hukuka aykırı olarak tescil edilmiş olmasının da bir sınai mülkiyet hakkına tecavüz olduğunu, davının kısmen kabul edilmesine ve kabul red oranı belirlenmesine rağmen davalı tarafa hükmedilen vekalet ücretini miktarının hukuka aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yargılama sırasında davaya konu tescil edilen tasarımlar ile davalı müvekkilinin 2017 yılında piyasaya sürmüş olduğu örnekleri incelediğini, söz konusu tasarımlar hakkında yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını taşıyıp taşımadığının kararlaştırılması için dosyanın bilirkişiye tevdi edilmeden mahkeme tarafından eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, dosyada hiç bir inceleme yapılmadan tescil edilen tasarımların kullanıldığı belirtilen tasarımlar ile ilişkisi belirlenmeden, yenilik ve ayırt edicilik unsurlarının  bulunup bulunmadığı hususunda bilirkişi raporu alınmadan verilen söz konusu yerel mahkeme hükmünün hukuka aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, davalıya ait tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. <br>Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hüküm taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>1-) Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı istinaf başvurusunda her ne kadar yenilik ve ayırt edicilik hususunda herhangi bir araştırma yapılmadan karar verildiğini belirtse de, bizzat davalının cevaplarından anlaşılacağı üzere davaya konu tescilli tasarımın 2017 yılından itibaren piyasaya davalı tarafından sunulduğu, 12 aylık hoşgörü süresi geçtikten sonra davalı tarafça tasarımın tescili başvurusunda bulunulduğu, bu sebeple başkaca bir araştırmaya gerek olmadığı, davacının sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğramadığı için kararın ilan edilemeyeceği, ret sebebiyle davalı lehine AAÜT'nin 13. maddesi uyarınca bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla  maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.<br>2-)  Davacı davalıya ait tasarımın hükümsüzlüğü ile hükmün ilanını talep etmiş, mahkemece tasarımın hükümsüzlüğüne, ilan talebinin ise reddine karar verilmiştir. İlan talebi hükmün fer'isi niteliğinde olmasına karşın mahkemece ilan talebinin reddi sebebiyle davacı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi doğru olmamış, bu konudaki davacı itirazları haklı bulunmuştur.<br>Bu nedenlerle; yerel mahkeme kararının vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden davacı lehine kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından Dairemizce davanın esası hakkında HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıda yazılı şekilde karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davalı vekilinin tüm istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının yukarıda açıklanan nedenlerle ESASTAN KABULÜNE; İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/96 Esas - 2022/22 Karar sayılı kararının HMK'nın 353-1-b-2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE,<br>\"a-Davacının davasının  KABULÜNE, dava konusu olan 2021/001448- 6,11,13,17 nolu tasarımların hükümsüzlüğü ile sicilden terkine, <br>b-Davacının kararın ilanı talebinin reddine, <br>c-Alınması gereken 80,70 TL peşin harcın davacı tarafından yatırılan 59,30 TL harçtan mahsubu ile eksik 21,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 harcın davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, <br>ç-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden dava kısmen kabul edilmekle,  AAÜT.'ne göre belirlenen miktar 7.375,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, <br>d-Davacı tarafından yapılan toplam 376,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,<br>e-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>f-Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının talep beklenmeksizin karar kesinleştiğinde ilgili yanlara iadesine,\"<br>ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>3-İstinaf İncelemesi Yönünden Harç ve Yargılama Masrafları;<br>a-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ve karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince davacı tarafa iadesine,<br>Davacı tarafından yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL ve tebligat ve posta gideri 82,50 TL olmak üzere toplam 303,20 TL yargılama giderinin alınarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>b-Alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine), <br>Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>c-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>ç-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>d-Kararın, temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesine TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/04/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cd2121f3e0fba978","SID":"8da004b61d65296f"}}