{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2022/1692 Esas 2025/347  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/1692 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/347<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br>BAŞKAN\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE\t\t: ...         ...<br>KATİP\t\t: ... \t...<br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/04/2022<br>NUMARASI\t\t: 2018/701 Esas 2022/332 Karar<br><br><br>DAVA\t: Tazminat <br>DAVA TARİHİ\t: 25/09/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 26/03/2025 <br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 25/04/2025 <br>\tTaraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin hisselerini 15.03.2018 - 04.06.2018 tarihleri arasında 4,5-6,78 TL fiyat aralığından aldığını, ancak bu işlemi yapmasında davalı şirketin ... ile aralarında AC/DC elektrikli araç şarj istasyonları üretimi ve montajı ile ilgili bir ticari ilişkiyi değerlendirmek için gizlilik sözleşmesi imzalandığı haberinin şirketin kendi sitesinde hemde bir haber kanalında duyurulması ile uluslararası yatırım şirketi olan ... ve ... ..., ... ile davalı şirket ortakları ... arasında 08.03.2018 tarihinde sermaye iştirak taahhüdü ve pay ödünç sözleşmesi imzalanmasının etkili olduğunu, davalı şirketin 08.03.2018 - 30.03.2018 tarihleri arasında kamuyu aydınlatma platformunda yer alan açıklamalar ve ... pay piyasasında meydana gelen fiyat ve miktar hareketleri nedeniyle, 6362 sayılı SPK'nun 1. maddesi çerçevesinde yatırımcıların hak ve yararlarının korunmasını teminen, SPK'nun 101/1 maddesi ve V.101.1 sayılı Bilgi Suistimali ve Piyasa Dolandırıcılığı İncelemelerinde Uygulanacak Tedbirler Tebliği'nin 5/1 ve 6/1 maddeleri uyarınca tabloda bilgilerine yer verilen kişiler hakkında 06.04.2018 tarihinden başlamak üzere borsalarda 6 ay süreyle geçici işlem yasağı uygulanmasına karar verildiği, bu süreçten itibaren davalı şirket hisselerinin sert bir şekilde düşmeye başladığı, müvekkilinin davalı şirketin projelerine ve anlaşmalara güvenerek almış olduğu hisselerden dolayı zarar ettiğini, müvekkili şirket tarafından verilen bilgilerin gerçeği yansıtmadığını öğrenerek davalı şirket yetkililerine birçok farklı iletişim kanalından ulaşmaya çalıştığını, çoğu zaman bilgi alamadığını, verilen bilgilerin açıklayıcı ve tatmin edici bulunmadığını, davalı şirket genel müdürü ve kurucu ortağı ... hakkında SPK'nun 2018/17 sayılı bülten kararı ile geçici işlem yapma yasağı ile ilgili olarak kamuoyu aydınlatma platformunda yaptığı özel durum açıklamasında da şirketin SPK tarafından incelendiğini doğruladığını, sermaye piyasası araçlarının değerini etkileyebilecek yalan, yanlış, yanıltıcı, mesnetsiz bilgi vermek, haber yaymak, yorum yapmak ya da açıklamakla yükümlü olunan bilgileri açıklamamak şeklinde yapılan hareketlere finansal bilgi manipülasyonu dendiği ve açıklanan tüm bu olaylar nedeniyle davalı şirketin manipülatif fiiller gerçekleştirdiğini gösterdiğini, manipülasyon sonucu davacının malvarlığında haksız kayıp meydana geldiğini, davalının manipülatif fiilleri nedeniyle davacının hisse değerinin yükseleceği konusunda aldatıldığını, borsada işlem yaptığı, manipülasyon sonucu etkinin kalkmasını takiben hisse değerinin düştüğü ve fiyatın değişmesi sonucu da davacının malvarlığında azalma meydana geldiğini, güncel hisse değerinin 4.08 olduğu, davacı hisse alımını 5.98'den gerçekleştirdiğini, manipülatif bir fiilin etkisi ile menkul kıymet alım satımını yapmış olsa ve daha sonra manipülasyonu öğrendiği halde kurulmuş sözleşmesel ilişkinin devamına icazet verilmiş olsa dahi müvekkilinin uğradığı zararları talep edebileceğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 250,00 TL üzerinden açtıkları davalarının kabulüne, müvekkilinin uğratılmış olduğu zararların tazmininin manipülatif fillerin gerçekleştiği andan başlatılarak karar tarihine kadar mevduata uygulanan faizden düşük olmamak üzere yasal faiz işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında talebini toplam 15.371,90 TL olarak ıslah etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 47. maddesinin manipülasyondan doğan hukuki taleplerin temel dayanağını oluşturduğunu ifade etmişse de ilgili maddenin başlığının sermaye piyasası araçlarını konu alan teminat sözleşmeleri olduğunu, somut olay ile hiçbir hukuki bağının bulunmadığını, davacının SPK'nun 47., TBK'nun 39. ve 49. maddelerine dayanarak maddi tazminat talebinde bulunduğunu, müvekkilinin davacının iddiasının aksine, haksız bir fiilinin söz konusu olmadığını, piyasadaki fiyatın üzerinde bir tahsisli sermaye artırımı ile yatırımcının korunmasını sağladığını bildirerek davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, dosya içerisinde bulunan 09/09/2019 ve 24/01/2020 tarihli bilirkişi raporunun uyuşmazlığın çözümü için yeterli olmadığı, raporların Yargıtay denetimine açık ve hüküm kurmaya yeterli bulunmadığı, uyuşmazlığın çözümünün uzmanlık gerektiren bilirkişi incelemesi ile mümkün olduğu, bunun için görevlendirilen bilirkişi ücretinin ise ödenmeyeceğinin 28/01/2022 tarihli dilekçeyle davacı vekilince açıkça beyan edildiği, davacının alacak talebi konusunda karar verme imkanının bulunmadığı, davacı vekili tarafından verilen kesin süreler içerisinde ve bir dahaki duruşma gününe kadar bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, bilirkişi incelemesi delilinden vazgeçmiş olduğunun değerlendirildiği, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişinin son raporunu mahkemeye teslim ettiğini, müvekkilinin 15.371,90 TL zarara uğratıldığının tespit edildiğini, anılan bilirkişi raporlarından 10 ay sonra mahkemeye ıslah dilekçesi sunulduğunu, ıslah harcı yatırıldığını, mahkemenin de ıslah talebini 13.11.2020 tarihi itibari ile kabul ettiğini, mahkeme tarafından son bilirkişi raporu ve ıslah talebinin kabulü sonrasında idare mahkemesi, bölge adliye mahkemesi ve en son Danıştay aşamasında olan ve Danıştay/a kadar olan süreçte bütün dava ve talepleri reddedilen davalı ... Elektrik (...) ile ilgili kararı bekletici mesele olarak bütün duruşmalarda kayda geçirip, 25.04.2022 tarihli duruşma da aniden bu konuyu sarfı nazar ederek davanın reddi kararı vermesine anlam verilemediğini, 10.01.2022 tarihli duruşmada ... Yatırım A.Ş.'ye müzekkere yazılması kararı alındığını, ... Yatırım'dan müzekkereye cevap verilmediği 25.04.2022 tarihli duruşmada kayda geçtiği halde mahkeme buna rağmen karar vererek kendi kararları ile çelişkili duruma düştüğünü, yazılan müzekkerelere cevap gelmediği halde ve bütün delil, belge ve raporlar müvekkilinin lehine olduğu halde mahkemenin 2 yıl geçtikten sonra tekrar bilirkişiye gitmek istemesinin, 590,00 TL olan bilirkişi ücret tarifesinin çok üzerinde 3.000 TL gibi bir ücret tayin edilmesinin müvekkili tarafından kabul edilmediğini, mevcut raporlar üzerinden karar verilmesinin istenmesi üzerine mahkemenin durumu şahsi algılamakla kalmadığını, müvekkilinin mağduriyetini perçinleyerek 3,5 yıllık süre sonunda haksız, nesnel olmayan ve subjektif değerlendirmeye dayalı bir karara imza attığını, tekrar bilirkişiye gidilmesi hususunda masraf ve ücretlerin, bilirkişi raporlarına itiraz eden ve kesinlikle kabul etmeyen davalı ... Elektrik (...) üzerinde bırakılması gerekirken, haklılığı tespit ve tescillenmiş olan müvekkili üzerinde bırakılmasının hatalı bulunduğunu, bütün safahatı ve duruşmaları takip ettiği halde ilk kez mazeret sunduğu ve yokluğunda acele verilen kararın kaldırılması gerektiğini, gizlilik anlaşması yapıldığı belirtilen ... (menkul kıymetler borsa komisyonu) tarafından, manipülasyon yapmaktan suç duyurusunda bulunulduğunu, ... kendisi ve şirketi adına 40.000.000 $ tazminat ödeme taahhüdünde bulunduğunu, ayrıca ceo'nun görevinden istifa etmek zorunda kaldığını, diğer pay satışı anlaşması yapılan ... Şirketi 16.02.2018 tarihinde benzer pay satışı sözleşmesini ... Gıda ile de yaptığını, ancak ... Elektrik paylarında yapılan manipülasyon üzerine SPK tarafından ... işlem yasağı getirilmesi ile ... Gıda pay satış sözleşmesini feshettiğini, gizlilik anlaşması (...) ve pay satışı sözleşmesi yapılan (...) her iki şirkette manipülatif işlemler konusunda sicili bozuk şirket olduğunu, hisse senedi piyasalarının riskli piyasalar olduğu bir gerçek olmakla beraber, bu durum patronların veya büyük hissedarların bilgi suistimali ile gerçeğe aykırı haberler ile küçük yatırımcıyı dolandırabilecekleri, mağdur edebilecekleri anlamına gelmediğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; finansal bilgi manipülasyonu nedeniyle hisse alımından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. \t<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tDavacının menkul hesap ekstreleri, Ankara 18. İdare Mahkemesinin 2018/1310 Esas 2019/1472 Karar sayılı dosyasının Uyap'tan gelen sureti, 05/04/2018 tarihli SPK bülteni, 07/03/2018 tarihli iştirak taahhüdü ve hisse ödünç verme sözleşmesi, kamuoyu aydınlatma platformu açıklamaları, 07/03/2018 tarihli opsiyon sözleşmesi, 11/02/2019 tarihli SPK müzekkere cevabı, SPK Piyasa Gözetim ve Denetim Dairesi'nin 03/04/2018 tarihli inceleme raporu, yargılama aşamasında bankacı/borsa ve menkul kıymetler uzmanı bilirkişiden alınan 09/09/2019 tarihli kök, 24/01/2020 tarihli ek rapor dosya içerisinde yer almaktadır.<br>\tİştirak taahhüdü ve hisse ödünç verme sözleşmesinin 07/03/2018 tarihinde, opsiyon sözleşmesinin 07/03/2018 tarihinde ... A.Ş., ... (satın alan), ... (hisse ödünç veren) arasında akdedildiği görülmüştür. <br>\tDavalı şirketin kamuoyu aydınlatma platformu açıklamalarında, ... A.Ş., ... (satın alan), ... (hisse ödünç veren) arasında akdedilen 07/03/2018 tarihli iştirak taahhüdü ve hisse ödünç verme sözleşmesi duyurulmuştur.<br>\tSPK Piyasa Gözetim ve Denetim Dairesi'nin 03/04/2018 tarihli inceleme raporunda, ...'in ... ve ... ... ... isimli şirket arasında sermaye iştirak taahhüdü ve pay ödünç sözleşmesi imzalandığının kamuya duyurulduğu, özellikle söz konusu fonun ABD merkezli uluslararası bir yatırım yapan şirket olduğu, ayrıca 68 ülkede 375 şirkete yatırım yaptığı vurgulanarak yatırımcılar üzerinde ... ile ilgili pozitif bir imaj yaratılmaya çalışıldığı, şirket ortağı ... tarafından ... teminat olarak verildiği söylene payların tahsisli sermaye artırımı ile ilişkisinin kurulamadığı, Yüksel tarafından 6.000.000 adet şirket payının ... isimli şirkete teminat olarak gönderildiği, ancak söz konusu payların 23-30/03/2018 tarihleri arasında ... tarafından BİST'de satıldığı, söz konusu satıştan gelen paranın 34.659.000 TL'sinin sermaye avansı olarak ...'e gönderildiği, böylelikle ileride yapılacağı belirtilen tahsisli sermaye artırımına konu nakit koyma borcuna mahsup edilebilmesi yolunun açıldığı, ayrıca 30/03/2018 tarihli özel durum açıklamasına konu 6.000.000 adetlik pay transferinin mümkün kılmaya yönelik olduğu, diğer taraftan ... tarafından satılan payların bedelinin hepsinin sermaye avansı olarak şirkete gönderilmediği, sermaye artırımına kadar geçecek süre içerisinde teminat olmak üzere şirket ortaklarından ... tarafından ... ödünç olarak teslim edileceği ve sermaye artırımı sonunda bu ödünç payların ilgili ortaklara iade edileceği açıklamasının gerçeği yansıtmadığı, ... teminat olarak gönderilen 6.000.000 adet payın gönderildiği tarihten itibaren takip eden 6 iş günü içerisinde BİST'de satıldığı göz önünde bulundurulduğunda ...'in ...'e ortak olma saiki ile hareket etmediği, 08/03/2018-30/03/2018 döneminde SPK'nun 107/2 maddesinde sayılan fiillerin işlendiğine dair makul şüphe bulunan ... pay piyasasında meydana gelen olağan dışı fiyat ve miktar hareketlerine ilişkin olarak yatırımcıların hak ve yararlarının korunmasını teminen yatırımcılar ... ve ... hakkında 06/04/2018 tarihinden başlamak üzere borsalarda 6 ay süreyle geçici işlem yasağı uygulanmasının uygun olacağı sonucuna ulaşıldığı belirtilmiştir. \t<br>\tSPK'nun 05/04/2018 tarihli bülteninde, davalı şirket, ... ... ile ... ... ... ve şirket ortağı ... arasında imzalanan sermaye iştirak taahhüdü ve pay ödünç sözleşmesine ilişkin olarak 08/03/2018-30/03/2018 tarihleri arasında kamuya aydınlatma platformunda yer alan açıklamalar ve ... pay piyasasında meydana gelen fiyat ve miktar hareketleri nedeniyle 6362 sayılı SPK'nun 1. maddesi çerçevesinde yatırımcıların hak ve yararlarının korunmasını teminen SPK'nun 101/1 maddesi ve Bilgi Suistimali Ve Piyasa Dolandırıcılığı İncelemelerinde Uygulanacak Tedbirler Tebliğinin 5/1 ve 6/1 maddeleri uyarınca bilgilerine yer verilen kişiler (...) hakkında 06/04/2018 tarihinden başlamak üzere borsalarda 6 ay süreyle geçici işlem yasağı uygulanmasına karar verildiği belirtilmiştir. <br>\tAnkara 18. İdare Mahkemesinin 2018/1310 Esas 2019/1472 Karar sayılı kararından, davacının ... (davalı şirket yetkilisi), davalının SPK olduğu, davalının aldığı 06/04/2018 tarihinden başlamak üzere borsalarda 6 ay süreyle işlem yapma yasağı kararının iptali talebiyle açılan davada yapılan yargılama sonunda 28/09/2019 tarihli karar ile davalı SPK tarafından yapılan işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, davacı vekilince karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulması nedeniyle dosyanın hali hazırda Danıştay 13. Hukuk Dairesinin 2020/1237 Esas sırasında kayıtlı bulunduğu dosya içeriğiyle sabittir. <br>\tYargılama aşamasında alınan bilirkişi kök raporunda eksik belgeler belirtilmiş, alınan ek raporda ise davacının dava dilekçesinde ve 09/10/2019 tarihli dilekçesinde sunduğu hisse senedi hesap ekstresinden maddi zararının tespitine yönelik yapılan çalışmada ... Yatırım hisse senedi ekstresine göre 15.371,90 TL zarar oluştuğu, ... yatırım hisse senedi ekstresinde ise sadece satış işlemi olduğundan kar zarar tespitinin yapılamadığı, 3.600 adet hissenin 14.531,00 TL'ye satıldığı tespit edilmiştir. <br>\tDavacı yan davalının finansal bilgi manipülasyonu nedeniyle hisse senedi alımından kaynaklı maddi zarara uğradığını, davalının zarardan sorumlu bulunduğunu iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tDavacı vekilinin istinaf itirazı incelendiğinde, davacı yan dava dilekçesinde ve aşamalarda davalı şirketin ... ile arasında elektrikli araç şarj istasyonları üretimi ve montajıyla ilgili gizlilik sözleşmesinin imzalandığının duyurulması, uluslararası yatırım şirketi olan ... ve ... şirketleri ile davalı şirket ortağı ... arasında sermaye iştirak taahhüdü ve pay ödünç sözleşmesi imzalandığının duyurulması üzerine davalı şirket hisselerini satın aldığını, kamuoyu platformunda yer alan açıklamalar ve ... pay piyasasında meydana gelen fiyat hareketleri nedeniyle SPK tarafından davalı şirket ortağı hakkında borsalarda 6 ay süreyle geçici işlem yasağı uygulanmasına karar verildiğini, bu karar üzerine şirket hisselerinin düşmeye başladığını, davalı şirket tarafından gerçekleştirilen finansal bilgi manipülasyonu sonucu hisse alımından kaynaklı zarara uğradığını ileri sürmüştür. <br>\tDavacının iddiasında yer alan ve davalı şirketin hisselerinin düşmesine sebep olduğunu ileri sürülen SPK kararı yukarıda açıklandığı üzere davalı şirket yetkilisi ... hakkında SPK tarafından 06/04/2018 tarihinden başlamak üzere borsalarda 6 ay süreyle geçici işlem yasağı uygulanmasına ilişkin karardır. <br>\tAnılan SPK kararına karşı hakkında borsalarda 06/04/2018 tarihinden başlamak üzere 6 ay süreyle geçici işlem yasağı uygulanmasına karar verilen ... tarafından kararın iptali için Ankara 18. İdare Mahkemesinde dava açılmıştır. Açılan davada yapılan yargılama sonunda 2018/1310 Esas 2019/1472 Karar sayılı karar ile SPK'nun işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle SPK aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir. Ret kararına karşı davacı vekilince temyiz kanun yoluna başvurulmuş olup, dosya Danıştay 13. Daire'de temyiz incelemesinde bulunmaktadır. <br>\tMahkemece yapılan yargılama sırasında Ankara 18. İdare Mahkemesinin 2018/1310 Esas sayılı dosyası bekletici mesele yapılmış, 10/01/2022 tarihli celsede de anılan dava dosyasının kesinleşmesinin beklenmesine karar verilmiştir. <br>\tYargılama sırasında 10/01/2022 tarihli celsede 1 no'lu ara karar ile Ankara 18. İdare Mahkemesinin 2018/1310 Esas sayılı dosyasının kesinleşmesinin beklenilmesine karar verildikten sonra 3 no'lu ara karar ile de, dosyanın borsa alanında uzman, haksız rekabet alanında uzman ve nitelikli hesap uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi ile tarafların iddia ve savunmaları, uyuşmazlığın esası hakkında rapor düzenlenmesinin istenilmesine, bilirkişilere emek ve mesailerine karşılık 1.000,00'er TL ücret takdirine, masrafın davacı vekili tarafından yatırılan gider avansından karşılanmasına, eksik kalan 3.000,00 TL bilirkişi ücretini mahkeme veznesine yatırması için davacı vekiline 2 hafta kesin süre verilmesine, bilirkişi ücreti yatırılmaması halinde bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayılacağı ve dosyanın mevcut delil durumuna göre karara çıkarılacağının ihtarına karar verilerek davacı vekiline ihtarat yapıldığı görülmüştür. <br>\tAnkara 18. İdare Mahkemesi dosyası mahkemece bekletici mesele yapıldığından artık aynı karar ile birlikte iddia ve savunmalara ilişkin bilirkişi raporu alınmasına, bilirkişi raporu alınması için eksik bilirkişi ücretinin yatırılması hususunda davacı vekiline kesin süre verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmaktadır. <br>\tMahkemece yapılması gereken iş, davacının iddialarının dayanağı olan ve neticesi işbu davayı etkileyecek bulunan SPK tarafından davalı şirket ortağına verilen 6 ay süreyle borsada işlem yapma yasağına ilişkin kararın iptali için Ankara 18. İdare Mahkemesinde açılan 2018/1310 Esas 2019/1472 Karar sayılı kararın kesinleşmesi beklenilerek kesinleşen kararın neticesine göre mahkemece gerekli görüldüğü takdirde usulüne uygun olarak bilirkişi ücretinin yatırılması hususunda ara karar tesis edilerek, ücret yatırıldığı taktirde bilirkişi raporu alınıp sonucuna göre hüküm kurulmasından ibarettir. <br>\tTüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırma gerekçesi gözetilerek davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;  <br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KISMEN KABULÜNE,  <br>\t2-Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/04/2022 tarih ve 2018/701 Esas 2022/332 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, kararın kaldırma gerekçesi gözetilerek davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, <br>\t3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>\t4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,<br>\t5-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>\t6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g. maddeleri uyarıca  kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/03/2025 <br><br>Başkan - ...             Üye - ...                   Üye -  ...                Zabıt Katibi - ...<br>...     ...  ...   ... <br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2cb567a799b167d0","SID":"38e117b9ade79430"}}